All posts by sexhikayeleri

Teyzemle Aramda Geçenler-2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Teyzemle Aramda Geçenler-2
Teyzemin tişörtünün düğmelerini açtım. Biraz aşağı çekince memeleri karşımdaydı. Meme uçları düşündüğümden çok daha iriydi. Dokundum. Yumuşacık. Ellerimle sıktım. Çok tatlı. Memelerini narince öpmeye başladım. Telefonumla memelerini fotoğrafladım. Bir hafta sonra evde 31 malzemesi lazım. Donunu sıyırdım. Beyaz düz renkli bir kilodu vardı. Onun üzerinden yarrağımı sürtmeye başladım. Sıcak bir yaz gününde dolaptan çıkmış buz gibi bir karpuzu yemek gibiydi. Kilodunu da indirdim aşağı. Kıllı amı karşımda duruyordu.

Gördüğüm şey şaşırtıcıydı. Teyzemin amı sulanmıştı. Am suları ziyan olmasındı, yalamaya koyuldum. Kılları yüzüme temas ediyordu ama zevk vericiydi. Sonunda gelmeye yaklaştım. Göğüslerine boşaldım. Amını da fotoğrafladım. Sikimi teyzemin gözlerine falan sürtmek geçmedi değil aklımdan ama uyanır birde amına koyayım.

Siksem mi diye büyük bir ikileme düştüm. Güç bela kararımı verdim. Teyzem bir posta kaymadan, milli olmadan olmazdı. İç çamaşırını bilek seviyesine kadar indirdim. Yavaşça sapladım.
İlk am deneyimim için çok iyi bi denemeydi teyzem. Yeni boşaldığım için boşalacak gibi değildim. Omuzlarımda yük. Amı duruyor önümde. Vurdum. Genişçe bir amdı. Sıcacıktı hızlı hızlı sikmeye başladım. Yaptığım delice bir olaydı, kuzen yanındayken anasını sikiyordum. Yavaşladım ve sonunda kendi avucumu boşaldım. Peçeteyle silebildiğim yerlerini sildim. Donunu giydirdim. Memelerine son kez öpücük attım. Diş fırçalayıp uyudum.

Ertesi gün herkes geç uyandı. Acaba neden amına koyayım.
Bahçede güzel bir pazar kahvaltısı yaptık. Saat bir buçuk gibi eniştemin önerisiyle gezmeye karar verdik. Önce ilçenin merkezine oradan da şehir merkezine geçtik. Çarşı çok kalabalıktı. İğne atsan yere düşmez. Teyzem tesettürlü. Kırmızı türbanı başında, kırmızı bir elbise giymişti. Önümde yürüyor. Bir giyim mağazasının önünde hasbelkader elim götüne çarptı kazara. Arkasını dönüp gülümsedi. Yoksa bu bir yeşil ışık mıydı?

Teyzemi yakın markaja almaya karar verdim. Eniştemle kuzen önde arkalarında kızlar en arkada ben. İnsanları izliyordum ama teyzem durumu değiştirmişti. Yakın markaj başladı. Aletim eteğine değiyordu.
Bunu hissettiğini sanmıyorum. Ama hissettiği fikri aletimi dimdik edebilmişti. Bu sebepten boşalmak farz olmuştu. Ama ortam hiç ama hiç müsait değildi.
Bir süre sonra aniden teyzem durdu, ben yürümeye devam ediyordum. Bedenlerimiz bir bütün oldu, yek vücut olduk. Götündeki sertliği hissetmiş olmalı ki irkildi ve bana döndü. Çatık kaşları ve soğuk yüzü korkmama yetmişti.
Sonra gülümsedi bana. Fısıldar gibi konuştu.

“Bu ne oğlum?”
“Akşam böyle olsun şimdi değil.”
Dünyalar benim oldu o an dostlarım.

Yemeği beraber bahçede yedik. Teyzem benim içimi kıpır kıpır yapıyordu. Göz göze geldiğimiz zaman iş atıyordu bana. Göz falan kırpıyordu. Bu zamana kadar azgınlıktan kırılmış bir kadındı gözümde. Hiç mi sikememişti eniştem acaba? Hiç mi iyi bir sikici bulamamıştı da bana mı kalmıştı?

Bilmiyorum. Ama bu akşam onu bilinci yerindeyken sikecektim. Yine dünkü o gazoz uyku ilacı numarasını yaptım. Gece 1.30-2.00 sularında teyzem salona geldi. Yapmak istediğimiz şey çok tehlikeli bir işti. Dört kişi uyuyordu içeride. Eliyle gel yaptı. Kuzenimin bacağını üstümden atıp yanına gittim. “Teyzesinin bi tanesi.” deyip yapıştı dudağıma. Öpüştük. Dudaklarımız ayrıldı, tekrar yapıştık birbirimize. Harika bir duyguydu bu. O önde ben arkada mutfağa gittik. Kapıyı örttü. Elini sikime attı. Benim dalga çoktan ayaktaydı, çoktan!

Divanda oturuyorduk. Pijamamın üstünden sikimi okşamayı bırakıp pijamamı indirdi. Bana 31 çekmeye başladı. Dolu dolu boşaldım. Elimden hiç bir şey gelmedi. Boşaldım. “Erken oldu aşkım.” dedi teyzem. Haydaaa çektim derinden. Bu kadının aşkı mertebesine erişmiştik ya. Çok hoş, çok güzel. Bu kez sıra bendeydi. Pijamasını ve kilodunu çıkarmadan amını okşadım biraz. Sabırsızdım. Dayanamadım ve indirdim hemen kilodunu. Amını tıraş etmişti. Dillemeye başladım. Tarifi imkansız bir zevkin içinde kayboluyordum. Teyzem eliyle beni daha da bastırıyordu amına. Amının zevk suları ağzımı doldurup beni hoş etmişti.

“Sevgilim.” dedim teyzeme. Halıdan kalkıp üstüne avcıymış gibi atladım. O ihtiyar divanda altımda kalmıştı. Beni bir hamleyle terse çevirip üstüme çıktı. Dünya yansa sikimde, amında değildi. Derinden bir ohh çektim. Amı ve sikim kenetlenmişti. Zıplamaya başladı yavaş yavaş. Sessiz olmaya da özen gösteriyorduk ha. Ama böyle zevk alamıyordum. Her an biri gelebilir diye korkularımız vardı. Teyzemle asla tadını çıkarta çıkarta sevişemezdik. Bu gerçek kafamda derin bir boşluk yarattı.

Teyzemden üstümden kalkmasını istedim. Götünden tutup kucakladım. Tezgaha oturttum. “Aşkım durmamalıydık.” dedi. “Durmayacağız.” dedim, dudaklarına gömüldüm. Kafamı göğüslerine soktum. Memeleri. Memeleri çok güzeldi. Ama ona bunlar yetmiyordu.

Eliyle sikimi kavrayıp başımı göğüslerinden çekti. “Bunu içime sok.” dedi bana. Tezgahın üstünde onu becermeye başladım. Yüz yüzeydik. Amının genişlemiş duvarları arasında badana yapıyordum. Dudaklarını sıkıyordu bağırmamak için. Sol elim memesinde, sağ elim sırtındaydı. Dudaklarına yapıştım, sikimin amına yapışmış olması gibi. Öpüşmeyi kesip sikimi içinden çıkardım, masaya yatırdım. Bacakları omzumdaydı. Son kez sikişiyormuşçasına sertçe sikmeye başladım. Ahlıyordu. Sikiş sesi odayı yeni doldurmaya başlamıştı ki boşalmam gerekiyordu. Sikimi amından çıkarıp göğüslerine boşaldım. Kalktı ayağa, dudaklarımızı birleştirdi.

En tutkulu ve ateşli öpüşmemiz bu olmuştu teyzemle herhalde. “Dün geceden iyiydin.” dedi bana. Yanaklarımın kızardığını hissettim. Hayatımın en güzel gecesiydi. Yakalanmadan bitirebilmiştik.

Uyudum, uyandım. Teyzemle o gece olduğu gibi kalan 3 günlük süre zarfında sevişemedik. Arada yalnız kalınca öpüştük, göğüslerini sıktım. Bir gece vakti daha sikişelim mi diye ısrarlarıma o bir kere oldu diye cevap veriyordu. Ama yiyişmekten geri duymuyordu!
Tatilim bitmişti. Eve geri döndüm. Teyzemle aramızdaki ilişk**e ikinci perde başlamıştı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Black Rose

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Black Rose
Merhaba ben aşırı seks düşkünü bir kadın olduğum için, bu siteyi keşfettiğimden beri okuduğum hikayelerin beni acayip derecede tahrik ettiğini belirtmek isterim. Evet, kocamla sikişmekten hiç zevk almıyordum. Ama yan daireye taşınan genç evli çift, ‘At Gözlüğümü’ çıkarmama ve seksten, tabusuz sikişmekten zevk almama neden oldu. Ben 28 yaşında, 10 yıllık evli ve çocuksuz bir kadınım. Oldukça düzgün bir fiziğim var. Tanıdığım bütün erkekler (hatta kadınlar!) özellikle kalçalarımın çok güzel olduğunu söylerler. Size, iki yıl önce başlayan ve bana gerçek seksin ne olduğunu öğreten olaydan başlayarak, hikayemi anlatmak istiyorum.

Bu anlatacağım olaydan önce sadece kocamla sikişmiştim ve seksin ne kadar güzel birşey olduğunu hiç anlamamıştım. Hatta kocamla sikişmeyi hiç sevmezdim diyebilirim. Çünkü kocam arada bir canı çektiğinde gelir, bir iki öpüşmeden sonra direk amıma sokar sikini, iki üç dakika git gel yapıp boşalır, sonra da arkasını döner yatardı. Bu anlatacaklarımı yaşayana kadar seks sadece erkeklerin zevk aldığı bir şey olarak görünürdü bana. Burada hikayeleri okudukça, seksin kadınların da zevk alacağı birşey olduğunu düşünmeye başlamıştım. Hele ki değişik tecrübeler yaşamış kadınların yazmış olduğu hikayeleri okudukça iyice kudurur olmuştum ve artık ben de tabusuz seks yaşamak, değişik tarzlarda sikişmekten zevk almak, Orgazmlar yaşamak istiyordum. Hatta hiç yapmadığım, fakat çok merak ettiğim anal seks olsun, kadın kadına seks olsun veya grup seks olsun, hepsini yaşamak istiyordum. Şu da bir gerçekti ki, bütün bunlar kocamla olmayacaktı, bunun farkında idim. Kocamı seviyordum, ama seksi de gönlümce tatmak istiyordum.

Benim günlerim böyle, ne yapsam, nasıl bir çare bulsam diye geçerken, yan daireye evli bir çift taşınmıştı. Karı koca 25 yaşlarında idiler. Kısa zamanda samimi olmuştum kadınla. Adı Selda idi, oldukça hoş bir kadındı. Yatak odaları bizimki ile bitişik duvardaydı. Bir sabah kocamı işe gönderdikten sonra, yatağa tekrar uzanmış yatıyordum, yan daireden sesler geldiğini fark ettim. Ne oluyor diye daha dikkatli dinlemeye başladım. Selda, “Hadi aşkım, hadi sok, kökle!” diye bağırıyordu resmen. Sabah sabah bu sesler yarım saatten fazla devam ettikten sonra, Selda, kocası Cem’e, “Artık yeter, boşal!” diye bağırıyordu. Ve bir süre daha geçti, ikisinin de bağırışlarından boşaldıkların anlamıştım. O günden sonra devamlı onları dinler olmuştum. Genelde eve sabah geliyorlar ve en az bir saat sikişiyorlardı. Hatta bazı günler hızlarını alamayıp, öğlen sikişmeye devam ediyorlardı. Onları dinlerken, Cem’in beni siktiğini düşünerek her seferinde masturbasyon yaptım…

İster istemez Cem’e ilgi duymaya başlamıştım. Bize geldiklerinde gözlerimi nerdeyse onun sikinden ayırmaz olmuştum. Ama kimse fark etmesin diye de çok dikkat ediyordum. Bir gün Selda bana gelmişti çay içmeye. Daha bir saat önce yine onları sikişirken dinlemiştim. Selda’ya, “Hayırdır, Cem’le kavga mı ettiniz? Bağırtı sesleri geliyordu…” dedim. O da, “Ciddi mi ya? Size seslerimiz geliyor mu?” dedi. “Evet, arada bir duyuyorum, ama ne olduğunu anlayamıyorum…” dedim, saf ayağına yatıyordum. “Yok, kavga etmedik, Cem’le sevişirken bazen dünyayı unutuyoruz!” dedi. Ben de, “Çok şanslısın o zaman!” dedim. “Neden?” diyecek oldu, ben de kocamdan bahsettim. Selda’nın bana o andaki bakışları acayip bir acıma içeriyordu. O gün öylece kapattık konuşmayı, ama daha sonraki günlerde muhabbetlerimiz hep seks üzerine olmaya başlamıştı. Ben Selda’ya fantazilerimden bahsedip, ama bunların kocamla mümkün olmayacağını anlatırken, Selda benim için üzülüyordu.

Bir gün Selda bana geldi ve “Hadi gel bize geçelim, sana bir sürprizim var!” dedi. Onlara geçtik, beni TV’nin karşısına oturttu, DVD Player’e bir CD taktı ve geldi yanıma oturdu. Porno film izleyeceğimizi tahmin etmiştim, ama CD başlayıp, filmin kendi evlerinde amatörce çekildiğini ve filmde Selda’yı çırılçıplak görünce şaşırdım. Galiba kocasıyla sikişmelerinin filmini seyredecektik. Nihayet Cem’in o merak ettiğim yarağını ve Seldayı nasıl siktiğini görecektim. Ama ekranda Cem yerine tanımadığım bir adamı çırılçıplak görünce şok oldum ve ağzım açık kaldı. Çok ilginçti, demek ki Selda kocasını aldatıyordu! Nefesimi tutmuş, merakla ve heyecanla filmi izlemeye koyulmuştum. Selda önce adamın önünde diz çöktü ve adamın sikini yalamaya başladı. Adamın kocaman bir siki vardı. Hemen sonra 69 oldular…

Bir süre birbirlerini yaladıktan sonra, Selda adamı yere yatırdı ve üzerinde çıkıp, adamın sikini amına yerleştirdi ve sikin üzerine oturup kalkmaya başladı. Biraz bu şekilde sikiştikten sonra, Selda adamın üstünden indi ve adamın önünde dört ayak domalarak, “Hadi kara kutumu da bir güzel sik!” dedi. Adam da arkadan yanaştı ve sikini Selda’nın götüne sokmaya başladı. O anda birşey dikkatimi çekti, Selda o koca yarrağı aynı amına alır gibi, çok rahat birşekilde götüne aldı, hem de köküne kadar. Hem de hiç bağırıp çağırmadan, aksine gayet zevk alarak siktiriyordu götünü. Bu film böylece yaklaşık 40-45 dakika devam etti (benim kocamla sikişmelerime göre epey uzun bir süre!). Ben filmi izlerken kendimden geçmiştim ve amım vıcık vıcık sulanmıştı resmen…

Ben filme pür dikkat odaklanmışken, birden arkamdan öne uzanan bir el göğüslerimi okşamaya başlayınca nasıl irkildim anlatamam! Hemen dönüp kim bu diye baktığımda şok oldum. Göğüslerimi okşayan adam, izlediğimiz filmdeki Selda’yı siken adamdı. Ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilmez bir halde Selda’ya baktığımda, Selda gülümseyerek beni dudaklarımdan öptü ve benim şaşkın bakışlarım eşliğinde üzerimdeki giysileri çıkarmaya başladı. Herşey okadar heyecanlıydı ki, kısa sürede kendimi salıvermiştim. Selda beni çırılçıplak soyduktan sonra kendisi de soyundu. Bu arada o adam da soyunmuş ve üçümüz de çırıl çıplaktık artık. Ben koltukta otururken adam bacak arama yumuldu ve amımı yalamaya başladı. Selda da adamın sikini ağzına almış emiyordu. O anda aldığım zevkten ve yaşadığım heyecandan başka hiçbir şey umurumda değildi…

Biraz sonra adam beni yere yatırdı ve sikini amıma sokmaya başladı. Hatırı sayılır derecede büyük bir siki vardı ve amımı bu aleti ile doldurmaya başlamıştı. Adam amıma köklediğinde aldığım zevki hiç unutmuyorum. Adam amıma pompalarken, Selda üzerime geldi, yüzümün üstüne çökerek amını ağzıma dayadı ve yalamamı emretti. Am yalamanın nasıl birşey olduğunu hep merak etmişimdir, hiç ikiletmeden Selda’nın amını yalamaya başladım. Amının tadı çok güzeldi ve hoşuma gitti, dilimi içine sokuyor, am dudaklarını emiyor, klitorisini yalıyordum. Ben Selda’nın amını yalarken, adam da yaklaşık 15 dakikadır içimde gidip geliyordu. Ben Selda’yı yalayarak boşaltmıştım, kendim ise bu sürede üç defa boşalmıştım ve hayatımın ilk üç orgazmını o adamın altında yaşamıştım. Artık gerçek seksin ne demek olduğu hakkında bir fikrim olmuştu, ama adam (Hakan) halen amıma pompalamaya devam ediyordu…

Biraz sonra Hakan sikini amımdan çıkarıp, “Hadi bakalım, dön bir de kara kutuyu deneyelim!” dedi. Ben o güne kadar hiç arkadan yapmamıştım, tamam merak ediyordum hep, ama tereddüt ediyordum. Kaygılandığımı gören Selda müdahale etti, “Korkma canım, birşey olmaz, en başta canın yanar biraz, ama kendini serbest bırakırsan sen de zevk alırsın!” dedi ve beni razı etti. Seldanın yardımıyla ben dört ayak oldum. Selda da arkama geçip dört ayak oldu ve kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğimi yalamaya başladı. Götümün yalanması da, aynen az önce am yalamam gibi hayatımda ilk defa yaşadığım değişik ve güzel bir duyguydu. Sonra bir parmağını götüme sokmaya başladı. Biraz sonra da ikincisini soktu. Bu arada Selda inlemeye başlayınca kafamı çevirip baktım ki, Hakan Selda’nın arkasına geçmiş ve Selda’yı sikmeye başlamıştı. Selda da üç parmağını benim götüme sokmuş, içimde hareket ettiriyordu. Biraz canım yanıyordu, ama zevk te almaya başlamıştım…

Az sonra Selda, “Hadi Hakan, Gülü’n Kara Kutusu hazır!” deyince, Hakan Selda’nın arkasından çekildi. Selda da yana kayıp, Hakan benim arkama yanaştı. Selda da götümün yanaklarını ayırarak yardımcı oluyordu. Hakana, “Lütfen yavaş!” dedim. O da, “Tabi, sen nasıl istersen.” dedi ve kocaman sikini göt deliğimin ağzına dayayıp bastırmaya başladı. Bu arada da, “Kocan ne kadar aptal bir adammış, böyle muhteşem bir göt sikilmez mi hiç!” diye dalga geçiyordu. Siki yavaş yavaş götüme girmeye başladı. Canım yanıyordu, ama dayanmalıyım diye kendimi telkin ediyordum. Hakan yavaş ve sakin hareketlerle hepsini sokmuştu artık. Canım çok yanıyordu, ama kendimi mümkün olduğunca serbest bırakıyordum. Bir süre öylece bekledi hiç hareket etmeden. Acım azalmıştı ki Hakan hareket etmeye başladı. Yavaş yavaş gidip geliyordu. Bir süre sonra hızlı hızlı gidip gelmeye başladığında acım tamamen yok olmuş ve artık zevk almaya başlamıştım…

Götümü bir süre daha bu pozisyonda sikti, sonra yere sırt üstü uzandı ve beni sırtım ona dönük üzerine oturttu. Yine götüme sokmuştu sikini, ama bu sefer hiç zorlanmadan almıştım. Üzerinde zıplıyordum artık rahatça. Beni kendine doğru çekti, alttan o benim götümü sikerken, Selda da amımı yalamaya başlamış ve iki parmağını amıma sokmuştu. Zevkten bayılmak üzereydim, üst üste Orgazmlar yaşıyordum. Bir saate yakın süre olmuş, ben defalarca Orgazm olmuştum ve Hakan halen boşalmamıştı. Gözlerimi kapatmış, iki deliğimin dolu oluşunun zevkini çıkartıyordum. Bir ara Selda amımı yalamayı ve parmaklamayı bıraktı ve amını yine ağzımın üstüne getirdi. Amını deli gibi yalıyor, dilimi içine sokuyordum. Selda amını iyice yüzüme bastırıyordu. O anda başka bir sikin amıma girmeye başladığını hissettim, oldukçada iri bir aletti. Selda’nın amından yüzümü kurtarıp, kim bu diye baktığımda Cem idi. Ben tüm bu olanlara şaşırırken, benim dışımda herkes gayet doğal bir şekilde işine devam ediyordu. Artık Cem de amıma iyice köklemişti, resmen tost olmuştum aralarında…

Biraz sonra Hakan boşalacağını söyleyince hemen üzerinden kalktık. Selda Hakanın sikini ağzına aldı ve emmeye başladı. Bu arada Cem de tekrar amıma girmişti bile. Karısı başka birinin sikini yalarken, adam beni sikmekle meşguldü. Amım sikilirken ben biryandan da Hakanın nasıl boşalacağına bakıyordum. Hakan kısa sürede haykırışlarla Selda’nın ağzına boşalmaya başladı. Ama Selda halen ağzından çıkartmamıştı, yutkunuyordu, resmen Hakanın döllerini içiyordu. İğrenç diye düşünmüştüm. Hakanın sikini ağzından çıkardığında ise tertemiz yapmıştı…

Bu arada ben Cem’in atında artık zevkten uçuyordum. Cem beni birkez boşalttıktan sonra sikini amımdan çıkardı ve bacaklarımı omzuna alıp göt deliğime sokmaya başladı. O da, “Demek kocan hiç sikmedi ha bu deliği?” diye gülüyordu. Bir süre o pozisyonda götümü siktikten sonra, sikini götümden çıkarıp ağzıma verdi. Yalan yok, başta biraz iğrenç geldi, ama gözlerimi kapayıp sikini emmeye başladım. Az sonra Cem kasılmaya başladı, boşalacaktı. Tam kendimi çekecektim ki, Cem kafamı sikine bastırdı ve ağzıma boşalmaya başladı. İster istemez yutuyordum. Ama biraz önce iğrenç diye düşündüğüm şeyin tadı hoşuma gitmişti ve hepsini yutmuştum…

Herkes bir kenara devrilmişti. Ayağa kalkmaya çalıştım, ama beceremedim, hiç gücüm yoktu, bitmiştim. Selda yanıma geldi ve beni kaldırıp koltuğa oturttu, “Nasıl, sürprizimi beğendin mi?” dedi. Sadece, “Evet!” diyebildim. “İstersen şöyle uzan, biraz uyu, kendine gel! Merak etme kocan eve gelmeden vakitlice uyandırırım seni!” dedi. Oracıkta sızmışım…

Akşam kocamın geliş saatinden bir saat önce Selda beni uyandırdı. Bir duş aldım, kendime gelmiştim. Biraz arkam acıyordu, ama olsun aldığım zevk inanılmazdı. Son kez içeri girdim, elbiselerimi giymeye ve Cem’le Hakana Hoşçakalın demeye. Ama ikisinin de sikleri dimdik duruyordu. Selda, “Gel canım, bir veda sikişi yap ta öyle git, nasılsa kocanın gelmesine daha yarım saatten fazla var!” deyince, dayanamadım ve hemen yanlarına gittim. Cem hemen bacaklarını ayırıp, “Arkanı dön kucağıma otur!” dedi. Sırtım ona gelecek şekilde oturken götüme sokacağını anlamıştım. Busefer canım hiç yanmadan girmişti götüme. Üzerinde oturup kalkıyordum. Hakan da önüme geçti ve amıma girdi. Beş dakika falan böyle devam ettik, sonra ben gitmek zorunda olduğumu söyledim ve sikişmeyi bıraktık. Siklerine birer öpücük kondurdum ve Selda’yı da dudaklarından öperek, herşey için teşekkür ettim ve evime geçtim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


AYFER YENGEM-2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYFER YENGEM-2

AYFER YENGEM-2

Evet arkadaşlar hepinize kucak dolusu sevgiler, saygılar. Öncelikle şunu belirtmek isterim 2’nci hikayemi anlayabilmeniz için 1’inci (xhamster.com/user/yagmursu/posts/372818.html) hikayemi okumanızda fayda olacaktır. Olayları daha iyi anlayabilmeniz adına diyorum.

Artık hikayeme geçebiliriz.

Yaşadığım olayın şokuyla beraber yorgunluktan yığıldığım yerden kalkarak banyoya geçtim. Duşumu alırken olayı halen kabullenemediğim yüzümden okunurdu herhalde. Öte taraftan da pişmanlık duymuyor değildim hani. Öz abimin eşi, yeğenlerimin annesinin ağzına boşalmıştım. Utanıyordum kendimden. Artık yapacak bir şey yoktu iş işten geçmişti çoktan.

Neyse duşumu aldıktan sonra kurulanıp çıktım banyodan. Salona girdiğimde yengem koltuğun birinde oturuyordu. Tam karşısındaki koltuğa da ben oturdum. Utancımdan konuşamıyor, yüzüne bakamıyordum. Ara ara gözümün ucuyla baktığımda rahatlığı dikkatimi çekiyordu. Sanki böyle bir şey hiç gerçekleşmemişti. Bu tavrı istemsizce bana “Ulan acaba rüyamıydı” dedirtiyordu.

5-10 dakika kadar süren sessizlik onun “Noldu dut yemiş bülbüle dönmüşsün?” demesiyle bozuldu. Bende “Ya kusura bakma yenge böyle bir şey olmasını istemezdim” dedim. Yengemde gülerek “Canım kafaya taktığın şeye bak. Rahat ol ikimiz içinde böyle olması iyi oldu. Senin açında artık gereksiz tedirginliğin olmayacak. Benim açımdan ise uzun süre devam eden açlığımı bir nebze olsun gidermiş oldum. Yani ikimiz içinde güzel oldu” dedi. Bu sözleri üzerine biraz rahatlamış başımı yerden kaldırmıştım.

Ayağa kalktı “Hadi gel bir kahve yapayımda karşılıklı içelim. Yoksa kafan da saç kalmayacak” dedi gülerek. Onun ardından bende mutfağa geçtim. O kahveyi yaparken bende mutfağın balkonundan dışarıyı seyrediyordum. 10 dakika sonra “Mehmet hadi gel kahvelerimiz hazır” sesiyle mutfağa yöneldim. Balkon tarafındaki sandalyeye oturdum. O da tam karşımdaki sandalyedeydi.

Masanın üstündeki sigara paketinden bir dal sigara çıkarıp yaktım. “Ne o bana vermeyecek misin sigarandan” dedi. Heyecandan ikram etmeyi unutmuştum. “Kusura bakma dalmışım” dedim gülümseyerek. Paketin ağzını açarak uzattım yengeme. Yengemde bileğimden tutup paketi kendine çekti. Elini kullanmadan diliyle paketten bir dal sigara çekti. İçim bir hoş olmuştu. Ufaklık hafifçe hareketlenmişti.

Neyse sigarayı aldıktan sonra paketi usulca masanın üstüne koydum. Karşılıklı kahve ve sigaralarımızı yudumlamaya başladık. Yengem bacak bacak üstüne atıp başladı konuşmaya. “Mehmetciğim biliyorsun abin işten çok geç geliyor ve her geldiğinde de adamcağız çok yorulmuş oluyor. Adamla değil ilişkiye girmek iki satır muhabbet edemiyoruz. Yemeğini yiyor uzandığı koltukta uyuya kalıyor zavallım. Bir nokta da haline acıyorum ama bir noktada da ilişkiye girememek farklı düşüncelere sevk ediyor beni. Çoğu zaman kendimi tatmin etmeye çalışıyorum. Fakat bir noktadan sonra o da zevk vermez oluyor. Kaç defa başkalarıyla beraber olma düşüncesi geçti aklımdan ama yapamazdım aldatamazdım onu. Anlayacağın yabancılarla birlikte olamazdım” ağzım açık onu dinliyordum.

Devam etti “Sen yabancı sayılmazsın aileden birisin sonuçta. Hem sende istemezsin değil mi başka bir erkekle birlikte olamamı” bu cümleleri duydukça bir taraftan yüzüm kızarıyor bir taraftan da hak veriyordum. Sonra usulca elini benim elimin üstüne koyarak devam etti laflarına “Nasıl söylesem nasıl girsem cümleye bilmiyorum ama abin dışında bir erkekle beraber olacaksam bu sadece sen olursun” dedi. Elimi avucunun içinde sıkarak.

Göz göze bir kaç saniye bakakalmıştık birbirimize. Oturduğu yerden hafifçe kalkar pozisyonunda bana doğru başını öne eğdi. İstemsizce bende aynı hareketi yapıyordum. O esnada kendime hakim olamıyordum. Karşımdakinin yengem olduğunun farkına varmadan usulca yaklaşıyorduk birbirimize. O an dudaklarımız kenetlenmişti. hafifçe birbirimizi öpüyorduk.

Kalp ritmimin, nefes alışlarımın hızlandığını hissedebiliyordum. Artık olay çığırından çıkmıştı. Öpüşmemiz hızlanmaya başlamıştı. Yengemin uzun zamandır ilişkiye girmediği o anki halinden belli oluyordu. Sekse sevişmeye hasret kalmışçasına yalıyordu dudağımı. Dilimi ağzının içinde gezdirmeye başladım. O da diliyle karşılık veriyordu. Deliler gibi somurmaya başladı dilimi. Kökünü sızlatıyordu.

Mutfaktan salona geçtik öpüşerek. Arkasını bana dönerek o muhteşem güzel ve büyük poposunu önüme sürtmeye başladı. Bende sol elimi pantolonundan içeriye sokarak amını okşuyor, sağ elimle göğüslerini sıkıyordum. Dilimi boynunda gezdirirken hızlı hızlı nefes alışını hissedebiliyordum. Amı sırılsıklam olmuştu. Benim ufaklıkta şortu yırtacak gibi kalmış zonkluyordu.

Şortumun üstünden sikimi okşayarak yüzünü bana döndü. Bir taraftan dudaklarımdan öpüyor öte taraftan da elini şortumun içine sokmuş sikimi sıvazlıyordu. İki eliyle şortumu ve boxerımı çıkardı. Dizlerinin üstüne çökerek avuçladığı sikimin başına bir öpücük kondurdu. Sonra gözüme bakarak sinsi bir gülümsemeden sonra yavaşça sikimi ağzına almaya başladı. Sikim ağzındayken sağ eliyle git gel yapıyor, sol eliyle de kalçamdan tutmuş kendine çekiyordu. Gözlerimi yummuş o anın tadını çıkarmaya çalışıyordum.

İyice hızlanmaya başlamıştı. 5 dakika kadar o pozisyonda yalamaya devam etti. Sonra elimle çenesinin altından tutup ayağa kaldırdım.Ayakta öpüşürken elimle pantolonunu çözüyordum. Pantolonunu çıkardıktan sonra altında sadece dantelli siyah külodu kalmıştı. Belinden tutup sağ taraftaki koltuğun üstüne sırt üstü yatırdım. Sol ayağı koltuğun üstünde sağ ayağı aşağıda olmak üzere bacaklarını ayırdım. Amcığının üstünden külodunu sağa kaydırarak sulanmış amını aşağıdan yukarıya güzelce yaladım.

Sonra dilimi amının içine sokarak yalamaya somurmaya devam ettim. Ben böyle devam ettikçe o belini havaya kaldırıp gözlerini yumarak altımda kıvranmaya başladı. Hafiftende inleme sesleri geliyordu. 10 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra koltuğa oturtturdum. üstündeki dar tişörtü tek hamlede çıkardım. Karşımda sadece iri göğüslerini tutan siyah sutyeniyle kalmıştı. Dudaklarını yalarken bir taraftan da sutyeninin kopçasını çıkarmaya çalışıyordum. Zorda olsa çıkarmıştım. Usulca üstünden sıyırıp yere attım sutyenini. Ve o an hiç birşey kalmamıştı üstünde.

Çırılçıplak haliyle ayağa kaldırdım. Üstümdeki tişörtü tek hamleyle çıkardım. Artık ikimizde çırılçıplaktık. Birbirimize sarılarak öpüşmeye devam ettik ayak üstü. İki elimle kalçalarını okşarken bir elimi göt deliğinin üstünde gezdirmeye başladım. O durumdayken kulağıma “Hadi hayatım yatak odasına geçelim” dedi.

Kucağıma alıp öpüşerek yatak odasına geçtik. Yavaşça yatağın üzerine sırt üstü yatırdım. Bende bacaklarımı ayırıp üstüne çıktım. Dudaklarından başlayarak aşağıya doğru yalama başladım. Kahverengi başlı iri göğüslerine gelmiştim. Elimle canını yakarcasına sıkıyor dilimi çevresinde gezdiriyordum. Arada birde meme uçlarını dişliyordum. Yalayarak aşağıya indim. amına yumulup yalamaya başladım. Altımda kıvranırken eliyle başımı amına ittiriyordu. Biraz yaladıktan sonra 69 olacak şekilde döndüm. Bacaklarımı kollarımın arasına alıp yalamaya başladım yengeciğimin amını.

Sen altta ol dedi. Anlaşılan yalamakta zorlanıyordu. Yatağa sırtüstü uzandım o da üstüme çıktı. Ben onun amını o da benim zonklayan sikimi yalıyordu. Arada bir taşaklarımı yalıyor somuruyordu. Bende iki elimle kalçasından tutmuş başımı hafiften kaldırarak amcığını yalıyordum. Arada birde hızımı alamayıp göt deliğini yalıyordum. Dilimi sokmaya çalışıyordum. Kasıyordu kendini. Kalçasına bir şaplak vurarak kasmamasını söyledim. Emrimin üstüne rahat bıraktı kendini. Büzüşmüş göt deliği hafiften açıldı. Yalarken orta parmağımı üzerinde gezdiriyordum.

Yavaşça sokmaya başladım parmağımı götüne. Parmağımla git gel yaparken amına yumuldum. Suratım am suyuyla sırılsıklam olmuştu. Artık zor dayanıyordum. Uzanarak saçından tutup kendime çektim. Mesajı almıştı. Sol eliyle yataktan destek alıyor sağ eliyle de sikimi amına hizalıyordu. Yavaşça oturmaya içine almaya başladı. sonra birden kendini bırakıverdi. Sikim taşaklara kadar amının içine saplanmıştı. O duyguyu tarif etmek imkansız. Sımsıcak, sırılsıklam ve uzun zamandır ilişkiye girmediği belli olan dar amcık. Kendimi bulutların üstünde hissediyordum.

Bir müddet öyle bekledikten sonra üstümde git gele başladı. Bir taraftan da dudaklarımız birbirine kenetlenmişti. Kalçasını yavaşça kaldırıp hızlıca vuruyordu. “Harikasın kocacığım” diyerek üstümde inliyordu. Böyle demesiyle iyice kendimden geçmiştim. Ayaklarımı ayırıp kendime çektim. Ellerimle poposundan tutup sabitledim. “Demek öyle karıcığım” deyip altında hızlıca gitgele başladım.

Taşaklarım kalçasına vurdukça şlap şlap diye sesler odayı yankılatmaya başladı. Makineli tüfek gibi saydırmaya başlamıştım. Sonra yavaşladım yataktan indim. Yengemi yatağın üzerinde köpek pozisyonuna getirdim. Poposunu aralayıp göt deliğini dillemeye başladım. Daha sonra zonklayan sikimi deliğe hizaladım. Yavaşça girmeye çalıştım. Giremiyordum. Yengemde acıdan inliyordu. Ben sokmaya çalıştıkça kendini öne atıyordu.

O an gözüme sehpanın üzerindeki el kremi takıldı. Kapağını açıp iki parmağımla bolca krem aldım. Önce sikime sonrada götüne sürdüm. Parmaklarımla bir iki git gel yaptım. Kremi göt deliğine iyice yedirdikten sonra sikimi yine hizaladım. “Rahat ol hayatım” dedikten sonra yavaşça yüklendim. Sikimin başını sokabilmiştim göt deliğine. O an bir “Ahh” çekti. Acı çekiyordu belli ki. Yavaşça git gel yapmaya başladım. Deliği zamanla açılıyordu. Gözlerinden yaş geldiğini görebiliyordum.

5 dakika kadar sonra sikimin hepsini sokabiliyordum götüne. Hızlanmaya başladım. Artık o da zevk almaya başlamıştı. Bir müddet o pozisyonda siktikten sonra içinden çıkmadan ayağa kaldırdım. Hafiften öne eğdim. sağ elini duvara yasladı. Bende arkasından koca götüne yaslıyordum.

Kalçasından tutup hızlanmaya başladım. Kan ter içinde kalmıştık. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Son kez götüne yüklendikten sonra elim ayağım titreyerek içine patladım. Sımsıkı sarılmıştım arkasından. 30 saniye kadar sürmüştü boşalmam. Belini kırıp yavaşça çıkardım sikimi götünden. Çıkarır çıkarmaz döllerim akmaya başladı. Yengem de eliyle götünü kapatarak banyoya attı kendini. Bende yatağın üzerine yığılmıştım.

İçimden gün daha yeni başlıyor Mehmet dedim.

>ARKADAŞLAR BU HİKAYEMİN İKİNCİSİYDİ. EĞER DEVAMINI GÖRMEK İSTİYORSANIZ HİKAYEMİ BEĞENİP YORUMLAYARAK DESTEKTE BULUNUN GERİSİ KOLAY<

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölü

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölü

Merhaba, adım Osman. 30 yaşındayım. Konya’nın (adını vermek istemediğim) merkeze yakın bir köyündenim. Gelenek ve göreneklerine çok bağlı, muhafazakâr bir ailem var. Kadınlarımızın tümü kapalı, başörtülü ve türbanlıdır. Bir yıl önce amcamın oğlu ölünce, onun dul kalan karısı ile evlenmem için ailem bana baskı yapmaya başladı. Bizim geleneklerde bir kadın genç yaşta dul kalırsa, hele de çocuklu bir kadınsa, aile içinden bir erkekle evlendirilir. Kadının gözünün dışarda olmaması, kadına başka erkeklerin musallat olmaması içindir bu. Aileyi ve çocukları korumak içindir bir de. Ailemin bu kararına, ben sürekli olmaz desem de, sonunda babam evlenmezsem beni evlatlıktan ve mirasından reddedeceğini söyledi. Ben de mecburen kabul ettim. Oysa sevdiğim başka bir kız vardı ve bu yaşananlar sonucu beni terk etti.

Amcaoğlunun ani gelişen hastalığı onu bizden ayırdı. Amcaoğlu ölmeden önce babama ve amcama, “Karıma, çocuklarıma sahip çıkın!” diye istekte bulunmuştu. Amcaoğlunun son isteği buydu. Babam ve amcam onun bu son isteğini kesin olarak yerine getirmek istiyordu. Yengemle aramızda önce imam nikâhı kıyılacaktı. Yengem iki kız çocuk annesi bir kadın. 39 yaşında, kara kalın kaşlı, hafif kilolu, orta boyludur. Pek güzel değildir. İki kızı var, 20 ve 16 yaşlarında. Yengemle (ki ben ona hep ‘Yenge!’ derdim) amcaoğlunun evliliği boyunca ilişkimiz son derece resmiydi. Ama bazen ona dikkatle baktığım da olurdu. Giydiği eteklerin, bluzların altında belli olan kalçaları, götü ve memeleri beni azdırırdı. Bizden birkaç sokak ötede küçük bir gecekonduda oturuyorlardı. Ama bizim eve sık sık gelip giderdi.

Yengemle evleneceğim kesinleştikten sonra, bazı akşamlar aldığım birkaç öteberiyi bırakmak için kapısını çalıyordum. Yine böyle bir akşam kapısını çalıp, aldığım birkaç parça yiyeceği bırakmak istedim. Kapıyı yengem açtı. Elimdekileri mutfağa bırakmak için içeri geçtim. Bana, “Sana da böyle zahmet oluyor, sürekli bir şeyler getiriyorsun!” dedi. “Ne zahmeti!” dedim. Bana, çay yaptığını, beraber içmemizi teklif etti. “Olur!” dedim. Kızları evde yoktu. Banyoya geçip elimi yıkamak istedim. Ellerimi yıkarken kenarda duran kirli sepetinin kapağının altından bir şeyin sarktığını gördüm. Merak ettim. Kapağı kaldırınca kirli çamaşırların üzerinde, yengemin krem renkli sutyenini gördüm. Koca memeleri için bunu giyiyordu demek ki. Sutyeni burnuma götürüp kokladım. Memelerinin ucu sutyende iz yapmıştı ve belli oluyordu. Sutyenin altında kırmızı renkli, kenarları dantelli bir külot vardı. Bunu da elime aldım. Kokladım. Ter, sabun, sidik ve am kokuları birbirine karışmıştı. Külotun üzerinde birkaç kıl vardı. Bunlar yengemin amının kıllarıydı sanırım.

Bu minik külot yengemin koca götünün anca yarısını kapatırdı. Benim kapalı, türbanlı yengemin böyle dantelli, işlemeli külotlar, sutyenler giydiğini bilmiyordum. Yarağımı çıkardım ve külotunu sikime sürtmeye başladım. Sutyeni de ağzıma götürmüş, meme ucunun izini yalıyor, öpüyordum. İnanılmaz zevk alıyordum o sırada. Kısa bir süre sonra boşalacağımı anladım ve kendime engel olmaya çalıştım, ama nafile. Büyük bir hışımla yengemin külotuna boşalmıştım. Artık yapacak bir şey yoktu. Yarağımdaki tüm dölleri külotuyla sildim. Şimdi bu minik kırmızı külot benim yapış yapış döllerimle kaplanmıştı. Açıkçası ne yapacağımı bilemedim, ama yapacak da bir şey yoktu. Sonuçta yengem benim karım olacaktı ve beni anlayacağını sanıyordum. Hem belki çamaşırları makineye atacağı için fark etmeyeceğini düşündüm. Külot ve sutyeni tekrar sepete attım.

Odaya geçtim. Yengem mutfaktan demliklerle beraber geldi. Sehpanın üzerinde bardaklar ve bir tabak bisküvi vardı. Demlikleri yere koydu. Bardakları sıcak suyla çalkalayıp çayları doldururken tam önümde eğilmişti. Arkasında belli olan koca götünden gözlerimi alamıyordum. İçeriye girdiğim vakit üzerindeki uzun kollu ince kazağını çıkarmıştı. Gömleğinin üst düğmelerini kapatmamıştı ve başındaki türbanı ile gömleği arasından pamuk gibi beyaz koynu görünüyordu. Eğildiği zaman memelerinin çatalı belli oluyordu. Üzerinde uzun ve bol bir eteği vardı, gömlek üzerine dar geliyordu. Memeleri dar gömleğin altından dışarı fırlayacakmış gibiydi. Çayları doldurduktan sonra havadan sudan konuşmaya başladık. Birbirimize henüz isimlerimizle hitap etmiyor sadece ‘Sen’ diyorduk. Yengem bana karşı çekingen ve saygılı davranıyordu.

Bu olaydan kısa süre sonra bir akşam evde aile içinde küçük bir tören yaptık. Nikâhımız kıyıldı. Daha sonra kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oturduk. Kadınlar alt kata yengemin dairesine indiler. Daha önce orada kiracımız vardı, ama ben yengemle evleneceğim için kıracıyı çıkardık. Evde tadilat yapıp, yeni eşyalar aldık. Bundan sonra alt katta yengemle beraber oturacaktık. Gecekondudan çıkarmıştık onu.

İlerleyen saatlerde misafirler gidince, babam, “Hadi oğlum, aşağı in, bekletme karını!” dedi. Sonra da adet yerini bulsun diye sırtıma bir yumruk indirdi. Annem ve yengemin kızları da o sırada yukarı gelmişlerdi. Annem de babam gibi, “Hadi oğlum, bekletme karını!” dedi, sonra da kulağıma, “İyi dölle şu karıyı da, ailemize bir erkek torun versin!” dedi. Bunu duyunca istemeden sikimin sertleştiğini hissettim. Evet, birazdan yengemi sikip dölleyecektim. O esnada yengemin büyük kızı Özge bana bakıyordu sürekli. Birazdan annesini sikecektim. Özge’nin dudaklarını ısırdığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki, annesinin yerine onu sikmek isterdim. Özge dolgun hatlı, orta boylu, güzel bir kızdı. Giydiği mavi elbisesinin altında büyük ve dik memeleri belli oluyordu.

Aşağı indim, yengem oturma odasında oturuyordu. Mor elbisesi vücudunu sarmıştı ve hatlarını belli ediyordu. Başında da yine mor renkli parlak türbanı vardı. Beni görünce biraz heyecanlandı. Yanına oturdum. Eline geçen akşam kına yakmışlardı. Bana değil yere bakıyordu. Ona, “Sen bana amcaoğlunun emanetisin! Bunu nasıl kabul ettiğimi ben de bilmiyorum!” deyince, bana bakmadan, “Töremiz böyle!” dedi. O her şeyi baştan kabul etmişti. Ben sessiz kaldım. Ardından elini tuttum, ayağa kalktım ve onu da kaldırıp içeriye, yatak odasına götürdüm.

Çok heyecanlandı, ellerinin titrediğini hissediyordum. Odaya girince kapıyı kapadım. Bana, “Ben hazırlanayım, istersen sen dışarı çık!” dedi. Onu kırmak istemedim. Dışarı çıktım. Beş dakika kadar sonra kapıyı tıklatıp, “İçeri geleyim mi?” diye sordum. “Evet!” dediğini duyunca yavaşça kapıyı açıp içeri girdim. Işığı söndürmüştü ve içerisi karanlıktı. Kalın kadife perdeler nedeniyle sokak lambasının ışığı içeriye vurmuyordu. Bunun üzerine kapıyı açıp içerdeki banyonun lambasını yaktım. Şimdi içeriye loş bir ışık vuruyordu. Üzerimdekileri tek tek çıkardım ve tamamen çıplak kaldım. Yorganı kaldırıp yatağa girdim.

Kolum yengemin vücuduna değince irkildi. Üzerine gecelik giymişti. Yavaşça yan döndüm ve onu yanaklarından öpmeye başladım. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum. Elimi geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım. Kalçaları pürüzsüzdü. Bakımlı bir kadın olduğu belliydi. Geceliğinin içine külot giymemişti. Elimle götünü okşamaya başladım. Göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına atınca, “Iıhh!” diye bir ses çıkardı. Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve kılsızdı. Ona, “Ağda mı yaptın?” diye sorunca, “Bu sabah temizledim!” dedi.

Am dudakları etli ve büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum. Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya başladım. Yengem hiç tepki vermiyordu. Ama amının sulandığını anladım. Amının içindeki parmağım ve elim su içinde kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya başladım. Geceliğinin yakasını aşağı sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu, ama çocuk doğurduğundan, bir de yaşından dolayı sarkmışlardı. Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben küçük küçük ısırıklar atarken, yengemin hafif hafif inlediğini duyuyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, “Bacaklarını aç!” dedim sessizce. Yengem belini havaya kaldırıp geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Yorganı üzerimden atınca, altımda geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki yana açık yengemi gördüm.

Yarağıma bakıyordu o esnada. Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm haşmetiyle kalkmıştı. Dizlerimin üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş yavaş amından içeri doğru girmeye başlamıştı. Bu sırada yengemden,“Iığğh!” diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla yataktan destek almış, onu misyoner pozisyonunda sikiyordum. Yengemden hiç ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını, dudaklarını öpüyordum. Saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum.

Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım. Yengemin üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken, o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya başlamıştı. Karyolayı nikâhtan önce beğenip almıştım. Pirinçten yapılma güzel bir karyolaydı. Amı amcaoğlu tarafından yıllardır sikildiği için ve çocuk doğurduğundan genişlemişti. İçine girip çıkarken zorlanmıyordum. Amının içi kaygan ve sıcaktı.

Yengemin sessiz kalması beni daha da azdırmış ve sinirlendirmişti. Acaba yarağım ona küçük mü gelmişti? Zevk almıyor muydu? Kafamda bu türlü sorular varken daha da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu. Amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle vücudu altımda sallanıyordu. Yengemden yavaş yavaş “Aah, aah!” diye sesler gelmeye başlamıştı. Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı. Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini düşündüm.

Bu kez bacaklarını tekrar ayırdım ve “Bacaklarını iyice ayır, tut onları!” dedim. Yengem dediğimi yaparak bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma kadar amına girdiğini sezdim. Yengemden çığlık atar gibi, “Ahh!” sesleri gelmeye başlamıştı. Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum onu. Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle amına soktukça, “Nasıl? Böyle iyi mi? Ha? Söyle bana, kocan hiç sikti mi seni böyle? Hadi söyle!” deyip duruyordum. Yengemden ise sadece şiddetli, “Ahh!” sesleri geliyordu.

Odanın içi, yatağın gıcırdaması, yengemin, ‘Aah aah’ sesleri, taşaklarımın kasıklarına çarptıkça çıkan ‘Şlap şlap’ sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya niyetim yoktu. Onu hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm olmuştu. Amından çıktım ve birşey demesine fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı. Arkasında yerimi aldım.

Göt yanaklarını iki yana iyice açınca oldukça kıllı ve bir çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla deliğine bastırdım. Parmağım vıcık vıcık ter içinde kaldı. Sert kılları hissetmiştim. Başını ve belini iyice eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım. Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Yengem yine, “Ahh, ahh!” sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu.

Yengem yatak başından sıkıca tutmuş acı içinde inlerken, ben boşalacağımı anladım. Daha hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Yengem aldığı yarak darbeleriyle, “Imm, ahh, ohhh, ığhh!” diye inlerken elimi saçına attım ve uzun saçlarını elime doladım. Bir elimle belini tutmuş, diğeriyle saçına sıkıca asılmıştım şimdi. Boşalmama birkaç saniye kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. Ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi amına akıttım. İnanılmaz bir zevk almıştım. Daha önce hep para karşılığı kadınlarla beraber olmuştum. Kısa süre içinde kadını sikip boşalıyordum. Ama şimdi benim bir karım vardı ve onu nasıl istersem sikebiliyordum. Bir süre daha amına sokup çıkarmaya devam ettim. Yatağın gıcırdamaları azaldı. Derken yavaş yavaş amından çıktım. Odadan çıkıp banyoya geçtim…

Yarağımın üzerinin döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Tuvalet kâğıdı ile yarağımı iyice sildim. İçeri geçtim ve ışığı yaktım. Yengem yatağın kenarında oturuyordu. Dağılmış bir haldeydi. Ter içinde kalmış, saçları dağılmıştı. Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı, altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz kalçaları görünüyordu. Hiçbir şey demeden yere bakıyordu. Yanına gittim. Yarağımın kalkıklığı henüz geçmemiş, ona doğru uzanıyordu. Yengem o esnada yarağımı görünce elini ağzına götürdü. Ona, “Bak sevgilim, az önce bu yarağı yedin!” dedim. Yarağım damarlarının içine dolan kanla kıpkırmızı bir haldeydi. Elini tutup yarağıma değdirdim. Çekmek istedi ama engel oldum, “Tut onu, korkma!” dedim. Elimi çekince yengem küçük elleriyle yarağımı okşamaya başladı. Ona, “Zevk aldın mı bebeğim?” diye sorunca sessiz kaldı. Tekrar sorunca kızarmış bir yüzle bana bakıp, başını ‘Evet’ anlamında salladı. O anda dünyalar benim olmuştu.

Bir süre bu şekilde okşayınca yarağım yine sertleşmeye ve kalkmaya başlamıştı. Onu elinden tutup kaldırdım ve içeriye salona götürdüm. Yatak odası ve banyonun ışığı salona vuruyordu. Ortadaki masaya domalttım. Elleriyle masanın kenarlarından sıkıca tutuyordu. Bacaklarını açmasını söyledim. Ardından götünün yanaklarını iyice ayırınca alttan beliren amına yavaş yavaş girdim. Gittikçe hızlanmaya ve daha sert abanmaya başladım. Masa az önce yatağın çıkardığına benzer sesler çıkarmaya başladı. Masanın üzeri henüz toplanmamıştı. Üzerinde kadınlardan arta kalan bardaklar, tabaklar, çatal ve kaşıklar vardı. Masanın ayaklarından gelen gıcırdama sesleriyle birlikte tabak çatalların birbirine değerken çıkardığı sesler de geliyordu şimdi.

Göt yanakları kasık darbelerimle birlikte şiddetle yaylanıyor, terli vücutlarımızdan gelen ‘Şlap şlap’ sesleri odayı dolduruyordu. Masanın karşısındaki duvarda büyük bir ayna vardı ve kendimizi görebiliyorduk. Yüzünden zevk aldığı belli oluyordu. Gözlerini kapatmış bir halde kısık sesle inliyor, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Büyük memeleri deli gibi sallanıyordu sürekli. Aynadaki görüntü beni daha da azdırmıştı ve hızlandıkça hızlandım. Abandıkça abandım. Masanın üstündeki tabak çanaklar birbirine vuruyor, titrerken sesler çıkarıyordu. Derken kenarda duran bir tabakla içindeki bardağın çıplak parke zemine düşüp kırılma sesi geldi. Ama ben aynı şekilde onu sikmeye devam ediyordum. Yengem bir ara paniğe kapılır gibi oldu. Ama daha sonra az önceki gibi yüksek sesle, “Ahh, ahh!” diye sesler çıkarmaya başlamış, kendini yarağıma doğru gerisin geri iter olmuştu. Götünü sağa sola oynatarak yarağıma bastırıyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amındaydı yine. Aldığım zevki tarif edemiyorum. Birkaç dakika bu şekilde devam ettik. Boşalacağımı anlayınca aniden amından çıktım. Hemen boşalmak istemiyordum çünkü.

Yengem aniden amından çıktığım için şaşırmış gibiydi. Onu köşedeki tekli koltuğa oturttum ve götünü iyice havaya dikecek şekilde bacaklarını iki yana açmasını söyledim. Koltuğun üzerinde iki büklüm oldu, dediğim gibi yapınca götü havaya dikildi ve amı iyice belli oldu ve ortaya çıktı. Şimdi banyonun ışığı tam üzerimize geliyordu. Yengemin etli am dudaklarının arasındaki sulu deliğine yarağımı tek hamlede soktum. Amının içi sıcacıktı ve iyice ıslandığı için girip çıkarken zorlanmıyordum.

Ayaklarımı geriye attım ve koltuğun kenarlarından tutarak şınav çeker gibi yengemin amına girip çıkmaya başladım. Bu pozisyonda ağır ağır hareket ediyor, yarağımı amının en derinlerine kadar sokuyor ve çıkarıyordum. Üzerinde eğilip kalkıyor, eğildiğim zaman yarağım amının derinliklerine girerken, dudaklarını öpüyor, emiyordum. Yengem, “Imm, ığhh!” diyerek inliyor, gözleri kapalı halde dudaklarını emiyordu. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Koltuk, yengemin ağırlığı ve benim abanmalarım nedeniyle yerinde oynamaya başlamıştı. Parke zeminin üzerinde takır tukur sallandıkça evin içinde yankılanıyordu sesler.

Kısa bir süre için amından çıktım ve dizlerimi iyice bükerek yarağımı tekrar amına soktum. Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Yengem koltuğun üzerinde iki büklüm, bacaklarını havaya dikmiş haldeydi. Koltuğun kenarlarından sıkıca tutan kollarıma tutundu ve bacaklarını omzuma koydu. Yorulduğu belliydi. Ben daha hızlı ve daha güçlü şekilde sikerken sürekli, “Ahh, ımm, ohh, ahh!” diye diye söyleniyor, omzuma koyduğu bacakları yaylanıp sallanıyordu. Bu pozisyonda koltuğun çıkardığı sesler de çoğalmış, koltuk geriye doğru hareket etmeye başlamıştı. Koltuğun ayakları zemine şiddetle çarptıkça çıkan seslere yengemin inlemeleri ve kasıklarımın kalçalarına çarptıkça çıkan sesler karışıyordu.

Sonunda tüm gücüm tükenmişti, vücudumu yine elektrik çarpmış gibi oldu ve döllerimi amına akıttım. Bir süre daha amında gidip geldim. Yarağımı çıkarınca üzerinin ilk seferdeki gibi döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Döllerim amından kasıklarına ve koltuğa akıyordu. Onu tutarak ayağa kaldırdım. Beli tutulmuş gibiydi ve, “Aay, ahh!” diyerek belini tutuyordu. Onu koltuğa oturttum. Daha sonra banyoya girdim ve duşu açtım. Sıcak suyun gelmesini beklerden içeri geçip yengemi elinden tutarak kaldırdım, “Hadi birtanem, gel yıkanalım!” dedim. Birlikte banyoya girdik. Sıcak su bizi kendimize getirmişti. Karı koca birbirimizi güzelce yıkadık.

Banyodan sonra kurulandık ve beraber yatağa girdik. Yengem geceliğini, ben de külotumu giymiştim. Ona, “Zevk aldın mı?” diye sorunca çok utandı. Üsteleyince, “Evet!” dedi. Sonra o da bana, “Sen aldın mı?” diye sordu. “Hem de çok!” dedim, onu alnından öptüm. Birbirimize sarıldık. O sırada yengem, “Birşey soracağım, ama doğru cevap ver!” dedi. “Ne soracaksın, sor!” dedim. Benden sürekli gerçeği söylemem için söz vermemi istiyordu. Sonunda, “Tamam, söz, hadi sor!” dedim. Bana, “O akşam geldiğinde banyoda külotuma boşalmışsın…” dedi. Bunu söylerken kıkır kıkır gülüyordu. Ben bunu unutmuştum, “Çok mu utandın?” diye sordum. “Yoo, niye utanayım ki? Sen benim kocamsın sonuçta! Beni çok mu istemiştin o akşam?” dedi. “Evet, niye sordun şimdi bunu?” dedim. Yüzünde gülümseme vardı, “Biliyormusun, ben de seni çok istemiştim!” dedi. Birbirimize sarıldık ve uyuduk…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Karım Metres Oldu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım Metres Oldu

Mehmet beyle bütçemizin çok üstünde sosyetik bir barda tanışmıştık. O gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş, kapıdaki adamı ikna edip girmeye çalışıyorduk. Yanımızda beliren iyi giyimli, orta yaşlı bir adam görevliye,

“Onlar benimle beraberler” deyince, adamın elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi.

Birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Gül’le bir birimize bakıp gülüyorduk.

Karım Gül varlıklı bir ortamda, oldukça şımarık büyümüştü. Dört yıl önce babasının iflasından sonraki hayatına hala alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Gül’ün hak ettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti. Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi.
Gülümseyerek elimizi uzattık,

“Ben Kerem” dedim. Karım da,

“Ben de Gül…” dedi.

Mehmet bey de kendini tanıttı. Benimle el sıkıştı. Karımın gözlerinin içine bakarak, iki eliyle tuttuğu elini öptü. Gül’ün ürperdiğini gözlerimle gördüm.

Bardaki parti yayına yeni başlayan bir derginin tanıtımı içindi. Mehmet beyle sohbete başladık. Eski bir İstanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı değildi ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler içildikce samimiyet artıyor ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Mehmet bey diyorduk o da bize Gül ve Kerem…

45 Yaşında ve evli olduğunu, bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi iki yıllık evli olduğumuzu söyledik.

Anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen değildi. Ama direkt olarak da Gül’e asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikçe daha çok saygı duymamızı sağlıyordu.

Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Mehmet beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor, anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Mehmet bey garsona içkilerimizi söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim. Bize

“Siz keyfinize bakın ben biraz ayrılacağım” dedi. Yakınımızdaki bir grubun yanına gitti. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkes ne kadar saygı gösteriyor, önem veriyordu.

“Ne kadar etkileyici biri…” dedi karım gözlerini ona dikmiş, ” Deli gibi istiyorum onu…”

O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Kıvırtarak benden uzaklaştı. Dans eden kalabalığın arasına karıştı. Herkesin ilgisini çekmesi fazla vakit almadı.

Gül’ün üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertçe sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen bütün erkeklerin ilgisi ondaydı.

Dans ederken incecik kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun, dalgalı sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu.

Gül etrafındaki erkeklere pas verirken ara sıra da Mehmet beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Mehmet bey olduğu aşikardı. Mehmet bey bir süre sonra içinde olduğu gruptan ayrılıp yanıma geldi. Benimle beraber karımı seyretmeye başladı. Bana dönüp,

“Karın tam bir felaket… Çok seksi… Sanki evli bir kadın değil de, küçük bir Lol.ita gibi…” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle…

Sanki karımdan değil de, satışa çıkardığım bir fahişeden bahsediyordu. Çocukça bir sevinçle gülümseyerek,

“Teşekkür ederim. Öyledir benim karım…” dedim. Sevincim karımın istediği oluyor diye miydi, yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye mi bilemedim.

Onbeş yirmi dakika sonra Mehmet bey gözünü ayırmadan izlediği Gül’e eliyle gel işareti yaptı. Karım dans etmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. Yüksek sesli müzikten sesini duyurabilmek için karımı belinden tutup kulağına bağırarak,

“Ne kadar güzel dans ediyorsun sen bakiim..” dedi. Gül müziğin ritmiyle hala oynatıp durduğu kalçalarında okşarcasına dolaşan ele aldırmadan,

“Güzel dans ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam…” diyerek yanıtladı.

“Hangisinin? Kimmiş o şanslı erkek?” diye sordu Mehmet bey sanki anlamamış gibi. Gül elini uzatıp Mehmet beyin kalçasını okşayan kürek gibi elini tuttu sımsıkı, poposuna bastırdı… Gözlerinin içine bakarak,

“Sizin…” dedi.

Mehmet bey zaten görebildiği şeyi karımın ağzından duymaktan mutlu, gülümsedi. Ne benden, ne de etraftakilerden çekinmiyor gibiydiler. Gül artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleri, arada isterik kahkahalar ile süslüyordu sözlerini…

Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Yaşlı kurtun bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu. Arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp,

“Nasılsın Mehmet?” diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Mehmet bey bir beş dakika içinde arkadaşını başından çabucak savdı. Karımın elinden tutup,

“Gelin çocuklar, daha sakin bir yere gidelim ” dedi.

Mehmet bey Gül ile el ele, ben de yanlarında dışarıya çıktık. Karımın elini bıraktı, cebinden kalın bir cüzdan çıkardı. Garsonundan vestiyerine kadar ellilik yüzlük banknotlar halinde bahşişler dağıta dağıta mekanın kapısına kadar geldik. Sanırım bizim için bu son darbe oldu. Karımla göz göze geldik bir an, kocaman kocaman açılmıştı gözleri…

Hemen arabası geldi. Son model siyah bir Mersedesti. Şoför arka kapıyı açtı. Mehmet bey Gül’ü nazikçe arabaya bindirdi. Karım son derece hoşnut, mini eteğinin kasıklarına kadar açılmasına, şoför dahil hepimizin küloduna kadar görmemize aldırmadan rahat hareketlerle geçti, oturdu.

Mehmet bey kendisi de bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim, şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti

“Burada daha rahat edersiniz beyefendi…” dedi. Biraz bozularak,

“Ha, tabii…” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi.

“Villaya mı beyefendi?” diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile.

Arabanın sessizliğine rağmen Mehmet beyin kalın, boğuk sesini duyuyor ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra evet, hayır dediğini ve gülüşlerini duyuyordum.

Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anladım. Yan gözle şoföre baktım, yüzünde pis bir sırıtmayla dikiz aynasından arkada olanları izliyordu. Kendimi kötü hissettim. Benim azgın, fingirdek karım, ucuz bir fahişe gibi, şoföre, bana, kocasına aldırmadan başka bir erkekle arka koltukta fingirdiyor, sevişiyordu.

Sonra gözümün önüne Mehmet beyin barda dağıttığı banknotlar, kalın cüzdanının görüntüsü geldi. Boş verdim herşeye, kendimi Mercedesin deri koltuğunun rahatlığına bıraktım.

Yol fazla sürmedi. Yirmi dakika sonra demir bir kapıdan girip güzel bir villanın önünde durduk. Şoför hemen inip arka kapıyı açtı. Önce Mehmet bey indi, elini uzattı Gül’ün inmesine yardım etti.

Ben de kendim çıktım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi.

“Hoş geldiniz beyefendi…” dedi, villanın gösterişli ön kapısını açtı.

Mehmet bey Gül’ün beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken,

“Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle…” dedi.

Bir şey söylemeden aptal aptal durdum, arkalarından baktım. Kapı kapandı. Şimdi geriye dönmem gerekiyordu ama şoförle yüz yüze geleceğimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi.

“Gel koçum arabada otur…” diyen sesiyle kendime geldim.

Artık bana beyefendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olduğu besbelliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhatap olmak istemiyordum. Süklüm püklüm, konuşmadan oturdum. Sessizliği o bozdu,

“Yenge de pek hoşmuş…” dedi. ”Karın mı?” İsteksizce,

“Evet” dedim.

“Mehmet bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylesi çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam…” dedi.

Karımın güzelliği, seksiliği onun da hoşuna gitmişti sanki. Hoş, Gül’ü, onun aynı anda hem masum bakire, hem seksi fahişe olabilen görüntüsünü görüp de iç geçirmeyen, siki kalkmayan erkeğe rastlamamıştım ya…

“Zor geliyor mu sana? diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona… Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkçası…

“Eh, tabii ağır geliyor…” dedim. Babacan bir gülüşle,

“Alışırsın oğlum, zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre…” dedi aynı gülümsemeyle… “Mehmet bey senin hatundan hoşlanırsa seni de ihya eder.”

Zevk alacağımı söylemesine gerek olmadığını, zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim. Ama anlamış olacak ki,

“Bana bak, eğer sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm.” dedi,

“Peki…” dedim uysalca.

Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık.

Ne çabuk sevişmeye başlamışlardı karımla ikisi… Karım nasıl hemen böyle bas bas bağırır hale gelmişti…

Karım normalde sikilirken inlerdi ama, böyle bağırdığı pek nadirdi. Zengin herifi sevişmesiyle, kadınlığıyla etkilemek için de yapıyor olabilirdi bunu, adam gerçekten iyi bir sikici olduğu için de… Zevk haykırışları yükseldikçe sikimin kalktığını, sertleştiğimi hissettim.

Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun içinde aletini düzeltti. Sessizce,

“Üff… Ulan senin orospu iyi bağırıyor” dedi.

Yarağını pantolonunun üstünden avuçlayıp oynamaya başladı. Gayri ihtiyari ben de aynı şeyi yaptığımı fark ettim. O daha fazla beklemedi, pantolonunun kemerini çözdü, donuyla birlikte aşağı indirdi. Elini tükrükleyip dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı.

Artık kendimi engelleyemiyordum ben de aynısını yaptım. Asılmaya başladım. Öyle garip, anlatılmaz bir durumdu ki… Kendimi tanıyamıyordum. Bugüne kadar hiç tanımadığım bu adamla yan yana, pencerenin altında karımın sikilirken çıkardığı seslere otuzbir çekiyordum. Şoför kulağıma yaklaşıp,

“Acele etme…” dedi “Mehmet bey boşalmadan uzun uzun siker senin karıyı… Tadını çıkar…”

Bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarımda karımın çığlığı ve vücutlarının birbirine çarpmasının sesi, kendimden geçiyordum. Birazdan karımın haykırmaları arttı.

“Aahhh… Mehmet’im ! Erkeğimmm! Sik beniii! ” diye bağırdı.

Artık sadece çığlık atıyordu. Geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi… Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşaldığını hiç duymamıştım. Mehmet bey,

“Offff… Amına koduğumun küçük orospusu…” diye soluya soluya vuruyordu karıma. “Daracıksın amcık… Şimdi beni de getireceksin…” dedi.

Hemen ardından kendisin de böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sesleri duruldu. Şöför hızla pantolonunu toparlaya başladı.

“Hassiktir… Senin orospu karın patronu çabuk getirdi” dedi “Toparlan, gitmemiz lazım hemen…”

Paniğini anlamadım ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle… Sessizce kaçtık. Evin önüne geldiğimizde,

“Mehmet bey asla bu kadar çabuk gelmezdi. Senin karının muamelesi çok iyi olmalı…” dedi. “Bir şey istemek için telefon eder bazan onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim.”

Mehmet beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Adı Kemal’miş. Mehmet bey çok güvenirmiş kendisine…

Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı ama dinlerken eğlendiğini hissettim.

Benden dört beş yaş daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliydi.

“Ben namusuma düşkünüm” dedi “Karı dediğin evinin erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla… Mehmet bey de öyledir. Bakma önüne gelene kayar ama karısının yeri başkadır. Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim ama geç kaldın galiba…“ deyip gülmeye başladı.

“Senin karı mal canım… Sen ona sahip çıkamazsın zaten… O yolun yolcusu o…”

Ben sadece dinliyordum. Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı.

“Tabii Beyefendi…” dedi bir kaç defa daha… “Emriniz olur… Tabii… Tabi…” dedi. Bana dönüp

“Gel bakalım…” deyip kapıya doğru yürüdü.

İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti. Merdivenin ardındaki bölümü göstererek,

“Bak burası bar..” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi.

“Ben bir şey istemiyorum” dedim. Güldü.

“Senin için değil, salak…” dedi. “Mehmet bey talimat verdi. O istediği zaman götüreceksin.”

Düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamışım. Yanlarına gidiyorduk galiba… Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım? Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan.

Holün sonunda hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeniden çıkaracak gibiydi. Az önce altında karımın sikişme seslerini dinleyerek otuzbir çektiğim oda olmalıydı bu… Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden,

“Gelin, gelin! ” diyen Mehmet beyin sesini duyduk.

O önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içinde yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Mehmet beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu.

Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamış, bulaşmıştı. Bana bakıp yorgun yorgun gülümsedi. Mehmet beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim.

Mehmet bey bir koluyla karıma sarılmıştı. Diğeriyle omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum ama kendisi çağırmıştı bizi. Kendinden emin, ama artık daha sevecen sesiyle,

“Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi ? ” dedi.

“Evet, Mehmet bey.” Dedim.

“Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Jack Daniel getir.” Karıma dönüp soracaktı ki

”Gül’e de aynısından getir. ” dedi. Ona döndü ”Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu.

“Ben bilmem. Beyim bilir…” dedi. Mehmet bey bana dönüp

“Hadi bakalım, git getir şimdi…” dedi. Kemal’e “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle, bir yanlış yapmasın, sonra evine gidebilirsin” dedi. Kemal

“Tabii Mehmet bey…” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki arkamızdan,

“Dur bak, seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun, üstüne de Gül’ün külodunu giy. Öyle gel…” diye bağırdı. Etrafa bakınıp külodu aradı. Bulamayınca.

“Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı.

Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp Gül’ün külodunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu.

“Buldum Mehmet bey…” dedi.

Karımın minik pembe külodu şoförün elinde, beraberce odadan çıktık. Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın külodunu koklayıp durdu,

“Of, çok güzel kokuyor yaa…! Hala sırılsıksam…” deyip duruyordu. Aşağıdaki bara indiğimizde ”Hadi Kerem, giy bakalım karının külodunu” dedi

“Sen gittikten sonra giyerim…” dedim. Ama ısrarlarına sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi.

Soyunmaya başladım. Gömleğimi, pantolonumu, külodumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim hala kalkıktı. Elimi uzatıp,

“Ver de giyeyim bari…” dedim.

“Dur bekle…” dedi. Kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı. Karımın küloduna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da gelememenin acısını çıkartacaktı belli ki… Ara sıra da bana bakarak,

“Ohhh.. Kerem karın tam sikilecek bi karı… Tam bi orospu…” diye fısıldıya fısıldıya otuzbir çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın kilotuna fışkırttı.

“Ooooohhh! ” çekti. Vıcık vıcık kilotu ellime verdi ve pantolonunu toplamaya başladı. Gülerek,

“Giy hadi” dedi. Öylece durdum. “Giysene lan gavat! Giy hadi!” dedi.

Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini… Külodu belime kadar çektiğimde Kemal’in ılık dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu, nedense sikimin daha da kalkmasına neden oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum.

Sikimin ucu karımın külodundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu.

“Dön şöyle bir de arkadan bakayım” dedi. Gayri ihtiyari dediğini yaptım. “Ohh ! Yavrum göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafifçe yana kaçtım. “Genç kız gibi cilvelisin valla… Hadi içkileri götür gecikmeden… Kızacak Mehmet bey sana…” dedi.

Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara viskiyi, buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim Ona bir bir şey demeden arkamı dönüp üstümde sadece karımın minik pembe külodu olduğu halde, yalın ayak, serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Kemal’in arkamdan hala baktığını biliyordum.

Merdiveni çıkarken külodun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı. Odanın kapısına geldiğimde durdum. Onların odasına giriyordum, izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen fark ettiler. Mehmet bey,

“Gel Keremciğim” dedi. Geç kaldığıma kızmadığı için sevindim.

Yanlarına gittim tepsiyi uzattım ama Mehmet bey kendi eline daha yakın olduğumu fark etti ve “Önce bayanlara sunulur…” dedi.

“Haklısınız, özür dilerim” deyip tepsiyi karıma uzattım. Gül bardağı alırken beni süzerek,

“Kocacım, çok yakışmış külodum sana… ” dedi, sevimli bir tavırla. Ardından Mehmet bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar.

Mehmet bey bana sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Diken üstünde, dimdik sandalyeye oturdum. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyor ama Mehmet Bey’den çekiniyordum. Mehmet bey,

“Kerem’ciğim diye söze başladı.

“Durum şöyle… Gül’den, karından çok hoşlandım. Çok güzel, taş gibi, işveli, cilveli…” Beni tartmak ister gibi yüzüme baktı, tepki göstermediğimi, can kulağıyla dinlediğimi görünce devam etti.

“Hadi daha açık konuşayım. Sevişmesini, sikişmesini de çok iyi biliyor. Daracık amcığı var karının… Bitirdi beni… Metresim olmasını istedim, karın da bunu severek kabul etti.”

Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen karımın bu güçlü, zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim.

“Siz nasıl uygun bulursanız… ” dedim. Karım duygularımı biraz fark etmiş olmalı ki,

“Güzelim, ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Mehmet beyin de kadını olacağım. Tabii bazen seninle olamayacağım. Ama onun karşılığında lüks, rahat bir hayatımız olacak. ” dedi. Mehmet bey,

“Pipinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten…” deyip güldü. “Hadi itiraf et Keremcim… Karının pembe külodunu giyip yanımıza gelmeyi kabul ettiğine göre karını becermeme, metres yapmama hiç bir itirazın yok senin…”

Adam doğru söylüyordu. Karımın pembe külodundan fırlamış sikimle orada öylece oturmuş, başımı sallayarak az önce karımı siken kalantor adamın dediklerini onaylıyordum. Kekeleyerek,

“Şeyy..” diyebildim. “Gül ilk evlendiğimizden beri böyle davranıyor. Ben de onu kaybetmek istemiyorum. Alıştım artık… Bir yerden sonra hoşuma gitmeye başladı diyebilirim… Haklısınız, başka erkeklerin karımı sikmesinden, karımı başkalarıyla sevişirken izlemekten zevk alıyorum, ne yalan söyleyeyim…” diye içinde bulunduğum durumu anlatmaya çalıştım.

Bu sırada Gül örtünün altında kalan elini hareket ettirerek,

“Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” diye kıkırdadı. Eliyle o kocaman olmuş siki okşadığını, kavradığını anladım. “Hadi sevgilim, bırak konuşmayı artık… Bu koca şeyi yerleştir bana…” diyerek kıvrandı yattığı yerde…

Mehmet bey benimle konuşmasını cümle ortasında kesip Gül’e döndü,

“Bebeğim, Gül’üm, sana doymuyor o…” dedikten sonra isterik karımın dudaklarına yumuldu.

Bir yandan da eliyle memesini avuçlamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın çıplak, güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Mehmet bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı.

İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın, uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden… Kıllı iri taşakları da kapkaraydı. Karımın narin eli sımsıkı kavramıştı gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi…

Az sonra Mehmet bey karımı altına aldı. Gül bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Mehmet bey eliyle koca yarağını tutup karımın amına dayadı. Dudaklarını karımın dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittirmeye başladı.
Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen hala büyük geldiği belliydi. Karım koca yarağı içine tamamiyle alır almaz derinden bir

“Ohh!” çekti, ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı. Kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını birbirine dolayıp kilitledi.

“Seninim erkeğim! Seninim! Kökle dibine kadar…” diye soludu arzuyla…

Mehmet bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti.

Karımın bir başka erkek tarafından sikilmesini izlemekten aldığım büyük zevke rağmen, kıskançlık ve burukluk duygusu da yok değildi içimde… Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini, ona bağlanacağını biliyordum.

Mehmet beyin kalçaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Gül’e acı vermek ister gibi sikiyordu artık…

Gül onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Mehmet beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yarağın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim.

Kolları yettiğince ona sımsıkı sarılıyor dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Mehmet bey de durmuyordu. Karım inlemeyle ciyaklama arasında bir sesle,

“Yeter ! Yeter n’olur…! ” diye yalvarmaya başladı.

Mehmet bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Mehmet beyin küfürleri eşlik etmeye başladı.

“Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!”

O da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor, altında boş bir çuval gibi duruyordu. Az önce Mehmet beyin beline kilitlenen ayaklarını salmış, adam yarağını dibine vurdukça bacakları kukla gibi iki yana sallanıyordu.

Sonunda Mehmet bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün ağırlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Yavaşça yana kaydı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi. Yumuşamış ama hala kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırıldı.

Birazdan karımın güzel amından beyaz, yoğun bir sıvının sızmaya başladığını gördüm. Mehmet beyin dölü karımın rahminden dışarıya taşıyordu. Gecenin kim bilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen bu kadar çok olduğuna şaşırdım.
Gözlerim yavaşça süzülen eden sıvıya kilitlenmişti. Kim bilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken Mehmet beyin yattığı yerden sesini duydum.

“Amına koduğumun orospusu bitirdin beni…”

Hala nefes nefeseydi. Gül’ümün ise cevap verecek hali yoktu. Yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri, dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece… Terden sırılsıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı…

Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de hala dimdikti, sızlıyordu. Elime alıp boşalmak için deli oluyordum ama bir yandan da kızacak diye adamdan korkuyordum. Mehmet beyin,

“Kerem, git bize birer bardak soğuk su getir…” sözüyle kendime geldim.

Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru pür telaş yürürken olanları tekrar yaşıyordum kafamda… Hemen geri dönmek için acele ettiğimi fark ettim.

Odaya elimde tepsiyle geri döndüğümde Gül daha tam kendine gelmemişti. Mehmet beye içine buz da attığım soğuk suyunu verdim. Kana kana içti. Karıma tepsideki diğer bardağı alıp uzattı,

“Bebeğim, su iç biraz kendine gel…” dedi.

Yine o kibar beyefendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Dirseklerinin üzerinde güçlükle doğrulup Mehmet beyin elinden suyu içti… Bitap görünüyordu. Suyu içip kendini tekrar bıraktı, sırtüstü, çırılçıplak…

Mehmet bey bana dönüp baktı. Aşağıdan yukarıya süzüp gülümsedi. O an utandım. Karımın külodundan fırlayan sikime bakıp,

“Bizi sikişirken izlemek seni iyice azdırdı galiba Kerem… Otuzbir çekmek ister misin?” diye sordu. Yüzüne bakmadan utana utana başımı salladım.

“Hadi çek o zaman… Karına baka baka çek… Bana bak, avucunun içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?”

Gülüyordu. Başımı salladım. Avucuma tükürüp küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde otuzbir çekmeye başladım. Çekerken de karımın, Gül’ümün döl sızan güzel, kılsız, kaymak gibi parlayan amcığına bakıyordum.

Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma… Herif yattığı yerden, bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti otuzbir çekmemden…

“Hadi şimdi git temizlen pezevenk… Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni…” dedi.

Efendisinin emrinde bir köle gibi emirlerine itaat ettim. Banyoda temizlenip döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Çırılçıplak yatıyorlardı hala… Adamın iri, simsiyah kıllı gövde ile ona sımsıkı sarılan karıcığımın minyon, narin bedeni ve bembeyaz teni çok güzel bir tezat oluşturmuştu.

Başını adamın göğsüne koymuş, sarı uzun saçları adamın göğsüne dalgalar halinde yayılmıştı. Eli inikken bile hayli iri görünen sikin üzerinde, bir bacağını Mehmet beyin üstüne atmış, minik pembe amcığı, içinden süzülen zevk sıvıları ve adamın dölleriyle hala ıslak ıslak parlıyordu.

Öyle güzel bir manzaraydı ki…

Patronun dediği gibi kanepeye uzandım. Bulduğum bir örtünün altında büzülüp uyudum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


İşler kesat derken

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Biz iki arkadas liseden beri beraberiz. Ikimizde misyon olarak ayirt etmeksizin kizlara atlar ziplariz. Genelde her gecede disari çikar araniriz. Hatta uluslararasi da çalismalarimiz oldu.Yine böyle bir gece aramaya çikmistik fakat isler kesat geçmisti. Evlere dönmeye karar verdik. Eve 10 dakika kalmisti ki (Bu arada saat 02.30) hiç alakasiz bir yerde iki kiz geziyorlar arabayi da arkadasim kullaniyor. Ben hemen yandan uzanarak kornaya bastim. Kizlar bakar gibi oldular. Sinan`a hemen geri dönmesini söyledim. O her zamanki gibi is çikmaz dedi. Ben israr etmistim ve sonunda ilk göbekten döndük. Ben cami açtim. Konusmaya firsat kalmadan kizlarin biri arkaya oturmustu bile. Bu arada kizlarin birkaç taliplisi de çikmisti. Hatirliyorum ikinci kiz arabaya bindikten sonra baska bir oglan kizlar tek kisiyim diye bagirmisti. Bu lafa hala gülüyoruz. Neyse kizlar bindi tanistik. kocaeli escort Kizlar Ankara disindandi biri 22 biri 26 yasindaydilar ve ikisine evliydiler. 15-20 dakika gezdik bu arada kocalarindan bahsediyorlardi. Bende olayi çabuklastirmak için bira içmeyi teklif ettim. Bir kuruyemisçinin önünde durduk. Sinan`la beraber indik biralari aldik. Ben kizlardan birinin öne geçmesini söylemistim yani seçimi onlara birakmistik. 26 yasinda olan öne geçmisti. 22 yasindaki bana kalmisti. Sonra haril haril okuldan, mahalleden, hatta liseden arkadaslarimizi arayip ev bulmaya çalistik. Ne yazik ki kimse müsait degildi mecburen olay arabada geçecekti. Sinan hemen bizi issiz bir yere götürdü. Her zamanki gibi önce Sinan davrandi ve kizi öpmeye basladi. Bende bundan cesaret alarak kizi kendime çektim ve öpmeye basladi. Araba sallaniyor arada bir ön koltuga sigamayan Sinan yanlislikla kocaeli escort bayan arabanin kornasina basiyordu. Iyice celallenmistik. Benim kizda etek, Sinan`inkinde de pantolon vardi. Bu arada yanimiza bir arabanin yanastigini gördüm kizin üstünden kalkip basimi kaldirdigimda polis olduklarini farkettim ve siçtik diye bagirdim. Polisler asagi inmemizi söylediler. Kizlarin fahise yada dönme olduklarini zannediyorlardi. Ama polisleri kiz arkadaslarimiz olduklarina inandirmistik. Allah`tan kizlarin kimliklerine bakmamislardi çünkü ikisininkinde de evli yaziyordu. Neyse polisleri atlattiktan sonra inin cinin top oynadigi bir yere gittik. Gidene kadar kizla sevisiyor Sinan`in da ben kizla sevisirken istemeye istemeye araba kullanmasindan zevk aliyordum. Durdugumuz yerde tek bir isik bile yoktu farlari da kapatinca zifiri karanlik olmustu. Birden Sinan`in kizi Sinan`in izmit escort fermuarini açip oral sekse basladi. Bunu gören yanimdaki de oral yapmaya basladi. Iki arkadasta kopmustuk. Karilar islerini çok iyi biliyorlardi. Sinan`la bazen dikiz aynasindan göz göze geliyor ve ellerimizi tokusturuyorduk. Kiz oral yaparken ben de gögüslerini ve külotunun arasindan önünü oksuyordum bir yandan da Sinan`in çikardigi komik seslere gülüyordum. Sonra ben kizi domaltip etegi yukari dogru kaldirdim. Sinan kizi kucaga alip ise baslamisti bile. Tek hamleyle içeri girdim. Arabanin camlari nefesten bugulanmis ve çikan seslerden müzik duyulmamaya baslamisti. Ben çok rahattim ama Sinan ön koltukta çok büyük mücadele veriyordu. Ben yaklasik 15 dakika gidip geldim. Bosalacagimi anlaya kiz içime bosalabilirsin dedi. Hemen hemen Sinan`la ayni anda bosaldik. Bu saat 03.30 dan saat 06.30 a kadar devam etti. 06.30 da kizlari aldigimiz yere biraktik. Oraya gidene kadarda kiz bana oral yapmaya devam etti. Çok yorulmustum. Ikimizde kizlara cep telefonlarimizin numaralarini verdik. O gün bu gündür 16 gün oldu hala aramalarini bekliyoruz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Yanyana uzandık yatağa.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asian

Doğru daha hiç anal ilişkim olmadı. Ama bunun olmasını gerçekten isterdim. Bana kadınlığı hissettirecek gerçek sevgiyi yaşatacak yakışıklı, ve düzeyli erkeği bulduğum zaman ona kendimi tamamen teslim edeceğim. Anlatacağım olay geçen yaz başımdan geçti. Ben Bodrumda yaşıyorum. Bodrum yazları büyük kentleri aratmayacak kalabalık taolur. Derin derin nefes aldığınız da o teri ve yapışıklığı hissedersiniz burnunuzda. Akşamları da alkolün kokusu tüm sırnaşıklığıyla yayılırBodrum gecelerine. Bütün gün Torba plajında güneşlenmiştim, kumlarda ki mayolu kadınlar ve erkekler gün boyu beni azdırmış, güneşin sıcaklığı da azgınlığıma azgınlık katmıştı. Bu plajı yaz boyu mesken tutan bir kaç dönme ve bir kaç gay vardı. Onları burada herkes tanıyordu ve onlara karşı hiç bir kötü tavır yoktu. Bu gay arkadaşlarla sohbet etmemi bu kanıksanmaları kolaylaştırmıştı. Bu arkadaşlardan kocaeli escort göbekli ve ismi tamer olan bütün gün benimle ilgilenmişti. Bunu bakışlarından anlamıştım. Akşamüstü olduğununda yanıma gelebilmiş ve tanışmıştık. Çok çabuk samimi oluverdik. İyide anlaşmıştık hani. Akşama beni yemeğe ve içki içmeye davet etti. Kabul ettim . Saat akşam 10 da beni arabasıyla aldı. Nereye gidelim diye sorduğumda bildiği güzel bir yer olduğunu söyledi. Güvercinlik te …. otel diye bir otele getirdi beni. İçeriye girdiğimizde seçiminin nedeni ni anlamıştım. Burayı eşcinsel arkadaşlar mekan olarak seçmişlerdi kendilerine. Bir şeyler atıştırıp, içkilerimizi içmeye başladık. içkiler içildikçe ikimizde iyice rahatlıyorduk. İçeride erkek erkeğe dans edenler dahi vardı.Saatler ilerlemiş gece olmuştu. Geceyi burada geçirelim mi dedi . bende olur dedim. Bir oda kiraladı. Geç vakit odaya kocaeli escort bayan gittik. İçeride tek bir yatak vardı. Birlikte uyuruz değilmi dedi. Neden olmasındı ki. Sıcaklığın bunaltıcılığıyla sadece kilotlarımızla kalmıştık. Yanyana uzandık yatağa.Ama bu geceyi burada sadece uyumak için geçirmeyeceğimizi biliyordum. İlk hareketin ondan gelmesini bekledim. Elini üzerime atıp senden çok hoşlandım dedi. Bunun üzerine dudaklarımız birleşti. Çılgınca iki sevgili gibi öpüşüyorduk. Ellerimiz de boş durmuyor birbirimizi okşuyorduk. Bir süre böyle seviştik daha sonra kilotlarımızı da çıkardık. Kocaman siki vardı. Ve ben onu emmek için sabırsızlanıyordum.Göğsüme oturdu ve sikini ağzıma dayadı. Ellerimle kalçalarını okşuyor ve sikini emiyordum. Kendimi çok mutlu hissetmiştim. Ağzıma iyice abandı. Sanki bir am , yada göt sikiyordu . Bende dudaklarımı iyice sıkıyor izmit escort onun daha çok zevk almasını sağlıyordum.bir süre böyle becerdikten sonra inlemelerle sikini ağzımdan çıkardı. Boşalacaktı. Ağzımı iyice açtım sarsıla sarsıla boşaldı. Atmıkları yüzüme saçıma dudaklarıma bulaşmıştı. Hiç istifini bozmadan yanıma uzandı ve atmıklı yüzümü öpüp yaladı.Seni sikmemi istermisin dedi. yanıtım hayır oldu. Çünkü korkuyordum. Oda beni anlayışla karşıladı. O zaman götünü yalayayım ve sen otuz bir çek dedi. Bu fikri hoşuma gitmişti. Domaldım. Arkama geçti ve göt deliğimi yalamaya başladı. Bende elimle kendimi tatmin etmeye başladım çok geçmeden bende boşaldım. Boşaldığım halde götümü yalamaya devam etmesini istedim. İnanılmaz güzel bir duyguydu. O bu sırada sikini tekrar sertleştirmişti. Ve otuz bir çekerek götüme boşaldı sonra ikimizde derin bir uykuya daldık. Sabah birbirimize sarılmış bir durumda uyandık.benim ilk erkeğim olmak isteyen lerin mesajlarını bekliyorum.Kadın elbiseleri giymekten, özellikle kırmızı bir tanga ve üzerine külotluçorap giymekten çok hoşlanıyorum. [email protected]önderen: utku

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


menekşenin amı nefisti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Mahallemizde üniversiteye giden bir kızdı Menekşe. Onu hep uzaktan görür ve şirin görüntüsü ve umursamaz tavırlarına karşı bir sempati beslerdim. Erkek kardeşi Tayfun daha liseye gidiyordu ve neredeyse her gün bizdeydi. Menekşe, iç mimarlıkta okuyor, bense Matematik bölümünde okuyordum. Tayfun’un lise derslerine branşım sebebiyle ben daha fazla yardımcı olabiliyordum. Bu sebeple ailelerimiz de yakınlaşmış, karşılıklı gider gelir olmuştuk. Menekşe’nin hiçbir şeyden çekinir yanı yoktu. Sanki hiçbir toplumsal baskıyla karşılaşmamış, çocukluğunu yitirmemişti. İstediği sözü herkesin önünde söylüyor, insanların kızarıp bozarmasına aldırış etmiyordu. Bu cana yakınlığıyla hepimizin gönlünde taht kurmuştu. Ailelerimizin toplandığı bir yerde birden arkamdan yaklaşıyor, omuzlarımı sıkıyor; “Adaleli erkek! Esmer güzeli!” deyiveriyordu. Herkes gülüşüyor, ben kızarıyordum. Onun bu cana yakın, sıcacık tavırlarına karşı, aslında ciddi ve ağırbaşlı biri olmama rağmen, sevgiyle yaklaşıyordum. Ona sıcak davranıyordum. İsmi gibi cıvıl cıvıldı. Artık herkes onun bu çekinmeden yaptığı çıkışlara alışmıştı. Bir gün sabah evimize geldi. Annemin yanağından öptü: “Tombiş Gülşen teyzem benim! Bugün akşam bu yakışıklı oğlunu alıp bir yerlere götürcem! Sakın itiraz etme! Tamam mı?” deyiverdi. Annemin yüzüne baktım. Gülümsemekten başka bir şey yapamıyordu. Ben: “Hayrola deli kız, gene ne planlıyorsun!” dedim. “Seni dansa götürcem. Sanat tarihi sınavından doksan çektim, onu kutluycaz!” dedi. Kıvrak bir hareketle…Neye uğradığımı şaşırmıştım. Öyle doğal ve akıcı davranıyordu ki, önüne çıkabilecek engel yok gibiydi. Sadece başımı sallamakla yetindim. O da kıvrak bir hareketle soluğu kapıda aldı: “Gidip süsleneyim bari!” dedi ve gözden kayboldu. Akşam olunca kapı çalındı ve kapıyı açınca şaşkınlığım bir kat daha arttı. O güne kadar yalnızca eşofmanla gezen bu kız, o gece için yırtmaçlı uzun bir etek, üstüne ipek bir gömlek giymişti. Dolgun siyah saçlarını topuz yapmış ve küçük çiçeklerle bezemişti. Pürüzsüz ve ince zevkle yapılmış bir makyaj ve altında ten rengi çoraplar ve topuklu ayakkabılarla beraber manzara tamamlanıyordu. Bu bozulmayacak kadar güzel görüntüyü o an oturup saatlerce izlemek istedim. Her zaman yüzünde var olan gamzeleri ise, sanki o manzaranın görkemini abideleştiriyordu. Ben hayatımda böyle güzel bir kız görmemiştim. Bu şaşkınlığımı üzerimden atamazdım, eğer Menekşe beni kolumdan tutup da “Arabayı sen kullan!” demeseydi… Yol nasıl bitti bilmiyorum. Birden kendimi loş ışıklarla donatılmış bir salonda, slow müziğin ritmine ayak uydurmuş danseden insanlar arasında ve Menekşe’nin ellerini sıkı sıkıya tutmuş şekilde buldum. Derken neşeyle kollarını omzuma attı ve “Hadi dans edelim, tuzla escort Hakan. Sabırsızlanıyorum!” dedi. “İyi de ben dans etmeyi bilmiyorum ki!” dedim. Umarsız bir şekilde: “Ben de bilmiyorum. Ne olacak? Dans demek, dokunmak, hissetmek demektir, genç adam!” dedi ve ellerimi alıp beline doladı; “İşte böyle! Dokun bana! Beni hisset.” Bu kadar açık sözlü bir kız karşısında utanıyor, kızarıyordum. “Menekşe, sen benim komşumun kızısın ve…” Sözümü kesti: Güzel miyim?..”Sen de benim komşumun oğlusun Hakan! Ve ben senden çok hoşlanıyorum. Ama hiç pas verdiğin yok bana!” “Olur mu, şeyyy!” “Beni güzel bulmuyor musun?” “Tabii, yani ben..” “Güzel miyim, değil miyim?” “Güzelsin. Hem de çok güzelsin. Ama seni daha önce hiç böyle görmemiştim…” dedim. “İşte bundan sonra beni böyle görsen iyi edersin!” dedi ve daha çok sarıldı bana: “Sıcaklığımı hisset Hakan! Bak ateşler içinde yanıyorum! Bana sıkıca sarıl!” dedi. Cesaret bulmuştum ve onu iyice kavramıştım. “Güzel” dedi. Birkaç dakika müziğin ritmine kapılmış dansetmeye devam ettik: “Hadi bana güzelliğimden bahset! dedi. Ben iyice utanmıştım. Kekelemeye başladım. Yanağıma bir öpücük kondurdu. Sonra dudağımdan öptü: “Bak ne kadar güzel oluyor. Senden çok hoşlanıyorum. Atletik bir vücudun var ve beni çıldırtıyorsun dedi.” Ben de açılmıştım: “Menekşe’ciğim. Sen hayatımda bu kadar yakın olduğum ilk kızsın. Sempatik tavırların ve doğallığın beni hep sana hayran bırakmıştı. Ama ilk defa seni karşımda kadınsılığınla gördüm ve çok beğendim. İçimden ılık ılık bir duygu sana doğru akıp gidiyor. Ama beni bu kadar tahrik etme, ne olur!” dedim. Oysa hiç istifini bozmadan kulağıma eğildi: “İç çamaşırı giymedim bugün!” dedi gülerek. Sıcak nefesi kulağımı okşuyordu. Beni sarhoş etmişti…”Yani?” “Yanisi, soyunmam kolay olacak. Bugün seninle sevişmek istiyorum. Seni keşfetmek istiyorum. Ben her şeyi ayarladım. Arkadaşımın evi boş ve anahtarı bende!” dedi. Bu sıcaklık beni sarhoş etmişti. Menekşe çok heyecanlıydı. Gözleri parlıyordu. İkide bir kahkahalar patlatıyor, dudaklarımı, yanaklarımı, boynumu, saçlarımı defalarca öpüyordu. Bense onu incecik sıcak belinden tutmuş ve istemsiz olarak kendime çekmiştim. Dudak darbelerine ise karşılık vermeye başlamıştım. Salondan çıktığımızda hala döne döne dansediyorduk. Arabanın yanında sanki yorulmuş gibi birden durakladı. Bunu fırsat bilerek bir şeyler söylemek istedim: “Menekşe!” “Evet sevgilim!?” Söylenecek bir şey yoktu. Dudağına yapıştım ve uzun uzun öpmeye başladım. Öpüşlerime hemen karşılık verdi ve saçlarımı okşayarak dilimi yalamaya başladı. Sürekli “HMMMMM!” diyerek lezzet aldığını gösteriyordu. İlk kez bir vücudun sıcaklığını hissediyordum ve bitsin istemiyordum. Fakat kollarımın arasından sıyrıldı ve: “Arabayı tuzla escort bayan kullanmak ister misin?” dedi. Benim başım dönmüştü. Araba kullanacak halde değildim. Elimle kibarca bir işaret yaptım ve anahtarı ona verdim. Hemen direksiyonun başına geçti. Arabayı usulca çalıştırırken bana bakıp tatlı tatlı gülümsüyordu. Yol boyu arabayı kullanışını izledim. Bu kız kelimenin tam anlamıyla seks için yaratılmış gibiydi. O güne kadar nasıl da farketmemiştim bu özelliğini. Çiçekli eteğinin altından görünen ince ve zarif ayak bileklerinin hareketlerini, yolu izlerken simsiyah gözlerinin, uzun kirpiklerinin, yay gibi kaşlarının aldığı şekillere uzun uzun bakıyordum. Sık sık bana bakıp gülümsemeye devam etti: Seni beğeniyorum…”Hakan, seni bir türlü anlayamıyordum. Yaklaşık bir yıldır sana kaş göz atıyorum ama her defasında benim sana karşı tavırlarımı görmezden geliyordun. Hep sana olan ilgimi pat diye söylemek istedim ama sonunda bunu özel bir günde söylemenin daha iyi olacağını düşündüm. İşte gün bugün!” “Bilmiyorum. aslında seni beğeniyordum hep. Fakat daha önce bir beraberliğim olmadı Menekşe!” “Sanki benim oldu mu? Şimdiye kadar kimseyle çıkmadım bile.. Beni ilk sen sikeceksin!” “Nasıl öyle konuşabiliyorsun Menekşe!” “Yahu doğal ol. Benim hakkımda ne fantaziler ürettiğin, gözlerinden okunuyor. Ben böyle konuşmak istiyorum. Sen de rahatla ve açıl. Burada ikimizden başka kimse yok!” Rahatlamıştım. Ayağımın takılacağı, tökezleyeceğim hiçbir tümsek bırakmıyordu Menekşe bana: “Peki, dediğin gibi olsun…” dedim sessizce. Havada kocaman bir öpücük patlattı yüzüme doğru: “Kurbanın olurum senin, erkeğim benim! Beni çıtır çıtır ye! Ben seninim bu gece. Tüm vücudumu, benliğimi sana veriyorum işte. Hiçbir engel olmayacak aramızda.!” “Önüne bak, çarpacaksın!” dedim. Şuh bir kahkaha attı. Gülerek başını çevirdi. Sonra aldığım cesaretle usul usul devam ettim: “Bu gece neler olacağını tahmin edebiliyorum. Seni çok şiddetli arzuluyorum Menekşe. Senin hakkındaki duygularımı açığa çıkartıyorsun. Kuş gibi havalara uçuyorum mutluluktan. güzelliğin başımı döndürüyor…” “Benim de heyecandan kalbim yerinden çıkacak, Hakan! Aaaa! İşte geldik!” Biçimli kalçalarına…Birden irkilmiştim. Kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Arabadan indik. Zarif bir el hareketiyle kapıları kilitledi. Anahtarı çantasına koydu ve elimden tuttu. Sekizinci kattaki eve asansörle çıkarken Menekşe başını göğsüme yaslamıştı ve sürekli iç çekiyordu. Kata çıktık. Eğilip anahtarı kapı deliğinden sokarken, ben biçimli kalçalarına ve yırtmacından taşan bacaklarına bakıyordum. At gibi bir kızdı bu. Dayanılmazdı. İçeri girdik ve salona doğru ilerledik. Koltuğa oturdum. O da benim yanıma oturdu ve yine başını göğsüme dayadı. Sonra escort tuzla elimi alıp sol memesinin üstüne koydu: “Hakan, bak aşkım, kalbim ne kadar da hızlı atıyor. Hadi bana güzel bir şeyler söyle de heyecanım yatışsın. Sevişmek için sabırsızlanıyorum seninle…” Saçlarını okşamaya başladım: “Tatlı bebeğim benim, gözlerin, gülüşün, gamzelerin çok güzel. Bir erkeğin arzulayabileceği her şey sende varmış da ben görememişim. Ama geç kalmış sayılmayız. Bugün seninle gerdeğe gireceğiz. Seni mutluluktan sarhoş edeceğim.” Ben bu sözleri söylerken Menekşe iç geçiriyor, kollarıyla beni daha sıkı sarıyordu: “Hadi yatak odasına gidelim o zaman!” dedi. Çevik bir hareketle ayağa kalktım ve onu kucağıma aldım: “Yolu göster bakalım!” dedim. Menekşe: “Bu harika! Uçuyoruzzzzz!” diye bağırdı ve elleriyle yolu gösterdi. Odaya girdiğim gibi onu yatağa fırlattım: “Bu güzelliği şöyle geriden izleyeyim, bakalım.” dedim. Hafifçe doğruldu, topuz yaptığı dalgalı siyah saçlarını yavaş yavaş açtı ve serbest bıraktı. Kollarını bana uzattı: “Hadi gel yanıma, sonra izlersin Hakaaaan!” dedi. Coşkuyla üzerine atladım. Bir yandan öpüşüyor, bir yandan da yatakta yuvarlanıyorduk. Yumuşacık saçları biz yuvarlandıkça yanağımı okşuyordu. Nefes nefese kalmıştık. Birden üstüne çıktım ve dolgun göğüslerinin baskısını göğüslerimde, vücudunun sıcaklığını da tüm vücudumda hissederek Menekşe’nin gözlerinin içine baktım. Bana tatlı tatlı gülümsüyordu. Üzerine kapanıp boynunu, kulaklarını öpmeye başladım. İyice tahrik olmuştu. Altımda kıvranıyor, zevk inlemeleri çıkarıyordu. Isırmaya başladım…Sikim iyice kalkmıştı ve arada bir etek, bir de pantolon olmasına rağmen yerini bulmuş, Menekşe’nin amını yokluyordu. Bir süre onu yaladıktan sonra doğruldum, hızla inip kalkan göğüslerini kapatan ipek gömleğin düğmelerini çözmeye başladım. Gömleğini benim de yardımımla çıkardığında bir çift diri ve yuvarlak göğüs karşıladı beni. Menekşe gördüklerim karşısında göstereceğim tepkiyi merak eder gibi bakıyor, sırıtıyordu. Memelerini yalayıp öpmeye, hafif hafif ısırmaya başladım. Şeker gibiydiler. Onları mıncıklamak bana büyük keyif vermişti. Ellerinden tutup kaldırdım ve eteğini fermuarından açıp indirdim. Sonra da külotlu çorabını, bacaklarını okşayarak sıyırdım. Yatağa boylu boyunca çırılçıplak uzandı. Ben de alelacele soyunup sikimi amına doğru getirdim. Uzanıp çekmeceden bir peçete çıkardı ve amına doğru tuttu. Hazır olduğunu anlamıştım. Ben de sikimi içeri yavaşça daldırdım. Alt dudağını ısırıyordu. Peçete kan olmuştu. Sikimi sokup çıkardıkça kan iyice boşaldı. “Canın acıdı mı?” dedim. “Biraz, hadi devam et.” Deyince daha da tempolu bir şekilde sokup çıkarmaya başladım. Üstüne kapanıp dudaklarını öptüm, yaladım. Boşalana kadar aynı pozisyonda devam ettim. Sırt üstü uzandım ve Menekşe’nin öpüşlerine kendimi teslim ettim… Bakireliğini almıştım ve Menekşe bundan çok memnun olmuştu… sabaha kadar tatlı sözlerle bakıştık ve seviştik…[email protected]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Çürüğün Mütiş Fedakarlığı(çürüğün yırtılışı)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asian

Biz ank oturan 5 arkadaşız bir gün gezerken sikecek kız arıyorduk ama kimseyi bulamıyorduk o anda arkadaşım hamdinin aklına mütiş bi fikir geldi dediki; gelin birbirimizi sikelim dediçürük hariç herkez karşı çıktı.Hamdi bize yavaşça gelin çürüğü sikelim dedi.Bizde kabul etik.Hamdi giderken çürüğe çok pis bakıyodu adeta ağzının suyu akıyodu .Çürük eti dolgun götü karpuz gibiydi o sikmemek ankara escort için tek sorun vardı o da erkek olmasıydı.Ama biz onu sikecektik.Neyse hamdiğilin eve çürüğü attık.biz daha içeri girmemiştik içeri girdiğimizde hamdi çürüğü kuçağına almış çürüğü kokluyordu.çürükte masum masum inip inip duruyodu.biz içerigirdik ve hamdi çürüğün götünü okşuyordu sonra parmagını çürüğün götüne escort ankara soktu kod adı x1 olan arkadaşım çürüğün agzına veriyodu çürük adeta makine gibi çalışıyordu diğer yandan x2 nin sikini eline almıştı.ben ise olup biteni izliyordum herkez zevk içindeydi.diğer arkadaşlar ise gelmemişti aramızda en tecrübeliolan biri vardı kod adı x3 o kız sikmişti daha sonra x3 çürüğü 39 pozisyona geitrdi ankara escort bayan sizin anlayacağınız bir çok pozisyonda sikti ben sikmemiştim çünkü ben kız arzuluyordum x2 de çürüğü siktikten sonra banyo yapmaya gittik banyoda çürüğün bu ilk verişi olmadığını öğrenmiştim çürük bazen abisinede veriyormuş sikme işi tamamlanmıştı giderken çürük topallıyordu sikişme anında çürüğün götü yarrak girip çıktıkça açık kalmıştı çürük yırtılmıştı benim bu durumdan tek üzüntüm var ne mi artık aramızda bi oglan var ve onu sikmek isteyen 3 kişi onlar nerdeyse herğün çürüğü sikiyorlardı çürük ise zevkten uçuyorduGönderen: arkadaşlar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Fitnesde Salonunda

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Slm ben 22 yasinda gay aleminde olan ama gay oldugunu hic belirtin etmeyen yakisikli bronzlasmis almanyada yasiyan bir delikanliyim. size anlatacagim gercek olayi aklima simdi geldiginde bile fena oluyorum. neyse lafi uzatmadan.fitness salonuna anteraman yaparken hep yabanci ( alman degil) biri atletik yapida bir kisi vardi. yas olarak yaklasik 27 felan. ben hareket yaparken cogu zaman onun kaslarina ve hareketlerine bakardim. bursa escort bir gün yine gözüme kestirdim ve spordan sonra ben terazda uzanirken o dusa girip cinliyordu ohhh ohh diye. bu sesi duyup dusa baktim ki adam 31 cekiyordu büyük sikiyle. ben cok tahrik olmustum ve zaten hep onu bu sekilde hayal etmistim. adam görünce beni karsisinda biraz kizarmisti ve ttuldu. ben ona almanca ” yardim ede bilirmiyim” diye sordugumda bursa escort bayan “nasil” dediginde “göstereyim” dedim. zaten üzerimde birsey yoktu havludan baska günesleniyordum. attim havluyu kenara ve egildim adamin önünde ve sikini yalamya basladim sicak dilimle. öyle emiyordum ki adam nerdeyse 1dak. sonra bosalmak istedi. bosaldikdan sonra adami cevirip duvara yaslayip kalkmis sikimi önce kötüne degdirtikden sonra escort bursa adamin icine girmeye basladim. cok zevk aliyorduk ikimiz ve bir yandan da iceriye giren biri olur diye tetirgindik. adama ben girip cikiyordum ve bir yandan da bir elim gögüslerinde bir elim adamin sikinde ve dilimle adam ensesini kulagina yaliyordum. ben icine girdikce adam bagirrp zevk aliyordu. en sonunda bosalacagim zaman adamin icinden ciktim ve önüme cökelttim agzina yüzüne dogru bosaldim. adamin yüzü resmen bembeyaz olmustu o kadar sperma fiskirdiginda. sonra birsey olmamiski dusumu aldim ve ciktim. zaten sözlesmemde bitecekti ve o yüzden adami bir daha görmedim oda beni!Gönderen: Alamanci

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri kartal escort adapazarı escort adapazarı escort porno izle bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri sakarya escort webmaster forum bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort darıca escort didim escort edirne escort edremit escort elazığ escort konya escort serdivan travesti kilis escort