Ne Çaydı Ama

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selam ben Engin 19 yaşındayım bir kozmetik firmasının muhasebe bürosunda çalışıyorum. Bundan 2 hafta önce büroda çalışırken hesaplarda bir karışıklık yasadım.Herkez paydos etmiş benim kafam ise darmadağınıktı. İşyerinde bir ben birde işe yeni giren çaycı bayan vardı.Daha henüz tanışmamıştık sadece ismini biliyordum.Ben kan ter içinde çalışırken oda temizlik yapıp eve gideceğini söylemişti.Bende gitmeden bir çay getirmesini söylemiştim. Beş dakika sonra masama çay getirdi masaya koydu.Bende caya uzanırken nasıl olduysa çayı devirdim.Bütün evraklar ıslanmıştı.Sanki bütün aksilikler yetmiyormuş gibi bide başıma bu çıktı.

Çaycı bayan masanın ve yerin pislendiğini görünce bir toz bezi ile silmeye başladı masadan sonra yeride silerken armut seklindeki harika götü bir anda gözüme dikilmişti.O yeri silerken ben dayanamadım ve kalçalarının üzerinde elimi gezdirmeye başladım bir anda irkildi ve arkasını donup beni itti. Ben tekrar yanına gidip masaya yatırdım artık beni geri çevirmiyordu onu masaya yatırmış önlüğünün ilk 3 düğmesini açmış göğüslerini yalıyordum. Sutyeninin dantelli kenarının arasından elimi sokup meme uçlarını sıkmaya başlarken oda benim sertleşmiş sikimi elliyordu. Sonra ben fermuarımdan 21 cmlik yarağımı çıkarıp önüne sergiledim o kadar güzel yalıyordu ki beni zevkten çıldırtmıştı. Sonra eteğini soydu bende pantolonumu çıkardım. Sadece bir sutyen bir külot kalmıştı.Hemen sutyenini bir hamlede çıkardım. Memelerini avuçluyordum.Sonra dediler gibi sevişiyorduk. Bir anda dantelli pembe külotunu çıkardım ve amının dudaklarını yalamaya başlamıştım amı daha yeni tıraşlı idi.Sonra yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım.Artık onun içindeydim.10 dakika gidip geldim Bütün döllerimi içine boşalttım.

O ise hala devam etmemi istiyordu.Elimi dudaklarına parmaklarımı yalamasını söyledim işaret parmağımı yaladı bende götüne doğru sokmaya başladım ilk defa götünden sikileceğini söyledi.Biraz genişlettikten sonra Domaltıp kafasını sokmaya başladım bağırmaması için elimi azına götürüp sıkıca tuttum.Acıdan altım da tepiniyordu ben bir hamle ile hepsini birden soktum.Git gel yapmaya başlayınca biraz rahatladı.Bir önceki amına boşalmamın etkisiyle uzun süre götünden siktim artık yeter dayanamıyorum diyordu.Bütün Döllerimi götüne boşalttım.Yarağımı çıkardım götünden kan ve döl geldiğini gördüm.Sonra temizlemesi için sikimi ağzına uzattım hepsini yaladı ve yuttu.Bana bir kahve yapmasını söyledim saatte epey ilerlemişti.Kahvelerimizi içip çıktıktan sonra ben onu eve bıraktım.. Ertesi gün işe gelmedi. İçeride bir miktar parası kaldı o parayı onun evine ben götürmeyi üstlendim.Evde yaşadığımız sikişide sonra anlatacağım Hoşçakalın….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Birsen Hanım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile, “Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı.

Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti. Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım…

Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey. Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti.

Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı. Genç kadının bacakları sütün gibi dümdüz ve iriceydi, eteği nefis kalçalarını örtmek şöyle dursun, daha da çıplak gösteriyordu. İçimden, “İşte sabaha kadar emip yalamaktan bıkmayacağım bir çit bacak” diye geçirdim. Hizmetçi kadın önümde kıçını sağa sola sallaya kıvıra yürüyor, beni üst kata çıkarıyordu. Öyle ince beli, öyle iri ve güzel götü vardı ki, dayanamadım ve elimi atıp avuçladım. Bir avuç dolusu kıç eti avcuma sıkıştı, elimi iyice kapattım, canını yaktım. Bana mısın demedi, daha da kırıtmaya, götünü kıvırmaya başladı. Arkasından kalçalarını tutup kıçına doğru önümü yasladım, o da kendini arkaya verdi. Heyecanlanmıştım, o da heyecanlandığını belli etmemeye çalışarak, “sabırlı olursan bir şeyler yapabilirim belki” diye fısıldadı… Geniş koridorda bir kapının önünde durduk. “Hanımefendi içeride banyoda. Sizi bekliyor” dedi. Gerçekten de banyoya girmiştim ve editörüm çırılçıplak yıkanıyordu. Beni hissedince arkaya dönmüş, “Gelsene” demişti. Hemen soyunup yanına gittim. Onu çırılçıplak görmek beni hemen tahrik etmiş, hizmetçinin biraz önce kaldırdığı yarağımı daha da dikleştirmişti. “Bakıyorum hazırsın” dedi editörüm gülerek. Ona hemen domalmasını, arkadan yapacağımı söylediğimde, “Mümkün değil, orayı vermiyorum. Bunca yıllık kocama bile…” dedi. Onu hemen zorlayıp elimden kaçırmak istemiyordum. Kaderime razı olmuştum. Sıcak duşun okşayıcı çarpışları altında önüme oturmuş, sikimi emmeye başlamıştı. Emdiği yarağımı yüzüne yapıştırıp, aşağı yukarı sürterek yanaklarına boşalttığı zamansa zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Muhallebi kıvamındaki meniler, duştan akan suyla karışıp, sevgili editörümün boynuna, oradan da memelerine ve daha aşağılara karnına, kasıklarına ve nihayet kadınlığına ulaşıp, yapışkanımsı bir uzantı ile banyonun mermer döşemesine süzülüyordu. Az sonra, içimde kalan son kırıntıları, damlacıkları yutmak için sikime ağzını dayadı ve güçlü emişlerle sikimi içine çekmeye başladı. Sikim, dudaklarının basıncı, ağız boşluğunun nemli, kaygan ve sıcak vakumu ile anında kabarıp büyüdü, ağzının içini dolduruverdi. Bir süre ağzına sokup çıkardıktan sonra, ilk defa deneyeceğim bir şeyi istedi benden, “Yüzüme işer misin?” dedi. Çok şaşırmıştım ama onu kırmaya da niyetim yoktu… Ikınarak getirdim benimkini, büyük ve güçlü bir şırıltıyla yüzüne patladı altın duş. Benim sıvılarım ip gibi uzayıp yüzüne çarpıp, sıcak damlacıkları etrafa, boynuna memelerine, saçlarına saçılırken, sağ eliyle dibinden kavrayıp iyice açtığı ağzına hizaladı ve akan sidikleri doldurmaya başladı. Şırıltı ile dolan ağzındaki sıvıları acele ile boşaltıyor, sonra sikimin ucunu ağzına bir-iki santim kadar sokup yeniden dolduruyordu. Bu arada boğazındaki refleksten bir miktarını da yuttuğu belli oluyordu. Sanki çeşmeden kana kana su içen birisi görüntüsü ile son damlaya kadar yaptı bunları… Artık sıvının gelmediğini görünce, sikimi çekiştirip muhallebimi getirmek için çırpınmaya başladı. Sıcak suyun ve ilk defa yaşadığım bu olayın şoku ile derhal ağzına patladım, iki elimle saçlarını dibinden kavrayıp, yüzünü sikime yapıştırdığım için çırpına çırpına, kıvrana kıvrana her damlasını yutmak zorunda kaldı. İrileşmiş gözleri ve yüzündeki gergin ifade, dudaklarından dökülen itiraz inlemeleri, bu zorla yutma işinden hiç memnun kalmadığını gösteriyordu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Yeni Temizlikçi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bizler evli 35 yaşında karı kocayız. Kendi işyerimizde birlikte çalışıyoruz.Eşim gül le hep fantezi kuruyoruz.Bir gün bunu gerçekleştirmeye karar verdik.İlan vererek işyerimize sekreter alacağımızı söyledik. Gelenlerin 17 ve 25 yaş arasında olmasını istedik. İçlerinden en güzelini ve dul olanını seçtik. kadın tam manası ile 90/60/90 ölçülerinde ve eşinden 2 yıl önce boşanmış sarışın bir bayandı. Gül ona özel sorunlarını olursa söylemesini ve her konuda yardımcı olacağımızı söyledi. İki yıldır dul olmasından ve hiç bir cinsel ilişkiye girmemesinden dolayı cay falan verirken elimi tuttu ve çok seksi bakışlarla arzulu bir kadındı. bunu eşime söyledim eşimde ona bir pazar günü büroyu temizlemesi gerektiğini söyledi bende kasadan bir şey almayı bahane ederek büroya gittim.

Kapıyı açtığımda üzerinde ince uzun bir etek üzerinde ince askılı bulüz vardı ve içerisinde iç çamaşırı olmadığı belli oluyordu bluzunun önünün ıslak olması göğüslerinin ucunun tamamen belli ediyordu Kapıyı kapatıp içeri girdim ve oyalanmaya başladım . o merdivene çıkmış avizeleri siliyordu bana merdiveni tutabilir misiniz korkuyorum dedi. merdiveni tutarken alttan bacakları ve kırmızı tanga külotu gözüküyordu elimi yavaşça bacaklarına dokundurdum .hiç tepki vermedi aksine gülümsedi artık tamamen cesaretlenerek merdivenden indirdim ellerimle ıslanan göğüslerini okşamaya ve dudaklarını öpmeye başladım. okadar kudurmuştu ki hemen sikimi çıkardı ve emmeye başladı iki yıldır sikişmediğini ve yarrağı çok özlediğini söyledi . masama yatırarak arkasına geçtim sikimi amına sokmaya başladım çok dar amı vardı.Zevkten çığlıklar atarak boşaldı .ben daha içine gidip geliyordum ve arkasından sikmek istediğimi söyledim ve olumlu cevabı alınca hemen götüne sokmaya başladım. götü çok dar ve sıcaktı hemen boşaldım . ona isterse eşlimle de beraber 3 lü yapabiliriz dedim ve kabul etti bir dahaki sefere de onu anlatacağım hoşcakalın maillerinizi bekliyoruz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Çay Sevmem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bundan tam 4 yıl önce çiğdem adında bir kız arkadaşım vardı. Onunla konfeksiyon atölyesinde tanıştım ve 2 yıl gibi bir süre beraber olduk kendisiyle. Kendisi ilişkimizden annesine bahsetmişti ve bir gün çalıştığım fabrikadan ayrılmak zorunda kaldım. Ben atölyede modelistlik yapıyordum. Başka bir fabrikaya iş başı yaptım. Bir hafta sonra çiğdemle telefonlaştık ve annesi de fabrikada çay işlerine bakıyormuş. Ertesi gün sevmediğim halde çay istedim ve bana birisi çay getirdi. Model odam fabrikanın en üst katında, işi olmayanın giremiyecegi bir yerdi ve karşımda kısa siyah saçlı tam bir afet çay getirdi. Çiğdemin bahsettiği kişi siz olmalısınız dedi bana. Bende bir korku ile evet benim dedim ona. Çiğdemin neden bu kadar güzel olduğunu şimdi anladım dedim. Neden diye sordu. Ona güzelliği karşısında etkilendiğimi söyledim, güldü ve işimde başarılar diledi..

Annesi güzel ve çekiciydi. Ondan sonra onu hayal ediyordum, işi gücü bıraktım ve ne zaman boşu almaya gelecek diye yolunu gözledim. Birden kapı çaldı ve içeri girdi. Hemen boşu alıp götürdüm yanına ve gözlerinin içine bakarak boşu uzattım… Ben sürekli çay istiyordum. Odada yalnız çalıştığım için rahatça konuşma fırsatı buluyordum. Ve bir gün çağırıp bir pantolon modelini denemesini istedim kendisinden, onun bedeni olduğundan. Tabi ki benim iblisliğim. Oda bir tanede bana dikersen denerim dedi. Perdeyi çekip giymeye başladı pantolonu ve perde hafif açık kaldığından soyunduğu görünüyordu. Sarı dar pantolonunu indirdiğinde kalbim durmuştu. Altında kilodu yoktu. Eğildiğinde o geniş kalçaları yayılmıştı. Götü pürüzsüzdü, dayanamıyordum, saldıracaktım. Soyunma yeri çok küçüktü ve provayı orda yapmak istedim onunla daha yakın olabilirim diye ve pantolonu tam giyiyordu. Kısık sesle giyindin mi diye sordum, cevap alamayınca perdeyi açtım. Oda fermuarı çekiyordu, kabinden dışarı çıkmak istiyordu ama kapıda ben olduğum için çıkamadı ve orda kaldı Pantolon öyle dardı ki baldır ve kalçaları fırlayacak gibiydi… İkimiz de dar kabinde idik ve gözlerimizin içine bakıyorduk oda gülerek ya çok dar olmuş dedi.Kalçalarımın hepsi dışarıda gibi dedi. Onunda beni istediğini biliyordum ama açılamıyorduk birbirimize. Her yeri güzelde bu önü neden böle duruyor dedi. Amcıgının civarı oturmamıştı pantolonun. Eğilip bacağını aralamasını istedim kendisinden. Kabin dar olduğundan başım göbeğine değiyordu ve benimki didik olmuş kabarmış gibiydi. Bunu fark etti kendisi ve elimi amcıgına dayayıp kumaşın fazlalığını düzeltmeye başladım, aslında hatayı görmem bile yeterliydi ama açılmak istiyorum, ona dokunmak istiyorum. Orta parmağımla amcığına bastırıyordum, sürtüyordum. Hafif ıslaklık hissettim amcığında ve başımı kaldırıp suratına baktığımda gözlerini kapamış alt dudağını sıkmış zevk alıyordu. Kemersiz pantolonun fermuarını indirdim, hafif indirdim pantolonu ve dilimle amcığına darbeler vuruyordum. İnleme sesleri duyuyordum ıııııııhhh ahh diye.Beni daha da tahrik etti, sikimi çıkardım ve bir bacağını kaldırdım ve amına sokmaya başladım. Amcıgı çok dardı, zorla sokabildim ve bağırma sesleri çıkmıyordu. Ahh uhh hadi oğlum daha hızlı yap O da kendini itiyordu sikime doğru, en sonunda boşaldık ikimiz de. Sonra aşağı indi ve 10 dakika sonra elinde bir çayla geldi.

Bu akşam kocam evde değil akşam bize gel çiğdemle buluşursun, hem de fırsat buldukça sevişiriz dedi. Kabul ettim ve biraz kalçalarını sıktım ve kucağıma oturdu oda kendini salladı. Akşam evlerinin kapısını çaldım. Karşımda bornozla duruyordu ve banyo yapacağını söyledi. Çiğdemin 1 saat sonra gelicegini söyledi. O banyoya girdi ve bende çek yatta oturuyordum. Dayanamadım kapıdan izliyordum, soyunarak içeri girdim ve göğüslerini sıkıyordum, dilimle ağzının içini yalıyordum ve ellerimle kalçalarını sıkıyordum ve kalçalarını ayırıp orta parmağımla götüne bastırıyordum. Birden kalçalarını salladı ve parmağımı çıkardı. Olmaz, götten izin veremem dedi.Kocam bile yapmıyor oradan dedi. Ondan sora banyoda yere yatırdım sırt üstü ve bacaklarını kaldırdım. Elleriyle baldırlarını tuttu kendisi ve 2 deliği de kabak gibi açılmıştı. Sabunlu elimi amcığına sürttüm, aslında amacım farklıydı. Göt deliğini sabunlamak ve birden geçirmekti Amcıgından akan sabunlar göt deliğine doğru akıyordu. Parmağımla hafif sabunladım, genişlettim ve kazık gibi olmuş yarrağımı amcına soktum Gidip geldim, birden amcıgından çıkarıp göt deliğine yerleştirdim ve kökledim. Elini bile kaldıramadan kökledim. Bir çığlık attı banyoda. O çığlık tekrar tekrar söylendi aahhhh diye. Biraz gidip geldikten sonra oda zevk almaya başladı. Götüne boşaldım ve yıkandıktan sonra banyodan çıktık, çiğdemin gelmesini bekledik… En sonunda çiğdem gelmişti, annesinin yanında boynuna sarıldım ve öptüm onu. Oturduk ve annesi beni övgü kelimeleriyle övdü. Annesiyle halen sikişiyoruz, bazen de çiğdemle ama ikisiyle birlikte grup yapmak istiyorum diye annesine açıldım olmaz dedi,kızdı…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Gazete Editörü

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile, “Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı.

Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti. Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım…

Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey. Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti.

Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı. Genç kadının bacakları sütün gibi dümdüz ve iriceydi, eteği nefis kalçalarını örtmek şöyle dursun, daha da çıplak gösteriyordu. İçimden, “İşte sabaha kadar emip yalamaktan bıkmayacağım bir çit bacak” diye geçirdim. Hizmetçi kadın önümde kıçını sağa sola sallaya kıvıra yürüyor, beni üst kata çıkarıyordu. Öyle ince beli, öyle iri ve güzel götü vardı ki, dayanamadım ve elimi atıp avuçladım. Bir avuç dolusu kıç eti avcuma sıkıştı, elimi iyice kapattım, canını yaktım. Bana mısın demedi, daha da kırıtmaya, götünü kıvırmaya başladı. Arkasından kalçalarını tutup kıçına doğru önümü yasladım, o da kendini arkaya verdi. Heyecanlanmıştım, o da heyecanlandığını belli etmemeye çalışarak, “sabırlı olursan bir şeyler yapabilirim belki” diye fısıldadı… Geniş koridorda bir kapının önünde durduk. “Hanımefendi içeride banyoda. Sizi bekliyor” dedi. Gerçekten de banyoya girmiştim ve editörüm çırılçıplak yıkanıyordu. Beni hissedince arkaya dönmüş, “Gelsene” demişti. Hemen soyunup yanına gittim. Onu çırılçıplak görmek beni hemen tahrik etmiş, hizmetçinin biraz önce kaldırdığı yarağımı daha da dikleştirmişti. “Bakıyorum hazırsın” dedi editörüm gülerek. Ona hemen domalmasını, arkadan yapacağımı söylediğimde, “Mümkün değil, orayı vermiyorum. Bunca yıllık kocama bile…” dedi. Onu hemen zorlayıp elimden kaçırmak istemiyordum. Kaderime razı olmuştum. Sıcak duşun okşayıcı çarpışları altında önüme oturmuş, sikimi emmeye başlamıştı. Emdiği yarağımı yüzüne yapıştırıp, aşağı yukarı sürterek yanaklarına boşalttığı zamansa zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Muhallebi kıvamındaki meniler, duştan akan suyla karışıp, sevgili editörümün boynuna, oradan da memelerine ve daha aşağılara karnına, kasıklarına ve nihayet kadınlığına ulaşıp, yapışkanımsı bir uzantı ile banyonun mermer döşemesine süzülüyordu. Az sonra, içimde kalan son kırıntıları, damlacıkları yutmak için sikime ağzını dayadı ve güçlü emişlerle sikimi içine çekmeye başladı. Sikim, dudaklarının basıncı, ağız boşluğunun nemli, kaygan ve sıcak vakumu ile anında kabarıp büyüdü, ağzının içini dolduruverdi. Bir süre ağzına sokup çıkardıktan sonra, ilk defa deneyeceğim bir şeyi istedi benden, “Yüzüme işer misin?” dedi. Çok şaşırmıştım ama onu kırmaya da niyetim yoktu… Ikınarak getirdim benimkini, büyük ve güçlü bir şırıltıyla yüzüne patladı altın duş. Benim sıvılarım ip gibi uzayıp yüzüne çarpıp, sıcak damlacıkları etrafa, boynuna memelerine, saçlarına saçılırken, sağ eliyle dibinden kavrayıp iyice açtığı ağzına hizaladı ve akan sidikleri doldurmaya başladı. Şırıltı ile dolan ağzındaki sıvıları acele ile boşaltıyor, sonra sikimin ucunu ağzına bir-iki santim kadar sokup yeniden dolduruyordu. Bu arada boğazındaki refleksten bir miktarını da yuttuğu belli oluyordu. Sanki çeşmeden kana kana su içen birisi görüntüsü ile son damlaya kadar yaptı bunları… Artık sıvının gelmediğini görünce, sikimi çekiştirip muhallebimi getirmek için çırpınmaya başladı. Sıcak suyun ve ilk defa yaşadığım bu olayın şoku ile derhal ağzına patladım, iki elimle saçlarını dibinden kavrayıp, yüzünü sikime yapıştırdığım için çırpına çırpına, kıvrana kıvrana her damlasını yutmak zorunda kaldı. İrileşmiş gözleri ve yüzündeki gergin ifade, dudaklarından dökülen itiraz inlemeleri, bu zorla yutma işinden hiç memnun kalmadığını gösteriyordu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Güzel Müdirem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selam, biraz sonra duyacaklarınızla çizeceğiniz resme lütfen benim imzamı atın, biz iki arkadaşız benim adım Olcay, arkadaşımınki ise tansel, bizler bekarız. eğlence ve sekse çok meraklıyız, her gece daldan dala konarız. size başımızdan geçen bir olayı anlatacağız tamamıyla gerçek olduğuna emin olabilirsiniz. ikimizde olgun bakımlı ve güzel bayanlardan hoşlanırız. Arkadaşımın çalıştığı şirkete gitmiştim. tansel beni müdiresiyle tanıştırdı. önce her şey normaldi. aysu hanım sarışın kırmızı ojeli çok bakımlı 34 yaşında oldukça seksi bir bayandı ve de evliydi. önceleri şüphelenmemiştim ama mesai bitiminde herkes çıkmış biz kalmıştık. şeytan aklıma girmeye başladı. tam bizde çıkacağız diye düşünürken tansel elinde bir duble viskiyle geldi ve aysuya verdi. ben hani bana diye sordum. aysu ise biraz sabretmemi daha tatlı bir şeyler ikram edeceğini söyledi. viskiler bittikten sonra tansel yere eğildi ne olduğunu anlamamıştım ama aysu hafif hafif inlemeye başladı, tansel aysunun ayaklarını yalıyordu, bu arada aysunun etekleri yavaş yavaş yukarı doğru toplanmıştı. gördüklerim beni şok etti. sütun gibi dolgun bacakları karşımdaydı. heyecanlanmaya başladım. yavaş yavaş sertleşiyordum. aysu önümdeki kabarıklığı fark etti. kızarmıştım ama onu sikmeyi çok istiyordum.

Yavaşça önüme eğildi bu sırada tansel aysunun amını yalamaya başlamıştı. aysu çok azgın bir görüntü çiziyordu. ve bu beni tahrik etmeye yetmişti. aysu yavaş yavaş benim boğayı yalamaya başladı. bu arada ben 185 boyunda 85 kg ağırlığında esmer ve yakışıklı biriyim tanselde benim ölçülerimde en az benim kadar yakışıklıdır. hiç bir kadın bize dayanamaz en sevdiğimiz bir kadını azdırıp karşısında oyun oynamaktır. aysu benim 18 cm lik yarrağımı yalamaya devam ediyordu. tansel ayağa kalkıp 19 cm lik yarrağını aysunun eline verdi. aysu hem benim yarrağımı yalıyor hem de tanselin yarrağına otuz bir çektiriyordu. ve inledi hadi artık erkeklerim beni bağırta bağırta sikin diye. kocasını çok merak ediyorum böyle azgın bir kadına nasıl yetiyor ;)) yani yetmemesi çok normal. ve ben birden aysuyu belinden yakalayıp koltuğa başını gömdüm muhteşem amcığı karşımızdaydı. yazı tura attık ve ben kazandım. hiç çocuk çıkmamış amını ben sikecektim önce. yarrağımın başını tükürükle sıvadım aysunun sulanmış amcığı beni bekliyordu ama ben onu kudurtacaktım. aysu yalvarıyordu ne olur sikin beni, ne olur parçalayın amımı hadi dayanamıyorum artık ıhhhhh hadi diye inliyordu. ben yerimi aldım önce kafasını soktum kızgın amcığa ve birden köküne kadar geçirdim aysu ahhhhh diye bağırdı çıkar onu alamıyorum yırtılacak diye. ama ben durmadan aysunun amına sert darbelerde giriyordum. bu sırada tansel beni çekti ve benim yerime kendi geçti ne oluyo diye bir baktım. oda ne tansel aysunun götüne kuru kuru yarrağını hiç acımadan bir anda sapladı ve aysu bayıldı. götünden kan geliyordu tansel güzelce sikti. bir zaman sonra aysu kendine geldi ve ahh götüm ahh götüm yırtıldı diye tansele vurmaya başladı. bu beni biraz kızdırdı benim kankama vurmasını hazmedemedim ve viski şişesini elime aldım çok kalım bir şişeydi. önce ince kısmını yavaş yavaş götüne soktum daha sonra kalın kısmını ittirmeye başladım. aysu çılgına dönmüştü alışan götü yavaş yavaş şişeyi alıyordu götü o kadar genişledi ki içi gözüküyordu. şişenini üzerine oturtup amını sikmeye başladım aysu kendinden geçmişti. ben siktikçe daha daha diye yalvarıyordu ben sona yaklaşmıştım yarrağımı amından çıkarıp ağzına gömdüm ve bitün spermlerimi ağızına boşalttım. tanselde dayanamadı ve oda yüzüne göğüslerine boşldı. biz rahatlamıştık aysunun götündeki şişeyi çıkardık oturmakta çok zorlanıyordu yüzündeki spermleri yalayıp yutarken biz eteşekkur etti hiz böyle sikilmemiştim beni her zaman sikin derken bir daha gödüne şişe değil yarrak istediğini söylemeyi ihmal etmedi.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Konfeksiyonda Çiğdem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benimle aynı konfeksiyon atolyesinde beraber çalışan çiğdemi nasıl siktiyimi anlatacagım.Çiğdem tam bir afrodit gibi kızdır çok mühteşem götü ve memleri vardır. Çiğdem öylen yemek paydosunda yanıma gelerek benden kendisine makinayı öğretmemi istedi bende kabul ettim. Ve ne zaman musaitsen öğretebilirim dedim. O da bu akşam olabilir mi dedi bende benim için farketmez ok dedim.Akşam saat yedide bütün işciler paydos etip gittikten sonra ben Çiğdemle yanlız kaldık. İş yerinde bende çiğdeme hangi makinayı öğrenmek istediğini sordum. O da bana ponterizi öğrenmek istiyorum dedi. O gün Çiğdemin üzerinde leopar desenli geniş v yakalı bir bady siyah dar kesim likralı bir pantolon vardı.Ben makinaya oturdum ve çiğdeme bazı temel şeyleri anlatıyordum. Bu arada Çiğdemde yanımda ayakta duruyordu. Hafiften eyilerek beni dinliyordu. Bu arada bazende memeleri omuzuma temas ediyordu. Ben herşeyi anlatıktan ve bir kactane iş yaptıktan sonra çiğdeme yapabilirmisin diye sordum. O da bana evet dedi. Ben kalktım makinaya çiğdem oturdu.

Bende tam arkasında ayakta duruyordum caktırmadanda göz ucuyla memelerine bakıyordum. Bazende makine iplik kopardıgında ipliyi takma bahanesiyle dirsesiyim memelerine sürtüyordum. Çiğdem tekrar makinaya gecti ve çalışmaya devam etti. 10 dakika çalıştıktan sonra ben elimi çiğdemin omuzundan uzatıp memelerini okşamaya başladım.Çiğdem ilk başta biraz şaşırdı fakat daha sonra hiçbir tepki vermedi. Bende bundan cesaret alarak çiğdemi atolyenin en arka kısmına kumaşların bulundugu bölüme götürdüm. Hemen yere büyükce bir kumaş parcası serdim ilk önce çiğdem oturdu. Sonra bende yanına oturdum ve hemen dudaklarına yapıştım.

Dudaklarını vantus gibi emiyordum. Bu arada ben dudaklarını ve boynunu öperken bir elimlede bacaklarını ve o muhteşem memelerini okşuyordum.Daha sonra Çiğdemin badysini cıkardım. Altında siyah sütyeni vardı. Yavaşca omuzlarına küçük öpücükler kondurarak sütyeninin askılarını aşagıya dogru sıyırdım. Her zaman hayalini kurdugum o muhteşem memeler tam karşımdaydılar. Memelerini elimle yavaşca ve nazikce okşadım. Daha sonra meme uclarını dilimle yalamaya başladım. Çiğdemi yere uzandırdıktan sonra tekrar dudaklarından başlayarak göbeyine kadar her tarafını yaladım. Bu arada daha sonra yavaşça pantolonunun düğmesini ve fermuarını çözdüm.Pantolonunu yavaşca cıkardım. Ayak parmaklarından başlayarak yukarıya doğru cıktım. Altındaki siyah dantelli kilotunun kenarlarından tutup yavaşca cekip cıkardım. O muhteşem yeni traşlanmış amı karşımdaydı. Ben o güzel amı biraz yaladıktan sonra çiğdem bana benimde soyunmamı söyledi. Bende hemen çabuk bir şekilde soyundum ve benden 69 pozizyonunu yapmamızı istedi. Bende heman kabul ettim…Ben onun muhteşem amını yalarken oda benim 22 cm lik ufaklıgı büyük bir iştahla yalıyordu. Bende bu arada dilimi çiğdemin amının en derinlerinde gezdiriyordum. Her ikimizde büyük bir zevkle zevk iniltileri cıkarıyorduk. Çiğdem bende böyle devam etmemizi agzına boşalmamı istedi. Bende kabul ettim ama bu arada çiğdem çoktan boşalmıştı. Çiğdem sakso cekmeye devam ederek benimde agzına boşalmamı sagladı.Dölümün hepsini yalayıp yuttu. Bu sefer benden ayaga kalmamı istedi. Bende ayaga kalktım. Çiğdem ayagıyla sikime masaj yapmaya başladı çok muhteşemdi. Biraz böyle devam ettikten sonra sikimi tekrar agzına aldı. Bende bu arada onun memelerini okşuyordum. Çiğdem sikimi tekrar dimdik yaptıktan sonra önümde domaltı.

O muhteşem götü tüm güzelliyiyle karşımdaydı ve götünü saga sola dogru sallıyordu benimse hiç acelem yoktu. İlk önce Çiğdemin göt yanaklarını bir güzel öpüp yaladım ve sonra sıra göt deliyine gelmişti. Göt deliyinide yaladıktan sonra orta parmagımla o muhteşem deliyi genişletmeye başladım. Bu arada çiğdem ohhhhhhhhh devam et çok güzel yapıyorsun diyerek inliyordu ve benden bir an önce götünü sikmemi istiyordu. Devamlı olarak hadi artık o sikini götümde hissetmek istiyorum diyerek yalvarıyordu ve bende artık daha fazla sabredemedim ve sikimi tutarak yavaşca çiğdemin götüne sokmaya başladım.Biraz zorlansamda daha sonra bir hamlede hepsini sonuna kadar soktum. Götünün içi sıcacıktı. Ben ilk başlarda yavaş haraketlerle götünü sikmeye devam ettim. Her iki elimlede memelerini okşuyor ve uclarını sıkıyordum. Daha sonra bir elimi yavaşca amına dogru kaydırdım. Amının ıslandıgını farkettim. Bu ıslaklık beni iyice azdırdı. Bu sefer götünü daha sert ve hızlı şekilde sikmeye başladım tam boşalacagım zaman sikimi götünden cıkardım çiğdemi yere sırt üstü yatırdıktan sonra sikimi memelerinin arasına yerleştirip gidip gelmeye başladım.Ben memelerinin arasında gidip gelirken çiğdemde diliyle sikimin ucuna küçük dil darbeleri atıyordu ve çok gecmeden suratına tüm dölümü boşalttım. Çiğdem suratına boşalttıgım dölümü elleriyle suratından silip yalıyordu ben çiğdeme nasıldı diye sordumgumda bana çok muhteşem oldugunu ve bir sigara molasından sonra bugünlük son kez bir daha yapalım dedi.

Ben bir sigara yaktım beraber içtik sigaramız bittikten sonra çiğdem ayaga kalktı ve amını agzıma dayadı bende am suyuyla ıslanmış o muhteşem amını iştahlı bir şekilde yalıyordum. Çiğdemde eliyle başımdan bastırarak dilimi amının daha derinlerine sokmamı istiyordu. Bu sefer ben ayaga kaltım çiğdem önümde diz çöktü. Sikimi yalamaya başladı.Hem sikimi hemde taşşaklarımı yalıyordu. Eliylede amını sıvazlıyordu. Daha sonra beni sırt üstü yere yatırdı ve kendisi sikimin başından tutatarak tam göt deliyine gelecek şekilde ayarlayarak sikimin üzerine oturdu. Çok hızlı bir şekilde üzerinde zıplıyordu. Bende bu arada ellerimi beline doluyarak ona yardımcı oluyordum. Çiğdem üzerimde zıpladıkca ben kendimden geciyordum.Çiğdemse adeta kendinden gecmişti. Bazen yavaşca bazende çok hızlı bir şekilde üzerimde zıplıyordu. Bende bu arada memelerini yalıyordum. Onlarım agzıma alarak bir çocuk gibi onları yalıyordum. Ben memelerini yalarken Çiğdemde gözlerini kapatmış kendinden gecmiş bir halde hızlı bir şekilde üzerimde zıplıyordu. Daha sonra sikimi götünden cıkarıp tekrar agzına alamaya başladı. Bazen agzına alıyor bazende 31 çekiyordu. Bende daha fazla dayanamadım. Çiğdemin agzının içine dölümü boşalttım. Ama ikimizde çok yorulmuştuk ve saatte bayagı gecmişti.Üzerimizi giydikten sonra çiğdemi oturdugu apatmanın kapısına kadar götürdüm. Ayrılıkken benim dudaklarıma bir öpücük kondurduktan sonra bana tekrar makinayı öğretecekmisin diye sordu. Bende ona artık senin istemene gerek yok ben istediyim zaman sana makinayı öyretirim dedim. O da gülümseyerek ama fazla bekletme dedi. Çiğdem bu olaydan bir hafta sonra nişanlandı. Fakat bana korkmamamı halen kendisine makinayı öğretmeye devam etmemi istedi.Çiğdem nişanlı olmasına ragmen ben kendisine halen makinayı öğretiyorum. Bu arada bana söz verdi. Evlendikten sonra şimdilik yalayarak yetindiyim o güzel amcıgını siktireceyini söyledi. Kendimi çok şanslı hissediyorum canım evdeyken sikiş isterse sevgi ablam var işyerindeykende süper makinacım Çiğdem var. Allah tüm usta başlarına böyle marifetli elemanlar nasip etsin şimdilik herkeslere bol sikişler….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Seksi Şule

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çalıştığım işyerinde Şule adında bir bayan var bayan diyorum çünkü kısa süreli evlenmiş şen ve alımlı bir dul 23 yaşında 168 boyunda manken yapılı sarışın bir dilber giyimi kuşamı her şeyi beni deli ediyor. Hele minik eteğinin altından verdiği firikiği her erkeği baştan çıkarır cinsten aynı yerde olduğumuzdan dolayı bütün dertlerini beraber paylaşırız. Bir gün morali çok bozuk bir durumda işe geldi. Dul olduğundan rahatsız edildiğini falan söyledi bende yardımcı olabileceği akşam iş çıkışı bir yerde oturup konuşabileceğimizi söyledim o da olur dedi. O gün akşam olmak bilmedi.

İş yerinden beraber çıktık önce deniz kenarında bir lokantada balık yedik kırmızı şarap içtik. Saatler ilerlemişti bir diskoya gitmeye karar verdik orada müzik eşliğinde dans edip içki içiyorduk Şule içkinin tesiri ile iyice azmıştı. Geç vakte kadar dans ettik. Daha sonra ben onu evine bıkacaktım. Kapıya vardığımızda ayakta duracak hali yoktu. Beni evine kahve içmeye davet etti bende memnuniyetle kabul ettim. Evine çıktığımızda rahat bir şeyler giymek için izin istedi odasına gitti. Odasının kapısını da aralıklı bıraktı. Tabi bende onu seyretmek için kapıya kadar gittim. Elbisesini çıkartmıştı. Muhteşem bir vücudu vardı. Aklımı başımdan aldı sonra sutyenini çıkartmaya çalıştı fakat kopçasını bulamadı. Bana seslendi bende yatak odasına girdim yardım isteğini söyledi benden kopçasını çıkardıktan sonra sutyenini yere bıraktık artık o bomba gibi göğüsleri özgürdü arkasından göğüslerini avuçlayarak onu tahrik ettim ve oda kendini bana teslim etti. Güzelce yatağına yatırım her tarafını öpüp ısırdıktan sonra artık yalvarıyordu ne olur sik benim amcuğumu köküne kadar sok diye yalvarıyordu bende dayanamayıp yeni tıraş edilmiş kadife gibi amcığına yarağımı köküne kadar soktum. Altımda inliyordu hırsından daha fazla pompala diye çığlık atıyordu. İkimizde sarsıla sarsıla patladık. Bütün menilerim amıcğının içine akmıştı. Birer sigara içtikten sonra kendimize geldik sabaha kadar defalarca sikiştik. İş yerinde artık fırsat buldukça sevişiyor hatta yalnız kaldığımız ortamda ayakta onu sikiyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Aynı Departman

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çalıştığım yerde iş gereği sık sık gece yarılarına kadar mesaiye kalmamız gerekiyordu. Aynı odada yan masamda çalışan sarı afet evli idi. Ama olsun, çünkü bende evliyim. Zaten önemli olan o departmana geçtiğim günden beri onunla aramızda oluşan elektriklenme idi. İkimizde bir şeyler hissediyorduk. fakat asla belli etmemeye çalışıyorduk. gecenin ileri saatlerinde dinlenmek için bişiler içerken birbirimize kişisel sorunlarımızı anlatıyorduk. Onun kocası alkolikti. Ve kesinlikle onu sevmiyordu. ayrıca başkada yığınla problemleri vardı. bana kız arkadaşlarına bile anlatmadığı şeyleri anlattığını hatta sadece “eşinin bile bilmediği” benim bildiğim şeyler olduğunu söylüyordu. bana bu kadar güvenmesi ve açılması beni çok etkiliyordu.

Etraftaki en çekici kadın o idi. ben 28 yaşındayım. o ise daha 20 yaşında.. ama daha genç kızlardan bile bakımlı ve çok alımlı. benden başkada bir çok erkeğin onunla ilgilendiğini ama asla yüz bulamadıklarını biliyordum. bu romantik geceler gittikçe yoğunlaştı. artık birbirimize küçük komplimanlar yapmaya başlamıştık. henüz belirgin bir adı koyulmamış olsa da bu ilişkinin varlığını kabul ediyor ve sürekli birbirimizi görmeye çalışıyorduk. sık sık yanıma gelip oturuyordu. iş gereği imiş gibi klavyeme falan uzanıp bişiler yazarken elime koluma dokunuyor o yumuşak mis kokulu cildini hissetmemi sağlıyordu. o çok yakışan kot pantolonlarının daha da belirginleştirdiği bal kutucuğunu bazen koluma bazanda bacağıma falan yanlışlıkla dokunmuş gibi yaparak sürtüyor ve beni eşimde yada daha önceki ilişkilerimde hissetmediğim heyecanlara sürüklüyordu. bu böyle 1-2 ay devam etti. sonra bir ara onun için yazdığım bir şiiri benim masamda görüp bana “şiirini gördüm” dedi. çok utanmıştım. çünkü ilk olarak ben kendimi ele vermiş olmuştum. çok bozuldum. yemekhanede hep karşı karşıya otururduk. o gün de yine karşıma oturdu ve “bunu bu kadar büyütme” dedi. epey rahatlatıcı şeyler söyledi. böylece ilişkimizin türü belirlenmiş oldu. biz artık “başkalarıyla evli” iki sevgili idik. o günden sonra yavaş yavaş ellerimi birleşmeye başladı. inanır mısınız, sadece el temasının insanı tahrik edebileceğini onda gördüm. hayatımda tatmadığım kadar tatlı bir dokunuşu vardı. içimi ürperten bir kokusu ve teninin inanılmaz yumuşak, tatlı, pürüzsüz bir vücudu vardı. yan yana oturuğumuz zaman kimse görmeden masanın altında bacaklarımızı birbirine doluyor ve sıkıyorduk. bu bacaklarla gerçekleştirdiğimiz kucaklaşmayı kimse görmeden masamın altında gizlice yapmaya çalıştığımız için ayrıca bir heyecanı oluyordu. günlerimiz böyle tatlı dokunmalarla geçerken bir hafta sonu sadece ikimiz kaldık. zaten o şefti ve o hafta sonu mesaiye benden başka kimseyi çağırmamıştı.o gün akşama hatta gece yarısına kadar küçük dokunmalar ve bacaklarımızın teması ile geçti. bu arada bende ve emindim ki ondada müthiş bir arzu vardı. bir an önce uygun bir fırsat bulup artık vücutlarımızın aylardan beri ısrarla istediği şeyi onlara vermeliydik. işte o gece.. heyecanla beklediğimiz her şeyi yapmayı düşlediğim an gelmiş olabilirdi.. her şeye rağmen ikimizde çok ürkektik. bu ikimiz içinde ilk aldatma ve (bir başkası ile)ilk tecrübe idi. tecrübe idi. gecenin ilerleyen saatlerinde ellerimiz hiç ayrılmamacasına birbirine kenetlenmiş olarak göz göze tatlı aşk sözcükleri fısıldamaya başlamıştık ki ben ilk busemi onun ellerine ve açık olan kollarına kondurmaya başladım. dudaklarımı kollarının her noktasında dolaştırırken derin derin nefes aldığını fark ettim. artık bundan daha fazla heyecan duyulamazdı.dudaklarım omuzlarına ve boynuna ulaştığında

Onun elleri artık benim saçlarımı karıştırmaya başlamıştı. ve sonunda dudaklarımız kaçınılmaz olarak birbirine saldırırcasına birleşti ve dillerimizle dudaklarımızla bu işte tecrübeli iki evli insan olarak gerçek sevişmenin ön aşamalarını çok büyük zevkler alarak, aylardır arzulayıp hayallerini kurduğumuz şeyleri yapmaya başladık. onun o iki kor gibi yanan dudaklarındaki doyumsuz tadı emerek ve dişlerimin arasında ezerek yudum yudum tattım. işte hayallerim gerçek oluyordu. ne kadar mutlu olduğumu anlatıyor ve onu çılgın gibi inletecek romantiklikte aşk buseleri konduruyordum. bütün vücudumuz sımsıkı birleşmişti. ellerimiz ise asla boş durmuyor sürekli birbirimizin kalçalarını, belini ve sırtını yırtarcasına okşuyordu. tişörtünü ve sutyenini bir çırpıda çıkarttım. işte sürekli hayalini kurduğum o küçük ama diri ve dik göğüsler karşımda idi. derhal harekete geçerek onların tadını ağzımda,dilimde dahası o harikulade kokusunu içimde hissetmeye başladım. tamamına yakınını ağzıma emerek doldurduğum göğüslerini hararetle ezerek emiyordum. dilimle göğüs uçlarına tatlı ve küçük yuvarlaklarla iyice dik ve dirileşene kadar uyardım. tatlı bir karın yuvarlağı vardı. mükemmel bir sırtı incecik beli vardı vücudu kollarımın arasında kaybolacak kadar zarif ve incecikti. sıkı sıkı kavradığım vücudunu kendime bastırdığımda inlediğini hissettim. sesi bana çok tatlı geliyordu. onun her şeyini beğeniyordum. bu bizim için bir seks olmaktan çok birbirimizin olmanın verdiği ayrı bir hazzıda yaşatıyordu. çünkü birbirimizi seviyorduk. bende üstümdekileri çıkarttım ve oda beni aynı şekilde öperek ve diliyle uyardı. onun beni öpmesi inanılmaz zevkli idi. aynı şeyleri hissetmek çok güzeldi. sonra sıra pantolonlara geldi. önce onun pantolonunu çıkarttık beraberce. çünkü dar olduğu için baya zor çıkıyordu. sonra benim pantolonda çıkınca bacaklarımız artık direk birbirine dokunmuş olmaktan dolayı öylesine zevkli anlar yaşadılar ki ben olabildiğince sertleşmiş ve dim dik olmuştum. bacaklarını ve külotunun üstünden bal kutusunu okşarken oda benimkine saldırdı. ellerinin arasında sıkıyor ve okşamaya çalışıyordu. “çok büyük” dedi bir ara… gururumu okşamıştı bu sözü.. daha fazla dayanamayıp külotunu indirdim. onu masanın üstüne uzandırıp bal kutusuna ağzımı gömdüm. o elleri ile saçlarımı okşuyor ve başımı bal kutusunun içine doğru bastırıyordu. dilimle onun içine girdim. hafif şeftali tüylerini dişlerimle çekiştirdim. kenarları da dahil bacaklarının içini, o inanılmaz güzel kokulu bal kutusunun etrafını santim santim, bir noktasını atlamadan yaladım. dişlerimle kü.ük ısırışlar yaparak ona ince zevk çığlıkları attırdım. sonra sıra ondaydı. ben koltuğumda o da önümde idi. artık patlayacak gibi olan makineyi önce bir kaç kez yaladı, iki eliyle tutmuş iştahla onu inceliyordu. bana gülümseyerek baktı ve bir seferde aleti yarısına kadar aldı. küçücük ağzına daha fazla sığdıramadı. muhteşem dudakları ile kenarlarından yalayarak ve emerek devam etti. özellikle aletin başını dondurma gibi yalıyor ve sonra alıp emiyordu. artık daha fazla beklemedik. ben koltukta iken kucağıma uturdu. kontrollü olarak bal kutusuna yavaş yavaş sokmaya başladı. tamamını almıyor yarısına kadar girip çıkıyordu. sonra birden dibine kadar girmesini sağlamak için bastırıverdi. o da bende çığlık atmıştık. işte sevgilim benim olmuştu. üstümde ileri geri temposunu sağlayacak şekilde hareketlenmeye başladı. göğüsleri ise ağzımda idi. sırtımı çizmeye başlayan tırnakları ne kadar hoşulandığının delili idi.bir süre böyle devam ettikten sonra nefes nefese inlemeye başladı. ve sarsılarak boşaldığında bende patlamaya başladım. aynı hırsla tempoyu artırdı ve küçük çığlıklar atarak büyük bir deprem yaşadık.

İkimizde boşalmış olmamıza rağmen içinden çıkmadım. sım sıkı sarılarak bir süre öpüşerek dinlendik.mükemmel dar kalçasını ve yuvarlak poposunu ezerek okşuyordum. bir yandan da göçüslerini ve boynunu yalıyor dudaklarını emiyordum. bu bir süre devam etti. tekrar sertleştiğimi hissettiğinde gülümseyerek “ne çabuk dikildin sen” dedi. bu onun hoşuna gitmişti. bu sefer onu masaya yatırdım ve üstüne çıkıp bacaklarının arasına girdim. uzun bacaklarını yukarı kaldırıp arasındaki bana ait olan bal kutusunun sıcak ve ıslak aralığına girdim. işte yine başlamıştık. her şey o kadar güzeldi ki.. har ikimiz içinde daha mükemmel bir sevişme olamazdı. sevdiğimiz insanla aylarca hayalini kurduğumuz şeyi gerçekleştiriyorduk. gidip gelmelerim hızlandıkça sevgilimin kasıklarında hissedilir kasılmalar olmaya başladı. bacaklarını sımsıkı belime doladı ve inanılmaz bir sarsılma ile boşalmaya başladı. hiç rastlamadığım kadar uzun süren bu boşalma sırasında sevgilim gözlerini kapatmış beni şiddetle kendisine çekiyor ve aletin daha fazla içine girmesini sağlıyordu. ben onun içinde iken aletimin sıkıca sarıldığını ve her girişimde ona acı verecek kadar zorlandığını sanıyordum. çünkü çok sıcak ve dardı. o mükemmel kayganlık harikaydı. daha onun boşalma iniltileri bitmeden doruğa ulaşmış ve bir çağlayan gibi içine akmaya başlamıştım. tatlı darbelerle boşalmam sürerken bende gözlerimi kapatmış bu zevk ve mutluluk anını ölümsüzleştirmeye çalıştım. gözlerimi açtığımda bana mutlulukla gülümsediğini gördüm. artık ben onun o da benim olmuştu. o gece onunla ilk kez yaptığımız bu iş bizim için hayatımızın en güzel başlangıcı oldu. şimdi hala fırsat buldukça sevişiyoruz. eşlerimiz mi?!!… onların bişiden haberi yok. tabii kii…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


Yeni Sekreter

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba özel bir şirketin yöneticisiyim işlerim son zamanlarda öyle yoğunduki bırakın sevişmeyi başımı kaşıyamıyordum, eksik olan kadromuzu tamamlamak için gazeteye iş ilanı verilmişti gelenleri özce insan kaynakları görüyor ön elemeden geçenleri bana yolluyorlardı yani kalite kontrolü ben yapıcaktım, kapım çalındı içeri giren i.kaynaklarında çalışan bir arkadaştı yönetici sekreterliği için gelen bayan ön elemeyi geçti görmek istermisiniz. diye sordu gelsin dedim gazete okuyordum kafam öne eğikti ayak seslerini duydum kulağa hoş geliyordu somra ayak sesleri kesildi masamın önüne kadar gelmişti çünkü kafamı kaldırmamla gözlerimin yerinden fırlaması bir oldu sütun gibi bir vücut ve bebek gibi bir yüz vardı karşımda dumur olmuştum resmen her şeyi unutum birden bu afeti hatunla çılgınlar gibi seviştiğimi düşledim tabi bunların hepsi bir saniyelik hemen kendimi toparladım ve oturmasını söyledim ciddi olmam gerekiyordu nede olsa benim sekreterliğimi yapacaktı kendimi toparlamıştım ama önümde pantolonumu delecekmiş gibi kalkan şeye bir türlü söz dinletemiyordum işin kötüsü masam cam olduğu gibi görünüyordu bacak bacak üstüne attım konuşmaya başladık ama o mükemmel bacaklara insanın gözleri kayıp kayıp gidiyordu siyah çorap giymişti yine siyah etek ve çeket vardı üzerinde ceketin içinde sadece sutyeni vardı çünkü dekoltesi baya iyiydi tabi sonradan anladım sutyende yokmuş ayakkabıları sivri burunlu uzun topuklu ve bilekten bağcıklı idi daha ne olsun beni delirtmek için bütün objelere sahipti işte bir süre iş konuştuktan sonra özele indik bekardı benim gibi!! ve sevgilisi de yoktu ama iş için gelen bir insana sulanmak işte bu sorundu lafı şimdi olduğu gibi baya eveleyip geveledim :)) sonunda üzgünüm seni işe alamam dedim çok bozuldu bunu hiç beklemiyordu çünkü kendin fazlasıyla güveniyordu tekbir şey söyledi neden- çünkü çok güzel ve etkileyicisin seni işe alırsam iş yerinde tacize uğrayan kadınlar kervanına katılırsın dedim güldü

O halde beni işe almadığın için ben seni taciz edeyim deyip ceketini çıkarttı işte orda anladım sutyen olmadığını mükemmel göğüsleri vardı çok diriydiler ama kapı açık yerimden fırladığım gibi kapıyı kapatıp kitledim ayağa kalkmıştı eteğini kalçalarını oynatarak yukarı doğru çekiyordu ona yaklaştım çorapları beni deli etmişti dantelli çoraplara bayılıyordum küçücük bir tanga giymişti bu kız resmen buraya sevişmek için gelmiş gibiydi onu kollarımın arasına alıp dudaklarına yapıştım sarı saçlarını elime dolamıştım aşağıya indim ve o mükemmel göğüsleri yalamaya,emmeye başladım bir elim kalçalarındaydı daha da aşşağiya indim onu deri koltuğa oturtup bacaklarını havaya kaldırıp tangayı çıkarttım ve kafamı bacaklarının arasına gömdüm sıcacıktı, sulanmış ve iyice kabarmıştı dilimi içine soktukça inliyor ellerini saçlarımda dolaştırıp kafama bastırıyordu daha fazla dayanamadım doğrulup zıpkın gibi içine dalacaktım ki eliyle iti ve doğrulup ağzına almaya başladı dizlerim titriyordu neredeyse bir aydır sevişmemiştim ama acısını çıkartacaktım, öyle şehvetli yalıyorduk sanki yutacaktı kafasından tutup ağzına sokup çıkartıyordum testislerimi avuçlamış arada bir onları da yalıyordu dayanamadım tam ağzındayken patladım öyle bir patlamaydı ki bu ağzına sığmamıştı menilerim rahatlamıştım o bana kızacak gibi oldu ama daha içime girmedin dedi sonra kazık gibi durduğunu görünce yüzü güldü ayağa kalkıp arkasını döndü ve ellerini koltuğa dayadı yuvarlak kalçalardan tutup ikiye ayırdım kadınlığı fırın gibi olmuştu önce başını fırça gibi sürttüm ben sürttükçe o içini çekiyordu sonra birden içine girdim çığlığı basmıştı kasıklarından tutup hızlı hızlı girip çıkmaya başladım o kadar sıcaktı ki yanıyordu resmen doruğa gelmiştik ikimizde ama onun inlemeleri çığlıkları ve arada bir beni tahrik edici davet dolu sözleri beni mahvetmişti ikimizde aynı anda patladık sıcak menilerim bu sefer onun kadınlığının içini doldurmuştu ikimizde yığıldık kaldık o günden sonra sık sık yığılıp kalıyoruz. Artık geceler daha renkli. :))

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32


porno izle online betting bahis siteleri bahis siteleri canl bahis canl bahis canl bahis bahis siteleri sakarya escort sakarya escort webmaster forum aydnl escort kaynarca escort ataehir escort kilis escort