Kocamı komşumla ohhh diyerek aldatım

Merhaba arkadaşlar size kocamı iri yaraklı komşumla nasıl aldatığımı anlatacağım,ben 26 Yaşında 1,70 boyunda, 60 kilo güzel ve sarışın bir bayanım. Bu anlatacağım olay 1 ay önce başımdan geçmişti. Evliyim ve kocamla harika bir ten uyumumuz ve sex hayatımız var. Ama ben komşumuzun oğlu Emre’nin beni sikmesini hayal ediyordum. Bunu hafta sonu kocam şehir dışındayken halledecektim. Nihayet hafta sonu geldi ve kocam yoktu. Emre’yi çağırdım. Makyajımı yaptım ve Emre’yi tahrik eden parfümümü sıktım. Kapıyı açtığımda beni karşısında görünce donup kaldı baştan aşağıya süzdü bende içeri girsene kapıda mı geçireceksin bütün günü dedim gülerek. Emre’ye içki ikram ettim ve içkisini içerken kucağına oturdum.Rüya olduğunu düşünüyorsan dokun bana ve bak bakalım rüya mı dedim. Emre’nin Siki sertleşmişti ve kalçamın altında eziliyordu sertliğini hissedebiliyordum. Emre’yi öpmeye başladım. Öpüşmemiz ateşlendikçe elide hareketlenmeye başladı ve bacaklarımı okşamaya başladı seks hikaye dudakları boynuma indiği zaman elide eteğimin altına doğru ilerlemiş ve tangamın üstünden amcığımı okşuyordu. mithatpaşa escort Önünde diz çöküp altındaki eşofmanı çıkarttım ve sikini avucuma alıp okşadım başını emdim üstünde dilimi gezdirdim ve yalamaya başladım. Emre kendinden geçiyordu adeta başımı bastırıyor saçlarımı okşuyordu. Emre artık deli olmuştu gözlerinin içine bakarak devam mı yoksa başka bir şey mi istersin dedim. Sonra beni kaldırdı ve kanepeye oturttu bacaklarımı açtı eteğimi sıyırıp tangamı çıkarttı ve kendi eşofmanın üstüne koydu. Sonra başını amıma gömüp yalamaya başladı, amımı vahşice emiyor, parmaklıyor ve yalıyordu. Bana seni önce dilim becerecek sonrada ben dedi ve diliyle derinlerimi yalamaya başladı.Çıldırıyordum ve ıslanmıştım zevkten deli oluyordum. Sikini tutarak seni en çok bu koltukta ve kendi yatağında sikmeyi hayal ediyordum şimdi ilkini gerçekleştiriyoruz dedi ve sikini amcığıma soktu. Ben derin bir inleme ile ona zevk vermeye devam ediyordum. İnle yavrum ve inle bebeğim diyerek beni sikiyordu. Artık bende altında zevkten çılgınca inliyordum. Emre içimde çılgın gibi boşalmaya başladı. maltepe escort Ben de boşalmıştım, Emre’nin bacakları titriyordu. Adeta kendinden geçmişti. Amcığımdan spermleri akıyordu. Emre Saçımdan tutup dudaklarıma yapıştı delice öptü ve muhteşemdin dedi. Bunları yaşayacağımı bilsem sabah seni düşleyerek masturbasyon yapmazdım dedi. Hala gömleğim üstümde ve eteğimle çizmelerim duruyor beni soymadan siktin dedim.Gömleğimin düğmelerini açıp ama bunlarda senin ilgini bekliyor diyerek göğüslerimi gösterdim. Emre hemen elini atıp okşadı ve onları yemek isterim dedi. Yemek masasının önünde belimden tutup sarılarak yakaladı beni masaya domalmış haldeydim ve nefes nefeseydik. Emre çıplaktı ve arkamda duruyordu bana baktıktan sonra belime eliyle baskı yaparak domal masaya dedi. Ben de dediğini yaptım ve bacaklarımı açarak masaya domalmıştım. Emre eteğimi çıkarttı kalçalarımı tokatlamaya başladı. Bir yandan da diğer eli ile göğsümü okşuyordu. Ggötünde bana serbest mi dedi. Senin için ilk olmak beni ateşlendiriyor sok hadi o harika sikini dedim. Peki bunu sen istedin dedi ve sikini tutup götüme soktu. O anda başımı geriye atarak ankara escort çığlık attım altında. Benim bağırışlarım Emre’yi daha çok tahrik etti. Kalçalarımı tokatlayarak götümü sikmeye başladı.bir yandan elleri ile göğüslerimi okşarken, diğer yandan siki götümü parçalıyordu. Emre beni sikerken ben de altında kalçalarımı sallayarak deli gibi inliyordum. Emre artık delirmiş gibiydi. Tam boşalmak üzereyken götümden çıktı ve yüzümü çevirip beni masaya yatırdı tekrar amcığıma girdi ve birkaç dakika sonra amcığıma boşaldı. Emreyle muhteşem zevkler yaşıyorduk. Hayal ettiğin kadar var mıyım? dedim. Hayal ne kelime fazlasıyla var dedi ve beni bırakmadan o gün defalarca sikip boşaltı.porno hikayeleri


2 yıllık arkadaşlığımızı alevlendiren(!) tatil.

Şu an çok mutlu bir evliliğim var, ancak hayatımda bu kadar çekici gelip de sevdiğim bir arkadaşımı maalesef tehlikeli çekim nedeniyle kaybettim. Hala kendisini özlerim. Buket olarak anacağım onu.

28 yaşlarımdan sonra artık erkeklerle yanyana geldikçe yapılan abaza seks, araba, para, iş muhabbetlerinden iyice sıkılmıştım. Bol mesaili, sosyal hayatsız bu dönemimde internetten hayat dolu bir kızla tanıştım. Çok bunalmış, ilişki, evlilik arayan biriydi. Onla zaman geçirmekten çok hoşlanır oldum. Açıkçası o dönemler çıkmayı da düşündük ama üniversite aşkı onu başka biriyle aldatmış, bekaretini alıp bırakmıştı. Böyle çapsız kötü bir ilişkisi olması kafama takıldı , tartışmalarımız olsa da aşkı ilişkimizde istemedik.
Her zaman mini etek, göğüs dekolteli elbiseler giydiğinden libidomu arttıran bir tarzı vardı. Yanımda onla olmak çok güzeldi. Göğüslerine , bacaklarına baktığımı farketse de tavır yapmazdı, görmezden gelirdi. Açıkçası teşhirciliği severdi. Dünya ya, hayata dair çok tartışsak da yalnızlığımıza çare birbirimizdik.
eskort
Haftada 2-3 defa bir araya gelirdik. Sadece merhabalaştığımız onun bir arkadaşı sürekli bizi birbirimize yakıştırırdı, “neden çıkmıyorsunuz, çok yakışıyorsunuz ” diye ince ince onu işliyordu. Muhabbet ederken bana da söyledi, güldük. Ancak bir gün “Ömer çok bunaldım, barlar sokağı na gelir misin ?” yazdı. O zamana kadar bu kadar hızlı sarhoş olduğunu bilmiyordum. 1 bira ve 1 şarapla düzgün yürüyemez hale geldi, şaka yaptığını sanmıştım ancak cidden öyleydi. İstanbul’un farklı yakalarında olsak da onu bu halde gönderemezdim. Koluma girerek yürüdük ve otobüse bindik. Omzumda uyudu ve otobüste elimi tutmaya başladı. Sarhoşluğuna verdim ama sanırım bir yerlerde erkeği olmayışının eksikliğini yaşıyordu. O gece onu bırakıp döndüm, ailesiyle yaşadığından eve giremedim. Artık tüm ailesi beni biliyordu, zira bir erkeğe seslenirken bile “Ömer” diye adımı söylüyormuş 🙂

Tanıştımızın tam da 1. yılında bana çift kişilik kolej escort
4 günlük bir tatil hediye etti şirketim. 31 yaşında iken bir erkekle yada ailemle gidemezdim. Sevgilim de yoktu çünkü Buket’le tüm boş zamanımı geçiriyordum. Mail trafiğimizde konuyu açtım, zaten o da o yıl yurtdışına çıkacaktı. “Schengen vize, pasaport işlemlerim zaten olacak, tamam geliyorum” dedi. Çok heyecanlıydı. Anormal arkadaşlığımızı insanlara anlatmak da zorlanıyorduk, birbirimize bile. O açıdan ailelerimize ben bir erkek arkadaşımla o da bir kız arkadaşıyla gideceğimizi söyledik.

Pek çok konuyu kızılay escort konuştuğumuzdan ayrı oda kalmayı acenteye sordum, şirketi araya sokmadım. “Kuzenim bayan ayrı oda istiyoruz” dedim.P fiyat farkını Buket’e söyledim. O ise “Ben sana güveniyorum, gerek yok. O farkı yeriz” dedi. Odanın ayrı yataklı olacağını tura ilettim.

O gün yine buluşup yemek yedik, çöpçatan arkadaşı “Bunlar hep tezgah, Ömer sana evlenme teklif edecek” demiş. Söyleyince çok güldük.

Gün geldi ve sabah 06:00’da buluştuk. Lacivert desenli bir elbise ile göğüsler ve etek foraydı. Turdaki ergen birkaç tip gözünü Buket’ten alamıyordu, bende elbette. Tur ülkeye indiği gibi bizi gezdirmeye başladı. Meşhur yerlerde fotoğraf çekildik ve akşam oldu. Otel çok merkezi yerde ve temizdi. Ancak tuvaletimizde sifon sürekli sesi de rahatsız şekilde akarak rahatsız ediyordu. Resepsiyona arızayı ilettim, Avrupalı zihniyeti kontrol ettikten sonra akşam tamir edilemeyeceğini söyleyip bizi başka odaya aldılar.

Sanırım tatilde bizi yakınlaştıran olay da bu oldu. Geçtiğimiz yeni odada çift kişilik tek yatak vardı, resepsiyonu arayıp iki ayrı yatak istedim ancak maalesef yoktu. Durumu Buket’e anlattığımda “Kız gibisin Ömer, ben senden korkmuyorum, beraber uyuruz” dedi. Artık odamızda belli olunca “ben duşa gireyim” dedim. Buket de “O zaman çıkarken haber ver, üstümü değişeceğim. Söylemeden çıkma” dedi.

Valizimi açıp havlumu alırken Buket ayaklarını yatağa uzatmış TV’ye bakıyordu. Mini elbisesiyle uzattığı ı buğday tenli bacakları beni benden aldı. Ayakları kusursuz güzellikteydi. Yavaş hareketlerle ” Tamam duşa giriyorum” dedim, o da yatağın kenarına doğrulurken eteğinden külot frikiğini verdi. Bembeyaz bir külot giymişti. Kafasını kaldırmadı bile ve eteğini indirdi. O anı yakalamıştım ama farketmemesi için kendimi tuvalete attım.

Onun teşhirci ve bakışlarımı umursamaz tavrını hep sevdim. Duş alırken sikim taş oldu ama mastürbasyon yapmayacaktım. Çıktığımda dışarda cüretkar giyinen o kız gayet erkeksi pijamalarla karşıladı beni. “Duş sırası bende” dedi. “Sen duş al ben de market bulayım. Ne içersin?” dedim. “Bira olabilir, ama beni sarhoş etme. Miller falan olsun” dedi. Ona ve kendime 6 bira kaptım geldim. O da çıkmış saçını kuruluyordu. Erken kalktık, bugün odada takılalım diye karar verdik. TV açtım, müzik kanalına ayarladım. Tuvalette pijamamı giyip yatağa girdim bende.

Oda değişimine güldük, TV izlerken onun o güzel kokularıyla 1 saat uyumuşuz. Elleri omzumda uyandım. Ona dönüp konuşmaya başladım ve buzdolabından biraları getirdim. Buraya nasıl geldiğimizi konuşuyor bir yerde arkadaşlığımızın yıldönümünü kutluyorduk. “Bak bira içirip de beni sarhoş edip kandıramazsın” dedi. 80 liler bilir parmak dövüşünü. Yorganın üstündeki sağ elimi tuttu ve başparmağıma bastı. Yorganın altından da kaçamakça bir ayağını dokundurup çekiyordu. Evciliğine ben de katıldım. “Ele bakmadan gözlere bakarak oyna” dedim. Ben de öyle yapıyordum ama gözlerim onun o ince dudaklarına gidiyordu. O da gülümsüyordu bu halime.

Yine sikim kupkuru taş olmuştu. Bir an birşey yapmadan boşalacağım sandım. Sol elimi pijamamın içine soktum, o an mastürbasyon yapıp rahatlamayı bile düşündüm. Buket o tam sıra elimin oynamalarını farketti sanırım, birden dönüp sırtını bana verdi vücudunu bana yasladı. İçimdeki piçliği durdurmaya çalışan ben de niyeti bozdum. Elimi beline attım ve kalkık sikimi götüne yaklaştırdım. Taş gibi hissedince birden dönüp aşağı baktı ve sonra yüzüme. Götünü çekti ve birden döndü. “Benden etkilenmediğini sanıyordum Ömer. Aşağıda taş gibi birşeyi bana değdiriyorsun”

“Buket önce flört olarak başlamıştık, konuştuğumuz gibi cinsel deneyimlerimizi herşeyi konuştuk. Evlilik istediğin için seni kandıramazdım. Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun, ilk baştan evliliği söylediğin için aşık olamayız dedim. Sana karşı hissettiklerim aşktan da öte” dedim. Bunu duyunca yine elimi tuttu ve bu defa yüzü bana dönük yaklaştı. Diğer elimi yine beline atım. Gözgöze bakışıyorduk, daha fazla kendimi tutamayıp dudaklarına yapıştım. Belki 1 saniye tepkisiz kaldı ama birden sırtüstü pozisyon alıp altıma girdi. Nefes almadan öpüşüyorduk, belindeki elimle üst pijamasını sıvazladım. Artık o buğday tenine dokunuyordum.

2 erkekle seks yaptığını biliyordum, o da benim eski kız arkadaşlarımı. O güzel nefesi bir de bira kokuyordu. Yanaklarına oradan boynuna indim. Öpmelerim yalamaya döndü. Kalkık sikimi vajinasına bastıkça kısık kısık inliyordu. Sanki ilk defa seks yapar gibi hamleleri benden bekliyordu ve gözlerini kapadı.

Pijamasının üstünü sıvazladım. Memelerini sadece avuçlayan destek sütyeniydi. Gevşek olunca memelerini yalamaya, ısırmaya başladım. Sol elimle alt pijamasının içine elimi soktum. Kalçasını sıkıp elimi ön tarafa götürünce külodundaki nemi hissettim. Bastırmalarım onu akıtmıştı. Bir hamle hızla kalktım soyunmaya başladım, o da bir an baktı bana. Benim ona birşeyler yapmamı bekler gibiydi.

Ama tur sabahı giydiği o elbise, seksiliği hiç yavaş soyacak, ön seks yapacak takat bırakmamıştı. Hızla pijamasını, sütyen külodunu çıkardım. Kadın iç güdüsü vajinasını eliyle perdeledi. Yatağa uzandırıp vajinasını yalamak istedim. “Yeni adet oldum, akıntım kokabilir” diye başımı tuttu. “Merak etme, varsa yalamam” dedim. İlk başta hafif mayhoş bir tat gelse de onun am suyunu içtim adeta.

Vajina dudaklarında milim sarkma yoktu, muhteşem bir amı vardı ve vıcık vıcık akmıştı. Misyoner pozisyonuna geçip penisimi vajinasına sürtmeye başladım. Bağırma, inleme arası sesler çıkardı. Başını sokmaya başlamamla “Yavaş, acıtma…” dedi.

“Giydiğin elbiselerle hal mi bıraktın sürtük, götünü sikerken de konuş ” dedim. Azgınlık dilime vurdu, onun yüzünde ise zevk ile endişe arası bir ifade vardı. Git gellerim hızlandıkça o da altımda kıpırdanmaya başladı. Onu her pozisyonda becermek ağzına yüzüne boşalmak istiyordum.

Ama bu azgınlıkla ilk postada dayanamayacağım belliydi. Kendimi kontrol etmeye çalışırken Buket’in kıvranması ve yüzümü tutarak “Hadi aşkım sik beni, içime boşal hadi” demesiyle şarıl şarıl içine aktım.

O şehvetle kafasını yastıktan kaldırıp dudaklarımı ısırıp öpmeye başladı. 1 dakika öyle kalıp yana uzandım. Koltuğumun altına girdi ve “Bu seyahatin yanlış olduğu belliydi. Ateşle barut yanyana durmuyormuş bak ” dedi. Kahkahalarla gülmeye başladık.

O gece onu odadaki koltukta bacak omza ve doggy, yatakta domaltıp, duvarda kucağıma alıp , duşakabinde su altında dölümü yutturup yüzüne boşalarak defalarca becerdim. 5 defa orgazmı yaşadım o ise onlarca defa orgazm oldu. O kadar siktim ki vajinasından osuruk seslerine benzer sesler çıkmaya başladı. Ses çıktığında “Gaz yapmadım, vajinam yapıyor” diye utangaç yüzle bana bakıp sarıldı. “Vajinan dağıldıysa ben de arkadan ,ağzını sikerim” dedim. Hayretle baksa da hayır demedi.

Götüne girerken acıdan beni alamayınca Vaseline krem kullandık. Baya zorlansa da anırarak beni boşaltıncaya kadar yastığı ısırıp acıdan kıvranarak altımdaydı.

Diğer 2 gecede de defalarca kondomsuz, korunmasız sikiştik. Son gece döl yerine sikimden su akmaya başlamıştı zaten. Yeni adet olduğundan korunma gereği de duymuyordu sanırım. Her gün turdan dönünce beraber sevişerek duş alıp 1-2 saat uyuyup tüm gece sikişir konuşurduk. Ablası ve kendisinin seks tecrübelerini herşeyi anlattı. Tesadüfen ablası ve kendisi şehir dışında aynı üniversitedelermiş. Bekar evlerine ablası çoğu gece sevgilisini alır ve iniltilerle seks yaparmış.

Kendisi de ablasının seks sesleri ve inlemelerini duyunca azdığından sevgilisiyle çıkmaya başladıktan 3 hafta sonra bekaretini vermiş.

Tatil dönüşü hemen beni sevgilisi gibi konumlamaya çalıştı. Maille o çöpçatan arkadaşkarına böyle anlatmamasını istedim. Çıkarsak birbirimizi kaybederiz diye düşündüm.

Normalde arabasız yanına giderdim, sevişmek için arabayla yanına gitmeye başladım. Kışın boş olan mesire, ormanlık yerlere çekip orada memelerini yalar, kalçalarını okşardım. O da bana harika oral seks yapar ve spermlerimi yutardı. Arka koltuğa geçip ona oral yaptırır yüzüne boşalırdım.

Bir akşam fazla boşaldım, kazağına gelmişti. “Sabah değişirim, sapık nereye boşalıyorsun?” dedi. Sabah uykuda kalınca aceleyle unutup o kazağı giyinmiş. Kızlar “kazağında leke var, hayırdır ne yedin?” demiş. “Leke nedir anladılar mı yoksa?” diye yanımda somurttu.

1 yıl boyunca harika tecrübeler yaşadık, Türkiye’de de bir tatil daha yaptık. Ailesi çakazlamasın diye İstiklal’de hostelde, paramız olursa güzel otellerde geceliyorduk.

1 yıl geçtikten sonra artık “İlişkimiz nereye gidiyor, beni kullanıyorsun” demesiyle benle görüşmeyi kesti.

Bazen bunları yaşamasak da hala arkadaşım olarak yanımda olsaydı diye düşünüyorum. Benim bir parçam gibiydi.

Bazense yaşadığımız maceraları düşündükçe kendi kendime hınzır hınzır gülüyorum. “Eşim ne var” dediğindeyse “Birşey yok, sadece aklıma birşey geldi” diyorum 🙂


Hamile Yengemle Sikişimiz

Merhaba 32 yaşında muhasebe işiyle uğraşıyorum. Dayımın deyim yerindeyse taş gibi çiğdem adında bir karısı var.oldum olası ona hasta olup devamlı 31 çekişlerime konu olmuştur. Dayımın karısı ile aram gayet iyidir. Arada bir onlara gider yengemle sohbet ederiz.sohbet konularımızın başlıca konusu fıkralardır.arada bir bel altı fıkralarda anlatırız tabi.şu sıralar hamile olan yengeme aşerdiği için tarhana götürmüştüm.üstünde beyaz lakoste bir tişört altta da genç maksi tipi bir etek vardı.ilk dikkatim çeken memelerinin normalden daha büyük görünmesiydi.sanırım sutyen takmamıştı.arkadan hamile olduğundan dolayı bacaklarını açarak yürümesi kalçalarını dahada belirginleştiriyordu.en son duyduğum fıkrayı ona anlatmak için can atıyordum.karşılıklı oturduk bana çay ve bisküvi ikram ettikten sonra yeni bir fıkra vardı diye sorunca evet diye atıldım. Ama nasıl anlatayım ki. hamile bir kadınla ilgili dedim.heyecanla bak bende hamileyim hadi anlat artık deyince okey dedim.tam sırası belk**e başlangıç dedim ve anlatmaya başladım.temel amansız bir hastalığa yakalanmış.doktorlar son çare hamile bir kadının sütünden içersen iyileşirsen derler. Tek çare dursunun hamile olan karısına gitmektir.dursunun kapısını çalınca dursunun hamile karısı kapıyı açar ve ne istediğini sorar.utana sıkıla derdini anlatır.sevaptır diye ona acır ve içeriye alır. Temeli emzirmeye başlar.bu arada dursunun karısıda yavaş yavaş zevke gelmektedir.inleyerek temele şöyle der. nasıl hoşuna gittimi.temel evet çok güzel der.iyice tahrik olan dursunun karısı süt emmekten başka bir şey istermisin diye sorar.temelin gözleri fal taşı gibi açılmıştır.sıkılarak ayıp olmazmı yenge der. çekinme canım istediğin başka bir şey varsa verebilirim deyince içim geçti valla varsa sütün yanında bir kaç tane bisküvi verirmisin der.

Ben fıkrayı anlatınca yengem kahkahayı bastı .katıla katıla gülünce sende bisküvinin yanında bir şey istermisin diye sordu.şakayla karşılık sorduğu soruya bende şakayla karşılık bende süt isterim dedim.olsa canım feda ama evde süt yok dedi. sende yokmu deyince yengemin yanakları al al oldu.daha memelerime süt gelmedi dedi.ama çok büyümüşler deyince iyice kızardı.çok belli oluyormu deyince evet ama bu halde daha güzel görünüyor dedim.bak bak sen nelere dikkat ediyorsun bakayım dedi.memelerin o kadar büyümüşki dikkat çekmeyecek gibi değil dedim.dur aynada bakıp geleyim deyince beraber bakalımmı dedim olmaz sen burada otur dedi.yatak odasına doğru gitti. içerde ne yaptığını merak ettiğimden yerimde duramıyor ve o iri memeleri görme hayaliyle kapının anahtar deliğine yaklaştım. Tam delikten içeri bakacakken yengem kapıyı birden açınca beni o halde gördü. Benimi dikizleyektin dedi. cevap veremedim.sadece bakacaksan göstereyim dedi. Söz sadece bakacağım.tişörtünü yavaşça yukarı kaldırırken benim kalbim yerinden fırlayacaktı.devasa büyüklükteki memeler karşımda duruyor benim nutkum tutulmuştu. gözlerimi onlardan alamıyordum.iyice belirginleşen meme uçları beni fena halde tahrik ettiğinden evi olan escort olduğum yerde pantolonuma boşaldım. Açık renk pantolonumdan belli olunca yengem kahkahayı bastı.ne o lan boşaldınmı. evet dedim gir çabuk banyoya dedi.utancımdan koşarak banyoya girdim.hemen gördüğüm manzaranın etkisi ile 31 çekmeye başladım.yengemin kapının arkasında bornoz var demesi ile kendime geldim.dışarı çıktığımda yengem hala gülüyordu.bana dayımın bir külotunu hazırlamıştı. dayımın külotunu giydiğimde kahkahalarımız birbirine karışmıştı.çünkü dayım çok şişman olduğu için donu bana çok bol gelmişti.yıkadığı pantolonumun kurumasını beklerken karşılıklı oturmuş ama hiç konuşmuyorduk.bense hep o iri memeleri düşünüyordum.benimki hareketlenmeye başlamıştı. Yengem fark etmiş oda olacakları merakla beklemeye başladı.bacak bacak üstüne atmış kalçaları bana dönük oturuyordu.geniş olan donumun kenarından benimki dışarı çıkmaya çalışıyordu.bense onu saklamak için uğraşıyordum.keçiören escort anlattığın fıkranın devamı yokmu diye sordu. yok dedim devamını yazalımmı diye sorunca iyice şaşırdım.

Ayağa kalkıp yanıma geldi.yere oturarak escort bayan memelerini dizlerime dayadı gözleriyle donumdan dışarı çıkmak isteyen donuma bakıyordu.ellerimi saçlarında gezdirmemle beraber dudaklarımız birleşti.yerde yan yana uzanmış bir yandan memelerini okşuyor biryandan da soyunuyorduk.hayal ettiğim memeler dudaklarımın arasındaydı.onları emiyor dişliyordum.yeni Tıraşlanmış amına indiğimde oda benim sikimi ağzına almış iştahla yalıyordu.arkasına geçip memelerini ve şişmiş karnını okşarken bulutların üzerindeymişim gibiydi.dayanacak halim kalmamıştı.bacaklarını iyice ayırıp arasına girdiğimde nefes alışverişleri dahada hızlanmıştı.yarrağımı am dudaklarına sürdüğümde zevkten am sularının fışkırdığını hissettim.yavaşça içine girerken dudaklarımızla birbirimize tarifsiz zevk veriyorduk.gözlerinin içine bakarak yüklenmeye başladım bacaklarını beline dolarken karnı göbeğime baskı uyguluyor bu da beni fazlasıyla çıldırtıyordu.bir süre böle siktikten sonra yüz üstü çevirdim çevirdim.geniş kalçaları muhteşem görünüyordu.kalçalarını iki yana açıp mor deliğine dilim değdirdiğinde hafifçe ürperdi ve içini çekti.arkadan dilimle sikiyordum. kalçalarını sağo sola sallamasından acayip zevk aldığı belli oluyordu.sikimi ağzına verip iyice yalamasını istediğimde olacakları tahmin ettiğinden kremsiz olmaz dedi.deliğini kremledikten sonra sikimi kavradım ve arka deliğini zorlamaya başladım.yavaşça önce kafasını daha sonrada hepsini soktum.nefes dahi almıyordu.biraz bekledikten sonra yavaşça hareketlenmeye başladım.bir iki gel gitten sonra hızlandım .az önce aldığım zevkten ve götünün darlığından boşalmak üzereydim hemen önüne geçtim ve ağzına vermemle boşalmam bir oldu.inanın beş sevişmede gelebilecek kadar boşaldım.dizlerim titriyordu.yengem ise son damlasına kadar yutmak için çaba sarf ediyordu.yavaş yavaş inen sikimin hassaslaşmış kafasını emerken parmağı ile arkama masaj yapıyordu.bu zevk inanın anlatılmaz ancak yaşanır…


Bir İstanbul Masalı

Can, yanında ikimizin de tanımadığı orta yaşlı bir herifle karşımıza çıktığında; İstanbul’un o popüler gece klüplerinden birinde, kafalarımız oldukça iyi, oturuyorduk. Neredeyse beş yılllık bir aradan sonra Türkiye’ye gelince, gazetelerden adını bildiğimiz bu yere gelmiş ve biraz eğlenmek istemiştik. Barın dip tarafında, iki taburelik küçük bir yer vardı. Oranın boş olduğunu görünce hemen kapmış ve çevremizi seyretmeye başlamıştık.

Karım bayağı mutluydu. Gülüyor, eğleniyor, biraz da çevredekilerle dalga geçiyordu. Çeşitli Avrupa ülkelerinde geçirdiğimiz o beş yıllık süre içinde, bir çok yeni tip çıkmıştı piyasaya.

Derken kalabalık arasında Can’ı gördüm. O da beni görmüştü hemen. Doğruca yanımıza geldi. Tabii, o adam da gelmişti. Öpüştük Can’la. Aslında karımla yalnızca göz aşinalıkları vardı. Ama Can onu da öptü. Sonra da yanındaki yabancıyla tanıştırdı bizi. Adı Hakkı’ydı ve söylediğine göre reklam fotoğrafçılığı yapıyordu. Uzun boylu ve kumral Can’ın aksine, ortadan da biraz kısa, saçları ve kısa sakalları iyice kırlaşmış biriydi. Kaynatmaya başladık.

Başka boş tabure olmadığı için, Can’la Hakkı, yanımızda ayakta duruyorlardı. Ben Can’la konuşurken, Hakkı da karımla meşgul olmaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra onun karıma büyük bir ilgi gösterdiğini farkettim. Hem hızlı hızlı bir şeyler anlatıyor, hem de karımı tepeden tırnağa inceliyordu. Aslında pek haksız sayılmazdı tabii. En iyisi, size burada biraz karımdan söz edeyim.

Karım, yani Şule 30 yaşında, uzun boylu, uzun bacaklı, ince ve nefis vücutlu bir kadın. Ayrıca çok da güzel ama, onun asıl özelliği, güzelliğinden çok çekiciliğiyle dikkati çeken biri olması. Açık kumral ve dalgalı saçları omuzlarına kadar iniyor. Şehvetli ağzı ve ilginç ışıklar saçan gözleri, yüzünü büsbütün güzelleştiriyor. Memeleri küçük, karnı hafifçe çıkık, beli incecik ve kalçaları dolgun ve yusyuvarlak. Ama bunlar yalnızca dış görüntüsü tabii. Bir de değişik, onu büsbütün çekici kılan özellikleri var. Bu özelliklerin en belirgini de, zaman zaman sınırları zorlayan ve onu hep etkisi altında tutan teşhircilik tutkusu. Doğaldır ki, tüm giyim felsefesi de, bu tutkuya uygun biçimde kurulu. Altı yılllık evliliğimiz süresince, onun bir tek kez bile sutyen taktığını görmedim. Kilot ise Şule için yalnız kanama dönemlerinde zorunlu olarak kullanılması gereken bir giysi. Bütün bu özelliklere; bir de bütün giysilerinin, güzelliklerini gizlemekten çok göstermek amacıyla seçilmiş şeyler olduğunu eklemek gerekiyor.

O gece de karım, hakkındaki tüm bu tanımlamalara uygun bir haldeydi. Üstündeki giysiyi, aslında “sade” sözcüğüyla tanımlamak en doğrusuydu ama, gerçek resimli escort yine de, görenin gözlerini yuvasından fırlatacak türden bir şeydi bu. İnce ve kaygan, siyah üstüne küçük beyaz benekleri olan bir kumaştan yapılmıştı. Üst kısmı karımın vücuduna iyice yapışıyordu. Dekoltesi de, neredeyse göbeğine kadardı. Kolsuz olduğu için, kollarıyla omuzlarını da meydanda bırakıyordu. Eteği ise oldukça bol ve alabildiğine kısaydı. Böyle bar taburesinde bacak bacak üstüne atıp oturduğunda, neredeyse kalçalarına kadar sıyrılıyordu. Ayaklarında da; yüksek topuklu, dekolte ayakkabılar vardı. Memelerinin dekolteden görünen kısımlarıyla kumaşın altından birer düğme gibi belli olan başları, sutyeni olmadığının hemen anlaşılmasına yol açıyordu. Eteğinin altında kıçının çıplak olduğunu ise gerçi başkaları görmüyordu ama, ben gayet iyi biliyordum.

Muhabbet koyulaştıkça içki bardakları grup yapan escort da peşpeşe devriliyordu tabii. Zaten iyi olan kafalarımız, iyice dumanlanmaya başlamıştı. Sonra Hakkı, yakınlarda olan evine gitmemizi teklif etti. Anlattığına göre, hem stüdyo hem de ev olarak kullandığı bir teras katı vardı. Hep birlikte kalkıp bir taksiye atladık.

Gerçekten hoş bir yerdi Hakkı’nın evi. Yüksek bir apartmanın terasının tam ortasında inşa edilmiş bir eve benziyordu. Bütün odalardan alabildiğine geniş terasa çıkılabiliyordu. Biri stüdyo haline getirilmiş iki büyük salonu, iki yatak odası, geniş bir mutfağı ile banyosu vardı. Salondaki geniş koltuklara oturduk. Hakkı salonun dip tarafındaki barın arkasına gitmiş ve hepimize içki hazırlamaya koyulmuştu. Normal olarak ona dikkat etmemem gerekiyordu ama, kaçamak hareketleri ilgimi çektiği için, çaktırmadan yaptıklarını izlemeye başlamıştım. Tezgahın üstüne önce üç bardak koymuştu. Ellerini tekrar tezgahın altına götürdüğünü ve birşeyler yaptığını farketmiştim. Sanki elindeki bir şeyi sallıyor gibiydi. Sonra bir dördüncü bardağı çıkarıp ötekilerin yanına ve sol başa yerleştirdiğini gördüm. Birden o bardağın içine bir şeyler koyduğu kuşkusuna kapılmıştım.

Bir yandan da, onu seyrettiğimi anlamasını bayan escort istemiyordum. Gidip mutfaktan bir kova buz getirdi. Önce buzları attı bardaklara, sonra da viski doldurdu. Kuşkulu bardağı sağ eline, bir diğerini de sol eline alıp bize doğru geldi. Sol elindeki bardağı bana, sağ elindekini de, Can’la konuşmakta karıma verdi. Sonra gidip öbür iki bardağı da aldı ve birini Can’a verip, diğeri elinde, koltuklardan birine oturdu. Şimdi sırf dikkat kesilmiştim. Karımın bardağına viski dışında bir şeyler koyduğundan emindim artık. İçimden gidip bara bakmak geliyordu ama, sabretmeye çalışıyordum. Nasıl olsa bir fırsat geçerdi elime.

Hakkı’nın yerine oturduğu andan itibaren gözlerini karımndan ayırmadığını farketmekten geri kalmamıştım. Yine bacak bacak üstüne atmıştı Şule. Böylece, seyrine doyum olmayacak nefis bir manzara sergiliyordu. Arasıra konuşmasını destekleyen hareketler yaparken hafifçe öne eğildiğinde de, memeleri, yarıyarıya ortaya çıkıyordu. Hakkı da, bunların hiç birini kaçırmıyor, karımı gözleriyle yiyordu sanki.

Hakkı’nın yerinden kalkıp içeri gittiğini gördüğümde, beklediğim fırsatı elime geçirdim. Bardağımı elime alıp, sanki buz eklemek istiyormuşum gibi barın arkasına gittim. Hemen yanımda, mutfağa açılan küçük bir pencere vardı ve Hakkı’nın orada birşeyler yaptığını duyabiliyordum. Çaktırmadan tezgahın altına bakındım. Gözlerim, bardakların yan tarafında, geriye doğru itilmiş küçük şişeyi yakalayıverdi. Can’ın da yerinden kalkıp içeriye gittiğini görünce, elimi uzatıp şişeyi aldım. Gerçekten minik bir şişeydi bu ve üstünde “Spanish Fly” yazıyordu. Birden her şeyi anlamıştım. Hakkı, karımı azdırmak için afrodizyak vermişti ona.

Sonra mutfaktan gelen sesler dikkatimi çekti. Hakkı’yla Can alçak sesle bir şeyler konuşuyorlardı. Elimde bulduğum minik şişe, dikkatle dinlemeye başladım. Doğrusu sırf merak kesilmiştim.

– “Ulan ne biçim karı be…” diyordu Hakkı, “Hani ilik gibi derler ya…”

– “Güzel, değil mi..?”

– “Güzel de laf mı..? İlik gibi dedim ya… Her yeri am, karının. Baktıkça sikim kalkıyor…”

– “Ne adamsın be…”

– “Ne adamı var mı şimdi bunun… O götün güzelliğine baksana… Üstelik bir de açıyor orospu… Valla sikemezsem deliririm…”

– “Olur mu yav..? Kocası var…”

– “Kocasını boşver canım…”

– “Nasıl boş vereyim yani… Herif burada…”

– “Ne yani..? Sen sikmek istemez miydin..?”

– “Tabii ki isterdim… Ama nasıl yapıcaz ki..?”

– “Sandığın kadar zor değil oğlum… Sen bana bırak bu işleri…”

– “Lan manyaklık etme… Nasıl sikeceksin karıyı kocasının yanında..?”

– “Orasına karışma… Sen sikmek istiyor musun onu söyle bana…”

– “İstiyorum tabii deli misin..? Yıllardır istiyorum zaten de, bir türlü denk getiremiyorum işte…”

– “Tamam o zaman… Önce ben sikerim, sonra sen… Sonra da, istersen beraber sikeriz…”

– “Sen uçuyorsun valla…”

– “Ne uçması oğlum..? Karının amı yanıyor amı… Vermek için içi gidiyordur şimdi…”

– “Tabii, senin yakışıklılığına tav oldu değil mi..?”

– “Oğlum sen hakkaten safsın be… Karının içkisine ilacı dayadım… Görmüyor musun, yerinde duramıyor…”

– “Sen şeytanın tekisin… Peki kocası ne olacak..?”

– “Onu da; içkiyle bayıltırız nasıl olsa…”

Konuşmaları bitmek üzereydi. Elimdeki şişeyi aldığım yere koyup, yakalanmadan bardan uzaklaştım ve gidip yerime oturdum. Duyduklarım ve bulduğum afrodizyak şişesi beni serseme çevirmişti. Hakkı’yla yeni tanışmıştık. Can’a söylerken duyduğum kadarıyla da, herif daha ilk görüşte karımın içine düşmüş ve onu sikmeyi kafaya koymuştu. Bizi eve davet etmesinin ardında yatan nedenin bu olduğunu, artık biliyordum. Kafasından geçenleri gerçekleştirebilmek için de, daha oturur oturmaz, karıma afrodizyaklı içki vermişti. Onu böylece azdırıp, beni de sarhoş edip bayılttıktan sonrasıyla ilgili niyetlerini de, Can’a açık açık söylemişti zaten. Üstelik bu yetmiyormuş gibi, Can da karımı sikmek niyetindeydi.

Doğrusu, iyi yere dükkan açmıştık.

Bütün bu olanlar son derece garipti tabii. Ama, aynı anda daha da garip bir bir şey dikkatimi çekmişti. O da hiç kızmamış olmamdı. Normal olarak içimi doldurması gereken öfke ortada yoktu. Onun yerine, son derece tahrik olduğumu hissediyor ve şaşırıyordum. Şaşmayacak gibi değildi zaten. Herifler karımı sikmeye niyetlenip, bunun için planlar yapıyordu ve benim tepkim ise, sikimin kalkması olmuştu.

Karşımda oturan Şule’ye baktım. İçkisi bitmek üzereydi ve anladığım kadarıyla afrodizyak etkisini göstermeye başlamıştı bile. Yanaklarının hafifçe kızardığını, gözlerinin parlamaya başladığını görebiliyordum. Eteği de, sanki başta olduğundan daha fazla sıyrılmış gibiydi. Bacaklarının güzelliği, Hakkı’yı anlamama yardımcı oluyordu. Gerçekten de sik kaldırıcı bir manzara sergiliyordu karım. Fazla düşünmeme zaman kalmadan, Can’la Hakkı salona geri döndüler.

Hakkı artık en küçük bir hareketini bile kaçırmadan Şule’yi izliyordu. Böylece ortala ilginç bir durum çıkmış oluyordu. Can’la Hakkı’nın üstünde, planlarıyla ilgili bir gerilim vardı. Ben onların niyetini bildiğim için gerilim içindeydim. Şule ise bütün bu gelişmelerin dışında kalmıştı. Hiç bir şeyden haberi yoktu ve hem akşam boyu içtiği viskilerden kaynaklanan kafa iyiliğiyle, keyfi son derece yerinde, oturuyordu. Afrodizyak da üzerindeki etkisini göstermeye başlamış olmalıydı. Eskisi kadar sakin görünmüyor, yerinde kıpırdanıp duruyordu. En hareketlenen yeri de bacaklarıydı. Bu yüzden eteği artık iyice sıyrılmıştı.

İçkisi bittiğinde, Hakkı yerinden fırlayıp bardağı onun elinden neredeyse kaptı. Bu arada benim içkim de bitmişti. İkimizin bardaklarıyla yeniden barın arkasına dolandı ve Şule’nin bardağını yine tezgahın altına indirdi. Herif karımın yeteri derecede azmamış olduğunu düşünüyor olmalıydı. Onu uyandırmamak için, bakışlarımı yeniden Can’a çevirdim. Galiba en iyisi, olayları kendi akışına bırakmaktı. Neler olabileceğini merak etmeye başlamıştım.

Hakkı viski bardağını elime verdiğinde, neredeyse tepeleme doldurmuş olduğunu gördüm. Adamın niyeti, benden biran önce kurtulmaktı. Ama, benim içkiye ne kadar dayanaklı olduğumu bilmiyordu tabii. Sesimi çıkarmadan, koca bir yudum aldım visk**en. Sonra da karımın viskisini dudaklarına götürüşünü ve içişini izledim. Gerçekte içtiğinin ne olduğunu bilse, ne düşünürdü acaba?

Bir süre sonra Şule içkisini de yarılamıştı. Bu arada afrodizyak da, etkisini iyice göstermeye başlamış ve artık yerinde duramaz olmuştu. Birara eğilip ayakkaplarını çözdü ve çıkardı. Sonra da koltukta yan dönüp, bacaklarını koltuğun kol dayama yerinin üstünden sarkıttı. Şimdi eteği daha da sıyrılmıştı tabii. Üçümüz de, çıplak kalçasını görebiliyorduk. Üstelik böyle otururken vücudu iyice büküldüğü için; giysisinin ön kısmı da oyunlar oynamaya başlamış, memelerinden biri, neredeyse ucuna kadar meydana çıkmıştı. Hakkı’nın da, Can’ın da gözlerinin parladığını görebiliyordum.

Çaktırmadan Hakkı’yı incelemeye başladım. Can’a mutfakta, “karıya baktıkça sikim kalkıyor” derken yalan söylememişti. Gerçi bacak bacak üstüne atıp biraz gizlemişti ama, yine de, pantolonun önünde kocaman bir kabarıklık meydana geldiğini görebiliyordum. Sonra Can’ın sikinin de kalkmış olduğunu farkettim. Bu durum; daha da tahrik olmama yol açarak, beni iyice şaşırttı. Sanki benliğimin derinliklerinde hep gizli kalmış bir şeyler ortaya çıkıyordu. Başka türlü bir açıklama bulamıyordum. Öyle ya, iki erkek karımı sikmeyi kafalarına koymuştu ve ben bunu biliyordum. Uygun zamanın gelmesini beklerlerken de, kalkmış sikleriyle onu seyrediyorlardı. Şule de peşpeşe devirdiği afrodizyaklı iki bardak visk**en sonra, güzelliklerini büyük bir umursamazlıkla sergilemeye başlamıştı. Benim bütün bunlara tepkim ise tahrik olmak ve sikimin kalkması oluyordu.

Hakkı yerinden kalkıp Şule’ye doğru yürüdüğünde, düşüncelerim dağıldı. Dikkatimi, yine onu izlemeye verdim. Çünkü niyetinin, onun boşalan bardağını almak olduğunu anlamıştım. Sırtı bana dönük olduğu için ben göremiyordum gerçi ama, Şule, Hakkı’nın pantolonundaki kocaman kabarıklığı mutlaka farketmiş olmalıydı. Dumanlı gözlerle oraya baktığını gördüğümde, yanılmadığımı anladım. Kendisi için kalkan siki görmüştü. Hakkı da, bilinçli bir biçimde yavaş hareket ediyor ve sanki kendini seyrettirmek istiyordu. Sonunda elinde bardakla bara yöneldiğinde, yine ustaca bir manevrayla kendini bana önden göstermeden geçip gitti. Onun bu işleri çok iyi bildiğini anladım ben de.

Bu sefer viskiye afrodizyak karıştırmaya gerek görmemişti. Ama barda epeyce oyalandı. Sikinin inmesini beklediğini biliyordum. Sonra Şule’nin içkisini getirip, benim daha tam boşalmamış bardağımı aldı. Öyle ya, sarhoş edilip devre dışı bırakılması gereken bendim. Karım ise kıvamına gelmiş gibi görünüyordu. Bu sefer de tepeleme doluydu bardağım. O an için yapabilecek tek şay vardı. O da; Can ve Hakkı’nın yaptığını yapıp, Şule’yi seyretmekti.

Doğrusunu söylemek gerekirse; gözlerimizin önündeki manzara, gerçekten de seyretmeye değerdi. Karım bizlere yan dönmüş, bacakları koltuğun kol dayama yerinin üstüne uzatmış otururken, dış tarafta kalan bacağını ötekinin üstüne atmıştı. Böylece çıplak kalçası daha çok görünür hale gelmişti. Gerçi Can’la Hakkı, onun kıçında külot olmadığından henüz emin olamamışlardı ama, iyice kuşkulanmışlardı herhalde. Bu yetmiyormuş gibi, sürekli olarak ayak parmaklarını oynatıp duruyordu. Üçümüz de başka tarafa bakamaz olmuştuk. Ama o, böyle oturmaktan sıkılmıştı galiba. Bacaklarını indirip, tekrar yüzünü bize döndü. Bunu yaparken bacakları iyice aralanmış ve kısa bin an için amının kılları ortaya çıkmıştı. İşte bu öldürücü darbeydi. Artık Can da Hakkı da, karımın kilotu olmadığını biliyordu.

Hızla düşünüyor, duygularımı inceliyor ve ne yapmak gerektiği konusunda bir karar vermeye çalışıyordum. Gözlerimin önünde, Can ve Hakkı’nın karımı nasıl sikeceklerinin resimleri uçuşmaya başlamıştı. Bunu son derece güçlü bir biçimde arzuladığımın farkındaydım. Peki nasıl olacaktı bu iş? Aklıma ilk gelen, Hakkı’nın istediği gibi sarhoş olup bayılmak ve böylece onlara aradıkları fırsatı vermekti. Ama olup bitecekleri mutlaka seyretmek de istiyordum. Üstelik karımın seyredildiğini, en azından şimdilik bilmemesi de gerekiyordu. Aksi halde kendini bırakamayacağından emindim. Her neyse, ilk yapmam gereken, bayılma nuramasıydı.

Bardağımda kalan viskiyi kafama dikip, peltekleştirmeye özen gösterdiğim bir dille Hakkı’ya “kendime bir içki daha alıp alamayacağımı” sordum. Bu onu öylesine mutlu etmişti ki, anlatamam. Bardan doldurduğum bardakla tekrar yerime oturduğumda, Şule, biraz daha yerinde duramaz hale gelmişti. Şimdi kalçalarını koltuğun ön tarafına getirip iyice arkasına yaslanmış durumda oturuyordu. Çıplak ayaklarının yalnızca parmak uçları yere değiyordu. Dizleri, bir karıştan fazla ayrıktı ve eteği alabildiğine sıyrılmıştı. Eteğin kumaşını bacaklarının arasına soktuğu için, amı görünmüyordu.

Beklenenin aksine, duyduğum heyecanın etkisinden olacak, cin gibi ayılmıştım sanki. Ama bunu kimse bilmiyordu. Aksine, Can da Hakkı da, artık düşmek üzere olduğumdan emin gibiydiler. Hakkı, Şule’nin tam karşısında oturuyordu. Artık beni fazla umursamadığı için de, ilginç şeyler yapmaya başlamıştı. Tıpkı karım gibi, o da kalçalarını koltuğun ön tarafına kaydırmış, arkaya iyice yaslanıp, yarı yatar duruma gelmişti. Bacakları alabildiğine aralıktı. Pantolonun önündeki kocaman kabarıklık, açıkça görülüyordu. Üstelik, sanki işi garantiye almak istiyormuş gibi, zaman zaman elini götürüp kalkmış sikini okşuyor ve bunu yapaken de, Şule’nin gözlerinin içine bakıyordu.

Karım da gözlerini, kendisi için kalktığını bildiği sikten alamıyordu bir türlü. Ağzı yarı aralıktı. Gözleri buğulanmıştı. Burun kanatlarının oynadığını görebiliyordum. Artık tam sikilecek kıvama gelmişti ve sikilmeyi son derece istediğini de belli ediyordu. Birden yerinden kalkması, üçümüzü de şaşırttı. Parmaklarının ucunda, kalçalarını çalkalayarak bara doğru yürümesini hep birlikte seyrettik. Barın arkasına geçip bardağını tezgahın üstüne koydu ve elini buz kovasına daldırdı. Aynı anda da Hakkı fırladı yerinden ve hızla onun yanına gitti. Şimdi ikisi de tezgahın arkasındaydılar ve Hakkı karıma yardım ediyormuş gibi görünüyordu.

Can da ben de onları dikkatle seyrediyorduk. Ama ikisinin de bize aldırdığı yoktu. Bizimle hiç ilgilenmiyorlardı sanki. Şule’nin iki eli de tezgahın üstündeydi. Bir eliyle bardağını tutmuştu, diğeriyle de buz kovasından aldığı buzları bardağa koyuyordu. Hakkı onun sol tarafındaydı. Sol eliyle viski şişesini tutmuştu. Sağ eli ise aşağıdaydı. Karıma biraz daha sokulduğunda, bir şeyler yapacağından kuşkulandım. Neredeyse aynı anda Şule’nin yüzünde garip bir ifade belirdi. Sarsıldığını ve alt dudağını ısırdığını gördüm. Hakkı’nın elini arkadan getirip eteğinin altına, bacaklarının arasına soktuğundan emindim. Doğrusu herifi alkışlamak gerekiyordu. Gerçekten son derece cesurdu.

Sonra karımın vücudu daha da şiddetle sarsıldı. Gözlerini kapamıştı. Bir eli bardağı kavramış, öbür eli buz kovasının içinde, donup kalmıştı sanki. Hakkı’nın amıyla oynadığını anlamamak için salak olmak gerekirdi. Sikimin çatlayacak hale geldiğini ve zonkladığını hissediyordum. Şule de son derece heyecanlanmış olmalıydı. Vücudunun görünen üst kısmına bakarak, alt kısmının kıvrılıp büküldüğünü anlayabiliyordum. Herif karımı parmağıyla sikiyordu düpedüz. O da bundan çok büyük bir zevk alıyordu. Zaman kavramını yitirdiğim için, öyle ne kadar kaldıklarının farkında değildim. Sonra Şule’nin vücudu hafif hafif sarsılmaya başladı. Beli geliyordu. İşler, kelimenin tam anlamıyla kontrolden çıkmıştı artık.

Kendini toparlayıp elinde bardağıyla tekrar yerine giderken, benimle gözgöze gelemedi karım. Ama oturuşuna bakılırsa, yaşadığından pişman olduğu söylenemezdi. Şimdi dizleri daha da aralık oturuyordu. Gerçi yine eteğin kumaşını bacaklarının arasına sokup kasıklarını örtmüştü ama, yalnızca ancak küçük bir kilotun örtebileceği kadar bir yer gizlenmiş durumdaydı. Buna karşılık, iki bacağının da iç tarafında, hafifçe parlayan bir ıslaklık olduğunu görebiliyordum. Hakkı ise hala barın arkasındaydı ve Can’a bakarak, pis pis sırıtıyordu. Sonra o da gelip yerine oturdu ve Şule’nin gözlerinin içine bakarak, sağ elinin işaret parmağını ağzına götürüp emmeye başladı. Gerçekten de ustaydı herif.

Artık işi fazla uzatmamak gerektiğinin farkındaydım. Ya karımı alıp oradan gidecektim, ya da kalıp onu sikmelerine izin verecektim. Mantığım gitmeyi, duygularım ise bir yolunu bulup, Hakkı’ya Can’a aradıkları fırsatı vermeyi ve onlar karımı sikerken seyretmeyi emrediyordu. Sonunda duygularım kazandı.

İyice sallanarak kalktım koltuktan. Sonra da Hakkı’ya, içerde biraz yatıp kendime gelebileceğim bir oda olup olmadığını sordum. O da, Can da çok sevinmişlerdi tabii. Bu arada Şule’nin de rahatladığını farkediyordum. Hakkı önüme düşüp beni, içerdeki küçük bir odaya götürdü. Kilitteki anahtarı görünce, deli gibi sevindim.

– “Ben uyuycam… Tamam mı..?” dedim iyice yayılan bir dille, “Kimse beni rahatsız etmesin bak haaa…”

Sonra da kapıyı kapatıp anahtarı çevirdim. Bir süre kapının önünde kaldı Hakkı. Hatta kapıyı açmayı bile denedi. Sonra uzaklaştığını duydum. Hemen terasa açılan kapıya yöneldim. Hiç gürültü çıkarmadan açıldı kapı. Ayakkabılarımı çıkarıp, terasın beton zemininde sessizce yürüyerek salonun pencerelerine doğru gittim. İnce tül perdeler, içeriyi olduğu gibi görmeme olanak veriyordu. Onların beni görmesi ise çok zordu. Ayrıca kimsenin bakacağını da sanmıyordum. En büyük avantajım, üstlerdeki üç küçük camın da açık olmasıydı. Bu sayede, her şeyi duyabilecektim.

Şule’nin oturduğu koltuk cama çok yakındı. Bulunduğum yerle arasında yalnızca iki metre kadar mesafe vardı. Onu yandan seyrediyordum. O kadar hızlı gelmiştim ki, Hakkı daha yeni giriyordu salona. Hiç duraklamadan, karımın oturduğu koltuğa doğru yürüdü ve önünde yere diz çöktü. Elini uzatıp karımın bacağının iç tarafını okşamaya başladı.

– “Can…” dedi sorda da, “Sen biraz stüdyoya gitsene…”

Ona bakmamıştı bile. Gözleri karımın bacaklarının arasına dikiliydi. Şule de, gözlerini ondan ayıramıyordu. Hakkı öteki elini de götürüp bacaklarını iyice birbirinden ayırdığında, koltukta biraz daha öne kayıp, kalçalarını iyice kenara getirdi yalnızca. Şimdi eteği neredeyse beline kadar sıyrılmıştı. Hakkı, az önce parmağını soktuğu o güzelim amın şimdi tam içine bakıyordu. Sonra başı, karımın kasıklarına gömülüverdi.

– “Ohhhhh…” diye inledi Şule.

Ayaklarının yerden kesildiğini ve havalanıp Hakkı’nın omuzlarına yerleştiğini gördüm. Daha iyi yalanmak için, kendini tabak gibi açmıştı şimdi. Bir elini uzatıp parmaklarını Hakkı’nın saçları arasına geçirirken, öbür eli de memelerini okşamaya başlamıştı. O kadar çok heyecanlanmıştım ki, neredeyse belim gelecekti. Gözlerimin önündeki manzara o kadar güzeldi ki, kelimelerle anlatılması mümkün değilmiş gibi geliyordu bana. Karım kendinden geçmiş gibiydi. Afrodizyak etkisiyle saatlerden beri alev alev yanmakta olan amının içine giren dil, onu mestetmişti. Sonra tüm vücudu sarsılmaya başladı. Beli geliyordu. Kendini tutamamıştı.

Şule’nin ne kadar güzel sikiştiğini, sikilmeyi ne kadar sevdiğini, benim kadar iyi bilen olamazdı. Şimdiye kadar yaptıklarına bakarak, Hakkı’nın da hızlı bir sikici olduğu yargısına varıyordum. İkisi biraraya geldiklerinde, ortaya seyrine doyum olmayacak bir sikiş çıkacağınan emindim. Gördüklerim de, bu düşüncemin yanlış olmadığını belli ediyordu.

Karım yine çırpınmaya başlamıştı. Hakkı dilini çok ustaca kullanıyor olmalıydı. Yıllardır yalamaya doyamadığım o güzelim amın, şimdi onun ağzının altında nasıl açıldığını görür gibiydim. Birden derin bir “Iımmmmmhhhhh” çıktı Şule’nin ağzından. Tük vücudu sarsılıyor, tekrar beli geliyordu.

Sonra Hakkı’nın durduğunu ve başını karımın bacakları arasından çıkardığını gördüm. Birden ayağa kalktı ve pantolonunu çözmeye başladı. Akıl almayacak kadar kısa bir süre sonra belden aşağısı çıplak kalmıştı. Gözlerimi sikinden alamıyordum. Beklediğimden, sandığımdan çok daha büyüktü. Tıpkı sahibinin çıplak bacakları gibi, onun da neredeyse her tarafı kıllarla kaplıydı. Şule’nin gözleri de o noktada kitlenip kalmıştı sanki. Büyülenmiş gibi, biraz sonra içine girecek olan bu allameyi seyrediyordu. Elini götürüp, amını okşamaya başladı. Bulunduğum yerden göremiyordum ama; parmaklarının altındaki amın, tıpkı susamış bir ağız gibi açılmış, içine girecek siki sabırsızlıkla beklemekte olduğundan emindim.

Hakkı da acele ediyordu zaten. Yeniden karıma sokuldu ve bacaklarını dizlerinin arkalarından tutarak kaldırdı, sonra da göğsüne doğru bastırıp, onu adeta ikiye katladı. Kendi de, dizlerini biraz büküp iyice sokuldu ona. Siki, az sonra içine gireceği o güzelim amın dudaklarına sürünmeye başlamıştı bile. Birden Şule’nin elini uzattığını ve parmaklarının Hakkı’nın sikinin çevresine dolandığını gördüm.

– “Hadi sok artık n’olursun…” dedi, yalvaran bir sesle, “Ohhhh sok bana hadi…”

– “Sikilmek mi istiyorsun..?”

– “Ohhh evet… Ohhhh sikilmek istiyorum… Hadi sok n’olursun…”

– “Kocan içerde sızdı, biliyorsun değil mi… O baygın yatıyor ve sen sikilmek istiyorsun, öyle mi..?”

– “Ohhh evet… Beni sikmeni istiyorum anlıyor musun..? Saatlerce kalkmış sikini seyrettirdin bana… Şimdi onu yemek istiyorum… Hadi geçir bana… Gel hadi sik beni… Sik beni… Ohhhh sik beni n’olur…

Birden dibine kadar geçirdi Hakkı. Koltukta neredeyse ikiye katladığı karımın üstüne çökmüş, onu altına alıp ezmişti. Sonra pompalamaya başladı. Tam bir fırlamaydı doğrusu. Dediğini yapmıştı işte. Şule’yi sikiyordu. Üstelik onu bir de yalvarttırmıştı.

Olduğum yerde çömelmiş, nefes bile almadan seyrediyordum. Bulunduğum yerden, Hakkı’nın o kocaman sikinin karımın amına girip çıkışını, en ince ayrıntısına kadar görüyordum. Şule’nin amının dudakları, içindeki sikin çevresine sımsıkı sarılmıştı. Müthiş bir manzaraydı bu. Ben de, yüzlerce kez sikmiştim o amı. Fakat sikimin girip çıkışını böylesine yakından izlememe, elbetteki imkan olmamıştı. Başka bir yere bakamıyordum sanki.

Uzun ve sert hareketle sikiyordu Hakkı. Geri çekildiğinde siki neredeyse ucuna kadar çıkıyor, sonra bir hamlede dibine kadar geçiriyor ve taşakları karımın o güzelim götüne yapışıyordu. O da iyice tahrik olmuştu tabii. Bütün akşam boyunca Şule’nin içine düşmüş ve siki neredeyse hiç inmemişti. Fazla dayanabileceğini sanmıyordum. Hareketlerinin giderek hızlanması da, haksız olmadığımı belli ediyordu zaten. Bu arada ben de kendimi zor tutuyordum doğrusu. Sanki o koltuğun üstünde karımı siken Hakkı değil de benmişim gibi hissediyordum kendimi. Tarifi imkansız bir duygunun pençesindeydim. Heyecandan titreyen parmaklarımla pantolonumun fermuarını indirdim ve zonklamakta olan sikimi dışarı çıkardım. Belim geldiğinde, çamaşırlarımın berbat olmasını istemiyordum.

Karımın yüzü iyice çarpılmıştı artık. Duyduğu zevk, onu kendinden geçirmişti sanki. İki eliyle, Hakkı’nın, bacaklarını göğsüne doğru bastıran ellerini bileklerinden kavramıştı. Kalçaları kıvranıyor, içine girip çıkan sikin altında adeta dansediyordu. İnlemeleri, artık küçük birer çığlığa dönüşmüştü. Belinin gelmek üzere olduğunu görebiliyordum. Sonra Hakkı’nın ağzından ulumaya benzer bir ses çıktı. Bir anda dibine kadar geçirmişti karıma. Kalçalarının titrediğini görüyordum. Bu titremeler, tıpkı bir elektrik akımı gibi Şule’ye de geçiverdi. O ikiye katlanmış haliyle, koltukta çırpınıyordu karım.

Aynı anda, ikisinin de beli geliyordu.

Ben de bunu bekliyordum sanki. Belim terasın betonuna fışkırmaya başladı. Elimi bile değmemiştim sikime. Ama kendimi daha fazla da tutamamıştım işte. Tek yapabildiğim, duyduğum büyük zevkin verdiği duyguların, dudaklarımdan naralar halinde dışarı taşmasını önlemeye çalışmaktı.

Kendimi topladığımda, yeniden içeriye baktım. Hakkı sikini karımın amından çıkarmış ve geri çekilmişti. O kocaman siki, biraz inmiş gibiydi. Karım ise koltuğun üstünde, mestolmuş bir halde kendini toplamaya çalışıyordu. Bu ilk sikişin ne Hakkı’ya, ne de Şule’ye yetmediği belliydi. Yalnızca nefeslenmek için durmuş gibiydiler. Bunun farkına varmak, daha kendime tam gelememişken, yeniden heyecanlanmama neden oluyordu.

İlk hareket karımdan geldi. Doğrulup, elini Hakkı’nın sikine uzattığını gördüm. Parmakları, biraz önce amına girip çıkan, tohumlarını rahminin ağzına fışkırtmış, yarı inik o koca sikin çevresine dolandı. Sonra; hafif hafif, sanki incitmekten korkar gibi okşamaya başladı. Gözleri yine yarı kapalıydı. Yüzüne, sikilmek istediği zamanlarda hakim olan o anlatılmaz ifade, yine gelip yerleşmişti. Onca afrodizyaktan sonra, yalnızca bir kere sikilmekle yetinmesine olanak olmadığı belliydi.

Sikinde dolaşan parmaklar, Hakkı’nın üstünde beklenen etkiyi yaratmakta gecikmemişti tabii. Büyük bir hızla huylanıyordu. Bir anda, yeniden dimdik ve kocaman olmuştu siki. Biraz daha sokuldu karıma. Aklını başından alan sikin böyle yakınına gelmesi, Şule’yi daha da heyecanlandırmış gibiydi. Koltukta kıpırdanıp duruyordu. Sonra iyice doğrulup, o da Hakkı’ya sokuldu biraz. Şimdi herifin kocaman siki, neredeyse karımın yüzüne deyiyordu. Nefes bile almadan olup bitenleri izliyordum. Büyülenmiş gibi Şule’nin ağzını açışını ve o güzelim dudaklarının Hakkı’nın sikinin koca bir mantara benzeyen başına kapanışını seyrettim. Az önce amına girip çıkan, içinde tohumlarını fışkırtan sik, şimdi ağzındaydı karımın.

Şule’nin; alev alev yanan, kıpır kıpır diliyle insanın aklını başından alan, o çıldırtıcı ağzını çok iyi biliyordum. Yüzlerce kez, sikimin o ağzın içinde eridiğini hissederek mestolmuştum. Şimdi ise benim yerimde Hakkı vardı. Sikim yeniden taş gibi sertleşmişti. Hiç bir şeyi kaçırmamaya çalışarak seyretmeyi sürdürüyordum.

Karımın başı sürekli oynuyor, Hakkı’nın sikini ağzının derinliklerine alıp çıkarıyordu. Herifin yüzünde, ne kadar zevk almakta olduğunu açıkça belli eden bir ifade vardı. Başı hafifçe arkaya devrilmiş, gözlerini yarı kapatmıştı. İki eli, birer pençe gibi Şule’nin omuzlarını kavramıştı. Sonra kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Artık sikini karımın ağzına sokup çıkarıyor, onu ağzından adeta sikiyordu. Manzara müthişti.

Sonra gözlerim salonun kapısında farkettiğim kıpırdanmaya takıldı. Can çaktırmadan gelmiş, tıpkı benim gibi, onları seyrediyordu. Aramızdaki mesafe yüzünden yüzünü tam göremiyordum ama, onun da son derece tahrik olduğundan emindim. Karımı sikmek için sırasını beklerken, seyretme fırsatını da kaçırmak istemiyordu anlaşılan.

Bu arada Hakkı’nın hareketleri giderek hızlanmış, sikini Şule’nin ağzına hırsla sokup çıkarmaya başlamıştı. Karımın gözleri kapalıydı. Yüzünde zevkten erimiş olduğunu açıkça gösteren bir ifade vardı. İki eliyle koltuğun kenarlarını sımsıkı kavramış, kendini alabildiğine bırakmıştı. Herif onu ağzından sikiyor, o da büyük bir teslimiyetle veriyordu. Burnundan çıkan mırıldanma ve inlemeler, bundan ne kadar çok hoşlandığını açıkça belli ediyordu.

Hakkı’nın ağzından hırıltılar çıkmaya başlamıştı. Belini getirmek üzere olduğu belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyor, siki her bastırışında, karımın ağzına biraz daha çok giriyordu.

– “Ohhh ağzın am gibi…” dedi hırıldayan bir sesle. “Hadi iyice em bakayım sikimi… İyice em… Ohh şimdi fışkırtacağım ağzına… Gırtlağına fışkırtacağım şimdi… Ohh hadi yut tohumlarımı orospu… Yut tohumlarımı…”

Kalçalarının titrediğini görebiliyordum. Sonra vücudu da kasılmaya başladı. Aynı anda karımın boğazı da oynamaya başlamıştı. Tanrım, herif gerçekten de ağzında fışkırtıyor, o da büyük bir iştahla hepsini yutuyordu. Aynı anda onun da bütün vücudu titremeye, sarsılmaya başlamıştı. Hakkı’nın tohumları midesine inerken, o da belini getiriyordu.

Aslında yine patlama noktasına gelmiştim ama, kendimi kontrol etmeye çalışıyordum. Seyredeceklerimin bu kadarla kalmayacağı kesindi. Doğrusunu söylemek gerekirse, Hakkı planını aynen uyguluyordu. En azından söylediklerinin ilkini yerine getirmiş ve karımı sikmişti. Şimdi Can’a verdiği “ona da siktirme” sözünü tutacağından kuşkum yoktu. Zaten Can da hazırdı buna. Öte yandan, Hakkı’nın işi şimdilik bitmiş gibi görünüyordu. Şule’nin ağzında patlattıktan sonra, karşısındaki koltuğa oturmuş dinleniyordu. O kocaman siki yarıyarıya inmişti. Sonra yerinden kalkıp, salondan çıktı.

Karım, hala koltukta oturuyordu. Eteği artık beline kadar sıvalı, bacakları alabildiğine açıktı. Sağ elinin parmakları ise amıyla oynuyordu. Tanrım, sikilmeye doymamış olduğu öylesine belliydi ki. Çok geçmeden geri döneceğini tahmin ettiği Hakkı’yı beklediğini anlıyordum.

Gözlerimi ayırmadan onu seyretmekte olduğum için, Can’ın salona girdiğini, ancak Şule’nin yüzünde beliren şaşkınlıktan anlayabildim. Gözlerimi kapıya çevirdiğimde gördüğüm manzara beni de şaşırttı. Çırıl çıplaktı Can. Adaleli ve güneş yanığı bir vücudu vardı ama, ne karım ne de ben, işin bu tarafıyla pek ilgilenmiyorduk. İkimizin de dikkati, çelik bir yay gibi yukarıya kıvrık duran sikine yönelmişti.

Acele etmeden, karıma doğru yürüdü Can. Gözleriyle sanki onu yiyip bitiriyor gibiydi. Şule’yi “yıllardan beri sikmek istediğini” söylemişti Hakkı’ya. Şimdi yakalamıştı bu fırsatı işte. Karım, parmakları hala yeni sikilmiş amında, dudakları yarı aralık ve yüzünde içindeki sikilme isteğini açıkça ortaya koyan bir ifade ile onu bekliyordu. Can iyice yaklaştığında, birden kalkıverdi koltuktan. Sonra arkasını Can’a dönüp, dizlerinin üstünde, yeniden çıktı koltuğa. Ellerini koltuğun arkalığına dayamış, kıçını dışarı çıkarmış, belini bükmüştü.

Yeni bir siki içine almak için hazır bekliyordu.

Fazla bekletmedi Can onu. Arkadan sokulup sikini önünde açılmış bekleyen o güzelim amın dudakları arasına yerleştirdi ve bir anda dibine kadar geçirdi karıma. Şule’nin gözleri kaymıştı. Hiç itiraz etmeden, kendini ikinci bir adama siktiriyordu. İtiraz etmek ne kelime, zevkten bayıldığını görebiliyordum. Can da zevkten uçmuştu tabii. İki eliyle karımı belinden kavramış, gözleri yarı kapalı, hırsla sikiyordu. Birden belini getirmeye başladı. Vücudu sarsılıyor, kıçının yanakları titriyordu. Bütün gece heyecanla bu anın gelmesini beklemiş, üstelik, Hakkı karımı sikerken seyretmişti. Bunun onu daha da tahrik etmiş olduğu kesindi. Kendini tutamamıştı işte. Tohumlarını Şule’nin amına dolduruyordu.

İçindeki sikin fışkırdığını hissetmek de, karıma yetmişti tabii. Vücudunun dalga dalga sarsılıp çırpındığını, adeta kendinden geçerek belini getirdiğini görebiliyordum.

Durulmalarını elbetteki beklemiyordum ama, Can’ın sanki hiç bir şey olmamış gibi karımı sikmeyi sürdürdüğünü görünce, yine de şaşırdım. Yoksa Hakkı ona da mı afrodizyak vermişti acaba?

Şule’nin yüzü bana dönüktü. Zevkten kaymış gözleriyle, hiç bir yere bakmıyor gibiydi. Beni aklına bile getirmediğinden emindim. Normal halinde bile sikilmekten ne kadar hoşlandığını bildiğimden, şimdi bir de afrodizyak etkisindeyken ne hale geldiğini tahmin edebiliyordum. Dünyadan kopmuş gibiydi. O anda içine girip çıkan sikten başka hiç bir şeye ilgi duymadığı belliydi.

Can, başını arkaya atmış, gözlerini kapamıştı. Ne kadar zevk aldığı yüzünden açıkça belli oluyordu. Durmadan pompalıyor, sikini, karımın artık iyice şişmiş ve içi tıkabasa bellerle dolmuş olması gereken amına sokup çıkarıyor, onu çıldırtıyordu. Manzara müthişti doğrusu. Seyretmeye doyamıyordum. Elimi sikime dokundurursam hemen patlayacağımın farkındaydım. Bunu mümkün olduğu kadar geciktirmek istiyordum. İçimden gelen bir ses, daha da müthiş şeyler seyredeceğimi söylüyordu sanki.

Daha bu düşünceler kafamın içinden tam geçemeden, Can’ın Şule’nin belindeki ellerinden birini çekip, hemen önündeki o yusyuvarlak kalçalara götürdüğünü gördüm. Önce birini avuçladı. Sonra da başparmağını aralarındaki yarığa sokuverdi. Karımın vücudunun elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. Can’ın parmağı altındaki o küçük ve pembe göt deliğinin ne kadar duyarlı olduğunu benim kadar iyi bilen olamazdı. Onu kimbilir kaç kere yalamış, içine parmağımı, dilimi ve sonunda da sikimi sokmuştum. Kısacası o güzelim götü sikmeye bir türlü doyamamıştım. Şimdi ise orada bir başka erkeğin parmağı vardı.

Ama iş bununla kalmayacaktı tabii. Gerçi Can şimdilik yalnızca yoklama çekiyordu ama, karımın gösterdiği tepki nedeniyle, sikini bu iştah açıcı küçük deliğe de sokabileceğinden emin olmuştu bile. Bir taraftan da sikinin çevresine sımsıkı dolanmış olan amı sikmeyi sürdürüyordu. Sonra eli iyice haraketlendi. Artık başparmağını Şule’nin götüne sokup çıkarıyor olmalıydı.

Karım çıldırmış gibiydi. Kalçaları çalkalanıyor, dalgalanıyor, kıvranıyordu.

– “Ohhhh… Hadi götümden sik beni…” diye inlyedi birden. “Oh hadi götümden sik beni, n’olursun… Hadi götüme sok sikini…”

Can’ın o ana kadarki niyeti neydi, pek emin değildim ama, Şule’nin son sözleri, eğer varsa, kontrolü elinden kaçırmasına neden olmaya yetmişti. Kalçalarını geri çekerek, am suları ve bellerle sırısıl sıklam ıslanmış, pırıl pırıl parlayan sikini karımın amından çıkardığını gördüm. Sonra eliyle dibinden tutup, başını önündeki pembe göt deliğine dayayışını ve bastırmaya başlayışını, büyülenmiş gibi izledim. Yavaş yavaş giriyordu.

Şule’nin yüzü zevkten iyice çarpılmıştı. Yarı aralık gözlerle benim bulunduğum yere doğru bakıyordu. Ama hiçbir şey görmediğinden emindim. Can’ın kasıkları kalçalarına yapışıp, o çelik gibi sik tümüyle götüne gömüldüğünde, tüm vücudu sarsılmaya başladı. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak, kimbilir kaçıncı kez belini getiriyordu. Götü, Can’ın sikini bir mengene gibi sıkıştırmış olmalıydı. Sonra Can, karımın götünü sikmeye başladı. Yavaş ve uzun hareketlerle, sikini, o yumuşacık, ateş gibi yanan deliğe sokup çıkarıyor, sokup çıkarıyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti.

Belimin heran gelebileceğinin bilincinde ve bütün gücümle bunu geciktirmeye çalışarak, karımın sikilişini seyrediyordum. Sanki tepeden tırnağa, kocaman bir sik gibi hissediyordum kendimi. Tüm hayatım boyunca bu kadar çok tahrik olduğumu hatırlamıyordum. Bir taraftan da, Hakkı’nın mutfakta Can’a söylediği sözler kafamın içinde dansediyordu. Hakkı “karımı önce kendisinin sonra da Can’ın sikeceğini, en sonunda da birlikte sikebileceklerini” söylemişti. Şimdiye kadar seyrettiklerim, karımın gözlerimin önünde, ağzından, amından, götünden sikilmesi yetmezmiş gibi, şimdi de, büyük bir istekle bu sözlerin gerçekleşmesini bekliyor, umuyordum.

Bu arada Can da Şule’nin götünü sikmeyi sürdürüyordu. İki eliyle karımın ince belini sımsıkı kavramış, kalçalarının sert hareketleriyle ileri geri hareket ediyor, artık iyice kızarmış olan sikini sokup çıkarıyordu. Vücudunun adeleleri gerilip şişmişti. Onun da çok büyük bir zevk almakta olduğu açıkça belliydi. Gözlerimi biran için bile olsa onlardan ayıramadan, hiç bir ayrıntıyı kaçırmamaya çalışarak, büyülenmiş gibi seyrediyordum. Bu yüzden de, Hakkı’nın gelişini, hemen farkedemedim.

Tıpkı Can gibi, o da içerde soyunmuş, çırıl çıplak kalmıştı. O kocaman siki, yine kazık gibiydi. Sessizce gelip yanlarına sokuldu. Sonra da elini uzatıp, karımın sırtını okşamaya başladı. Şule’nin onun varlığından haberdar olması da, vücudunun üstünde dolaşan bu üçüncü el nedeniyle oldu. Başını çevirip Hakkı’ya baktığını gördüm. Sonra gözleri, o kocaman kıllı sike takıldı ve mümkünmüş gibi, daha da çok şehvet ve sabırsızlıkla parlamaya başladı. Tanrım, artık beklentim gerçekleşmek üzereydi. İkisi birlikte sikeceklerdi karımı.

Hakkı’nın da fazla sabırlı olmadığı kesindi. Koltuğun arka tarafına dolandı. Parmaklarını saçlarının arasına geçirip Şule’nin başını tuttu ve ona doğru sokuldu. O kocaman sik, şimdi karımın yüzüne değmeye başlamıştı. Büyük bir heyecanla, o öpmeye doyamadığım dudakların açıldığını gördüm. Hakkı biraz daha yaklaştı ve sikini biranda Şule’nin ağzına sokuverdi. Bu, karımın belinin bir kez daha gelmesi için yeterli olmuştu. Yine tüm vücudu sarsılıp dalgalanıyor, kalçaları sağa sola dansediyordu. Can hareketsiz kalmıştı. Siki, o küçük göt deliğinin içinde tekrar hapsolmuş olmalıydı.

Sonra duruldu karım. Aynı anda da, hem Can, hem de Hakkı pompalamaya başladılar. Biri götüne, öbürü ağzına sokup çıkarıyorlardı şimdi. Tıpkı Hakkı’nın söylediği gibi, önce ayrı ayrı sikmişlerdi karımı, şimdi de ikisi birden, iki taraftan sikiyorlardı. Artık kendimi tutmama olanak kalmamıştı. Elimi bile dokundurmadım sikime. Ama belim, birden fışkırmaya başladı. Başım dönüyor, gözlerim kararıyordu.

Yeniden içeriyi seyredebilecek kadar kendimi topladığımda gördüklerim yine müthişti. Can da, Hakkı da iyice hızlanmışlardı şimdi. Sikleri, birer piston gibi karımın götüne ve ağzına girip çıkıyordu. Şule ise kendini onlara bırakmış gibiydi. Gözleri sımsıkı kapalı, beli aşağı bükülmüş, kalçaları götüne girip çıkmakta olan sikin işini kolaylaştırmak için iyice havaya kalkmış, dudakları ağzına girip çıkmakta olan o kacaman kıllı sikin çevresine bir vantuz gibi yapışmış, sikiliyordu. Hem de ne sikiliyordu. İnlemeleri gerçi burnundan geliyordu ama, o kadar şiddetliydi ki, ben bile duyabiliyordum.

– “Ohhh, ağzın am gibi…” diye homurdandı Hakkı birden. “Ağzın am gibi orospu…”

Belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Ama Can ondan çabuk davrandı. Birden dibine kadar geçirdi karımın götüne. Hayvani sesler çikarıyor, kalçaları kasılıyordu. Tanrım, belini Şule’nin o küçük götünün derinliklerine boşaltıyordu. Bir taraftan da, iki eliyle karımın dalgalanan, çırpınan vücudunu kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Sonra Hakkı da getirmeye başladı.

Şule, gırtlağına fışkıran ilk salvoyla birlikte kontrolden çıkıverdi. Hakkı’nın kocaman siki biranda ağzından çıktı ve ikinci salvoyu yüzünün tam ortasına yedi. Bu onu daha da çıldırttı sanki. Öyle ki, Can da tutmayı beceremedi karımı. Bir anda onun siki de çıktı dışarı. Ama hala fışkırmaya devam ediyordu. Beyaz erkeklik sıvılarının havada geniş bir kavis çizip karımın o baştan çıkartıcı kalçalarına yağması öylesine tahrik edici bir manzaraydı ki, sikim yeniden taş gibi oluverdi bir anda.Sonra ayrıldılar. Can bir koltuğa, Hakkı bir koltuğa oturdu. Şule de oturduğu koltukta hafifçe yan dönüp, bacakları altında, adeta yığılıp kaldı.

Artık her şeyin bitmiş olması gerektiğini düşünüyordum. Öyle ya, Hakkı üç, Can da iki kere patlatmışlardı. Ama rekor tartışmasız karımdaydı. Tam sekiz kez çıkmıştı bulutların üstüne. Orada koltuğun üstünde, tüm yorgunluğu ve sikilmişliğiyle öylece otururken o kadar güzel, o kadar sikilesiydi ki, başımı döndürüyordu. O anda en çok istediğim, az öncesine kadar siklerin girip çıktığı, bellerin dolduğu amıyla götünü görebilmekti ama, oturuş biçimi buna izin vermiyordu. Şimdi yerinden kalkıp içeriye, beni uyuduğumu sandığı odaya gelse ve o birbirinden güzel deliklerini bana gösterse, bütün o vıcık vıcıklıklarıyla, sikilmişlikleriyle, bir kere de benim sikimin oralara girip çıkmasına olanak verse ne güzel olur diye düşünüyordum. En iyisi ses çıkarmadan ve görülmeden odaya geri dönmem olacaktı galiba.

On saniye sonra odaya geri dönmüş, pencereyi kapamış ve yatağın üstüne oturup Şule’yi beklemeye başlamıştım. Yaklaşık on dakika kadar da bekledim. Ama bir türlü gelmiyordu karım. Doğrusunu söylemek gerekirse merak etmeye başlamıştım yeniden. Sonunda dayanamadım ve tekrar terasa çıktım.

Salonda her şey, bıraktığım gibi değildi artık. Gerçi Hakkı ve Can, hala koltuklarda oturuyorlardı ama, Şule yerinde değildi. Koltuktan kalkmış, tam ortalık yere, yumuşak halının üzerine, sırtüstü yatmıştı. Bacaklarını alabildiğine açmış ve dizlerinden bükerek göğsüne doğru çekmişti. Tabak gibi açıktı yani. Sol elini kalçalarının altından geçirerek getirmiş, orta parmağını, az önce Can’ın sikinin girip çıktığı, tohumlarını fışkırttığı götüne sokmuştu. Sağ elini ise önden uzatmış, yine orta parmağını, işaret ve yüzük parmaklarıyla şişmiş dudaklarını iyice açtığı amına sokmuştu. Gözleri yarı kapalı, Hakkı ve Can’ın önünde, kendini parmaklarıyla sikiyordu karım. Hem amından, hem götünden.

Tanrım, hala sikilmeye doyamadığı belliydi. Hakkı’nın afrodizyakı onu öylesine etkilemişti ki, tam sekiz kez belini getirmesine rağmen, hala doymamıştı sikilmeye. Olduğum yerde donmuş kalmıştım. Biraz önce görmek istediğim iki delik de, vıcık vıcık olup iyice açılmış amı da, götü de gözlerimin önündeydi şimdi. Seyrine doyulmayacak bir manzaraydı bu.

Sonra akledip Hakkı’yla Can’a baktım. Onlar da büyülenmiş gibi seyrediyorlardı Şule’yi. Eze eze, amından, götünden, ağzından sikip yine de doyuramadıkları karımı, alev alev yanan gözlerle seyrediyorlardı. Can’ın siki bir kere daha kalkmış, dimdik olmuştu. Hakkı ise yarı kalkık sikini okşuyordu.

– “Sikilmek istiyorum…” dedi karım birden… “Ohhh daha çok sikilmek istiyorum… Hadi gelin sikin beni… Hadi gelip sikin beni n’olur… Ohhh hadi… Ohhh hadi n’olur..? Ohhh n’olur…?”

Can bir anda fırladı yerinden. Halının üstünde, Şule’nin yanına diz çöktü. Ama karım bakmıyordu bile ona. Gözleri hala kapalı, parmakları amıyla götüne hızla girip çıkıyor ve konuşmayı sürdürüyordu.

– “Hadi sikin beni… Ohhhh sik istiyorum… Siklerinizi istiyorum… Hadi sikin beni… İkiniz birden n’olur… Ohhh ikiniz birden sikin beni hadi… Ohhh sikilmek istiyorum… Hadi sikin beni… Hadi sikin… Ohhh hadi… Sikin beni…”

Bu kadarı Hakkı’ya da yetmiş, o kacaman siki, tekrar kazık gibi olmuştu. Hızla yerinden kalkıp, karımla Can’ın yanına geldi. Şimdi son derece ilginç bir manzara vardı gözlerimin önünde. Şule pozisyonunu hala değiştirmemişti. Parmakları hala iki taraftan içine girip çıkmayı sürdürüyordu. Yalnızca konuşmaktan vazgeçmiş gibiydi. Şimdi yalnızca inliyordu. Bir taraftan da, yanındaki iki erkeği algılamıştı tabii. Bunun onu daha da çok heyecanlandırdığını, içindeki sikilme isteğini daha da arttırıp dayanılmaz hale getirdiğini farkedebiliyordum. Sonra birden beli gelmeye başladı. Dokuzuncu kez belini getiriyor ve can çekişen bir hayvanınkine benzeyen sesler çıkarıyordu. Vücudu gevşeyiverdi aniden. Parmakları içinden çıktı. Bacaklarını indirdi.

Aynı anda da Hakkı girdi devreye. Karımın yanına uzandı önce. Sonra da onu tuttuğu gibi üstüne çekti. Kalçalarının bir an için havalandığını gördüm. Elinin yardımına bile gerek duymadan, o kocaman sikini Şule’nin amına sokuverdi. Tek bir harekette dibine kadar geçirmişti.

– “Ohh ne güzel soktun…” dedi karım, “Ohhh ne güzel soktun bana… Ama yetmedi ki… Bir sik daha istiyorum… Ohhh bir sik daha istiyorum… Götüm boş kaldı bak… Ohhh bir sik de götüme istiyorum…”

Kulaklarıma inanamıyordum. Hayal edebileceklerimin en çılgınını istiyordu karım. Hakkı’nın üstüne uzanmış, o kocaman sikini dibine kadar amına almış, götüne girecek ikinci sik için yalvarıyordu. Başım uğulduyordu artık. Kendimden geçmiş gibi, Can’ın doğruluşunu ve Şule’nin arkasına geçişini izledim. Sikini getirip karımın götüne dayadı. Sonra da hiç zorlanmadan sokmaya başladı. Bir anda kasıkları, önündeki o baş döndürücü kalçalara yapışıverdi. Şimdi iki sik birden vardı karımın içinde. Biri amına, öbürü götüne girmişti. Dibine kadar.

Çığlığa benzer bir ses çıktı Şule’nin ağzından. İki erkeğin arasına sıkışmış vücudunu sarsılmaya, çırpınmaya başladı. Yine beli geliyordu. Onuncu kez.

Sonra Hakkı’ya Can, karımı sikmeye başladılar. Biri amından, biri götünden sikiyordu. Sikleri birer piston gibi giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Şule ise zevkten çıldırmış gibiydi. Durmadan belini getiriyordu artık. Durulmaları en çok 15-20 saniye sürüyor, sonra yine vücudunu titremeye başlıyor, beli yine geliyordu. Artık saymama da olanak kalmamıştı. Çılgın bir şeydi bu. Seyretmeye doyamıyordum. Bu çılgın akşamın başlamasından bu yana tahrik olmadığım kadar çok tahrik olmuştum. Karımın, gözlerimin önünde, benden yalnızca bir kaç metre uzakta, iki çıplak erkek vücudunun arasına sıkışmış, hem amından hem götünden sikilişini seyrediyor ve uçuyordum.

Hepimiz zaman kavramını yitirmiştik herhalde. Ya da en azından bana öyle geliyordu. Bu nedenle, Can’ın birden bağırması beni beklemediğim kadar şaşırttı. Garibim, sikini bir mengene gibi sıkıştırıp saran o kadife yumuşaklığındaki götün etkisine daha fazla dayanamamış olmalıydı. Belini getiriyor, tohumlarını karımın götünün derinliklerine boşaltıyordu yine.

– “Ohhh fışkırt…” diye inledi Şule,bilmem kaçıncı kez kendi de belini getirirken, “Ohhh fışkırt götüme hadi… Ohhh doldur içimi yavrum… Doldur karnımı… Immmmnnnnnhhhh…”

Hakkı ise aşağıdan pompalamayı, sikini karımın amına sokup çıkarmayı sürdürüyordu. Ne de olsa, Can’dan bir kere fazla getirmişti belini o. Bu nedenle de hala dayanıyordu.

Sonra Can Şule’nin arkasından uzaklaştı. Karımın götü, içinden çıkan siki sanki bırakmak istemiyor gibiydi. Ama bunu başaramadı tabii. Can’ın yarı inmiş siki içinden çıktığında ise ürperdiğini farkettim. Birden doğrulup, kendi de Hakkı’nın üstünden kalkıverdi. Bir eliyle Can’ın elini tutmuş, gitmesine izin vermiyordu. Sırtını Hakkı’ya dönüp tekrar üstene oturduğu gördüm. Bu arada öbür elini aşağı uzatıp herifin o koca sikini tutmuş ve mosmor başını getirip götüne dayamıştı. Kendini bıraktı ve Hakkı’nın siki, Şule’nin götüne gömülüverdi. Can’ın elini de bırakmamıştı, bütün bunlar olup biterken. Hakkı’nın kıllı taşakları amının dudaklarına yapıştığında ise Can’ı kendine çekmeye başladı. Ağzı açıldı ve dudakları, götünden daha yeni çıkmış o yarı inik sikin üstüne kapanıverdiler. Hırsla emmeye başladı. Aynı anda da kalçaları hareketlendiler. Şimdi bir taraftan Can’ın tohumlarını içine henüz fırkırtmış sikini emiyor, bir taraftan da götünü dolduran o koca sikin üstünde oturup kalkıyordu.

Tanrım, gerçekten doymayacak gibiydi karım. Kendini sikişin labirentlerinde kaybetmişti sanki. Geri dönmeye de hiç niyeti yokmuş gibi görünüyordu.

Can dinlenememiş, kendine gelememişti bile. Ama Şule’nin ağzı o yarı inik sikine öyle şeyler yapıyordu ki, kendini yeniden kaptırmıştı. Giderek daha çok kalkıyordu siki. Sonunda iki eliyle karımın başını tuttu ve sikini hırsla sokup çıkarmaya başladı. Bu doymak bilmeyen kadınının ağzını sikme sırası ondaydı artık.

Karımı bu sefer de, bir sik götünde, bir sik ağzındayken seyrediyordum. Tıpkı daha önce olduğu gibi. Tek fark, bu sefer siklerin yer değiştirmiş olmasıydı. Gözleri sımsıkı kapalıydı Şule’nin. Zevkten kendinden geçmişti. Hakkı’yla Can da, yine transa girmiş gibiydiler. Dünyadan kopmuş, karımı sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı.

Şule birden durup, Can’ın sikini ağzından çıkardı. Hayran gözlerle, dibinden sımsıkı kavradığı siki seyretti bir süre. Sonra vücudunu geriye verdi ve ellerini Hakkı’nın iki tarafından yere dayadı. Bacaklarını iyice açıp, dizlerini karnına doğru çekti. Manzara müthişti. Herifin o kacaman siki, dibine kadar gömülmüştü götüne. Onun üstünde de, vıcık vıcık olmuş, susamış bir ağız gibi açılmış amı görünüyordu. İçine yeni bir sik almaya hazır, hatta bunun için yalvarır gibi duran o güzelim am, başımı döndürdü.

– “Hadi sok…” dedi zevkten ağdalanmış bir sesle, “Hadi gel amıma sok sikini… Çabuk ol n’olursun… Hadi gel sik beni… Ohhh hadi… Yine amımdan götümden sikin beni n’olur…”

Hırsla saldırdı Can. Bir anda üç vücut birbirine girmişti yine. Aynı anda da, karım yine peşpeşe belini getirmeye başlamıştı. İki sik birden yemek, aynı anda iki erkeğe birden sikilmek, bir sikin amına, diğerinin götüne girip çıkması, onu zevkten çıldırtıyordu. İp tam anlamıyla kopmuştu artık. Üçünün de hareketleri giderek hızlanıyor, sertleşiyordu. Sanki dövüşür gibiydiler. İnlemeleri, haykırmaları, tam anlamıyla birbirine karışmıştı.

Can ayakları yere basılı, öne doğru eğilmiş ve kollarını Şule’nin bacaklarının altından geçirerek, onu omuzlarından kavramıştı. Güçlü kollarıyla yarı havada tutuyordu karımı. Sikini de büyük bir hırsla amına sokup çıkarıyor, neredeyse öldüresiye sikiyordu onu. Hakkı ise üstünden karımın ağarlığının kalkmasıyla rahatlamış, iki eliyle onu leğen kemiklerinden kavramıştı. Kalçaları bir motor hızıyla yerden havalanıp geri dönüyor, o koca siki Şule’nin götüne dibine kadar giriyor, ucuna kadar çıkıyor, tekrar dibine kadar giriyordu.

Sonra karımın vücudu, şimdiye kadar hiç görmediğim bir biçimde sarsılmaya başladı. Öyle ki, onu tutabilmek için, Hakkı da, Can da durmak zornda kalmışlardı şimdi. Beli kıvrulup bükülüyor, kalçaları sert hareketlerle sağa sola, yukarı aşağı oynuyordu. Bu sefer çok büyük geliyordu beli. Çıldırmış gibiydi. Üstelik bir türlü de durulmuyordu. İçindeki siklere acayip şeyler yapıyor olmalıydı. Ne Hakkı’nın ne Can’ın buna dayanamayacaklarına emindim. Sorun hangisinin önce patlayacağıydı. Herhalde Hakkı ilk olacaktı.

Ama yanılttılar beni. Çünkü birlikte patladılar. Biri amının öbürü götünün derinliklerindeki iki sikin aynı anda fışkırmaya başlaması, karımı da bitirdi.

Çığlıklar atarak, yığılıp kaldı.

Bense tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde kalmıştım olduğum yerde. Bu sefer onlar getirmiş, ben getirmemiştim. Şikayetçi de değildim. Çünkü artık karımı sikmek istiyordum. Saatlerdir sikildiği her yerinden ben de sikmek istiyordum onu.

İçerdekiler hala halının üstünde yatıyorlardı. Hakkı altta, karım onun üstündeydi. Can ise hemen yanlarında uzanmıştı. Bu sefer onları bıkarıp içeri gitmeyecektim. Bunu karımın odaya gelmeye kalkışmasından sonra yapmaya kararlıydım. Gerçi bu sefer her şey gerçekten bitmiş gibiydi ama, yine de emin olmak, bir şeyler kaçırmamak istiyordum.

On dakika kadar öylece yattılar içerdekiler. Sonra Şule kımıldadı ilk olarak. Hakkı’nın üstünden inip yere, ikisinin arasına oturdu. Gözleri bir Hakkı’nın, bir Can’ın sikine takılıyordu. Ama artık ikisi de inmiş, süklüm püklüm olmuştu siklerin. Sahiplerinin de, hiç bir şeye aldıracak halleri yoktu. Karım ellerini uzatıp ikisinin de siklerini okşamaya başladığında, hafifçe kımıldandılar, o kadar.

– “Sikilmek istiyorum…” dedi karım, “Daha sikilmek istiyorum…”

Can’ın yanıtı, yalnızca derin bir inlemeydi. Hakkı ise sesini bile çıkarmamıştı.

– “Heyyy, duymuyor musunuz..? Sikilmek istiyorum dedim size… Hadi kalkın bir daha sikin beni… Ohhhhh çabuk olun… Sik istiyorum…. Daha çok sik istiyorum…”

– “Pezevenk kocanı denesene…” dedi Hakkı, “İçerde uyuyor kocan… Biz burada orospu karısını sikerken, kocan içerde uyuyor… Git uyandır onu… Git ona siktir artık kendini orospu… Hadi git kocana ver artık… Böyle taze sikilmiş halinde git, onu uyandır, amını, götünü, ağzını ona da siktir hadi…”

Tam bir rüya aleminde gibi, karımla birlikte ben de dinliyordum bu rezil herifin söylediklerini. Ve tıpkı karım gibi benim üstümde de müthiş bir etki yapıyor, beynime işliyordu bu sözler. Çünkü sonuçta doğru söylüyordu Hakkı. Beni içerde uyuyor sanıyordu. Ve bu süre içinde karımı sikmişlerdi. Tanrım, hem de nasıl sikmişlerdi. Ama sonunda işleri bitmişti onların da. Karım ise bol afrodizyak etkisindeydi hala. Doymamıştı sikilmeye.

Şule birden kalktı ayağa. Saçı başı iyice dağılmış, giysisi vücudunun orta kısmında toplanmıştı. Onlara bakmadan içeri yöneldiğini görünce, ben de yıldırım gibi odama döndüm. Pencereyi kapadım, kapının kilidini açtım ve yatağın üstüne uzandım. Aynı anda da karım girdi içeri. O kapıyı kaparken, ben de başucumdaki küçük lambayı yaktım.

Üstünü başını düzeltmek zahmetine bile katlanmamıştı Şule. Bacaklarının iç tarafları, am suları ve bellerle sırılsıklam ıslaktı. Hakkı yüzüne fışkırttığı sırada saçlarına gelen beller kurumuştu. Gözgöze geldik.

– “Sik beni sevgilim…” dedi yavaşça, “Canım sikilmek istiyor…”

Sonra yürüyüp yatağın üstüne sokuldu. Elleri uzanıp içeri sokmaya fırsat bulamadığım, dim dik sikimi okşamaya başladı. Ama fazla dayanamadı. Bacaklarını açıp üstüme oturdu ata biner gibi. Yattığım yerden amını görebiliyordum. Şişmiş dudakları iyece açık, içinden peltelenmeye yüz tutmuş beller sızan amı başımı dördürdü. Biraz doğruluşunu ve sikimi dibinden kayvayıp amının altına getirişini izledim. Bir anda oturdu sikimin üstüne. Alışık olmadığım kadar gevşemişti amı. Bir anda, taşaklarıma kadar aldı beni içine. Ellerini göğsüme dayamış, gözlerimin içine bakıyordu. Amından sızan beller ılık ılık taşaklarıma akıyordu. Zevkten çıldıracak noktaya geldiğimi hissediyordum.

– “Canım sikilmek istiyor…” dedi şehvet dolu bir sesle, “Canım sikilmek istiyor kocacım…”

– “Doymadın mı..?” dedim.

Birden donup kaldı karım. Hala gözgözeydik ama artık hareket etmiyordu. Sorumu anlamaya çalıştığının farkındaydım. Kalçalarımı yukarı doğru bastırıp, sikimi biraz daha kökledim gevşemiş amına. Bu, vücudunun elektriklenmesine neden oldu. Sonra yeniden hareketlendi. Kalçaları şimdi üstümde dansediyordu.

– “Doymadın mı…?” diye tekrarladım sorumu…

– “Biliyorsun…” dedi, “Neler olduğunu biliyorsun…”

– “Biliyorum…”

– “Ama nasıl..?”

– “Seyrettim…”

– “Her şeyi mi…?

– “Her şeyi, en ince ayrıntısına kadar hem de…”

– “Kızmadın mı..?”

– “Saçlamala, aksine çok hoşuma gitti…”

– “Doğru mu söylüyorsun..?”

– “Evet… Çok hoşuma gitti…”

– “Neler yaptılar bana sevgilim…”

– “Siktiler…”

– “Ah evet sevgilim, siktiler beni… Hem de ne biçim siktiler… Ahhh ikisi birden siktiler beni ve zevkten uçtuğumu sandım… İki sik birden yemek o kadar güzeldi ki… Bir sik amımda, bir sik götümde… Ohhh öyle güzeldi ki… Dünyadaki hiç bir şey bunun yerini tutamaz biliyor musun sevgilim… Hiç bir şey… Yine istiyor canım…”

Hem konuşuyor, hem sikişiyorduk. Elimi götürüp orta parmağımı götüne değidirdim. Vıcık vıcık ve alabildiğine açıktı o küçük delik. Parmağımı sanki içine çekti. Birden vücudu yine titremeye başladı. Bir kez daha geliyordu beli. Ben de fışkırmaya başladım.

– “Ohhh canım çok sikilmek istiyor sevcgilim…” dedi durulduğumuzda, “Canım çok sikilmek istiyor sevgilim… İki sik birden istiyorum hem de… Biri amıma, öbürü götüme…”

– “Hadi yine git içeri o zaman…”

– “Faydası olmaz ki… O sikler kalkmıyor artık… İkisini de boşalttım… Bir daha kalkmayacak kadar boşalttım ikisini de…”

Şimdi yatakta oturmuş, sırtını duvara dayamıştı. Bacaklarını iyice açıp dizlerini toplamıştı. Hem konuşuyor, hem de amını okşuyordu.

– “O zaman talihine küs…” dedim, “Kalkmıyorlarsa, sen de siksiz kalacaksın demektir…”

– “Niye..?” diye sordu gözlerimin içine bakarak, “Dünyadaki tek sikler onlar mı sevgilim… Hadi gel gidelim buradan… Sokağa çıkalım ve bana sik bulalım… Bir sik daha bulalım, ikiniz sikin beni… Ya da daha güzeli, iki sik birden bulalım, üçünüz birlikte sikin… Ohhhh o daha da güzel olur sevgilim… Amımdan, götümden, ağzımdan aynı anda sikersiniz beni… Ohhhh o çok daha güzel olur sevgilim…”

Saate baktım. Neredeyse dörde geliyordu. “Neden olmasın” diye düşündüm kendi kendime. Türkiye’deydik, İstanbul’daydık. Burada abazan erkekten bol ne vardı ki..?

– “Hadi kalk o zaman…” dedim karıma, “Ama önce biraz üstünü başını düzelt… Bakalım neler bekliyor bizi sokakta…”

Sevinçle fırladı yerinden. Giysisinin askılarını omuzlarına geçirdi. Eteklerini biraz düzeltti. Odadan çıktık birlikte. Salonda Hakkı ve Can sızıp kalmışlardı. Şule sessizce içeri girip ayakkaplarını buldu ve yanıma geldi. Sırtını duvara dayayıp onları giyerken, gözlerim bacaklarının iç taraflarına takıldı. Hala sırılsıklam ıslak ve yapış yapıştılar. Nereye baktığımı görmüştü.

– “Böyle daha güzel sevgilim…” dedi, “Her gören sikildiğimi anlar böyle olunca… Yeni sikler istediğimi, aradığımı da…”


Arkadasla Karilarimizi siktik

Selam arkadaslar,anlatacagim hikaye gercekten yasanmistir.Sadece isimleri degistirerek yaziyorum..Ben Almanyada Kuzey Ren Westfalya eyalatinde yasiyorum.Evliligimizin ikinci senesinde yakin arkadasim Metinde evlendi ve artik ailece gidip gelmeye basladik birbirimize…Metinin esi Hülya Sexy,bakimli ve gayet rahat bir bayandi…Bize geldiklerinde beraber icer ve herkes kendi esiyle öpüsür ve ellesirdik,güya birbirimizden cekiniyorduk ve acikca yapmasakda etek altindan hersey yapiyorduk ve bu durum benim Hülyayi sikme arzumu atesledi ve birgün karima bunu teklif ettim önce kizsada sonunda”sen cok istiyorsan yaparim” dedi ve birgün Hülyalarla yüzmeye gittik ve cikinca esime “Hülyaya sor bugün keyfi yerinde” dedim ve arabaya binip eve dogru yola ciktik.Eslerimiz arkada oturuyordu ve sessiz bir sekilde birseyler konusuyorlardi…Hülyalari evlerine birakip bizde esimle kendi evimize gittik ve o azginlikla esimi güzelce siktim ve “sordunmu Hülyaya ” dedim “evet sordum,esine soracak ve aksam cevap verecek”dedi Aksami nasil ettim bilemezsiniz…Nihayet aksam saat 18 gibi Tel caldi ve arayan tahmin ettigim gibi Hülya idi,5 dak konustukdan sonra esim Teli kapatti fakat benim kalbim yerinden firlayacak gibi acaba ne dedi diye meraktan catliyordum…”Aksam bize oturmaya geleceklermis” dedi esim ama benim duymak istedigim bu degildi ve esim mahsustan uzatiyordu ve sonundan bana o harika haberi verdi “Metin olur demis” dedi ve esimle oturup konusmaya basladik ve asla kiskanclik olmayacagini bu yasayacaklarimizin sadece Sex oldugu konusunda anlastik,o gece yasananlari birdaha konusmayacaktik ve ebedi aramizda kalacakti.Aksam saat 21 gibi Zil caldi Metin ve Hülya geldiler..Onlarda bizler gibi hazirlanmislar.Hülya muhtesem görünüyordu…Biraz oturduk havadan sudan konustukdan sonra esim masayi hazirladi ve icki icmeye basladik biraz daha rahat olmak icin…Sonra üclü koltuga gectik ve ben esimle Metinde Hülya ile sevismeye basladi.Aslind aherkes olacaklari biliyordu ama ilk adimi atmaya cesaret edemiyorduk birtürlü.Sonunda Hülya ayaga kalkti”bu gece yasanacaklar burda kalacak ve ebedi olarak aramizda bir eve gelen escort Sir olacak,anlastikmi “dedi.Tamam diyince geri esinin yanina oturdu ve esini soymaya basladi,bundan cesaret alan bizde soyunmaya basladik ve esk**en sakli olarak birbirimizin yaninda yaptigimiz sevismeyi artik acikca yapiyorduk,Hülyanin harika bir vücudu vardi,tazecik nede olsa daha 6 aylik evliydi.benim esimde Sexy bir bayandir.Ikisininde dolgun ve dik gögüsleri vardi.Esiminkiler biraz daha büyüktü Hülyaninkininden.Ikiside Amlarini yeni tras etmislerdi bu gece icin.Esim koltukdan asagi inip Sikimi yalamaya basladiginda yan gözle Hülyaninda ayni pozisyonda Metinin sikini yaladigini zevkle izledim.Bir an Metin ile göz göze geldik ve gülümsedik,ikimizde biliyordukki birazdan birbirimizin eslerini sikecektik ve buda ikimizide dahada azdirmaya basladi.ilk adimi gene Hülya atti ve esime ” tadi nasil senin dondurmanin” dedi gülerek esimde ” gel bak istersen tadina dondurmanin ” dedi ve esimle genç escort Hülya yer degistirdiler…Simdi esim Metinin sikinin elliyordu Hülyada benim sikimi eline almis yavasca yalamaya basladi önce sadece kafasi yaladi ve sonra yavas yavas iyice dibine kadar agina almaya basladi,harika bir görüntü vardi suan karsimda.esimde artik kendini kaptirmis Metinin kafasini sikine bastirmasi ile Metinin sikini yalamaya baslamisti ve ayaga kalktim ve Hülyayi koltuga oturttum ve öne o harika gögüslerini yalamaya basladim giderek asagilar adogru indim ve sonunda o muhtesem ve hep sikmeye hayal ettigim Amina geldim,hafifce yalalamaya basladigimda Hülya zevkten cildiriyordu ve saclarimi oksuyodu.Bir elim o harika gögüslerini oksarken diger elimlede Hülyanin Amini hem parmakliyordum hemde yaliyordum.Metinlere baktigimda onlari 69 olmus vaziyette gördüm.Metin esminin Amini yaliyordu esimde Metinin sikinin zevkini cikariyordu…Artik ben daha fazla dayanacak durumda degildim ve Hülyayi biran önce sikmek istiyordum.Koltuga otrudum ve Hülyayi yavasca üzerime cektim.Sikimi eline aldi ve am dudakalrina sürttükden sonra yavas yavas üzerine oturmaya basladi,harika bir duyguydu Hülyayi sikmek,daracik Amina milim milim giriyordum.Meti8nde karimi koltuga domaltmis ve escort arkadan sikini karimin amina sürtüyordu ve oda yavas yavas sokmaya basladi sikini karimin amina…Ben Hülyanin Aminindan aldigim zevkin üzerine karimin bir baska erkek tarafindan skildigini görmek dahada azdiriyordu beni…Hülyayi 10-15 dak böyle siktikden sonra bende ona domalmasini söyledim ve arkasindaki yerimi alip yavasca Amini pompalamaya basladim.Oda artik dördümüzün zevk sesleri ile yankilaniyordu.Hülya sert darbelerle bu pozisyonda sikerek bagirak orgazm olmasini zevkle izledim ama ben hala doymamistim ve hala deli gibi amini pompaliyordum Hülyanin birden sikim Hülyanin Aminindan cikti ve Hülya yeniden sokmak icin eline aldiginda hic ummadigim birsey oldu ve Hülya Sikimi Amina degil göt deligine getirdi anlasilan götünü sikmemi istiyordu ve bende bunu zevkle yapacakdim.Yavas yavas Hülyanin götüne soktum sikimi,Aman tanrim bu kadarmi zevkli olurdu Sex.daracik ve tazecik göt sikmenin zevki bambaskaydi.Hülyayi bu sekilde 10 dak siktikten sonra artik bende dayanacak hal kalmadi ve Hülyanin götüne büyük bir zevkle tüm döllerimi bosalttim.Metin ve esime baktigimda esim koltuga oturmus,Metin bacakalrini omuza yapmis ve esimin Amini pompaliyordu ve o an oda bosalamya yakin oldugunu belli eden sesler cikararak Sikini esimin Aminindan cikarip tüm öllerini esimin gögüslerine bosaltti.harika bir sikis yapmistik hepsimiz.O gece hem esimi hem hülyayi ikiser defa daha siktik ve mutlu bir sekilde Hülyalari yolcu ettikden sonra bir postada esimi yatakda siktikden sonra mutlu bir sekilde esim kollarimda uykuya daldik ve bastan konustugumuz gibi bu meseleyi bir daha hic konusmadik.
ben Hülyaya ama doyamadim ve onu esimden ve Metinden habersiz 3 sene boyunca daha sikmeye devam ettim. Hepinize iyi sikismeler…


damadım kızımı sikerken izledım (alıntı)

Büyük kızımın 10 yıllık kocası, evlenmeden önce çapkın olduğunu duyduğumuz, yakışıklı, sempatik, 39 yaşında bir erkekti. Ama bana veya karısına bir kere bile bir saygısızlığı olmayan, başka kadınlara yan gözle baktığını bile görmediğim biri. Yazları karısını yazlığa bırakıp, haftasonları İstanbul’a gidip geliyordu. Bir Cuma günü, o da evli olan küçük kızım ile büyüğünün fısıldaşmalarını duydum balkonda. Ses etmeden yaklaştım balkona. Küçük kızım, “Geliyor seninki bu gece abla, uyutmaz seni yine! diyordu. Ablası da, “Valla ilk zamanlar iyiydi, ama çekilmiyor artık, her gece ya sikiyor, yorgunum diye kaçsam ağzıma dayıyor! dedi. Küçüğü de, “Şimdi bir haftalık yükle geliyor yandın abla! En iyisi benimki valla, haftada bir iki, az ama öz. Arada birilerini bulup sikmiştir mutlaka, ama ses etmiyorum, bana karşı o kadar sevecen ve nazik ki, bunca yıldan sonra bile aşığım ona!” dedi. Akşam damat geldi. Yemekten sonra biraz muhabbet edildi. Damat önemli bir yönetici olduğundan, Laptopunu alıp çalışmak için odalarına çekildi. Ben de odama gittim yatmaya. Ama aklımdan kızlarımın konuştukları konular çıkmıyordu. Hele ağza dayamak ne kadar pis bir şeydi! Bu yaşıma kadar hiç yapmadım öyle bir şey. Zaten Menapoza da girdikten sonra kendimi iyice salmıştım ve amıma yıkamak dışında dokunmamıştım bile. Ama şimdi birazdan yan odamda başlayacak olan sikişten başka bir şey düşünmüyor, bu günahı kafamdan kovalamaya çalışıyordum. Birden aklıma bir şeytanlık geldi. Sonra tövbe deyip uyumaya çalıştım, ama beynimde kızımın (Her gece sikiyor!) cümlesi yankılanıyordu. Benim odamda çift kişilik yatak, onların odasında ise iki tane tek kişilik yatak vardı. Torun ise yer yatağında yatacaktı. Hemen kalktım kızıma seslendim, “Siz benim odamda kalsanıza, daha rahat edersiniz, hem de torun yerde yatmaz!” dedim, sadece torunumu düşündüğüm vurgusuyla. Onlar benim odaya geçtiler, ben de onların odasına geçtim. Benim kapıyı açık bıraktım, onlar doğal olarak kapılarını kapattılar. Yattığım halde kulağımı kabartmıştım, acaba sikişme sesleri gelecek mi diye. İlk 10 dakika hiç bir ses yoktu. Şeytan dürttü, merak ettim kalktım, sessizce kapılarının anahtar deliğinden baktım. Fakat hayal kırıklığına uğradım, damat bilgisayarı ile uğraşıyordu. Tam ümidimi kesip odama gitmeyi düşünürken, damat bilgisayarını kapadı ve yatakta kitap okumakta olan kızıma arkadan sarıldı. Damat kızımın benim gençliğime benzeyen düzgün uzun bacaklarını yavaşça okşuyor, kulağına birşeyler fısıldıyordu. Kızım da kıçını damadın önüne doğru bastırıp cilveleşiyordu. Bir yandan kulak memesini emip boynunu öpen damadın bir eli alttan girip sol memesini yakalamış, diğer eli ise kızımın amını okşuyordu. Bu yaptığımın ayıp vede günah olduğunu düşündüm önce, fakat şeytan dürttü, seyretmeye devam ettim. Hayatımda mastürbasyon bile yapmamış olan ben, ilk kez canlı porno seyretmek üzereydim. Böyle bir süre devam ettiler, sonra damat ayağa kalktı, üzerindekileri çıkardı, arkası kapıya dönüktü. Sonra kızımı yüzükoyun yatırıp, bir çırpıda pijamasının altını ve külodunu çekip çıkararak yere attı. Kızımın kıçının üstüne oturarak, tek harekette pijamasının üstünü de çıkardı.ankara bayan escort Çırılçıplak ve yüzüstü kızımın bacaklarını araladı ve kafasını göt yanaklarının arasına yapıştırdı. Bunu defalarca yaptıkları, kızımın belinin altına yastık koymasındaki hızdan belliydi. Götünü bir yandan hafif hafif tokatlıyor, sonra her yerini yalıyor ve avuçluyordu. Bir ara kafasını tamamen gömdü ve kızım da götünü biraz yukarı kaldırdı, bu açıdan amını ve götünü aynı anda yaladığı ve ikisini de parmakladığı çok net ortada idi. 18 yaşımdayken, amımın incecik bir çizgi olduğu zamanlarda bile, bir kere olsun böyle yalanmamıştım, ozamanlar amın yalanabileceği aklımdan bile geçmemişti. Bir süre sonra kızım çırpınmaya, kafasını yastığa gömmeye başladı. Evlerinde olsalar çığlık çığlığa boşalacağı belliydi. Kızım, “Bittim, yeter!” demesine rağmen, damat kızımı sırtüstü çevirip, misyoner pozisyonuna getirdi, iki eliyle götünü avuçlarken, ağzı tamamen kızımın amını kapatmış, yalamaya devam ediyordu. Sonra bir iki parmağını motor hızında kızımın amına sokup, bir yandan yalamaya başladı. İki dakika sonra kızım tekrar yay gibi kasıldı ve kendini yatağa bıraktı, artık kımıldamıyordu. İşte o an damadın sikini gördüm. Yalamayı bıraktı, kızımın yanına uzandı, şefkatle öpücükler kondurmaya başladı. Ama benim gözüm damadın sikine takılmıştı. Siki fazla uzun değildi, ama bilek kalınlığındaydı. O ana kadar sadece kocamın sikini görmüştüm, ama damadın siki kusursuzdu. Kızım yavaşça gözlerini açtı, bu sefer kızım önce kocasının boynunu göğüslerini öptü, sonra gözlerini damadımdan ayırmadan önce taşaklarını öpmeye, eliyle de siki okşamaya başladı. Oysa ben kocamın sikini bir kere sırtını sabunlarken tutmuştum, onun dışında dudaklarım bile değmemişti. Kızım sonra beni şaşırtan bir şey yapıp, kocasının sikini bir kerede tamamını ağzına aldı, biraz hareketsiz kaldı. Benim masum görünümlü öğretmen kızım, hayal edemeyeceğim şeyler yapıyordu. Bu arada eli alttan taşakları okşuyordu. Sonra birden hareketlendi, emmeye başladı. eryaman escort Bu sefer ses çıkarmamaya çalışma sırası damattaydı. Bir iki dakika sonra damat kızımın kafasını sikine iyice bastırdı, bacaklarını iyice kastı. Kızım doğrulduğunda ise şok oldum, o ufacık ağzının kenarından döller akıyordu. Midem bulandı, ama asıl beni şok eden şey, Menopozdan bu yana ilk defa amımda hissettiğim ıslaklıktı. Kızım doğrulup çantasına uzandı, kağıt mendil çıkarıp ağzını yüzünü sildi. Damat ise siki dimdik yatakta bekliyor, bir yandan da sikini okşuyordu. Sikinin inmemesi beni hayretler içinde bıraktı. Kalın sikin üzerindeki damarlar belirgindi ve ucunda bir iki damla döl parlıyordu. Kocam ile bir veya iki kere üst üste sevişmiş, ama bunlarda da ikinciye başlamak için sikinin kalkmasını beklemiştik. Kızım ağzını yüzünü temizledikten sonra, çok doğal bir manzaraymış gibi yatağın üstüne çıktı ve tek defada o kalın sikin üstüne oturuverdi. O anda o incecik kızın bu siki ilk içine aldığı anı düşündüm. Düğünlerinde bile bu aklımdan geçmemişti. Kızım yavaş yavaş belini oynatmaya başladı. Sonra damadın dizlerinden güç alarak oturup kalkmaya başladı. Sikin kalın kökü kızım am sularından parlıyordu. Bir süre sonra kızım, “Yoruldum!” deyince, damat onu yanına yatırdı, tek bacağını yukarı kaldırıp aradan amına pompalamaya başladı. Bir yandan da tek memesini sıkıyor, uçlarını parmakları arasına alıp çekiyordu. O esnada ben de elimin geceliğimin üzerinden amımı okşadığını fark ettim. Geceliğimin eteğini bacaklarıma kadar çekip, donumu araladım ve belki en son 10 sene önce ıslanmış olan sırılsıklam amıma yavaşça dokundum. Sonra da, günah diye yıkanırken bile dokunmaya çekindiğim bızırıma parmağım değdi. Bu sırada damat kızımın amına girişlerini iyice hızlandırmış, bağırmaması için kızımın ağzını eliyle kapamıştı. “İstanbul’da cezalasın orospu, her akşam iki kere sikecem!” diye inliyordu. “Amımda su kalmadı!” diyen kızımın ıslaklıkları neredeyse dizlerine kadar süzülüyordu. Damat da sikini tamamen çıkartıp tekrar sokuyor, ıslak kalın sikin görüntüsü beni de çıldırtıyordu. Kocaman taşaklar sallanarak kızımın götüne çarpıyordu. “İçime boşalma!” diyen kızımın sesi ile iki parmağımı birden amıma soktum. Damat sikini çıkartıp kızımın elleri arasına uzattı ve küçücük ellerin anca sardığı sik bir kaç ovalama ile yeniden fışkırdı kızımın suratına. Ben belki de hayatımın en sert orgazmını yaşarken gözlerimi kapadım ve kendimi o kalın sikin üzerine oturmaya çalışırken hayal eder buldum. Elim sırılsıklam, günah işlediğim düşüncesinin pişmanlığı ile odama giderken, aklımdaki tek şey kendimi siktirmekti. Damadımın kızımı sikşini seyretmek beni çıldırtmıştı. Gençken çok güzel olduğum için, daha 17 yaşımda beni şehrin zenginlerinden birinin oğluna vermişlerdi. Bulgar göçmeni bir aileden geliyorum. Sarı uzun saçlarım, yeşil gözlerim, orta boy göğüslerim, ince belim ile, o zamanlar pek güzeldim, ama şimdi iz kalmadı o günlerden. Göğüslerim yine de güzel, ama götüm her ev kadını gibi büyüdü. Zaten 30 yıl vasat devam eden seks hayatımız ise, kocamın şeker hastalığı ile birlikte 7-8 sene önce tamamen bitti. Çocuklar da evlenince ben artık kapandım. elvankent escort Zaten muhafazakar bir çevrede büyüdüğüm için seks benim için gençken bile konuşulması ayıp bir şeydi ve nerdeyse aklımdan tamamen çıktı. Kızlarımla bile bir kere olsun cinsellik hakkında tek bir kelime söylemişliğim yoktur. Ama bundan 2 sene önce hayatımı değiştiren olaylar üst üste yaşanmaya başladı.


Otobüs de Başladı

Merhabalar
Yine ben =)
İş hayatım boyunca otobüslerde bir sürü macera yaşadım onlardan bi kaçını aklıma geldiği kadar yalansız anlatmaya karar verdim
Okul bitti sınavlarıda kazanamadım . Dersaneye yazıldım ve bunun parasını kendim karşılamak için bi arkadaş bi alışveriş merkezinde part time iş buldu bana.
Gittim görüştüm neyse başladım işe bi iki hafta oldu .
Sabah istanbulun otobüs trafiği malum =)
Bindiğim otobüslerde her zaman birine sürtme fırsatım oluyodu etimesgut escort ama hep korkardım rezil olmakdan ya arkasını dönüp terslerse diye.
Bi sabah erkenden kalktım sporumu yaptım daha işe çok zaman vardı ama dedim gidiyim erkenden alışveriş merkezinin içinde gezer hatunları felan keserim hesabı.
Durakta bekliyorum bi iki otobüs transit geçti bi tanesi durdu ön kapıya doğru yöneldim baktım şöför arka kapıyı açtı döndüm arka kapıya doğru yürüdüm bi baktım kapının önünde mükemmel bi hatun arkası dönük hemen ite kaka yerleştim arkasına ama kıpırdamak ne mümkün bi bütün olmuşuz adeta hatunla =)
Şimdi ne kadar aklıma başka şeyler getirip sikimi kaldırmak istemesemde hatunun o sımsıcak götüne yaslandıkça kalkmaya başladı biraz sertleşince hatun bi tedirgin oldu dedim eyvay şimdi yedik yarraaa =))
sağa sola bakarak salağa yatıyorum ama aşşada sikim öle demiyo ankara escort kızlar önümdeki hatuna fazla abanmamak için kendimi geri doğru çekiyorum ama ne mümkün otobüte iğne atsan yere düşmez o derece.
Neyse ben otobüsün durduğu ilk durakta inip başka bi otobüse binmenin hayalini kuruyorum kadın kızıcakda rezil olucam diye .
Kadın döndü önünü bana dedim şimdi yarra yedin olum =))
sikim aşşağı doğru dimdik duruyo.
Hatun ilk başlarda dışarıya bakar gibi yaptı sonra aşşağı doğru baktı 5-6 saniye dondu kaldı sikime bakarken ben ona bakmıyorum ama nereye baktığını bariz görüyorum burnumun dibinde hatun =)
Sonra çevirdi suratını gözlerime bakmaya başladı ama direk bakmıyo ara ara bakıyo ba sağa bakıyo bi sola bakıyo bi kaç saniye sonra gözlerime bakıyodu.
En sonunda göz göze geldik hafif bi tebessümle baktı bakışlarıda poposu gibi sımsıcakdı =)
Dedim kısmete bak hatunun o bakışlarını görmeseydim yemin ederim inicekdim otobüsten çünkü çok korkarım böle sert bi hatuna denk gelip rezil olmakdan =)
sık sık göz göze geliyoruz hatunla sikimide yatırmışım hatunun sol baldırının üstüne çaresizlikten bu şekilde duruyomuş tripleri yapıyorum =)
Hatun sikimi yanındaki yaşlı kadın görmesin diye sol kolundaki etlik escort çantayla kamufle ettikden sonra film koptu bende zaten çantanın ucundan da eliyle tutuyo biz otobüste ileri geri yaptıkça parmak uçlarıyla sikime dokunuyo ve bu beni kudurtmaya başlamıştı aldım cep telefonumu elime yalandan mesajları okuyomuş gibi yapıyorum bu arada da hatunun memelerine ara ara temas ediyorum
İkimizinde maksadı artık bariz ortadaydı
Durağın birinde durdu otobüs sadece arka kapı açıldı hemen toparlandık ben yukarı doğru bakıyorum inicek biri varsa yol veriyim diye bi baktım binmeye çalışan iki kız arkamda tabi önümdeki hatunda fırsattan istifade bi basamak daha çıkıyım diye döndü götünü bana bi basamak daha çıktı bende onun olduğu basamağa çıktım yine bi bütünüz .
Poposuna ellemeye kararlıydım bu sefer.
Önce kemerimi tek elimle düzeltir gibi yaparak parmak uçlarımla poposuna dokunmaya başladım bu arada saçları muhteşem kokuyodu.
Bende nerdeyse boşaldım boşalıcam pantolon gri çok belli olur diye kendimi sıkıyorum boşalmamak için.
Otobüs kadiköy son durağa gelmişdi.
Hemen indim sağa sola bakıyormuş gibi yapıyorum hesapda adres arıyomuş gibi hatunda bende sonra indi inerken gözlerimin içine baktı hiç bişiy demeden yürümeye başladı sahile doğru bende peşinden tabi kaçarmı daha o hatun bu yarrağı sonuna kadar hak etmişdi artık =))
arkasından gidiyorum usul usul geldiğiminde farkında bakıp bakıp gülüyo
Neyse sahile karşı banklardan birine oturdu hemen gittim yanın a oturdum ama hiç ona bakmıyorum yüzümde sinsi bi gülümseme var benimde =))
Elini çantasına attı bi sigara çıkarttı gülerek ateşin varmı dedi.
Çıkardım çakmağı yaktım sigarası bi sigarada bana ikram etti.
Kendi sigaramıda yaktım ona bakıyorum ne diycek diye.
İlk sözü kalbim yerinden fırlıycak sandım oldu =))
Bende boşalmamak için kendimi zor tuttum dedim =))
Gülüştük espriler iltifatlar filan yaptık birbirimize.
Sohbet sohbeti açarken evlimisin bekarmısın nerde yaşıyosun filan gibi sorular sormaya başladık
Evliydi hatun bi bankada veznedarmış kocasının pipisinin ufaklığından ilgisizliğinden filan bahsetti senelik izne çıkıcakmış bu gün ama bi açıkmı vermiş bişiy olmuş tekrar çağırmışlar işyerine ondan otobüsle gelmiş normalde kocası arabasıyla bırakıyomuş.
Baktım bütün hayatını anlatıcak dedim ben çok geç kaldım telefonlarımızı verelim birbirimize sen müsait olduğun zaman beni ara ben herzaman müsait olurum senin için felan gibi bişiyler söyledim hemen telefonunu verdi benimkinide kız ismiyle kaydetti
Kocam dedi bi medical şirketinin satış müdürü ayda bi kaç kez şehirler arası yolculuk yapar gittiği zaman ben seni ararım ama bizim evde birlikte olamayız dedi bulundukları apartman hep akrabaymış =)
Dedim benim evim filan müsait sen sadece uygun olduğun bi zaman beni ara yeter.
Öptük birbirimizin yanaklarından ve ayrıldık.
Bir hafta sonra aradı .
Bi kaç gün müsait olduğunu kocasının yurt dışına çıktığını filan anlatıyo dedim bende kaç gündür senden haber bekliyorum hep seni düşünüyorum falan çok sevindirik oldu =))
Bana gelebilirmisin dedim hemen dedi =))
Binmiş bi taksiye gelmiş eliyle koymuş gibi buldu benim evi .
Bende duş aldım tam kurulanıyodum zil çaldı bi baktım hatun hiç giyinmedim üstümü havluuyu sadece belime doladım .
açtım kapıyı beni o şekilde görünce şok olmuşdu.
İçeri girerken tedirginliği fark ediliyodu.
Önce hiç samimi davranmadı geçti oturdu beni izliyo bende içicek birşeyler ayarlıyorum dolaptan.
birer kadeh şarap içtik .
Niye giyinik değilsin dedi.
Güldüm duştaydım sen kapıyı çaldığında dedim.
Epey bi hazırlamışsın kendini dedi oda güldü.
Biraz sonra saatlerce sex yapıcakdık ama onun çekingen tavrı sıkmıştı beni .
Üzerinde ceketi vardı çıkardı parıl parıl parıldayan bi gömlek altınada incecik bi kumas pantolon giymişdi ceketini arkasındaki bilgisayar koltuğuna asarken domaldı hesapta beni kudurtmak istiyodu ama ben zaten doğuşdan kudurmuşum =))
poposunu elledim usulca o gün otobüste çok canımı yakmıştı bu dedim =))
Gülümsedi sende nerdeyse delicekdin beni dedi.
Elini yavaşça bacağımdan sikime doğru attı yaa bu hiç inmiyomu dedi =)
Usulca havluyu çıkardı belimden eliyle sikimi okşuyo şaka gibi yaa dedi =))
Eğildi önümde.
Başladı her yerini boylu boyunca yalamaya.
Gömleğinin düğmlerini çözdüm altında sütyen yoktu küçük ama ampul gibi memeleri vardı dipdiriydi uclarını elimle okşamaya başladım .
Memelerinin arasından ağzına almaya başladı
Artık hiç bi korkusu kalmamışdı.
gömleiğini üstünden çıkardım ayağa kaldırdım önümde pantolonunuda çıkardım .
kilodunun üzerinden amıyla oynamaya başladım beni izliyodu çok hoşuna gitmişdi bu durum.
külotunuda indirdim hala önümde ayakta duruyordu amını usul usul öpmeye başladım ara ara titrediği bana iyice fark ettirdi.
Yatırdım onu koltuğa amını yalıycam gıdıklandığını söyleyip bacaklarını kapatıyodu bu tavrı bana bakire kızlarla yaşadığım sevişmeleri hatırlattı ve çok hoşuma gitmişti.
Koltuktan aşşağı indirdim dizleri yerde gövdesi koltuğun üzerinde domalmış bi vaziye getirdim onu .
Artık içine saplamanın vakti gelmişti =)
sikimi yavaşça amına doğru iteklerken bi eliyle poposunu çekiyordu bi eliylede beni itekliyordu.
Bu durum çok başıma geldiği için nazik davranıyordum .
Amı iiyice sulanmaya kasıklarından dizlerine doğru suyu akmaya başladı.
Gelip giderken hızlanmaya başladım ve çıkardığı ses çok tuhaftı bana kendimi kaybettirirken kendinide kaybetmişdi.
kalktı altımdan ve yere yatmam için elleriyle beni itikledi.
çıktı üstüme işer gibi oturdu hafif hafif alıyo ve alırken kasıklarını sıkıyordu. Adeta benim hayalimle ömrünü geçirmiş şimdi fırsat bulmuşken tadını çıkarmak istiyo gibiydi..
sikimi içinde sıktırması bana aklımı kaçırtıcakdı birden boşaldım.
Boşaldığımı görünce üzülür gibi oldu suratı üstümden kalktı koluma yattı hemen çıktım üstüne şaşırdı suratı yine neşeyle doldu bacaklarını omzuma aldım üzerinde bütün gücümle yaylanıyodum .
Ben dibine kadar sokmaya çalıştıkça iniltileri yükselmişdi adeta haykırıyordu.
Bi an kendimi bi ejderhayı sikerek öldürmeye çalışıyorum gibi hissettim =)
Pozisyonda onu çok acıtmış olucakki yüz üstü sik beni dedi bacaklarını kurtardı boynumdan yüz üstü uzandı hafif bi çıkıntı yaptı kalçasını bende diz çöktüm kalçasının üstüne amına yerleştirdim ama aklım götdeydi o pozisyonda bayağ kaldık çok hoşuna gidiyodu çünkü canı daha az yanıyodu.
Sikimi çıkarıp götünün deliğine sürtmeye başladım tepkisini ölçüyordum.
Elleriyle götünü ayırınca deliğin içi gözüktü.Belliydi daha önce çok arkadan yaptığı.
Başladım arkadan sokmaya ne vazelin ne bişiy lüp diye girdi içine yarısına kadar.
Kendi acı çekiyodu ama benide sözlerle tahrik etmeyi bırakmıyodu.
Nihayet gelmişdim yine çıkarım içinden ve sırtına boşalıp yatım üstüne boylu boyunca.
Kafassını yere koyup derin derin nefes alıyordu.
altımda döndü koca koca öpüyodu beni öyle bi öpmesi vardıki adeta teşekkür eder gibiydi.
Sevinç acı hepsi suratında görülebiliyodu.
Çok yormuştum kendimi .
Ampul gibi göğüslerine koydum kafamı dinlenmeye çalışıyodum bende .
saçlarımı ve omuzlarımı okşuyordu.
10 dakkadan fazla o pozisyonda takıldık kaldık tekrar yapmak istiyorum diyince banyo yapalım önce dedim.
Geçtik banyoya bi yarım saat kadarda küvette köpüklerle çocuk gibi oynadıkdan sonra ayağa kalktı ve amını yıkadı .
Sonrada getirdi tam önüme yala der gibi.
Yalamaya başladım tabi oda inlemeye önceleri yalandan inledi sonra gerçek yaratığı çıkarmıştı içinden baktım birazdan boşalıcak bari boşa gitmesin diye kalktım ayağa çevirdim bunu arkadan sapladım kamayı =))
banyodaki seximiz diğerlerinden kısa sürdü ama bu ikimizede yetmişdi artık.
Aldım yatağa götürdüm kucağımda öpüşe öpüşe uyduk 1 saat kadar uyumuşum ben
o benden önce kalkmış yiycek bişiyler hazırlamış getirdi yatağa elleriyle besledi saolsun =)
Bi an içimden geçti ( Bekar olsaydı kesin evlenirdim bu kadınla diye fiziği muhteşemdi sex te kendini gerçekten kaybediyo bayağ bi doğal ve isterikti. Hizmet ve şükran doluydu )
4 ay içerisinde 3 defa daha birlikte olduk sonra bana aşık olduğunu söyledi kocamdan ayrılıcam dedi baktım yuvasını yıkıcam ilgisiz davranmaya o aradağı zaman kapatmaya başladım telefonumu. Ne kadarda kocasını aldatsada gururlu kadındı aramadı bidaha ve öylece anı olarak kaldı hafızamda.

Sıkılmadan saygı gösterip okuyan tüm arkadaşlara teşekkür ederim.


Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi – 2

“Gel hele şöyle, çok özledim seni!” dedi gelen adam. Meryem hanımın buna cevabı, “Dur be, yavaş ol, ayılaşma!” oldu. “Boynuzlu gavat kocan ne zaman gelecek?” diye sordu bu kez adam. Meryem Hanım, “Ne bileyim, en az bir ay yok, Adana’ya gitti!” deyince, “O yoksa biz varız gülüm!” dedi kahkaha atarak, peşinden de, “İyi oldu bu işi alması, çok sıkıldım be devamlı Sivas’a gidip gelmekten, rahat ederiz. Cemil’in burayı tutması da iyi oldu ha, yoksa bir de ev ayarlamakla uğraşırdık. Gerçi ev dökülüyor ama idare eder gene de!” deyince, Meryem Hanım, “Sen buraya eve bakmaya mı geldin, yoksa bana mı?” dedi.

Meryem Hanım kocasını aldatıyordu. İnanamıyordum. Tesettürlü, dini bütün bir kadındı, ama kocasını başka biriyle aldatıyor, boynuzluyordu. Ve üstelik bunu uzun zamandır yaptığı anlaşılıyordu. Adam Sivas’a gidip geldiğini söylemişti çünkü. İstanbul’dan Sivas’a gidiyor, Meryem Hanım’ı sikip geri dönüyordu. Ve şimdi Meryem Hanım onun ayağına İstanbul’a gelmişti. İçimden bir ses bu adamın Cemil’i ve Hamit Bey’i tanıdığını söylüyordu, belki de akrabalardı.

Salondan geliyordu sesleri ve ben de odamda durmuş onları dinlemeye devam ediyordum. Bir süre sessizlik oldu, ardından, “Dur be yavaş ol!” diyen Meryem Hanım’ın sesi böldü sessizliği. “Çok özledim seni, geçen geldiğinde yapamadık zaten!” dedi adam. Meryem Hanım, “Nasıl yapacaksın, herif yanımdaydı, manyak mısın!” dedi tepkili bir sesle. Adamın buna cevabı ise, “Ben de onu diyorum ya zaten, gavat boş bırakmadı seni!” oldu.

Konuşmalarını dinlerken bir taraftan da kalp atışlarım artmaya ve yarağım sertleşmeye başladı. Her ihtimale karşın cep telefonumu sessize aldım, bir anda çalıp işi bok edebilirdi. Bu kısa sessizliklerin ve konuşmaların ardından bir sikişmenin yaşanacağını biliyordum ve bunu bilmek beni müthiş heyecanlandırıyordu.

Az sonra Meryem Hanımın, “Oğlanın yatağı var bayan escort ankara ama küçük, tek kişilik. Bu çekyatı açalım!” demesini duydum. Adam, “Olur, bu daha geniş. Yahu bu Cemil çok akıllı çocukmuş. Baksana evin penceresi bile yok. Tam bize göre olmuş burası vallahi. Bana bak, binada kimse yok değil mi, bizi gören eden olmasın sonra, senin oğlanın kulağına bir şey gitmesin?” dediğinde, Meryem Hanım, “Yok be korkma. Binada kimse kimseyi tanımıyor. Ne Cemil’i tanıyorlar, ne de Cemil onları tanıyor. Bu üst katta da zaten kimse oturmuyormuş. Senin hangi daireye geldiğini kim nerden bilecek?” dedi.

Meryem Hanım işi garantiye almıştı. Daha doğrusu aldığını sanıyordu, ama beni unutmuştu. Evin içinde, odamda olduğumu bilmeden aşığıyla sikişecekti. Kalbim göğsümü delecek gibi atıyordu artık. O gece kocasıyla sikişirken dinlemiştim, şimdiyse aşığıyla sikişirken dinleyecektim Meryem hanımı.

Derken eski çekyatın gacır gucur sesler elit escort çıkartarak açılma sesi geldi. Evet, başlıyorlardı. Çıldıracak gibiydim. Adam Cemil’e teşekkür ediyordu bu evi tuttuğu için. Bu sayede rahat rahat onun annesini sikebilecekti. Doğrusu bir teşekkür de ben borçluydum Cemil’e. Onun sayesinde böylesi olaylara şahit oluyordum.

Adamın, “Soyunsana, ne bekliyorsun?” dediğini duydum. Bir süre sessizlik oldu, sadece çekyatın gıcırtıları geliyordu kulağıma. O sessizlikte soyunduklarını anladım. Az sonra, “Tıraş mı oldun?” dedi adam. Meryem Hanım, “Evet, güzel olmuş mu?” dedi karşılık olarak. “Güzel ne kelime, bir içim su olmuşsun!” dedi adam neşeli bir sesle.

Kısa bir süre sonra, “Yavaş ol be, biraz kibar ol, bu ne böyle?” dedi Meryem Hanım. Adamsa, “Ulan özledim diyorum be özledim, gel şöyle!” dedi sert bir tonda. Konuşmalarını rahatça duyabilsem de bir şey göremiyor olmak canımı sıkıyordu.

Az sonra, “Ağğğhh, yavaşşş!” diyen küçük bir çığlık geldi Meryem hanımdan. Adam oldukça sertti anlaşılan. Meryem hanıma haşin davranıyordu. Acaba sikmeye başlamış mıydı, yoksa henüz ön sevişme faslında mıydılar, bunu bilmiyordum ama Meryem hanımın geçen gece hiç ses çıkartmadan kocasına kendini siktirmesi gibi bir durumun olmayacağını tahmin ediyordum.

Bir süre sonra konuşmalar yerini fısıltılara bıraktı, net duyamıyordum. dikmen escort Ancak çekyattan gelen gıcırtılar çoğalmaya başlamıştı. Eski çekyat bana sikişmeye başladıklarını söylüyordu sanki. Meryem hanımdan, “Ağğhh, yavaşş, ayyy, ağhhh!” sesleri gelmeye başlarken, adamın yarağını köklediğini düşünüyordum.

Çekyatın gıcırtı sesleri saniyeler içinde artmaya başlarken şiddetli ve tok ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri gıcırtıları geride bıraktı. Adam pompalıyordu Meryem hanıma ve Meryem hanımın buna cevabı, “Oğhhh, sik, sik, ağhhh!” şeklinde oluyordu. Yarağım kazık gibiydi artık. Adam içerde çatır çatır sikiyordu Meryem hanımı ve ben yarağımı okşayıp dinliyordum.

Tahmin ettiğim gibi Meryem Hanım sessizce durmak yerine inleyerek, ohlayarak, ahlayarak aldığı zevki açığa çıkartıyordu. Adamsa ayı gibi böğürmeye başlamıştı artık. Gıcırtılara ikisinden yükselen iniltiler karışıyordu ve evimin salonu porno film gösterilen bir sinema salonuna dönüşmüştü.

‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri hiç kesilmeden devam ediyordu. Adam büyük bir güçle pompalıyor, ikisinin kasıkları bu şiddetli ses patlamalarını yaratıyordu. Adamın iniltileri Meryem hanımınkileri bastırmaya başlamıştı artık. Çekyat üstündeki sikişmeye dayanmaya çalışıyor, ama sanki canı yanan bir insan nasıl inlerse o da aynı şekilde inliyordu. Yarağımdan zevk sıvıları gelmeye başlamış, elim ıslanmıştı.

Adamın iniltileri ve çekyatın eskimiş yaylarının gıcırtıları artık son raddeye gelmişti. Adam Meryem hanımı hayvan gibi sikiyordu resmen. Meryem hanımsa bu durumdan çok memnundu ki, “Oğhhh, ağhhh, sik, sik, ağhhh, ayyy!” seslerini evde kimsenin olmadığını düşünerek rahatça çıkartıyordu. Oysa ben evdeydim ve kulaklarım duyduklarına inanamıyordu.

Sonunda adamın resmen kurbanlık bir dana gibi böğüre böğüre boşaldığını anladım. Uzun ve hırıltılı inlemeleri giderek azalmaya başlarken, çekyatın gıcırtıları da aynı şekilde azalmıştı. Meryem hanımın zevk ve acı ile karışık inlemeleri de kısılmıştı.

Bir iki dakika kadar sonra adamın, “Oğhhh, yoruldum be!” dediğini duydum. Meryem Hanım, “Öküz gibisin, belimi kırdın!” dedi karşılık olarak. Adam, “Amma tantana yaptın sen de be!” dedi sinirlenmiş gibi. Gerçekten de adam Meryem hanımı öküz gibi sikmişti.

Saat 12:00 olmak üzereydi. Ayakta boşalacaktım nerdeyse. İçerdeki konuşmalar kesilmiş, yerini derin bir sessizliğe bırakmıştı. Birkaç dakika sonra adamın, “Tuvalet nerde?” dediğini duydum. “Şu arkada, solda!” dedi Meryem hanım. Adam tuvalete gitmek için benim kapımın önünden geçecekti. Kapımın önünden geçerken anahtar deliğinden baktım.

Görebildiğim adamın halen sertliğini koruyan oldukça iri yarağı oldu sadece. Yarağına kırmızı bir kondom takmıştı. Kondomun içi dölleri ile dolmuş, üzeri ise Meryem hanımın amının sıvıları ile kaplanmış, koridorun ışığı altında parlıyordu. Bu koca yarağıyla hayvan gibi sikmişti Meryem hanımı.

Adam çişini yaptıktan sonra salona geri döndü. Meryem hanımın, “Serhat, aç mısın, yemek hazırlayayım mı?” diye sorduğu soruya, adam, “İyi olur, çok yordun beni!” dedi yanıt olarak. Demek adı Serhat idi. Meryem Hanım adama adıyla anca kendisini siktikten sonra seslenmişti ve ben de adını yeni öğrenmiştim.

Meryem hanımın mutfağa geçip yemek ısıttığını duyuyordum. Dün geldiğinde mutfağa girip bir tencere kuru fasulye pişirmiş, ben de iki tabak yemiştim. Şimdi o yemekten aşığına da veriyordu, yani Serhat’a.

Serhat da aynı benim gibi kuru fasulyeyi çok sevmişti, “Ellerine sağlık, çok güzel olmuş. Benim karı böyle yapamıyor!” deyince, Meryem hanım, “Senin karı neyi doğru düzgün yapıyor ki Allah aşkına!” dedi. Bu konuşmalar gösteriyordu ki tahminim doğru çıkmıştı. Bunlar birbirlerini tanıyordu, muhtemelen de akrabaydılar.

Az sonra kapımın önünden biri geçti hızlıca. Meryem hanımdı bu. Tuvalete girmiş, çişini yapıyordu. Kapıyı kapatmadığı için işemesinin sesini duyabiliyordum. Küçük ve mağara gibi bir evdi burası ve ben devamlı şikâyet ederdim bundan. O gün ilk defa evin bu halinden memnuniyet duymuştum. Meryem Hanım aşığıyla deliler gibi sikişmiş, ben de evin bu özelliği sayesinde olanı biteni dinlemiş ve dinlemeye devam ediyordum.

Sifon sesinin ardından hemen eğilip anahtar deliğinden baktım. Meryem hanımın bembeyaz, gün yüzü görmemiş kalçalarını görebildim sadece. Dolgun, etli kalçaları vardı. Yutkundum, bu güzelliğin tadına Serhat bakıyordu şu anda ve ben elim yarağımda öylece kapının arkasında duruyordum.

Birkaç dakika sonra, “Getireyim mi gene?” diye sordu Meryem hanım. Serhat, “Yok, ellerine sağlık, yeter bu kadar. Bırak şimdi yemeği de gel şöyle!” dedi. Bu konuşmanın ardından uzun bir sessizlik yaşandı, sadece çekyatın gıcırtılarını duyabiliyordum.

Sikişmenin ardından şimdi de sevişiyorlardı anlaşılan. Az önceki yüksek perdeden sesler çıkartarak yaptıkları sikişmeye inat şimdi olabildiğinde az ses çıkarıyorlardı. Meryem hanımdan, “Uffff, ayyyy, ığmmm!” sesleri geliyordu belli belirsiz. Serhat’ın onun vücudunu, memelerini öpüp emdiğini, yaladığını düşünüyordum bu seslerin sebebi olarak.

Birkaç dakika sonrasındaysa Serhat’ın, “Oğhh, çok güzel, devam et, oğhhh!” diye diye inleme sesleri geldi kulağıma. Meryem hanımdansa ses çıkmıyordu. Kalp atışlarım aynı şiddette devam ediyordu. Acaba Meryem Hanım sakso mu çekiyordu Serhat’a?

Kısa süre sonra, “Tamam, gel şöyle!” dedi Serhat. İlk postanın ardından ikinci kez sikecekti Meryem hanımı. Benim de yarağım yeniden sertleşmeye başlarken, Meryem hanımın, “Bu çekyat belimi acıtıyor, içerde oğlanın yatağında yapalım, küçük ama hiç değilse rahat!” demesini işittim.

“Nerden buldunuz bunu, çok eskimiş?” dedi Serhat. “Bizim oğlanın arkadaşınınmış, kim bilir kaç senelik!” dedi Meryem hanım. “Bana bak, nasıl biri bu arkadaşı?” diye sordu Serhat benim için. “Bakarsan böyle saf, temiz görünüyor, ama abazanın biri. Herif geçen geldiğimde bavulu karıştırıp külotlarımdan birini almış. Hem de senin o aldığın mavi külotumu. Yatağının altında buldum, orospu çocuğu attırmış bir de döllerini üstüne. Allahtan bizim herife fark ettirmedim, yoksa sıçardı ağzına!” dedi Meryem Hanım.

Serhat, “Cemil nerden bulmuş bu piçi? Bizim o taraflı biri olsaydı keşke. Bana bak, o herifin yanında giyimine, hareketlerine falan dikkat et!” deyince, Meryem Hanım, “Deli misin, ben oğlumun yanında bile başımı açmıyorum. Elin serserisinin yanında mı yapacağım, sen merak etme!” dedi. Bunun üzerine Serhat, “Bilmiyorum yani, ona göre. Sonra herif kalkıp hâllenir sana falan, gelir sikerim anasını onun!” dedi sert bir sesle.

Serhat’ın değil de Meryem hanımın benim hakkımda bu şekilde konuşmasına bozuldum. Benim için orospu çocuğu demesine ayrı sinir oldum. Bana orospu çocuğu diyor, ama kendisi kocasını boynuzluyordu, hem de akrabalarından biriyle. Ben sana yapacağımı bilirim dedim içimden, ama o anda sessiz kalıp yeni sikişmelerini dinleyecektim. Bu arada o külotu Meryem hanıma Serhat’ın aldığını öğrenmiştim. Demek Serhat Meryem hanımı sadece sikmiyor, aynı zamanda ona çamaşır bile alıyordu.

Az sonra salondan yan odaya geçtiler. Kulağımı duvara verdim. Sesler şimdi duvarın içinden gelse de salondaki konuşmalar gibi duyabiliyordum. Ancak sesler bana yetmez olmuştu, gözlerimle de olaya şahit olmak istiyordum. Kapının topuzunu çevirdim yavaşça, usulca açtım ve koridora çıktım. Cemil’in odası her ne kadar benimki ile yan yana olsa da, kapıları yakın değildi. Kapıların arasında en az 2 metre mesafe vardı.

Parmak uçlarıma basarak sessizce ilerledim. Odanın kapısını aralık bırakmışlardı. İçerden, “Oğğhhh!” diye bir inilti geldi o ara, Meryem hanımdı inleyen. Hemen ardından da hızlı ve sert sikiş sesleri başladı. Şiddetli ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri geliyordu yine.

Kalbim deli gibi atıyordu, nefes alışverişimi mümkün mertebe en azda tutmaya çalışıyordum. Sikiş sesleri kalp atışlarımın sesine karışıyordu. Başımı hafifçe uzatıp kapının aralığından içeri baktım. Gördüğüm manzara acayipti.

Serhat uzun boylu, iri yarı bir adamdı, Meryem Hanım’ı ayakta domaltmış sikiyordu. Meryem Hanım ellerini oğlunun yatağına dayamış vaziyetteydi. Serhat’ın vücudu uzun ve sık kıllarla kaplıydı, insandan çok bir ayıya benziyordu. Kel kafası iri vücudunun üzerinde küçücük görünüyordu. Güçlü elleriyle Meryem Hanım’ın belinden tutmuştu.

Meryem hanımınsa dolgun vücudu güneş yüzü görmemiş süt gibi bembeyazdı. İri memeleri Serhat’ın yarak darbeleri ile sallanıp duruyor, götünün yanakları ve karnının, sırtının etleri löpürdüyordu. Uzun siyah saçları yüzünü kapattığından yüzünü göremiyordum. Saçları rüzgârda savrulur gibi dalgalanıyordu.

Meryem hanımın, “Oğhhh, ağhhh, ığhhh, sik, sik, oğhhh!” seslerine Serhat’ın homurtuları ve arada sırada söylediği, “Böyle iyi mi, kocan böyle sikiyor mu seni, iyi mi böyle benim orospum, ha, sen nesin, söyle bana, nesin sen, neyimsin benim?” sözleri karışıyordu.

Serhat’ın bu sorularına, “Orospunum!” diye yanıt veriyordu Meryem hanım. Evet, doğrusu da buydu, Meryem hanım gerçekten de bir orospuydu. Kocasını oğlunun odasında boynuzluyordu.

Serhat bir insan değil de güçlü bir boğa gibiydi. Yarak darbeleri ile Meryem Hanım öne doğru atılıyor, Serhat onu belinden güçlü ve kaba elleriyle kavramış tutuyordu. Bıraksa Meryem Hanım yatağın üzerine uçacaktı.

Serhat böğürtüler çıkartmaya başlamıştı yine. Götünün kaba ve kıllı etleri taş gibi katılaşmış, Meryem Hanım’ı gücünün en uç noktasına varıncaya kadar sert şekilde sikiyordu. Çıkardığı homurtular ve sesler beni bile korkuturken Meryem Hanım bundan büyük zevk alıyor, “Sik, sik, oğhh, sik!” deyip duruyordu.

Bu şekilde sert sikilmekten büyük keyif alıyordu. O gece kocasının sessiz sedasız sikmesine karşın, şimdi Serhat’ın gürültülü sikmesi arasında dağlar kadar fark vardı. Çok güçlü ses patlamaları yaşanıyordu odada.

Serhat kendini kaybetmişti artık. “Ağhhh, ağhhh, ağhhh!” sesleri çıkara çıkara adeta intikam alırcasına sikiyordu Meryem hanımı. Yarağıyla Meryem hanımı delmeye çalışıyordu sanki. Amından soktuğu yarağıyla vücudunu delip ağzından çıkartmaya uğraşıyordu. Meryem hanımsa bu durumdan rahatsız değildi.

Meryem Hanım’ın amını ve Serhat’ın yarağını göremesem de gördüklerim bana yetiyordu. Serhat’ın inleye inleye, homurdana homurdana boşalması uzun sürmedi. Boşalırken de aynı güçle pompalamaya devam etti Meryem hanımın amına.

Pompalamaları gittikçe azalırken iniltileri ve homurtuları uzun ve tiz seslere dönüşmüştü. Bu arada Meryem hanımdan da aynı şekilde zevk iniltileri geliyordu.

Bense yine parmak uçlarıma basarak gerisin geri odama girip kapıyı kapattım. İçerden konuşmalar geliyordu, ama kalp atışlarımın sesi bu konuşmaları duymama engel oluyordu. Yan odanın kapısı açıldı az sonra, hemen eğilip anahtar deliğine baktım.

Kapının önünden geçen Serhat idi. Yarağı kazık gibi havaya dikilmişti yine. Az önceki gibi kırmızı bir kondom takılıydı yarağında. Bir saat içinde iki defa sikmişti Meryem hanımı. Onun peşinden Meryem Hanım da geçti tuvalete. Bembeyaz kalçaları terden ıslanmış, ışığın altında parıldıyordu.

“Sen yıkan, ben sonra yıkanırım!” dediğini duydum. Az sonra tüplü şofbenin çalıştığını ve Serhat’ın yıkandığını anladım. “Ne zaman gelirsin?” diye sordu Meryem hanım. “Bilmiyorum, bakarım!” dedi Serhat yanıt olarak. “Tamam, ama arayı çok uzatma. Bu fırsat başka geçmez elimize!” dedi Meryem hanım. Kocası iş, ekmek peşinde koşarken, kendisi yarak peşinde koşuyordu, hem de oğlunun evinde.

15-20 dakika kadar sonra Serhat gitti. Onun ardından Meryem Hanım tuvalete girip yıkanmaya başladı. Kapıyı kapatmıştı. Yarağımın sertliği geçmişti. Hemen montumu aldım ve olabildiğince sessiz halde çıktım odadan. Cemil’in odasına baktım. Yatağın üzerinde Meryem hanımın ellerini dayadığı yerler çukur yapmıştı. Salonda ise çekyat halen açıktı. Meryem hanımın çıkardığı giysileri ve çamaşırları yerdeydi. Çekyatın örtüsü dağınık bir haldeydi.

Yavaşça kapıyı açıp dışarı çıktım. İnanılmaz bir olaya şahit olmuştum. Sokaklarda, caddelerde dolaştım uzun uzun. Etrafımdaki onca kalabalığa, insan seline karşılık benim aklım Meryem hanımdaydı. Onu düşünmeden edemiyordum, bu mümkün değildi. Düşündükçe de yarağım sertleşiyordu yürüdüğüm halde.

Akşama doğru eve döndüm. Meryem Hanım ve Cemil salonda oturmuş televizyon izleyip baklava yiyorlardı. Meryem Hanım beni görünce yine gözlerini kaçırırken bugün neler yaptığını gayet iyi bildiğimden habersizdi. Çekyatın yanında yerde gördüğüm giysileri vardı üzerinde. Desenli uzun eteği ile bol ve uzun kollu çiçekli gömleğini giymiş başını omuzlarını da örten bir türbanla bağlamıştı.

Cemil, “Abi gelsene, baklava ye!” dedi. Ardından da kalkıp mutfağa geçti ve az sonra elinde bir tabak baklava ile döndü. O kısa aralıkta Meryem Hanım elindeki tabağa dikmişti gözlerini. Bana bakmıyordu hiç. “Bugün annemin amcasının oğlu gelmiş ziyarete, o getirmiş!” dedi Cemil tabağı uzatırken.

Demek Serhat Meryem hanımın amcasının oğluydu. Akraba olduklarını anlamıştım, ama bu kadar yakın olduklarını tahmin etmemiştim. Serhat Meryem hanımı çatır çatır sikmiş, bense izlemiş, dinlemiştim.

Şimdiyse getirdiği baklavayı yiyordum…

( Alıntı )


Üniversite Anılarım

İsmim Mehmet… Karaman’ın bir köyünde doğdum. Üniversiteye başlayana kadar eşekler dışında cinsel ilişkim olmadı. Muhafazakar bir çevrede doğup büyüdüm. Bu çevreden uzaklaşıp biraz rahatlamak istiyordum. Çok sıkı çalışıyordum üniversite sınavına, dersaneyi hiç aksatmıyordum. Sınav günü geldi çattı. Çok heyecan yapmıştım. Dersane denemelerinde çok rahat yaptığım soruları yapamamıştım. Ancak son tercihim olan Dicle matematik öğretmenliğini kazanabildim.

Babamla birlikte kayıt için Diyarbakır’a gittik. Kaydı yaptırdık ve yurdu da ayarladık. Ben kaldım ve babam geri döndü. Artık kendimi daha özgür hissediyordum. Diyarbakır ismi aslında moralimi bozmuştu. Güneydoğu olunca geri bir yer aklıma gelmişti ama gayet gelişmiş büyük bir şehir ile karşılaştım. Çok beğenmiştim. Yeme, içme ve ulaşım çok ekonomikti. Bir haftada kendime arkadaşlar edindim. Alp isimli Bursalı arkadaşımla çok iyi anlaşıyorduk. O da İngilizce Öğretmenliği okuyordu. O benden biraz uzundu. Ben 170 o 175 idi…

Yurt hayatı pek rahat değildi. Her türden insan vardı. Alp ile birlikte ev tutmaya karar verdik. Babamı aradım, izin verdi, eşya almak için de biraz para gönderdi. Alp’e de babası para gönderdi. Evi tuttuk. Ev çarşının göbeğinde idi ve Teras kat idi. Evde 1 salon, 1 mutfak ve bir banyo vardı. Tuvalet banyonun içindeydi.

Sınıfıma da uyum sağlamıştım. Derslerde çok iyiydim. Sınıfın en iyisi olan kızla iyi arkadaş olmuştuk. İsmi Ayşe idi. Diyarbakır’ın yerlisi idi. Diyarbakır’ın yerlisi olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Çok iyi bir Türkçesi vardı. Annesi ve Babası öğretmenmiş. Benden 1 yaş büyüktü. O da benim gibi tıp hedeflemiş ama ilk senesinde kazanamamış. İkinci senesinde ise artık boşta kalmayayım diye matematik öğretmenliği de yazmış.

Evde ise keyfimiz yerinde idi. Tek sorun tuvaletle banyonun bir arada olmasıydı.çukurambar escort Alp banyoya girdiğinde tuvalete girebilmek için beklemek zorunda kalıyordum. Yine öyle bir günde tuvaletim geldi. Kapısını çaldım. “Daha çok mu” dedim. “Sıkıştıysan gir istersen ikimizde erkeğiz nolacak.” dedi. Ben de dayanamadım girdim. İlk defa Alp’i çırılçıplak görüyordum. Köyde iken bazen porno dergilere bakardım. O dergilerdeki erkeklerin vücudu gibiydi. Ben de kilotumu indirdim. O sırada alp yarrağımı gördü. “Ooo… Yarrağın çok iyiymiş.” dedi. Yarrağım 20cm idi. Alp’in yarrağı ise 16cm idi. Alp çok çapkın idi. İki kızı birden idare ediyordu. Kızın birisi kendi sınıfından… Diğeri liseli bir kızdı. Bazen onlardan birini eve atacağında telefonla aradı beni “eve gelme” diye… Akşam da nasıl siktiğini anlatırdı. Liselinin bekaretini o almıştı.

“Yarrağım büyük ama bir işe yaramıyor ki. Girecek delik yok. Abazalıktan kurudum.” dedim. O anda beklemediğim birşey yaptı. Domaldı. “İşte sana delik.” dedi. “Bak, şama-maka, arkadaş-markadaş dinlemem, zaten çok abazayım.” dedim. “Gel gir, abazalığın gitsin ama ben de seni sikerim.” dedi. Biraz düşündüm. Abazalık başıma vurmuştu, “tamam” dedim. Yarrağımı sabunladım ve ucunu götüne dayadım. Biraz ittirdim zar zor ucu girdi. Biraz daha ittirdim. “Ağğğğhhh” diye çığlığı bastı. “Yavaş ol, önce biraz gitgel yap, hepsini birden sokmaya çalışma. Kızlara da böyle yapacak olursan bu yarrakla öldürürsün.” dedi. Ben de dediği gibi gitgel yaptım. Her defasında biraz daha ileriye gidiyordu. Sonunda köküne kadar sokmayı başardım. Çok geçmeden boşaldım. “İstersen bir posta daha atabilirsin. Çok kısa sürdü. İlk defa seninki gibi büyük bir yarrak yiyorum. Bu zevki daha uzun tatmak istiyorum.” dedi. Bir posta daha attım. İkinci posta 20 dakika sürdü. Çok zevk almıştım. Arkadaşıma yaptığı kıyak için teşekkür ettim. “Teşekkür etme sen de domal. Sıra bende.” dedi. Ben de domaldım. İlk defa olacaktı. Götümü sabunladı. Önce bir parmağını soktu. Parmağı götüme hafif acı veriyordu. Parmak bu kadar acı verirse yarrak ne yapar diye düşünmeye başladım. Aslında hafiften hoşuma da gitmişti. Sonra götüme yarrağını dayadı ve ucunu soktu. Hafif bir acı hissettim. Çok zorlamadan hafif hafif gitgel yapıyordu. Bu şekilde gitgel yaparak köküne kadar girmeyi başarmıştı. Sikilirken sikerken aldığımdan daha çok zevk alıyordum. İlk posta 20 dakika 2. 40 dakika sürmüştü. Muhteşem bir zevk almıştım.

Alp sayesinde ilk cinsel ilişkimi eşcinsel olarak da olsa yaşamıştım. demetevler escort Artık evin içinde birbirimize karşı çok rahattık. Her türlü sohbeti yapıyorduk, birbirimizin yanında üzerimizi değişiyorduk ve canımız çektikçe birbirimizi sikiyorduk. Alp yine eve kız atmaya devam ediyordu.

Ayşe ile arkadaşlığımız ise duygusal yönde ilerlemeye başlamıştı. Ayşe’nin güzel bir yüzü vardı ama fizik çok düzgün değildi. Biraz balık etliydi ama temiz kalpli bir insandı. Birbirimize hoşlandığımızı direkt olarak söylemesek de bakışlarımızla belli ediyorduk. Derslerde artık birlikte oturmaya başlamıştık. Tenefüslerde takıldığımız sorularla ilgili fikir alışverişi yapıyorduk.

Kış gelmişti. Havalar soğumuştu. Artık kaloriferler yanacaktı. Doğal olarak apartmanda kömür parası toplanıyordu. Babalarımızı aradık, bu ay gönderemeyeceklerini söylediler ikisi de… Kara kara düşünmeye başladık. Önce yöneticiyle görüştük, birinden borç almamızı tavsiye etti. Öğrenci adama kim borç verirdi. Ev sahibimiz Fatma Hanımla görüşmeye karar verdik. Fatma Hanım 42 yaşında bir Asker eşi… Fatma Hanımın Eşi Hakkari’de Assubay olarak görev yapıyor. Eşini hiç görmemiştik. Bizim oturduğumuz daire ile birlikte 4’ü bu apartmanda olmak üzere 10 tane dairesi bulunmakta… Evi tutarken bize çok kolaylık sağlamıştı. Millet bize fahiş fiyatlar söylerken Fatma Hanım “Benim kızım da İstanbul’da öğrenci. Öğrencinin halinden anlarım.” demiş ve ödeyebileceğimiz bir miktarda anlaşmıştık.

Fatma Hanımın kapısına geldik ve zile bastık. Kapıyı biraz geç açtı. Üzerinde şeffaf bir gecelik vardı. Kilot ve sütyeni belli oluyordu. Fatma Hanım düzgün bir fiziğe sahipti. Özellikle göğüsleri çok iriydi. Sonradan öğrendik, evlenmeden önce mankenlik de yapmış. 20 yaşında evlenince ev hanımı olmuş. Bizi içeriye buyur etti. Oturma odasına geldik. Koltuklara oturduk. Durumumuzu anlattık. “Dert etmeyin böyle şeyleri… Siz benim kiracım olduğunuz sürece size sıkıntı yaşatmam.” dedi. Çok sevinmiştik. “Kirayı erteleyeceksiniz öyleyse.” dedi Alp. Fatma Hanım “İsterseniz sizden hiç kira almam ama bir şartım var.” dedi. Herhalde evin bir işini yaptıracak dedik. “Benim eşim Hakkari’de… 4 aydır yok. Anca telefonda görüşüyoruz.” dedi. Yanındaki çantadan vibratör çıkardı. Şaşkın şaşkın bakmaya başladık. “4 aydır bununla idare ediyorum. Beni sikmenizi istiyorum.” dedi. Alp “Sizin gibi güzel bir bayanı kim sikmek istemez. Şeref duyarız. Sizi sikmek isteyecek çok insan var. Neden biz?” dedi. Fatma Hanım; “Çapkın şey… Sen azdırdın beni. Her gün kızları inletişini duyuyorum. Üstümde oturuyorsunuz. Aklımda hiç böyle birşey yoktu. Siz gelmeden önce vibratörle kendimi tatmin ediyordum. Yarım kaldı. Sizin de probleminizi öğrenince, kendi problemimi böyle çözebileceğim aklıma geldi. İlk senle yapacağız çapkın çocuk. Yalnız aramızda kalacak, yoksa ikiniz de evsiz kalırsınız.” dedi. Yatak odasına geçtik. Alp ile Fatma Hanım öpüşmeye başladı. Alp, Fatma Hanımı okşayara soymaya başladı. Çırıl çıplak kaldığında ilk defa karşımda çıplak kadın vücudu görüyordum. Gördüğüm vücut muhteşemdi. Porno dergilerdeki kadınlardan daha seksi idi. “O siktiğim kızlardan daha güzelsiniz. Bir seks kraliçesi gibisiniz.” şeklinde iltifatlar ediyordu. Sonra Alp de soyundu. Fatma Hanımın amcığını yalamaya başladı. Fatma Hanım “Yarrağın komamınkinden büyükmüş. Çok güzel yarrağın var. Kızların neden öyle bağırdığını şimdi anladım.” dedi. Alp “Siz bir de Mehmet’in yarrağını görün. O daha büyük.” dedi. Fatma Hanım bundan büyükleri de mi oluyormuş. Sen de soyunsana Mehmet. Ne bakınıyorsun, gel yanımıza…” dedi. Ben de soyundum. Son olarak kilotumu çıkardığımda Fatma Hanımın ağzı açık kaldı. “O ne öyle keser sapı gibi… Bana sığar mı o?” dedi. “Ayakta bekleme, gel yanıma, ağzıma ver onu…” dedi. Alp “İlk defa milli olacak. Onun için çekingen daha önce hiç bir kadınla yapmadı.” dedi. “Erkekle yattı mı?” dedi. “Sığmaz dediğiniz yarrağı götüme aldım. Bir birbirimizi sikiyoruz” dedi. “Ooo…” dedi. Sonra yarrağımı yalamaya başladı. İlk defa yarrağımı birisi ağzına almıştı. Sadece başı sığmıştı ağzına. Çok güzel somuruyordu. Müthiş zevk alıyordum. O sırada Alp de yarrağını sokmuştu. Gitgel yapıyordu. Ben de üzerimdeki utangaçlığı atıp göğüslerini okşamaya başlamıştım. Fatma “Aferin, aferin… Öğreniyorsun.” dedi. Sömurmaya devam etti. Çok geçmeden ağzına boşaldım. Fatma yarrağımı ağzından çıkarmadan bütün spermlerimi yuttu. 5 dakika sonra da Alp boşaldı. Alp’in yerini aldım. Alp “Yavaş yavaş git gel yaparak sok. Sakın acele etme. Yırtarsın.” dedi. İlk defa bir amcığa girecektim. Fatma Hanım acemiliğimi bildiği için eliyle yarrağımı tuttu ve değine dayadı. Hafif ittirdim. Az önce sikildiği için amcığı kaygan idi. Zorda olsa başını soktum. Fatma “Iğğğhhhh…. Ağğğhhh…” Şeklinde sesler çıkarmaya başladı. “Bu nedir böyle, bekaretimi verirken böyle acı çekmemiştim.” dedi. Çok fazla sokmadan gitgel yapmaya devam ettim. Bu sırada da Alp yarrağını Fatma’nın ağzına vermişti. Bu şekilde gitgel yaparken köküne kadar girmeyi başarmıştık. Artık köküne kadar sokup çekiyordum. Rüyada gibiydim. Porne dergilerden çıkmış bir vücuda sahip bir kadını sikiyordum. Acı dolu inlemeler zevk inlemelerine dönmüştü. “Artık Alp eve kız attığında senin dışarı çıkmana gerek yok. Bana gelirsin.” dedi. Çok mutluydum. Üniversite sınavını kazandığımda bile bu kadar mutlu olmamıştım. Fatma zevk dolu inlemelerle “Boşalıyorum…” dedi. Ardında son bir köklemeyle bende boşaldım.

Bundan sonraki günler Fatma’nın söylediği gibi oldu. Alp eve kızlardan birini attığında ben de Fatma’nın yanına gidiyordum. Diğer günler Alp de bize katılıyordu.

Fatma Hanım hayatımı renklendirmişti. İlk ve tek siktiğim kadındı. Yalnız hiç anal seks yapmamıştık.

Alp bir gün liseli kızı (Rojda) eve atmıştı. Sınıf arkadaşı (Pelin) başkaları ile de sikişiyordu ama Rojda Alp’e aşıktı. Evlilik hayelleri kuruyordu. Sadece 16 yaşındaydı ve gözünü Alp’de açmıştı. Alp aşka inanmayan birisi idi ama Rojda’ya aşık numarası çekiyordu. Kıza atandığında onu babasından isteyeceğini vaad etmişti.

Ben her zaman olduğu gibi Fatma’nın yanına inmiştim. Fatma’ya “Bu kez senin götünü sikmek istiyorum.” dedim. “Daha önce hiç götten yapmadım. Senin yarrağını nasıl alayım?” dedi. “Herşeyin bir ilki vardır. Senin götünü ilk siken olmak istiyorum.” dedim. Zar zor yalvar yakar ikna ettim.

Alp’den öğrendiklerimi uyguluyordum. Önce götünü yalamaya başladım. Hafiften yumuşayaya başladı. Parmağımı tükürükleyip hafiftem götünü zorladım. Parmağım zor da olsa girmişti. Tek parmağımla gitgellere başladım. Daha sonra parmağımı ikiye çıkardım. İkinciyi ilk seferinde zar zor alsa da ona da alıştı. Sıra yarrağımı sokmaya gelmişti.

O sırada bizim dairenin zilini duydum. Oysa Rojda geleli 10 dakika olmuştu. Kim çaldı bizim zili diye düşünürken; Rojda’nın bağırma sesi geldi “Kim bu kız Alp?” diye… Yukarıda başka bir kız sesi ve Alp’in sesi de geliyordu ama pek anlaşılmıyordu. Fatma “Sanırım trafik karıştı.” dedi. Gelen galiba Pelin idi. Habersiz gelmişti. O sırada benim telefon çaldı. Arayan Alp idi. Açtım. “Alo, sevgilin geldi olum, neredesin?” dedi. Birden şaşkınlık geçirdim. Ayşe miydi gelen ama ses hiç benzemiyordu. Gerçi daha birbirimize aşkımızı bile ilan etmemiştik. “Sevgilim mi?” dedim şaşkın bir şekilde… “Evet, sevgilin Pelin burada… Kızı çağırmışsın, kendin yoksun.” dedi. Anlamıştım, Pelin’i benim sevgilim olarak tanıtmış. “Tamam, hemen geliyorum.” dedim ve telefonu kapattım. “Tam zamanını buldun Alp… Tamda ikna etmiştim. Öfff öff…” diyerek üzerimi giyindim. Yukarı çıktım. Çok da heyecanlıydım. Ya dilim dolaşırsa diye düşünerek kapıyı açtım.

Kapıdan içeri girdiğimde herkesin gözü benim üzerimde idi. Pelin koşarak yanıma geldi ve “Mehmet sevgilim” diye sarıldı. Pelin çok güzel bir kızdı. Benden biraz kısa ama bir bayana göre boyu uzun sayılırdı. Düzgün bir fiziğe sahipti. Fatma Hanım’ın göğüsleri kadar olmasa da gayet iri göğüsleri vardı. Yuvarlak kalçalara sahipti. Yani özetle her erkeğin sikmek isteyeceği bir bir kızdı. Benden 2 yaş büyüktü. Ben de ona sarıldım. Üzerinde kazak, altında ise dar bir keten pantolon vardı. Üzerindeki kazağa rağmen göğüslerinin yumuşaklığını hissetmek ve göt sikme hevesimin kursağımda kalmasının azgınlığı ile yarrağım kalktı. Pelin’in amcığına baskı yapmaya başladı.

Sarılmayı bıraktıktan sonra “Sevgilim özür dilerim seni beklettiğim için. Halk otobüsü çok dolaştırdı.” dedim. Yukarıda yarım kalankeyfimin intikamını almak için aklıma güzel bir fikir geldi. Bu durumu kullanmaya karar verdim.

“Çok özlemişim sevgilmi” diyerek tekrar sarıldım. Ellerim kalçarını sıkıyor, yarrağımı da amcığının olduğu böylgeye dayamıştım ve dudaklarına yapışıp ateşli bir şekilde öpmeye başladım. Pelin de sımsıkı sarılmıştı ve ateşli öpücüğüme karşılık veriyordu. Bu beni çok şaşırtmıştı. Sanırım Pelin’in hoşuna gitmişti. Zaten tam bir seks düşkünü idi. Pelin kulağıma “Beni harcamanın cezasını çekecek. Güzel bir dersi haketti.” dedi. O sırada Alp şaşkın ve öfkeli bir şekilde bize bakıyordu. En sonunda dayanamadı ve “Öhhöööö!!!” dedi. “Mehmet benimle mutfağa gel de kola dolduralım.” dedi. Beraber mutfağa girdik.

Öfkeli bir şekilde “Sen ne yaptığını sanıyorsun? Rolünü fazla abarttın. O öpüşme de nedir?” dedi. “İnandırıcı olsun diye yaptım. Artık Rojda’nın aklında soru işareti kalmamıştır.” dedim. “Neyse artık fazla abartma, kolaları içtikten sonra da Pelin’le evden çıkın.” dedi.

Kolaları doldurduk ve tepsiye koyduk. Alp’in elinde tepsiyle birlikte salona girdik. Rojda Alp’in çekyat’ında, Pelin ise benim çekyatta oturuyordu. Alp; Pelin ve Rojda’ya kolalarını ikram etti. Pelin “Teşekkür ederim enişte.” dedi. Alp “Enişte mi?” dedi. Pelin “Rojda’yı çok sevdim. Rojda artık benim kardeşim.” dedi. Ben de kolamı alıp Pelin’in yanına oturdum. Rojda “Ben de Pelin Abla’yı çok sevdim. Siz mutfaktayken biz de burada konuştuk. Pelin Abla ile Mehmet Abi aslında sikişmeyi planlıyormuş ama bizi hesaba katmamışlar. Ben de bizim de sikişmek için buluştuğumuzu, birbirimizden çekinmememiz gerektiğini söyledim.” dedi.

Pelin ve Rojda ellerindeki kolaları sehpaya bıraktı. Pelin benim elimdeki kolayı, Rojda ise Alp’in elindeki kolayı alıp sehpaya koydu. Pelin elini yarrağımın üzerine koyarak, “O koca yarrağını çok özledim sevgilim.” dedi ve dudağıma yapıştı. Ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. O sırada Rojda ve Alp de öpüşmeye başladı. Alp bir taraftan gözü ile bizi takip ediyordu. Rojda “Çekinmene gerek yok sevgilim. Rahat ol, bana odaklan.” dedi. Alp sanırım yapacak bir şeyin olmadığını ve anın tadını çıkarması gerektiğini fark etti. Azgın bir şekilde yırtarcasına Rojda’yı soymaya başladı.

Bense çok mutluydum. Her gördüğümde yarrağımın kalmasına sebep olan seks abidesi bir kız kollarımda ve onu öpüyordum. Ben de onu soymaya başladım. Kilot ve sütyenle kaldığında ise karşımda porno dergilerdeki kadınlardan daha seksi ve daha güzel bir kız karşımdaydı. Göğüslerini sütyenden kurtardığamda ise bir doğa harikası karşımda idi. İri ve dimdik göğüsler… Göğüslerini yalamaya başladım. O sırada Rojda ve Alp’e gözüm kaymıştı. İkisi de çırıl çıplak idi. Pelin kadar olmasa da Rojda’nın da düzgün bir fiziği vardı. 150-155 boylarında ve portakal büyüklüğünde göğüsleri vardı. Kalçaları ise Pelin’in kalçarı kadar olmasa da çok güzeldi. Amcığı bir çizgi gibi duruyordu.

Pelin’in göğüslerini yalamayı bırakıp kilotunu çıkardım. Güzel bir amcığı vardı ama çok sikilmiş olduğu belli oluyordu. Amcığı traşlıydı. Hemen yalamaya başladım. Alp’de Rojda’nın amcığını yalamaya başlamıştı. İkimiz de durmadan yalıyorduk. Pelin başımı amcığına bastırıyordu. 15 dakika sonra Alp yalamayı bıraktı. Sanırım Rojda’yı boşaltmıştı. Bu işteki ustalığını göstermiş oldu. Alp yarrağını Rojda’nın ağzına verdi. O sıra da pelin de boşaldı. Pelin de benim yarrağımı ağzına aldı. Eliyle yarrağımın gövdesini okşuyor ağzıyla da başını somuruyordu. Bu işi kesinlikle Fatma Hanım’dan daha iyi yapıyordu. 5 dakikada beni boşalttı. Bütün spremlerimi damlatmadan yuttu. Yalayarak tekrar kaldırdı. Sıra bu muhteşem güzelliğin amcığındaydı. Kulağıma “Şimdiye kadar yediğim en büyük yarrak Alp’in yarrağıydı. Onun için dikkatli olursan sevinirim.” dedi. Misyoner pozisyonda yarrağımı amcığına dayadım. Hafiften ittim. Pelin “Aaağğğhhh…” diyere çığlığı bastı. Yarrağımın ucu girmişti. “Sevgilim biraz yavaş lütfen… Biliyorsun ki seninle her seferinde ilk defa sikişiyormuş gibi hissediyorum.” dedi.

O sırada Rojda’nın çığlığını duydum. “Alp ne yapıyorsun. Kökleyince çok acıdığını biliyorsun.” dedi. Bize olan öfkesini Rojda’dan çıkarıyordu. Ben de hafif hafif ittirerek girmeye çalışıyordum. Çok zevk alıyordum. Bir ataraftan gitgel yapıyordum. Diğer taraftan göğüslerini okşuyordum. Yarrağımın büyük bir kısmını sokmayı başarmıştım. O sırada kökledim ve Pelin zevkle karışık bir çığlık attı. Müthiş bir zevk alıyordum. Daracık amcığa köküne kadar sokup çekiyordum. Pelin “İkinci defa boşalmak üzereyim.” dedi. Ben de hızlanmaya başladım. O sırada Pelin ve ben aynı anda boşaldık. Alp ve Rojda’ya baktım. Alp, Rojda’nın götüne giriyordu.

“Sevgilim hiç götünden vermedin. Bu kez lütfen beni kırma…” dedim. Biliyordum daha önce Alp onu götten sikmişti. Alışkındı ama benimki daha iriydi, çekinebilirdi. “Sevgilim çok büyük yarrağın var nasıl alayım onu götüme?” dedi. Rojda “Korkma Pelin Abla, ilk seferinde biraz acır ama alışınca çok zevk alırsın.” diyerek Pelin’e cesaret verdi. Pelin de “Tamam ama dikkatli ol.” dedi.

Fatma Hanım’la yarım kalan işimi Pelin’le tamamlayacaktım. Pelin’in göt deliğini yalayarak yumuşattım önce. Daha sonra parmağımla ve iki parmağımla gitgel yapmaya başladım. Daha öncce götten çok yediği belli oluyordu. Parmaklarım çok rahat girmişti. Ve büyük an gelmişti. Domalmış pozisyonda yarrağımı götüne dayadım. Biraz ittirdim. Kaçmaması için belinden yapıştığım için, öne hamlesi işe yaramadı ve yarrağımın ucu girdi. Acı bir çığlık attı. “Lütfen biraz yavaş…” dedi. Bir kez daha ittirdim ve yarısına kadar girdi. “Aağğğhhh… Ne yapıyorsun, götümü yırttın sevgilim.” dedi. Fazla sokmadan gitgel yapmaya devam ettim. Pelin zevk çığlıkları atamaya başladı. “Daha derine sevgilim, daha derine…” diye… Ben de gaza gelip kökledim. Pelin acı bir çığlık attı. İçinde biraz bekleyip tekrar gitgel yapmaya başladım. “Müthişsin sevgilim.” dedi. “Siktiğim en dar göt seninki sevgilim…” dedim. “Başka göt de mi siktin?” dedi. “Evet” dedim ve Alp bize baktı. Alp başını çevirdikten sonra Pelin kısık sesle “Alp mi?” dedi. “Evet” dedim. “Götüm sana helal olsun.” dedi. Çok geçmeden götüne boşaldım. İlk defa bir bayan götü sikmiştim ve müthiş zevk almıştım.

Rojda ve Alp bizden önce işlerini bitirmişti. Rojda giyinmişti bile… Rojda “Benim gitmem lazım, evden merak ederler.” dedi ve gitti. Üçümüz başbaşa kaldık.

Alp “Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?” dedi. Pelin “Ya ne yapacaktık. Senin yaptığın yamuktan sonra seninle yatar mıyım sanıyordun. Hiç olmazsa bir sikici bulmuş oldum.” Pelin de üzerini giydi ve bana ateşli bir öpücük verip gitti.

Alp “Sen benim kankamsın olum. İnsan kankasının sevgilisini siker mi?” dedi. “Kanka, o kız seni şutlayacaktı bu olaydan sonra; hiç olmazsa yabancıya gitmedi. Ayrıca ben olmasaydım; Rojda’yı da kaybedecektin.” dedim.

Pelinle sikişmemizin ertesi günü okulda Pelin’le karşılaştık. Selamlaştık. “Dün muhteşemdin. Büyük yarrağın müthiş zevk verdi.” dedi. “Sen de harikaydın.” dedim. Az ilerde Ayşe’yi fark ettim. “Gitmem lazım…” dedim. “Tamam” dedi.

Ayşe’nin yanına gittim. “Nasılsın Ayşe?” dedim. “İyiyim, sen nasılsın?” dedi. “Ben de iyiyim, sağol.” dedim. “Sevgilin çok güzelmiş.” dedi. “Hayır o benim sevgilim değil. Alp’in sevgilisi… Alp’i sordu bana… Hem benim aşık olduğum başka birisi var. Gözüm ondan başkasını görmüyor. Sen de biliyorsun.” dedim. “Kimmiş o?” dedi. “Sensin tabi ki… Ben sana aşık oldum Ayşe… Seni çok seviyorum.” dedim. “Şaka yapıyorsun, dalga geçme…” dedi. Hemen orada dudağına yapıştım. Pelin de oradaydı. O anda yakınımızda bulunanlar etrafımızı çevirdi ve alkışlamaya başladı. Pelin de alkışlayanlar arasındaydı. Artık herkes biliyordu aşkımızı…

Artık Ayşe ile daha fazla vakit geçiriyordum ama Fatma ve Pelin ile sikişmeyi de ihmal etmiyordum. Arada onlardan tavsiyeler alıyordum.

Vizelerimiz başlamıştı. Ayşe ile sık sık bir araya gelip ders çalışıyorduk. Bazen evine gidip ailesinin yanında ders çalışıyorduk. Yine öyle bir günde Ayşe’lere gittim. Annesi ve babasının acil işi çıktı ve gitti. Biz ders çalışmaya başladık. 5 dakika sonra Ayşe “Annemler gitti. Beni öpebilirsin.” dedi. Odasında ders çalışıyorduk. Dudağına yapışıp yatağına yatırdım. Üzerine uzanıp öpmeye devam ettim. Oradan boynuna indim. Kazağının üzerinden göğüslerini okşamaya başladım. “Senin olmak istiyorum.” dedi. “Emin misin” dedim. “Evet, eminim…” dedi. “Aşık olduğum insana teslim etmeyeceğim de kime teslim edeceğim kendimi… Yalnız bakireyim, hayatımda hiç seks yapmadım. Canımı yakma.” dedi. Ayşeyi hızlı bir şekilde soydum. Vücudu Pelin ve Fatma kadar düzgün değildi. Biraz balık etliydi, kısa boyluydu. İlk defa bakire birini sikecektim. Amcığını yalamaya başladım. Dilimi içinde gezdiriyordum. Ayşe inlemeye başladı. Bu şekilde 15 dakika yaladım ve boşalttım. Yarrağımı hfif yaladım ve amcığına dayadım. Hafif ittirdim. Tam çığlık atacakken dudağına yapıştım. Sadece ucu girmişti. Biraz bekledim. Hafif geri çekip tekrar ittirdim. Bağırmaması için dudağına yine yapıştım. Acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Az daha ittirip gitgel yapmaya başladım. Yarrağım amcığında çok zor hareket ediyordu. Daracıktı. O sırada amcığından kan sızıyordu. Ayşeye söylemedim ve yarrağın yarsını gitgel yapmaya devam ettim. Hepsini sokmaya cesaret edemedim. Bu şekilde 10 dakika gitgel yaptım ve boşaldım.

Bu zevki ne Fatma ne de Pelin yaşatabilmişti. Bakire amcığın tadı bir başkaydı. Alp’in neden Rojda’dan vazgeçemediğini artık anlamıştım. Ayşe kanlı çarşafı görünce şok oldu. “Korkma aşkım, artık karım oldun. Okullarımız bitince ilk işim seninle evlenmek olacak.” dedim. Gerçekten de öyle düşünüyordum. Çünkü Ayşe, dünya güzeli olmasa bile dünya iyisiydi. Ayşe’nin çarşafını hemen makineye atıp çalıştırdık.

Artık sınavları bahane edip sık sık ayşe ile buluşuyordum. Ayşe’nin annesi ve babası evde olmadığında Ayşe ile sikişiyordum. Daracık amcığı çok zevk veriyordu. 4. sikişmemizden sonra tamamını alabilir olmuştu.

Fatma Hanım ders çalıştığımı düşündüğü için beni seks yapmaya zorlamıyordu. Zaten Alp fırsat buldukça sikişiyordu.

Vizelerimiz bitmişti. Ayşe’nin en düşük notu 90, benim 80 idi. Ramazan Ayının gelmesi ile finallerimiz de başlamıştı. Oruç da tutuyordum. Oruç tuttuğum için artık Ayşe ile sikişemiyorduk. Sadece ders çalışıyorduk. İftarda Fatma Hanım’a misafir oluyorduk. Karnımızı doyurduktan sonra da sikişiyorduk.

Final sınavlarımız bitmişti. Alp’i memleketine uğurlamıştık. Ben de ertesi gün gidecektim.

Akşam Fatma Hanım’da iftarımı yaptım. “Bu kez artık götünün tadına bakmak istiyorum.” dedim.

Hemen Fatma Hanım’ı soyup götünü yalamaya başladım. Bir parmağımla gitgel yapmaya başladım. Çok rahat giriyordu parmağım. Şaşırdım. “Parmağınla anrenman mı yapıyorsun?” dedim. “1 aydır Alp sen olmadığın zamanlarda götümden sikiyor.” dedi. Duyunca çok kızdım. Yarrağımı tükürükledim ve götüne dayadım. Belinden yapışıp hızlı bir şekilde ittirip yarısını soktum. “Aaaaaaaaaaaaağğğğhhh…” diyerek acı bir çığlık attı. “Ne yaptın?” dedi. “Götünü ilk ben sikmek istiyordum.” dedim. Bu şekilde bir süre gitgel yaptıktan sonra sert bir şekilde kökledim. Yine bir acı bir çığlık duydum. O sırada kapıda iri yarı bir adam belirdi. 1.80 boyunda 45-50 yaşlarında bir adamdı. Sanırım kocasıydı. Hemen yarrağımı götünden çıkardım.

“Lan şerefsizler!!! Ne yapıyorsunuz? Karıma süpriz yapmak için habersiz geldim ama asıl süprizi karım bana yapıyor. Lan Orospu! Lan İbne!” şeklinde bağırmaya başladı.

Yumruğunu sıkıp üzerime yürüdü. Geri geri giderken komidine kadar gelmiştim. O sırada komidinin üzerindeki parfüm şişesi geçti elime ve serbir şekilde kafasına vurdum. O sırada yere düştü. Donumu ve pantolonumu kapıp kaçtım. Kapılar zaten açıktı.

Kapıcan çıkınca Fatma Hanımlar’ın karşı dairesinde oturan Şehmuz Bey ile karşılaştım. Muhtemelen gürültüye çıkmıştı. Şehmuz Bey 25 yaşında postanede memur idi. Bekardı ve evde tek başına yaşıyordu.

Beni görünce, “Hemen gir içeri…” dedi. Ben de hemen girdim. “Dairene çıksaydın hemen yakalanırdın. Sana ilk bakacağı yer orası… Donsuz bir şekilde buraya gireceğin aklına bile gelmez.” dedi. Hızlı hızlı ayak sesleri duyunca sustuk. Fatma Hanım’ın eşinin ayak sesleri idi. Yukarıya doğru çıkıyordu. Şehmuz Bey haklıydı. “Şimdi seni diğer dairelere de sormaya çekinir rezil olmaktan korkarlar.” dedi.

“Elbiselerim, valizim zaten hazır. Yarın dönecektim. Onları almam lazım.” dedim. “Valizin hazırsa ben 12 gibi terasa çıkar alırım. Onlar 10.30 gibi yatarlar. Komutanım yol yorgunudur.” dedi.

İçerde anadan doğma bir şekilde çekyatın üzerine oturdum. O da yanıma oturdu. “Çok güzel vücudun varmış. Hiç tüy yok.” dedi. 18 yaşında olduğum için vücudumda fazla tüy yoktu. Bacağımı okşamaya başladı. “Ne yapıyorsun sen?” dedim. “İstersen seni komutanıma vereyim. Seni tanınmayacak hale getirsin. Seni bu gece ya ben sikeceğim ya da komutan… Lan evi kümese çevirdiniz. 2-3 güne bir kızları bağırta bağırta sikiyorsunuz. Diğer günlerde de Fatma Hanım’ı… Biz de insanız lan!!!” dedi. Çaresizce boynumu eğdim. O da çırılçıplak soyundu. Yarrağı benimkinden küçüktü ve Alp’in yarrağından biraz büyüktü. Sanırım 17cm falandı.

Yarrağını ağzıma dayadı. Alp’in yarrağını bile yalamamıştım ama bunu yalamak zorundaydım. İğrene iğrene ağzıma aldım ve somurmaya başladım. 5 dakika sürmeden ağzıma boşaldı. Tuzlu bir tadı vardı. Koşa koşa lavaboya gittim ve kustum.

Geldiğimde yarrağını kaldırmış bekliyordu. Domalmamı istedi, domaldım. Önce götümü tükürükledi ve yarrağını dayadı. Hafif zorlamayla yarrağının yarısını soktu. “Sen daha önce götten vermişsin.” dedi. “Evet, Alp ile birbirimizi sikiyorduk. Yarrağını tekrar ittirdi ve köküne kadar soktu. Alp’le sikişmelerimizden daha zevkliydi. Bu şekilde 10 dakika daha gitgel yaptı ve boşaldı. 15 dakika dinlendikten sonra bir posta daha sikti.

Saat 12’de benim valizimi alıp geldi. Sabah erkenden çıktım. Otogar’a gittim. 8’e bilet aldım. Ayşe’ye mesaj gönderdim. Saat 8’e çeyrek kala Ayşe geldi. Gitmeden son kez sarıldım ve helalleştik. Saat 8’de otobüse bindim.

Memlekete gittim. Memlekette annemin yemeklerini özlediğimi farketmişim. Makarna yemekten bıkmıştım. Arada ailemden gizli Ayşe ile mesajlaşıyordum. Ramazan Bayramı gelmişti. Bayramlaşmak için Alp’i aradım. Alp’e o gittikten sonra olanları anlattım. “Başının çaresine bakacaksın. Ben yatay geçiş yaptım Marmara’ya” dedi. Kalacak bir evim yoktu, ev arkadaşım yatay geçiş yapmıştı. Tek başına ev tutacak parayı babam vermezdi. Yine de babama Alp’in yatay geçiş yaptığını, tek kaldığımı söyledim. Babam ya yurtta kalmamı ya da ev arkadaşı bulmam gerektiğini söyledi. Ev sorununu çözmek için erken dönmeye karar verdim.

Diyarbakır’a döndüm. Fatma Hanım benim eşya’ları satıp parasını hesabıma yatırmıştı. Gerçi fazlasıyla yatırmıştı. Bizim eşyaların ederinin 4 katını yatırmıştı. Yeni ev tutmak istesem eşya sıkıntım olmazdı. Önemli olan ev arkadaşı idi ya da tek başına altından kalkabileceğim bir ev… Öylesi bir ev de okula uzak olacaktı. Kampüs şehir dışında olmasına rağmen eğitim fakultesi çarşıya yakındı.

Ayşe’ye sordum, bana ev arkadaşı önerebilir mi diye? O da bir kaç arkadaşını aradı. Olumsuz yanıtlar aldı. Tek çare kalmıştı o da yurt… Devlet yurduna gittim, boş yer olmadığını söylediler. Devlet yurdundan suratım asık bir şekilde çıktım. Kara kara düşünmeye başladı. Gece nerede kalacaktım, sokakta mı yatacaktım? Benim kara kara düşündüğümü gören birisi yanıma geldi. Son sınıf ilahiyat öğrencisi olduğunu söyledi. Derdim in çözümünü bildiğini söyledi. Cemaat yurdunda kalmamı teklif etti. Mecburdum, sokakta kalamazdım. İsminin Ahmet olduğunu öğrendiğim arkadaşla yurda gittik. Bana bir oda ayarladılar. Oda 4 kişilikti. Tatil olduğu için henüz boştu ama 2 kişi daha gelecekmiş odaya okul açılınca.

Yurt okula biraz uzaktı. Halk otobüsü ile 20 dakika sürüyordu. Gerçi halk otobüsü çok dur kalk yapıp, çok dolaşıyordu. Yurdun yemeklerinden memnundum. Hergün farklı yemekler… Okul açılmıştı ve diğer iki oda arkadaşım da gelmişti. Biri Adanalı, diğeri Yozgatlı idi. İkisinin de ilk seneleriymiş. Zaten üst sınıfları pek yurtta barındırmıyorlarmış. Cemaat evlerine yolluyorlarmış. Adanalı arkadaşın ismi Hakan idi. Sınıf öğretmenliği okuyordu. Yozgatlı arkadaş Hukuk okuyordu. İsmi Mevlüt idi. Mevlüt çok ciddi takılıyordu. Onunla pek muhabbet edemiyordum ama Hakan ile çok iyi anlaşıyorduk. Hakan benim gelmeme sevindiğini, çok sıkıldığını belirtti. Dersler artık başlamıştı. Saatlerimiz uyuştuğu zamanlarda Hakan ile gidiyorduk okula…

Okulun 3. günü öğle arası kantinde karnımı doyurduktan sonra Pelin ile karşılaştım. Ayaküstü biraz muhabbet ettik. Beni, benimle sikişmeyi çok özlediğini söyledi. Okulun bodrum katında boş sınıflar olduğunu söyledi. Hemen indik. İkimiz de belden aşağımızı soyunduk. Acelemiz vardı Kimse gelmeden halletmeliydik. Amcığını tükürükledim ve hafiften ittim. Bağırmasını istemezdim. Hafif hafif gitgellerle köküne kadar soktum. Yarrağım amcığına alışınca hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Korku ve zevk birbirine karışmıştı. Sikişmemiz 10 dakika sürdü ve boşaldım. Tam giyinirken Ayşe geldi. “Ne yapıyorsunuz siz?” dedi.

Ayşe olayın ardından beni terk etti. Affetmedi. Bu arada ev aramaya da devam ediyordum.

Bir gün öğrenciye kiralık ev diye bir yazı gördüm. Koşa koşa ev sahibine gittim. 2 1 mutfağı, banyosu, tuvaleti ve şohbeni olan kaloriferli ve eşyalı bir evdi. Fiyatı tek başına bile kalabileceğim bir miktardı. “Neden bu kadar ucuz?” dedim. “Hayır işlemek istiyorum dedi. Herşeyiyle uygundu, üstelik okula da yakındı.

Hakan’a ev fikrini daha önce açmıştım. Uygun birşey bulursan otururuz demişti. Hakan’a evi gösterdim çok beğendi. “Hemen yerleşelim.” dedi. “Yalnız ben eve bazen Pelin’i getirebilirim. Ararım sen de evden çıkarsın.” dedim. “Bu soğukta dışarı nasıl çıkayım?” dedi. “Öyleyse odana geçersin ses çıkarmazsın.” dedim. “Tamam…” dedi.

Yurttan eşyalarımızı aldık ve eve yerleştik. Ben ertesi gün Pelin’i eve getirdim. Tabi ki Hakan odasına geçti. Salonda Pelin ile öpüşmeye başladık.

Pelin “Ayşe ile ayrılmanıza çok sevindim. Daha önce okul bahçesinde Ayşe varken benden uzak duruyordun. Şimdi kol kola geziyoruz.” dedi. Gerçekten de öyle olmuştu. Okulda herkes bizi sevgili olarak bilmeye başlamıştı. Sınıf arkadaşlarımın bana gıpta ile bakıyordu. Bu da benim gururumu okşuyordu. “Aslında ayrıldığımızda çok üzülmüştüm ama şimdi daha huzurluyum. Ayrıca senin gibi güzel bir kızın gözlerine her gün bakabiliyorum.” dedim.

Pelin’i soydum. Önce boynunun altından göğüslerine doğru öpmeye başladım. Göğüslerini biraz emdikten sonra amcığına indim. Amcığını yalamaya başladım. İçinde dilimi gezdiriyordum. Pelin inlemeye başladı. “Yeter artık o iri yarrağını amcığımda istiyorum.” dedi.

Yarrağımı ağzına verdim. Biraz yaladı ve somurdu. Sonra amcığına dayadım. Artık amcığı yarrağıma iyice alışmıştı. Çok zorlanmadan yarrağı aldı. Gidip gelmeye başladım. “Artık senin yarrağından başka yarraktan zevk alamıyorum. Senin yarrağına aşık oldum.” dedi. Rahat rahat sikişmeyi çok özlemiştim. Bir süre sonra muhteşem bir zevkle boşaldım. O sırada Hakan’ın odasının kapısı açıldı.

Hakan “Çok azdım. Ben de sikmek istiyorum.” dedi. Pelin elbiseleri ile göğüslerini ve amcığını kapatmaya çalıştı. “Hani evde kimse yoktu?” dedi. “Hakan saçmalama…” dedim. Pelin alelacele giyinip çıktı.

“Ne yaptın oğlum? Kızı kaçırdın. Bir daha bana güvenmez artık.” dedim. “Çok özür dilerim. Sizi kapıdan izliyordum. Kızın fiziği muhteşemdi. Sizi izlerken azdım. Belki bana da verir diye çıktım.” dedi.

Alp ile tanışmadan önceki halimi düşündüm ve anlayış gösterdim. Acaba Alp’in bana yaptığı kıyağı mı yapsaydım? Yapmaya karar verdim.

“Sana bir teklifim var. Biliyorum abazasın. Abazalığını giderebiliriz. Am yoksa göt var. Sen beni, ben de seni sikeyim.” dedim. Kabul etti. Ben zaten çıplaktım. Hakan da soyundu. Esmer bir teni vardı. Yarrağını görünce çok şaşırdım. Alp’in yarrağından daha küçüktü. Muhtemelen 13-14 santimdi. Önüne domaldım. Götümü tükrükledi. Yarrağının ucunu dayadı. İttirmesiyle rahatlıkla girdi. Bu şekilde bir süre gitgel yaptı. 2 dakikada boşaldı. Sonra götümden çıkardı yarrağını…

“Sıra bende…” dedim. “Senin yarrağın çok büyük alamam.” dedi. “Böyle anlaşmamıştık.” dedim. Ne kadar ısrar ettimse de sikememiştim.

Gece oldu yattık. Gecenin bir yarısı zil çaldı. Kalktım. Hakan da kalkmıştı. Şaşkın şaşkın bakıyorduk. Diyafonu açıp “Kim o” dedim. “Neriman yok mu Neriman” dedi. “Yalnız geldiniz sanırım.” dedim. “Sen pezevengi misin?” dedi. Diyafonu kapattım. Dışarıdan bağırmaya başladı. Polisi aradık. Polis geldi adamı götürdü. Ertesi gün okulda araştırdık. Meğer esk**en orada Neriman isminde orospu oturuyormuş. Ev sahibi öğrendikten sonra evden atmış ama kırıkları her gece oraya düşüyormuş. Neyse dersini almıştır adam dedik.

Sandığımız gibi olmadı. Her gece başka bir kırığı gelip rahatsız ediyordu. Hakan dayanamadı yurda döndü. Ben yurtta kalmak istemiyordum. Ev bulmalıydım.

Acil bana uygun fiyatlı bir ev lazımdı. Tek yardım isteyebileceğim insan Fatma Hanım vardı. Doğruca ona gittim. Kapıyı çaldım. Ben olduğumu öğrenince, gitmemi istedi. “Mecbur kalmasaydım gelmezdim, nolur al içeri…” dedim. Kapıyı açtı, etrafı kolladı ve içeri aldı. Üzerinde pijamaları vardı. Sanırım sütyen giymemişti. Göğüs uçları belli oluyordu. Göğüslerinin iriliği yeteri kadar tahrik ederken, göğüs uçları da belli olunca yarrağım kalktı. Kaçamak bakışlarla yarrağımı kesiyordu. Derdimi anlattım.

“Sen gittikten sonra kocamdan çok fena dayak yedim. Bir hafta sokağa çıkamadım. Kocamın izni bitti, sapık komşum Şehmuz tecavüz etti. Polise şikayet ettim. Hapse girdi. Polisler tutukladığında ‘Genç delikanlılarla sikişiyordu.’ dedi. Milletin yüzüne bakamıyordum uzun süredir. Sapık zaten hapiste intihar etti. Dedikodusu hala dolaşıyor. Yeni yeni unutulmaya başladı. Biraz birikmişim var. Sana onu vereyim. 2 yıl kira derdi çekmezsin. Bir daha buraya uğrama.” dedi.

Parayı aldım. Çarşının göbeğinde kiralık tabelalarına baktım. Kaloriferli bir stüdyo daire buldum. 1 1 daire idi. Salon ve mutfak bir aradaydı. Banyo tuvalet de bir aradaydı. Ev sahibine 6 aylık peşin verince hemen evin anahtarlarını verdi. Eve 2 çekyat, bir karyola, buzdolabı, tabak, çanak, vs aldım. Televizyon ve VCD aldım. Paranın yarsını harcamıştım. Diğer yarısını bankaya faize yatırdım.

Evde yalnız başıma oturuyordum, keyfim yerinde idi. Her gün film kiralayıp izliyordum. Faize yatırdığım para dışında babamın kira ve harçlık olarak gönderdiği paralar da olunca para sıkıntısı çekmiyordum.

Aşk hayatında işler o kadar yolunda gitmiyordu. Ayşe sınıfımızdan Diyarbakır’ın yerlisi olan Adem ile çıkıyordu. Çok geçmeden nişanlandılar. Pelin ise İngilizce bölümünden bir asistan ile çıkmaya başlamıştı.

Abazalık iyice başıma vurmuştu. Eve taşınalı 2 ay olmuştu. Vizeler yeni bitmişti. 1. dönem kadar başarılı değildim ama hiç 50’nin altında notum yoktu. Derslere vermiştim kendimi… Kaçırdığım derslerin notlarını alıp telafi edecek, daha yüksek notlar alacaktım.

Sınıfımızda Elif isimli Ayşe’nin boylarında ama gayet güzel ve düzgün fizikli bir kız vardı. Çok başarılı değildi ama not tutuyordu. Ondan istedim, “Fotokopi çektirip yarın getiririm.” dedim. Kırtasiyeye gittim. Fotokopi çektirirken tanıdık bir ses “0.5 kalem ucu alabilir miyim?” dedi. Dönüp baktım, Rojda idi. Beni görünce tanıdı. Başımızla selamlaştık.

Kırtasiyeden çıktığımızda bana Alp’i sordu. “Yatay geçiş yaptı.” dedi. “Yalan söylüyorsun.” dedi. “Benim eve çıkalım, sana anlatırım.” dedim. Rojda’yı yatağa atmak niyetindeydim.

Benim eve çıktık. “Bana söz vermişti. Evlenecektik. Bekaretimi ona vermiştim.” diye ağlamaya başladı. Çekyata oturduk, başını omzuma koydu ve ağlamaya devam etti. Ben de saçını okşamaya başladım. “Beni de yüzüstü bıraktı. 2 aya yakın kalacak yer sıkıntısı çektim.” dedim. Hafiften elimi beline doğru indirdim. Diğer elimi bacağına koydum. “Pelin Abla’nda beni terketti. Asistanla çıkıyor. Seninle aynı kaderi paylaşıyoruz. Hatırlar mısın? Bir çekyatta sen ve Alp, diğerinde ben ve Pelin sikiştiğimiz günleri… Şimdi onlar başkaları ile sikişiyor, ikimiz yanlızız.” dedim ve bacaklarını okşamaya başladım. Sonra hiçbirşey söylemeden öpüşmeye başladık. Kısa zamanda ikimizde çırılçıplak olduk. Rojda’nın muhteşem vücudu elimin altındaydı. Küçük göğüslerini okşamaya başladım. Boynuna öpücükler kondurup göğüslerini emdim. Daha sonra amcığına indim. Amcığına dilini soktum. Daracıktı. Biraz yaladım ve yarrağımı misyoner pozisyonunda amcığına dayadım. Hafif bastırdım, çığlığı bastı. Çığlık atamasından korkmuyordum. Çünkü altımızda kasetçi vardı. Sürekli müzik çalıyordu. “Acıyor, acıyor…” demeye başladı. “Alp’in küçük yarrağından sonra bu yarrak büyük geldi. Amcığında uzun zamandır yarrak görmediği için daralmıştır iyice… İlkince acı çekersin, daha sonraçok zevk alırsın.” dedim. Tekrar ittirdim yarrağımı, yine çığlık attı. Çığlıklarına aldırmadan gitgel yapıyordum. Her defasında daha derine giriyordum. Ayşe ile ilk sikişmemizde aldığım zevki alıyordum. Amcığı yarrağını çok fena sıkıyordu. Gitgel yaparken sonunda köküne kadar sokmayı başarmıştım. Artık Rojda da acı ile karışık zevk çığlıkları atıyordu. “Harikasın erkeğim… Çok zevk alıyorum.” dedi. Çok geçmeden ikimiz de aynı anda boşaldık.

Önüme domalttım ve götünü yalamaya başladım. Parmağımla önce götünü alıştırdım. Gitgel yapmaya başladım. Sonra iki parmağımı sokup gitgel yapmaya başladım. Yarağımı götüne dayayıp hafifçe ittirdim. Öne kaçmaması için beline sarılmıştım. Acı bir çığlık attı. “Çıkar, çıkar… İstemiyorum.” diye bağırdı. “Az dayan, az öncede acımıştı bak nasıl zevk aldın.” dedim. Hafif hafif gitgel yapmaya başladım. Her seferinde daha derine sokuyordum. Son bir hamle ile kökledim. “Yandım… Yırttın götümü…” dedi. Aldırmadan gitgele devam ediyordum. Bir süre sonra müthiş bir zevkle boşaldım. İkimiz de duşa girip yıkandık. Rojda’yı evine yollayıp ders çalışmaya başladım.

Ertesi gün Elif’in defterini teslim ettim ve teşekkür ettim.

Rojda ile artık fırsat buldukta sikişiyorduk. O da yarağıma alışmıştı. Çok acı çekmiyordu yarağımı alırken.

Finaller başlamıştı. Rojda’nın da son yazılıları başlamıştı. Sikişmelerimize ara vermiştik. Analiz sınavında Elif yanımdaki sırada oturuyordu. Sınava çok iyi çalıştığım için kağıdımı 10 dakikada doldurmuştum. Baktım Elif sorulara bakıp kara kara düşünüyor. Hemen önümdeki kağıdı ona verip, onun kağıdını aldım. Hoca fark etmemişti. Onun ismini silip kendi ismimi yazdım kağıda, o da benimkini silip kendi ismini yazdı. Sınav çıkışında çok teşekkür etti. Kantinde karşılıklı çay içtik. Gözlerime tatlı tatlı bakıp gülümsüyordu. Birbirimize telefon numaralarımızı verdik. Akşamları telefonda sohbet ediyorduk. 2 sınavda daha kağıt değiştik. Sınavların sonuçları açıklanmıştı. İkimiz de tüm derslerden geçmiştik. Yine de çok üzülüyorduk, çünkü önümüzde 3 aylık yaz tatili vardı.

Gitmeden önce son akşam Rojda ile buluşup doya doya sikiştik.

Yaz tatili için köye dönmüştüm. Köyde bahçe işleri ile uğraşıyordum. Bazen telefon’da Elif ile konuşuyorduk. Elif Urfalı idi… Babası kamyon şöförü idi. Onun için deniz kenarına gidip tatil yapamıyordu. Evde oturup televizyon izliyordu. Annesi evde olmadığında ise benimle dertleşiyordu. Ağustos ayı geldi. Bizim köyün zenginlerinden Ali’nin sınav sonucu açıklandı. Dicle Tıp Fakultesi kazanmıştı. Annesi Hatice Teyze köyümüzdeki tüm kadınlar gibi kapalıydı. Zamanında köyün en güzel kızıymış. Gerçi hala çok güzel. Ali’nin Babası ile evlendiğinde 16 yaşındaymış. Şu anda 35 yaşında ama en fazla 27-28 yaşında gösterir. Çok düzgün bir vücudu, incecik beli, iri göğüsleri ve fazla büyük olmayan kalçası vardı. Gördüğüm en iri göğüslere sahipti. Bize her misafirliğe geldiklerinde yarrağımı zapt etmekte güçlük çekerdim. Tuvalete gidip mastürbasyon yapardım. Ali tek çocuktu. Halil Amca (Babası) ve Hatice Teyze onu el üstünde tutardı.

Halil Amca, Ali’yi de alıp bize geldi. Tebrik ettik. Her konuda yardım edebileceğimi söyledim. Babası Ali’nin benim yanımda kalmasını istedi. Ben kem küm ederken; babam “Çok iyi olur, birbirlerine yoldaş olurlar.” dedi.

Bir hafta geçmiş, kayıtlar başlamıştı. Ali ve Babası ile Diyarbakır’a gittik. Ali’nin kayıdını yaptık. Benim eve geldik. Halil Amca Evi hiç beğenmedi. Küçüktü, kasetçinin üzeriydi, gürültülüydü. Ders çalışmaya hiç elverişli değildi. Nispeten daha sakin bir semt olan Çamlıca’da ev tutmaya karar verdik. 2 1 bir daire bulduk. Çok güzel bir daireydi. Çok lükstü. Kira çok pahalıydı. “Ben burada kalamam. Çok pahalı…” dedim. Önemli değil, kirayı ben karşılarım. Sen yeter ki Halil ile kal. Halil sana emanet.” dedi. Gece benim evde yattık. Ertesi gün karyola, yemek masası ve bilgisayar aldık. “Okul açıldığında telefon ve internet bağlatırsınız.” dedi Halil Amca… Eşyaları yeni eve yerleştirdikten sonra Karaman’a döndük.

Hatice Teyze “2-3 ay ben onlarla kalayım, oğlum alışana kadar…” dedi. İçimden “Şimdi hapı yuttuk. Hayatta eve kız atamam artık.” dedim. Zaten yaz tatilinde yarrağım amcık yüzü görmemişti, elim mastürbasyon yapmaktan nasır tutmuştu. Okul açılacak 2-3 ay daha amcık yüzü göremeyecektim.

Okullar açılmış, Diyarbakır’a gitmiştik. Eve gittik. İlk gün dışarıdan yemek söyledik. Ali ve ben odalarmızda Hatice Teyze ise Salon’da yattı. Sabah Hatice Teyze’nin sesi ile uyandım. “Hadi kalkın kahvaltı hazır diye seslendi antreden… Yataktan kalktım, odadan çıkınca Hatice Teyze’yi gördüm. Başı açıktı ve üzerinde çiçekli pembe bir pijama vardı. İlk defa Hatice Teyze’yi başı açık görüyordum. Sarışın olduğunu ilk o zaman öğrendim. Pijama içinde iri göğüsleri daha fazla dikkat çekiyordu. Yarrağım kalkmış pijamamı zorluyordu. Şaşkın birşekilde yarrağıma baktı ve mutfağa doğru gitti. Ben de lavaboda elimi yüzümü yıkadıktan sonra mutfağa gittim. Muhteşem bir kahvaltı sofrası vardı. Sucuklu yumurta, domates, salatalık, bal reçel, patates kızartması, peynir… İlk defa böyle geniş bir kahvaltı görmüştüm. Sabah kapıcıya sipariş vermiş malzemeleri… Karnımızı doyurduk. Üzerimizi giyinip çarşıya çıktık. 100 m ileride Migros vardı. Migros’tan temizlik malzemeleri aldık. Eve döndük ve temizlik yapacaktık. Ali “Anne sinemada güzel bir film var. Ben onu izlesem olur mu?” dedi. Hatice Teyze “Tamam git, biz hallederiz temizliği…” dedi. Ali gitti. Ben üzerimi değişmek için odama, Hatice Teyze de Ali’nin odasına girdi. Kilot ve atlet giymeden penye şort ve tşört giymiştim. Odadan çıktığımda şok olmuştum. Hatice Teyze de şort ve kısa kollu tişört giymişti. Çok seksi görünüyordu. Bembeyaz ve pürüzsüz bacaklara sahipti. Görüntü yine yarrağımı kaldırmaya yetti. Penye şort giydiğim için yarrağım tüm hatları ile belli oluyordu. Gözlerini yarrağıma dikti ve “Oha o ne öyle?” dedi. Azgınlığın verdiği cesaretle donumu indirdim ve “Yarrak, hiç görmedin mi?” dedim. “Çek şu şortunu…” diye azarladı. Korkumdan hemen çektim. “Sen azdın galiba… Hiç sevgilin yok mu?” dedi. “Var ama sen varken onunla sikişemem.” dedim. “Haklısın. Dışarıda da yol bilmem, iz bilmem… Sikilmene izin vermezsem de sen bu azgınlıkla beni sikersin” dedi. Onu bir gün sikeceğimi anlamıştım ama o bugün değildi. “Ali derse gittiğinde ben sevgilimi getiririm. Sen de Ali’nin odasına geçersin.” dedim. “Olur.” dedi. O gün temizliğimizi yaptık.

Bir hafta sonra okullar açıldı. Rojda’nın okulu bizim eve yakındı. Rojda’nın okulun önüne geldim. Rojda beni kapıda görünce koşa koşa geldi. Üzerinde okul kıyafetleri vardı. Görmeyeli göğüsleri ve kalçaları biraz daha irileşmişti. Onu bizim eve götürdüm. Eve girdiğimizde “Yeni evin hayırlı olsun. Güzelmiş.” dedi. Onu salona aldım. Salonda soymaya başladım. “Çok seksisin, çok güzelsin…” dedim. “Senin o iri yarrağını çok özledim.” dedi. Ben de soyundum. Çırılçıplak oldum. “Senin yarrağın daha da büyümüş.” dedi. Salondaki vitrinin çekmecesinde mesura vardı. Onunla ölçtüm. 22cm olmuştu. “22cm olmuş. 2cm uzamış.” dedim yüksek sesle…

Rojda’yı odama götürdüm. Yatağıma yatırdım. Ali’nin odası ile yan yana idi. Hatice Teyze’nin duymasını istiyordum. Amcığını yalamaya başladım. Rojda yüksek sesle inliyordu. 15 dakika yaladım ve boşaldı. Yarrağımı amcığına dayadım. Amcığı uzun zamandır sikilmediği için daralmıştı. Yarrağım girerken çok zorlanıyordu. Rojda çığlığı bastı. Yarrağımı gitgellerle zorladım. Yarrağın tamamını sokmam 10 dakikamı aldı. Köküne kadar soktuktan sonra 10 dakika kadar gitgel yaptım ve boşaldım.

Sıra götüne gelmişti. Götünü tükürükledikten sonra parmağımla alıştırdım. 2 parmağımla bir süre gitgel yaptıktan sonra yarrağımı dayadım. Hafif ittirdim. Çığlığı bastı. Ucu girmişti. Zorlaya zorlaya giriyordum. Çığlıklarına aldırmıyordum. Sonunda köküne kadar girmiştim. Acı ve zevkle karışık çığlıklar atmaya başladı. Bir süre gitgel yaptıktan sonra boşaldım.

İkimiz de duşa girip yıkandık. Rojda’yı giydirip gönderdim.


ANNEMİN FOTOGRAFLARI (ALINTI) 2

Okullar kapanmış kazasız belasız bu seneyide geçmiştik.artık lise için son seneye girecektik. derya üniversite sınavına girmiş olumlu geçtiğini söylemişti.aynı dönemlerde annemin zaman zaman tutan rahatsızlığı yine belirmişti.mutsuzluk ve bezginlik modundaydı.aynı zamandada yoğun baş ağrısı şikayeti vardı..
anti depresanlarını kullanıyor ve dolayısıylada günün çoğunu uyur gibi ağır aksak bir rutinde geçiriyordu.çevredeki hemen herkes yazlıklarına gitmeye başlamıştı.annem psikoya bağlamış yerimden kımıldamam bir yere gitmem diyordu..
giderdim kalırdım,olurdu olmazdı derken en sonunda karar kılındı.escort ankara teyzem,derya ve deniz ayvalıktaki yazlığa gidecekler ben takımımın yaz turnavasından dolayı önümüzdeki ay sonuna kadar annemle birlikte istanbulda kalacak daha sonra onlara katılacaktım.denizin kızgınlığı ve huysuzluğu dışında pek problem olmadı denilebilir.benim son 1 yıldaki kızlarla münasebetlerim belli etmesede denizi tedirgin edip kızdırıyordu.muhtemelen kıskanıyordu. Oysaki anlamadığı şuydu.ben başkalarıylada olsam yatsamda denizden başkasını sevmem mümkün değildi.gerçek anlamda hiç kimseyle

olabilmem söz konusu olamazdı.deniz benim çıtır escort her şeyimdi.benim canımın yarısıydı.bu aşktanda büyük ve farklı bir şeydi.
teyzem yine mağazayı serpil ablaya emanet etti ve banada bir dünya tembih faslından sonra gittiler.ahali gittikten sonra evin sessiz ortamı karşısında epey garip hissetmiştim.denizden ayrı olduğumuz zamanlar olmuştu ama ben evde yalnız kalmamıştım.ve şimdi ingiltereye gittiğim zaman denizin duyduğu sıkıntıyı daha iyi anlamıştım.annem yine bunalım modunda sessiz sakin neşesiz durumdaydı.o her zaman bakımlı olan kadın sanki daha salaş ve özensizdi.onu hoş tutmak için elimden gelen gayreti gösteriyordum.günler rutininde geçiyordu.ben sabahları antreman için evden çıkıyor akşamlarıda mahalledekilerle takılıp vaktimi geçiyordum.ama geç kalmadan eve geliyordum.evde olduğum zamanlardada annemin durumu müsaitse bol bol gitar çalışıyordum. alışılmış hayat nede olsa, abazalığım tutmuş azmaya aranmaya başlamıştım.kızlardan kimse yoktu.figen yoktu feray yoktu.herkes bir taraflara gitmişti.en önemliside deniz yoktu.gittikleri daha bir hafta olmuştu ama onu epey özlemiştim.Her akşam ettikleri telefondan akıllarının burada ama keyiflerinin de yerinde olduğu belliydi.ayvalıktaki kızlarıda düşünüyordum bir yandan.iş başa düşmüştü.gece annem yatınca video ve dergiler ile özel zevk saatlerim başlıyordu.yine bir gece film seyrederken bir yandanda filmdeki kadınları denize deryaya ve bilumum tanıdıklarıma benzeterek masturbasyon yapıyordum.derken şimşek çaktı kafamda.annem…..
onuda hayal etmeye başladım.daha evvelleride zaman zaman hayaller kuruyordum biliyorsunuz. aklıma kazınan dekolteler görüntüler ne varsa biriktirdiğim ,hepsini hatırlayıp fanteziler içine gömüldüm.acayip

uyarıldım.teyzemle onu gördüğümüz o an geldi aklıma içim çok hoş oldu.anlatamayacağım bir şekilde zevk aldım.deniz ve deryadaki ilk heyacanlarım gibi kalbim çarpmaya başladı.zaten enseste bulaşımışız bu da başka bir rengiydi sanki.daha güzel, daha zevkli, daha yasak, daha günah.ve en önemlisi daha cazibeli…teyzemide kattım hayallerime iyice coştum.ve uzun zaman sonra ilk defa titreyerek fışkırttım döllerimi.belk**e böylesi bir boşalmayı hiç yaşamadım.boşalma sonrası hayal ettiklerimden pişmanlık yaşamadığımı hatırlıyorum.benim için, bizim için olağandı.seneler evvelki annemle teyzemin görüntüsü canlandı gözümde ve benimki tekrar uyanmaya başladı.yine asıldım alete ve durmaksızın devam ettim.aklımda ne pozisyonlar ile zevk yaşattım kendime.geceyi rahatlamış,mutlu ve aklımda cereyanlar eden bir çok fikirle sonlardırdım.
ertesi sabah heyecan ve mutlulukla kalktım.sabah koçu arayarak bir bahaneyle antremana gelemeyeceği bildirdim.kendime yeni bir tat bulmuştum.içimde baskın olan kendimce unutmaya çalıştığım bir duyguyu açığa çıkarmış, sefasını sürmeyede niyetliydim.annem daha kalkmamıştı.kapısını açıp seyretmeyi, görüntü yakalamayı düşündüm vazgeçtim.daha sonra kahvaltı sofrasını hazırladım.annemde öğlene doğru kalktı.yine her zamanki gibi yanağından öpücüğümü aldım.daha sıkı sarıldım daha şapurtulu öptüm.sen gitmedinmi dedi.bende antreman iptal oldu bugun evdeyim dedim.. kahvaltı boyunca onu izledim.üzerinde turuncu renkli pijama altı ve yarım kollu yuvarlak yakalı beyaz tişört vardı.sütyensizdi. hareket ettiğinde gögüslerinin oynaması belli oluyordu.akşamki fantezileriminde etkisiyle oturduğum yerden uyarılmaya başladım.annemin tadı yerinde olsaydı böylemi olurdu diye geçirdim aklımdan.çünkü kışın bile gecelik üstüne sabahlıkla karşılardı günü..böyle

pijama falan nadirdir gördügümüz.kahvaltı faslından sonra herkes yapması gerekenleri yapar üst baş falan toparlanırdı.daha öncede söylemiştim.her an dışarı çıkacak veya biri gelecek gibi giyinik olurdu evde.bizide öyle alıştırdı.kızlarda bile aynı özen vardı.temizlik gibi işlerde bile eski püskü şeyle görmedim onu ben.neyse,kahvaltımızı benim çabalarımla son günlere göre daha neşeli geçirdik.nasıl olduğunu sorduğumda iyiyim diye geçiştirdi her zamanki gibi.
kahvaltıdan sonra ben salona geçip gazeteyi okumaya başladım.annemde daha ayılmış evi derleyip toparlıyordu.planım hazır içim heyacanlıydı.ilaçlarından depresanlardan bir kaç tane alacak ve onun içmesini sağlıyacaktım.zaten akşam aldığı onu sersem gibi yapıyordu.zor kalkıyordu.fazladan içirirsem uyanmaz diye düşünmüştüm.içirdikten sonra amacım gerçekleştiyse, gögüslerini görmek ellemek öpmek istiyordum.bir ara annemin lavaboya gitmesini fırsat bilerek aceleyle ilaçlarından bir kaç tane yürüttüm.şimdiden heyacan basmıştı beni.akşamın gelmesini iple çekiyordum. öğleden sonra ısrarla anneme, dışarı çıkalım, modaya gidelim, dondurma yiyelim sonrada pasaja uğrar döneriz diye teklifler yaptım.kabul etmedi..
yılıştım şımardım kandıramadım.amacım dışarıya cıkarmak dolayısı cebeci escort ilede bu yaz sıcağında şık,seksi giyinmesini sağlamaktı.kendime deyim yerindeyse görsel olarak malzeme arıyordum.hala üzerinde o pijamalar vardı.eğer akşam onu uyutursam pijama yerine gecelik daha iyi olurdu.saatler ilerledikçe heyecanım artıyordu.saatlerde ilerlemiyor gibiydi aslıda…akşam yemeğinide her zamanki gibi yedik.sonra tv seyretmeye başladık.

-ne o sen çıkmıyormusun diye sordu.
cıkmayacağım bu akşam canım istemiyor dedim.sonra birlikte içeriz dedim çay demledim.planımı uygulamaya başlamıştım.içim kıpır kıpırdı.gündüzden ezdiğim ilaçlarından çayına fazladan bir şekerde koyarak karıştırdım.neyseki sorun olmadan içti.en önemli aşamayı geçmiştim.olabilecekler aklıma geldikçe sertleşiyordum.saat 11 e doğru annem ağırlaşmaya başladı .ben ilaçlarımı alıp yatayım uykum geldi dedi. bende tamam anne bende yatacağım zaten dedim.o önden ben arkasından mutfağa girdik.masanın yanındayken ben dibi kalan çay bardağını devirmek suretiyle arkasından pijamasına döktüm.aman oğlum dikkat etsene falan filan derken ben o lanet pijamayı ıslatmış oldum.şimdi iş ,yerine giyeceği daha açık bir şey tercih etmesine kalmıştı.bende heyacan iyice tavan yaptı.ellerim bile titriyordu.neyse iyi geceler faslından sonra odalarımıza çekildik.benim verdiğimle birlikte 2 doz ilaç almıştı.saat 01 e doğru zar zor ve aletim dimdik olarak bekledim.ara ara asıldım bekledim asıldım bekledim.tam kıvamındaydım. sonra zamanın geldiğini düşünerek usulca odasına yaklaştım ve kapıyı açtım.bir müddet kapı eşiğinde bekledim.sonra tüm cesaretimi toplayarak içeri girdim.adım adım ses çıkarmadan yatağın yanına kadar yaklaştım. kalbim okadar güçlü atıyorduki sanki sessizlikte duyuluyor gibi hissediyordum.yinede sakin olmaya çalıştım. boğazım kurudu adeta.ve bingo..!!!..pikesi kenara toplanmıştı.üzerinde satenimsi bir kumaştan koyu tonlu bir gecelik vardı.sırt üstü yatıyordu.gecelik kasıklarının hemen orda bitiyordu.çok karanlıktı içerisi.sonra aklıma holun en ucundaki ışığı yakmak geldi.usulca geri çıktım ışığı yaktım ,tekrar yatak odasına döndüm.kapısınıda kapanmaya yakın pozisyona kadar çektim.evet şimdi olmuştu .loş bir ışık vuruyordu içeriye.görüntü muhteşemdi.uyanması halinde sayıkladığını merak

edip bakmaya geldiğimi söyleyecektim.usulca seslendim önce..tepkisizdi.sonra daha sesli seslendim.yine tepkisiz….elimle hafifçe omzundan ittirdim.hiç ses yok.kalbimin gümbürtüsü hariç.ve bu arada aşırı heyacandan olsa gerek benim alette tık yok.yatagın kenarına oturdum ve yine salladım omzundan.halen tepki vermiyordu.sadece nefeslerimizin ve benim gümbürtülü kalbimin sesi vardı.yaklaşık 5-10 dakika seyrettim onu.bu arada heyecanımıda bastırmış oldum.sikimi sıvazlamaya başladım seyrederken.omuzları boynu ve daha aşagıda gögüsleri….
kaldırdım aletimi.sağına doğru hafiften meyilli yatıyordu.sağ göğsünün yanı geceliğinin kenarından taşmıştı.baldırlarının şekli muhteşemdi.ince bileklerinden yukarıya dğru kalınlaşan öpülesi, okşanılası bacakları vardı.kulodunu görüyordum.yine koyu renk dantelli işlemeli bir modeldi.yavaş yavaş cesaretlenerek beline doğru dokundum.halen hareketsizdi.elimi yavaşça aşağıya kaydırdım.geceliğin dokusu o kadar yumuşaktıki..sonra bacaklarının üst bölgesine geldi elim.okşamaya başladım usulca.bir yandanda basket şortumun içinden aletimi sıvazlıyordum.zor bir pozisyondu.rahat olamıyordum bir türlü.şortu sıyırmaya, komple çıkartmayada cesaret edemiyordum.aklıma figenle muhabbetimiz geldi.yine sessizce odama döndüm ve en bol sortumu cebinin içinden yırtarak giydim.şimdi elim içindeyken istediğim tempoda hareket edebiliyordum.tekrar annemin odasına geldim ve yanına yaklaştım.kontrol ettikten sonra gögüslerini geceliğin üstünden okşamaya başladım.annem hiç bir tepki vermiyordu.göğsünün yan taraftan taşan yerlerine dokunduğumda iyice ürperdim.bir yandanda alete asılmaya devam ediyordum.zevk sularım çoktan gelmişti.korkum o kadar kontrollu olmama rağmen heyecandan erken boşalmaktı.olabildiğince uzatmak istiyordum

olayı..sonra elimi geceliğin üst yanından sokarak memesini kopmle ellemeye başladım. arada çekilip uyuma durumunu kontrol ediyordum.hiç ses seda yoktu.askısından tutarak geceliğin sağ kısmını sıyırdım.tüm memesi açığa çıktı.tanrım muazzam bir görüntüydü.dolgun kısmı hafif sağa dogru yayvan sekilde yayılıyordu.bildiğim gibiydi çok büyük değildi.ama hiç bu kadar yakından görmemiş ve hiç dokunmamıştım.meme ucunuda okşamaya başladım.sonra sıkıca sert bir hareketle sıktım dayanamadan.uyanır diye çok korktum..uyanmadı.öbür memesinide okşamaya başladım.sikimi bırakıp açıkta olan memesini avucumda tuttum, diğerini okşamaya devam ettim.yumuşak yumuşak okşamaya yoğurmaya başlamıştım artık.sonra bir elimle bacaklarına yöneldim.bir elim memede bir elim bacaklarda, kasıklarında resmen okşuyordum annemi.arada yine kontrol ediyordum uykusunu.üzerine doğru eğildim ve nefesini boynuma doğru verdim içim gıcıklandı.biraz daha aşağıya eğilerek memesini öptüm usulca.sonra meme başını yaladım.dayanamadım emmeye başladım.hafif bir kıpırdadı annem.feci korktum.kalbim gene gümbür gümbür atmaya başladı.hemen doğrulup hızlı ama sessizce çıktım odasından ve odama geçtim.tanrım ter basmıştı her tarafımı.yarım saate yakındır odasındaydım ve neler yapıyordum..
seyretmiş ellemiş öpmüştüm.ve dahada istiyordum.aradan 5-10 dk geçtikten sonra yine girdim odasına.aynen bıraktığım gibi yatıyordu.memesi açıkta ,sırt üstü, kollar iki yanda.aynı kontrolleri bir daha yaptım ve yine ellemeye başladım.sikim artık iyice zonkluyordu. dizinden bükerek bacağını ters v pozisyouna getirdim.şimdi sağ bacağı tüm yumuşaklığıyla avuçlarımın arasındaydı.onu okşarken muhteşem memesi gözlerimin önündeydi.bir elimi bacağından çekerek önce kasıklarına, sonrada amına doğru

götürdüm.külodunun üstünden amını okşadım.sonra külodunun arasından parmaklarımı soktum içeriye.kuruydu.kupkuru duruyordu amı.yalamak istedim ama cesaret edemedim.yine hafifçe dürttüm annemi.hala derin uykudaydı.uyanacak gibide değildi.sonra hafifçe çevirmeye başladım.komple yüzüstü yatar hala getirdim.o kadar ağır uykudaydı ki hafif bir mırıldanma haricinde bir tepki vermedi.geceliğini beline doğru sıyırdım.şimdi önümde tüm ihtişamı ile kalçaları duruyordu.bana oldukça büyük görünüyordu.1-2 dakika öylece baktım ve sikimi sıvazlamaya devam ettim.neredeyse gelecek gibi oldum ve sikimi kafasından sıkarak kendimi tutarak boşalmamı geciktirmeye çalıştım.sonra hafifçe okşamaya başladım.bembeyaz ve yumuşacıktı.iki elimle birden yoğurmaya başladım.tarifisiz heyecanlar içindeydim.hem zevk hem korku…adrenalin tavan yapmıştı adeta.sıyrılmış askıdan taşan gögüsü vucudunun ağırlığı altında ezilmiş iyice yana doğru yayılmıştı.bembeyaz parıldıyordu.bedenini hafifçe yukarı doğru çevirerek yan yatar bir hale getirdim.sıyrılmış memesi tümden ortaya çıktı.avuçlamaya başladım.bir yandanda elimi külodunun içine sokarak kalçalarını okşuyordum.annemin nefes alış verişlerini duyuyordum ama başka hiç bir reaksiyonuda yoktu.bu derin uykudan uyanmayacağına inandırdım kendimi.hislerimi ve arzularımı durduramayacak hale gelmiştim artık.sessiz sakin hareketlerle şortumu çıkardım.kalkmış sikim şort baskından kurtulup boşa çıktı.tekrar yanına dogru yanaştım.bir bacağını dizinden bükerek sikimi bacağının iç yanlarına doğru sürtmeye başladım.ateş gibi olmuş sikim vucuduna değince adeta kendimden geçtim.ne olursa olsundu.şu anda uyansa bile olacaklar önemli değildi artık. toparlanabilme pzoisyonunu çoktan geçmiştim.onun yatağında çıplak olarak sikim kalkmış durumdaydım…sağ bacağını biraz daha düz hale getirerek sikimi

kasıklarına doğru arada sıkıştırdım.bir elim memesinde, bir elim kalçada sikim bacaklarının arasında hafif hafif gidip gelmeye başladım.uçuyordum zevkten.sikim vucudunda rahatca kaymıyor takılıyordu.ama yinede çok hoşuma gidiyordu.bir ara sikimi kremlemeyi düşündüm.ama hareketlerimi durduracak gücü bulamıyordum kendimde.neredeyse boşalmak üzereydim artık.bir kaç dakika geçmeden o kadar kontrol edebilme yeteneğim olmasına rağmen iyice gerildim.ve kendimi gri çekerek ara verdim hareketlerime.sakinleştikten sonra tekrar harekete geçtim.tekrar yüzüstü yatırdım.kulodunu yana dogru sıyırdım.loş ışıkta cok net değildi.ama ben yarağımı kalça kenarlarına sürtmeye başladım.çok heyecanlanmama rağmen istediğim etkiyi alamıyordum.biraz daha böyle devam ettikten sonra yüzüstü çevirdim annemi.bacaklarını araladım.hiç uyanacak gibi değildi.kasıklarına amına doğru sürtmeye başladım yarağımı.
yine rahat değildim.ama kulodunu cıkartkmayıda göze alamadım.sonra gögüslerine doğru yöneldim.elimle sikimi gögüğlerine temas ettirmeye başladım.çok uyarılmıştım.gögüğler yumuşaçoktı ve istediğim etki oluyordu.daha fazla dayanamayacaktım.hemen annemin üzerinden doğrularak şortumu aldım elime.tüm çoskusuyla şortumun üzerine boşaldım fışkırtarak.müthiş bir andı.boşalmama rağmen sikim hala diriydi ve yavaşça sallanıyordu ihtişamı ile.ama az sonrasında yaşadığım doyum beni fazlasıyla rahatlatmıştı.bu kadar kısa sürmesine rağmen bu kadar yeter diye düşündüm.usulca annemin geceliğinin askını yukarı doğru aldım ve pikesini üstüne doğru çektim.olanlardan habersiz uykusuna devam ediyordu.yanından ayrılarak odama geçtim.pişmanlık duymuşmuydum…hayır…mutluydum ve daha neler yapabileceğim konusunda kafam zehir gibi fantezi ve plan

üretiyordu.elim sikimde hayaller arasında uyumuşum. ertesi sabah uyandığımda uzunca süre yatağımdan kalkamadım.geceyi ve bu zamana kadar yaşadıklarımı düşündüm.akşam yatarken pişman değildim ve sonrası için bir sürü plan yapmıştım.ama şimdi tuhaf olmuştum ve olmamalı diye düşünüyordum.kafam çok karışmıştı.duygularım karma karışık olmuştu.annemin baygın gibi oluşu ve benim bundan faydalanmam içimi bulandırmış pişman olmuştum.evet annem teyzemle yatıyordu.onlarda kardeş ilişkisi yaşıyordu.ben denizle olmuştum.derya ile olanlar vardı.ama bunlar tercihlerimizdi.gerçeklerdi ve bunlarla yaşamayı öğrenmiştik.günahlar içinde saklı hayatlarımızdı.akşam yaptığım ise iğrenç olarak gözüktü gözüme.kalkınca kahvaltı sofrasını hazırladım ve annemin kalkmasını beklemeden evden cıktım.ondan sonrada mümkün olduğu kadar uzak durdum suçluluk duygusuyla. günler, kacamak sekilde soru cevaplarla geçti.ev yaşamının içinde olan zorunlu sohbetler haricinde muhabbet etmedik.öyle bir psikolojideydim ki bu süre boyunca masturbasyon bile yapmadım.boşalmadan geçirdiğim bu sürede benim açımdan bir ilkti.bu arada annem kendini daha iyi hissetmeye başladı.yaklaşık 10 gün sonra takımımın turnuvadan elenmesiyle annemle beraber ayvalığa bizimkilerin yanına gittik


porno izle online betting bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort eryaman escort escort maltepe gaziantep escort