Archives Mayıs 2019

nişanlım şebnem – devam

ilk bölümde şebnemi özel iç çamaşırlarını giymesi için içeri bursa rus escort göndermiştik ve erdalla şebnemi beklmeye başladık..çok geçmeden şebnem yalpalaya yalpalaya geldi.içkinin etkisi bariz belli oluyordu fakat bu ilşiki türünü tercih etmesinin sebebi kesinlikle sarhoş olması değildi.erdalın etkileyici fiziği bunda belirleyici etken olmuştu..ki erdalın aletiyle henüz tanışmamıştı daha…
ne yapıcağımızı bilmiyorduk açıkçası.odaya iki adet tekli yatak getirip çakma bir çift kişilik yatak oluşturduk.üçümüzde ayaktaydık ve kimse başlıyamıyordu.sonra ben şebnemi tutup yatağa oturttum ve bende yanına oturdum.sonra erdalda yanımıza oturdu.bir kaç kez anlamsız bakışmadan sonra ben şebnemi yatağa uzanmasını söyledim.herkes dediğimi yapıyodu o an.başka birisi komut verse bende onun dediğini yapıcak durumdaydım zaten.şebnem siyah tangası üstünde de tangasını kapatmıcak kadar uzun tül bir zımbırtı vardı ( adı neyse artık ) 🙂 ben askılarını omuzundan sıyırıp göğüslerini ortaya çıkardım ve sol tarafına yumulmaya giderken erdala da sağdakiylede sen ilgilen dedim..
şebnemin aa hopp noluyo falan demesine kalmadan erdalla ikimiz şebnemin göğüslerini emmeye yalamaya öpmeye başladık..ki şebnemin dayanamadığı şeylerden biridir göğüslerinin çok hard olmamamk kaydı ile sertçe ilgilenimesi..
şebnem bu duygularla coşadursun benim de içim içme sığmıyordu.yıllardan beri
bursa escort hikaye anlattırarak uğraştığım olay sonunda gerçeğe dönüşmüştü.şebnem iki erkeğin altında zevkten kıvranıyordu.bu bundan sonraki hayatımın süperleşeceği anın ilk dakikalarıydı..
beş – 10 dk kadar bu işlem sürdü..sonra ben aşşa doğru kayarak yawaşça sebnemin tangasını aşşağıu doğru sıyırırken erdal da yukarı çıkarak şebnemle tekrar öpüşemeye başladı..ben bi yandan şebnemin vajinasını yalarken bi yandan da öpüşmelerini seyrediyordum.ama şebnem sanki vajinsı yalanmıyormuş gibi bana aldırmıyor gibiydiçolayın heycanına öyle kaptırmış ki kendini erdalla öpüşmeleri deli gibiydi..
sonra bir ara şebnemin elinin aşşa doğru kaydığını gördüğümde kafamıbursa eskort bastıracağını sanrken eli erdalın aletine doğru gi,diyordu.boxerının içine elini daldırdı,onu tuttu ve sıvazlamaya bnaşladı.bunu yaparken amı yalanıyor erdalla öpüşüyor ve göğüsleri ve kalçarı okşanıyordu..ben yalamayı sürdürürken erdal dahada yukarı çıkarken bi yandan da boxerını çıkartıyordu.o büyük aleti bende şebnemde ilk defa görüyorduk.bu kadar büyük olucağını beklemiyordum açıkçası.erdal çok eski arkadaşımdır fakat aramızda hiç bu muhabbetler geçmediği ve beni ilgilendirmediği için böyle bir beklentim yoktu..bu zaman kadar kendi aletimi iri ve kalın zannederken beni utandıran bir görüntü ile karşılaştım desem yeridir.. (bööle durumlarda naapıyoruz ?? boyu değil işlevi diyip konu üzerinde fazla olanmıyoruz 🙂
erdal yukarı doğru çıkışını tamamladı ve aletini şebnemin dudaklarıyla buluşturdu..sevgili nişanlım ilk defa görümüşçesine bi açlıkla sömürmeye başladı resmen.hepsini alamıyordu ama almk için çırpınışı takdire şayandı..o kocaman şeyin etkisini azaltmak için bişe yapıyım dedim ve erdalınkinden küçük aletimi şebneme sokup çıkarmaya başladım.şebnem sırt üstü yatar vaziyette ben bacaklarının arasındsayken erdalda şebnemin suratına doğru yatmış aletini yhalatıyordu..içinde ve ağzında alet bulunan şebnem alkolun de ewtkisiyle hangi alemde nası bi uçuş yaşıyordu o an bilemiyorum ama iniltiler istekli tabırları,açlığı o gece altlerimizi hiç indirmedi..
benden sonra erdala yer değiştirdik.bu sefer nişanlımın bacaklarının arasında başka bir erkek vardı ilk defa..aletini bir kaç sürtmeden sonra şebnemin içine doğru ittirmeye başladı.şebnem off ahh filan hepsini aldı içine ve seri bir şekilde gidip gelmeye başladı.o esneda şebnemin zevki katlamak için ağzımla memelerini emerken ellerimlede vucudunun açıkta kalan yerlerini okuşuyorum.açıkta kalan yer diyorum çünkü iki erkek şebnemi yutmak üzere adeta yüklendik kıza..

ama şebnem memnundu halinden gıkı çıkmıyoru ne desek yapıyordu..erdal pozisyon değiştirip şebnemi kollarından bursa evi olan escort tutup kucağına aldı.şebnem o alete binmeye hazır erdalın karnına doğru oturdu.erdalın üstünde saçlarını geriye atarak onları toplamaya başladı.ki bunu erkeklerde bilir kadın saçlarını toplarken kolları iki yana açılır ve göğüsleri daha net belirginleşir,tüm org. göğüs hatlarını o esneda görebilirsiniz..ki şebnemin göğüsleri 85-90 arası tam istediğim ölçülerdedir..hem bu sexi pozisyon hem erdalın üstünbde oluşu beni daha çok tahrik ettiç boşalmak istemiyorum.boşaldıktan sonraki pasif geçecek olan 5-10 dk.yı yaşamk istemiyorum ve kendimi tutmaya karar verdim..
büyük olmasına rağmen erdal kucağında oturan şebneme alttan geçiremedi (boyu değil işlevi önemli diye demiştim size..:) neyse hikayelerde okuduğum o gerizekalı an benimde başıma geldi.erdalın alleti tuttum ve şebnemin amına doğru götürdüm..şebnemede otur şimdi dedim..kendi ellerimle siktirdim lafı varya o an a cuk diye oturdu..şebnemin inlemelerinin arasında şehvetlice söylenen ” çok büyük,çok büyük ” kelimeleri duyuluyordu arasıra.
değişe değişe gece başlayan sewişmemiz sabahın erken saatlerine kadar sürdü.hepimiz için heycanlı güzel bir deneyim olmuştu.ve bu maceranın ilk günüydü daha..
not1:bunu ilk defa yaşıcak çiftler varsa bunu okuyan şunu söylemek escort bursa isterim bunun tramvaları oluyor,ben naaptım neden yaptım,utanma hissi,birbirinizin yüzüne bakamamama gibi haller oluyor..
ben kendime bunu şöyle anlattım;
sex =zevk ise..kadın açısından söylüyorum hem vajinal zevk ve hem oral sexi aynı anda yaşamakatan keyifli ne olabilir..??
!!!!not2 ve bunu nasıl yaparsınız diyen ahlak zabıtalrına ( ki madem ahlaklısın ne işin var bu sayfalarda ve bu hikayelerle) cevabım bir sonraki bölümde aktarılıcaktır..saygıyla kalın


Kapalı Annem Bölüm 4

Sabah olmustu harika bi kahvalti hazirlamisti annem kahvaltimizi yaparken dayimin oglunun düğününden bahsetti memlekete gitmemiz gerekiyodu düğün icin nerde kalıcagimizi sordugumda teyzenlerde kaliriz dedi düğünleri genelde sevmem ama düğüne gelen karilari kesmeye bayilirdim bi bavul hazirladik gidince birazda oralari dolasicaktik annem aksam icin metroda coktan yer ayirtmisti ogle saatleri bende dışarı cikip arkadasin evine gittim playstationi vardi ve biraz mac yapmaya basladik arkadasimin adi ahmetti benle ayni yasta birlikte büyümüştuk biz mac yaparken annesi odaya gelip bisküvi ve kola bırakmıştı ahmetin annesinin adi sibeldi sibel abla yaklasik 165 167 gibi 65 kilodanda fazla biriydi cok guzel ve buyuk bi götu vardi sikim kalkmisti bakarken ahmette bunu farketti göz göze geldik bi ara bisey dicek diye çok korktum ama tepki vermedi aksama kadar oyle vakit gecirdim 6 gibi cikip eve yurumeye basladim anahtarimla girdim eve annem icerde telefonla konusuyodu bu aksam gidicegini onu ozlicegini soyledi beni birden gorunce afalladi biraz opuyorum melahatcim diyip kapadı beni kandırıyodu güya toparlanip ciktik evden minibuse binip servisin kalkicagi yere gidicektik minibuse bindik ama aşırı doluydu zar zor girdik arkalarda bi yere minibus arada ani frenleriylr herkezi sarsiyodu o sirada annemin arkasindada bi adam her frende anneme iyice bastiriyodu annem arasira bana bakıyor o bana bakinca ben baska yöne bakıyodum adam annemin kalcalarini okşayip sıkıyodu annemin elini tutup sikine götürdü eşortmaninin ustunden adamin sikini okşuyodu annem nihayet inicegimiz duraga geldik inerken adam annemin kalcalarina hafif bi tokat atti nihayet indik annemin tunigi biraz dağılmis kalcalarinin arasina girmişti bunu farkedince çok sıkışık diye soylene soylene ustunu duzeltmeye basladi servis gelmisti binip metroya gitmemiz 20 dakika almisti hemen metroya binip beklemeye basladik araç gitmeye baslayinca zaman gecirmek icin film açtım bi kac saat bu sekilde zaman gecirdim 1 saat sonra bi yerde mola verdik ben lavaboya gitmistim giderken on numara hatunlar vardı tayti iyice gotune yapışan karilara bakarken baya bi azmistim tuvalete girip 31 de cektim fırsat bulamam diye metroya geri döndüm fakat annem yerinde yoktu yanlis araca mi bindim diye baktim hayir aynıydı o sirada disarda annemle muavini gordum konusuyolardu araçtan inip ne konuştuklarını duymak icin yaklastim muavin ilerideki benzinligi gosterdi oraya gidelim dedigini duydum metronun kalkmasina daha 20 dakika vardı oraya dogru yurumeye basladilar bende arkalarindan takip ediyordum oranin tuvaledine girdiler bende arkalarindan girdim girince sol tarafta erkek bölmesi sag tarafta kadin bolmesi yer alıyordu kadin kismi boştu erkek kismina kapiyi araliyip goz ucuyla baktim annemle muavin deli gibi öpüşüyolardi annem acele edelim yeter bu kadar diyip diz çöktü pantolonunu indirip sikini cikardi eliyle oksayip biraz kalktiktan sonra azina aldı deli gibi emiyordu adam kendinden gecmisdi 2 3 dakka yaladikdan sonra annem pantolonunu indirdi ustundeki tunigide biraz kaldirip lavabodan destek alarak domaldi adam yavasca annemin icine girdi cok yavaş sikiyodu bu annemi çildirtiyodu hızlı sik dayanamiyorum diyip kendini geriye dogru bastırıyodu adam 1 2 dakika olmustu ki annemin götunun ustune bosalmaya basladi annem pek memnun kalmamisti yüzü asık pantolonunu giymeye basladi bende cikip metroya geri dondum bi sure sonra annemde geldi ve yolculugumuza devam ettik film izlerken uyuya kalmisim uyandigimda saat 7 yi gecmisti gidicegimiz yere az kalmisti o anda aklima bi fikir geldi yarim saat sonra inicektik zaten annemin elini yavasca alip sikimin uzerine koydum eşofmanimdan elini cok iyi hissediyodum sikim yavas yavaş kalkmaya basladi başımı hafif sola çevirip gozlerimi kisdim artik annemin uyanmasini bekliyodum ama harikada hissediyodum gidicegimiz yere az kalmıştı tahminimden daha hizli gidiyoduk o sira annem uyandi uyanir uyanmaz sikimi sıktı havalara ucmustum zevkden duraksadi 4 5 saniye kaldi oylece ve beklemedigim bi hareket yaparak hafif oksadi ve elini cekti harika hissetmistim
Annem toparlanip benide sallayıp geldik uyan artik dedi yeni kalkmis gibi görükle escort yaptim metro durduktan sonra yavas yavas kalktik teyzem ve eşi bizi bekliyodu teyzemi gorunce biraz duraksadim uzun zamandir gormemistim daha da guzellesmisti teyzemden bahsetmek gerekirse adi selma 42 yasinda 1.70 65 kilo kumraldi siyah bi tayt giymisdi uzerindeyse beyaz askili body giymisti annemle sarildilar bende kemal abiyle tokalastim ardindan yengeme sarildim sarilirken memelerini cok rahat hissediyodum arabalarina binip evlerine gittik dublex evleri vardi cocuklari selim 19 yaşında tam bi serefsizdi nerde pis bi is var altindan hep o çıkardı tokalasip gosterdikleri odaya gittim esyalarimi yerlestirip banyoya girdim sicak su iyi hissettirmisti saat 9 gibiydi kahvalti hazirlanmisdi kemal abi gitmis sadece teyzem annem ve selim vardi sofraya oturdum teyzemle biraz lafladik
okul nasil gidiyo tatlim son senen demi senin
– evet teyze son yilim
okuldan sonra napicaksin
– bilmiyorum belki calisirim bursa görükle escort belki universite okurum
bencede oku benim selim okumadi köle gibi calisiyor simdi
O sirada annemde dusunu almis altinda mor tayti ve bi t-shirt giymisdi sikim baya sertlesti bi tarafta teyzem bi tarafta annem ikisininde gotu ortadaydi cildirmamak elde degildi masaya oturdu oda cok geçmeden selimde gelip annemin yanina oturdu kahvaltida öyle havadan sudan sohbet ediyoduk annem yorgun oldugunu söyledi bacaklarim çok sızlıyor kahvaltidan sonra agri kesici verde iceyim selma dedi selimde firsattan istifade masaj yapiyim teyze diye atladi hemen teyzemde aynen abla masaj yapsin biraz iyi gelir hem dedi annemde yan dönüp bacaklarıni selime doğru uzatti selim bacaklarini okşamaya basladi hafif hafif sıka sıka diz kapaklarinin 1 karis ustune kadar yapiyodu bana bakıp pis pis sırıttı bacaklarıni oksamaya devam ediyodu anlasilan annemde bundan hoslaniyoduki gozlerini kapatmisti
– iyi geldimi teyze
cok iyi geldi selim ellerin cok kuvvetli
– istedigin zaman istedigin yerine masaj yapabilirim teyzecim
tesekkur ederim tatlim
Annemi birakip kahvaltisini yaptıkdan sonra izin isteyip selim kalkti kalkarken sikininde buyudugu belli oluyodu kahvaltimizi yapıp odaya gectim tv izlemeye basladim annem ve teyzemde mutfagi topluyorlardi selim ortalikta yokdu evin ust katina ciktim odasina dogru ilerledim kapiyi acip iceri girince şok oldum selim sikini acmis 31 çekiyodu bilgisayarindada porno oynuyodu beni gorunce başta hafif irkildi ama çekmeye devam etti hic toparlanmaya çalışmadı
olum kapatsana sunu
– dur be ne olcak sanki
ben gidince yaparsın kapat hadi sunu
– kiz gibi davranma berk
aşşagida annemle selma teyzem var gelirlerse ne olcak
– evi topluyolar isleri uzun onların
Sandalye cekip oturup bende izlemeye basladim olgun genis götlu kadini genc bi adam sikiyodu baslikdada friend hot mom yazıyodu icimden kesin annemi hayal ediyor dedim selimde hizli hizli cekiyodu sikinin uzunlugu benimkiyle hemen hemen ayniydi ama biraz daha kalindi sikine baktigimi gorunce cok beğendin heralde diyip siritti bisey demedim videoyu izleyince benimde sikim kalkmisti kapıyı kilitle sende ceksene dedi dedigini yaptim bende 31 çekmeye basladim annenin bacaklari harika nasil da okdadim masada diyince
ne diyosun lan sen
– tas gibi annen var ne sikilir ama
adam akilli konus selim
– sen annemin götüne bakarken iyiydi ama
Böyle diyince cevap vermedim
– videoya baksana ayni annen o götünü öyle sikicem ananin
– konuşsana istermisin anani öyle sikmemi
evet isterim sik annemi sende sik
ayni anda selim pecetenin ustune bosalmaya basladi
Biraz durdu ve sende sik derken baska kimler sikti diye sordu
Gördüklerimin hepsini anlattım ona selim kafaya koymustu annemi sikicekti bende onun annesinden konuyu actim
baban sansli adam annen gibi karisi var
– ya ne demezsin haftada bi kac defa anca yapar
sen nerden biliyosun
Sözünü bitirmeden assagiya indik annemle teyzem koltuklari ceviriyorescort bursa halilari kaldiriyolardi bunu yaparken sık sık domaliyorlar koca götleri tayttan firlicak gibi duruyodu uzun kanepenin bi ucundan ben tuttum bi ucundan annem odanin karsi tarafina cekicektik selim bayram ediyodu annem domala domala tutuyodu annem pek itememeye baslayinca arkasindan selim yanasip yardim ediyim teyze diye tutmaya basladi basta annem irkildi yuzunu eksitti selim sırıtiyodu sikini annemin gotune bastiriyodu annem ikiniz tasiyin diyip aradan cikti naptin sen dedim itiraz etmedi annen tam bi orospu dedi bisey demedim koltuklari yerlerine taşıdık tekrar selimin odasina geçtik ki selimi bi arkadasi arayip disari cagirdi isim var benim sen takil bilgisayarda dedi bende oyle bilgisayari kurcalamaya başladım bazi klasorlerin gizlenmis oldugunu gördüm gizliligini kaldirdigimda ise gozlerime inanamadim selimin bi erkeği siktigi resimlerdi bunlar resimleri hızlı hizli geçiyodumki selimin adamin sikini azina aldigi fotografida gördüm usb kablosunu takip resimlerin hepsini telefonuma aktardım


Yaşlı Kocamı Aldattım

Benim adım Gonca. 27 yasındayım, evliyim, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla üniversite için dersaneye giderken tanıştık. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planları çöpe atıldı, kısa sürede evleniverdik. Maalesef hayatımın en büyük hatası buydu. Ve ilk gerdek gecesinden itibaren benim anlayışlı, olgun erkeğim kayboldu, daha doğrusu maskesini çıkardı. Yerine cahil, kaba, hödük, aşırı kıskanç koca tipi geldi oturdu. Nişanlılık döneminde “prensesim, yavrum” diye etrafımda dolanan adam, daha ilk gece benim korkularıma, kendimi kasmama, çırpınmalarıma hiç aldırmadan, üstümdeki gelinliği parçalayarak soydu beni… Çıplak, körpe, el değmemiş bedenime sapık bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çıkan tıknaz, aşırı kıllı vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kızın üstüne adeta saldırıp debelenmeye başladı. Muradına erip kan ter içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiğinde, ben bacak aramdan yatağa süzülen bekaret kanımla, yanaklarımdan yastığa süzülen göz yaşımla, kasıklarımdaki acı ve korkunç pişmanlığımla tavanı seyrediyordum. Başımı yan tarafa çevirdiğimde yerde paramparça edilmiş gelinliğime ilişti gözüm… İçimdeki pişmanlık kasıklarımdaki sancıyı bastırdı, – “Allahım, ben ne yaptım?” Ve bugüne kadar, nerdeyse on senedir bu cümleyle yaşadım. “Ben ne yaptım?” Geriye dönmek yok, babam kapıyı bile açmaz. İleriye gitmek yok, lise diplomasıyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasıl bir yaşam kurabilirim? Bunca sene bir bitki gibi bu adamla evlilik yaşadım. Akşamları içki sigara kokularıyla, genelde alkollü eve geliş… Üç beş, kendi ilgi alanından, benim umursamadığım konuşmalar… Yatağa giriş… Kıllı göbekli, iğrenç gövdesiyle üstüme çıkışı… Öpüşmesiz okşamasız, kısa süren bir ilişki… Kendisi boşalır, yana devrilip horlamaya başlar. Suçum genç ve güzel olmak… Aşırı derecede kıskançlık… Dışarı çıkmak yok, arkadaş aile görüşmesi yok, perdeler kapalı, alt kattaki kiracılarla sınırlı ilişki, tam bir esir hayatı… Çocuğumun olmamasını da başıma kaktı her fırsatta… Bense hiç üzülmedim buna… Dünyaya kocam gibi bir yaratık daha getirmektense yalnız yaşamak daha iyidir diye düşündüm. Bunları neden anlattım? Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet… Fakat gerçek bunlar, mazeret değil… Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum. Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır… Pişman değilim. Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, Goncameyi öğretti çünkü… Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum. Her şey bundan iki yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne evden ayrılmıştı. Bin bir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi. Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı Goncaeç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu… Hoş sohbeti, Goncaer yüzü, candan tavırları etkiliyordu beni… Merakla kapıyı açtım, – “İyi akşamlar Gonca abla, rahatsız ettim ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Haberin var mı acaba?” dedi çekingen bir tavırla… Ailesi apar topar, acilen köye gitmişti sabahtan, iki üç gün gelmeyeceklerdi. Anlattım. – “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde…” – “Görmedim Gonca abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar…” Gitmesini istemiyordum, korkunç canım sıkılıyordu. Atıldım, – “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git…” – “Yok Gonca abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim…” dedi, gitti. Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki… Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum. Bu akşam hayal kurmak da kolaydı… Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım. O, meme uçlarımı emerken ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O, hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde… İnleye inleye boşaldım. Üzerimde bir tek zevk sularımla ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken “hayat mı bu?” diye düşündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya… Yalnız… Kimsesiz… Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla… Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum. Aklıma Tolga geldi sonra… O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay… Öyle ya… Çay demlediğimi söylemiştim ona… İçeri gelmemişti… Ben gidip kapısını çalsam… Çayı ona götürsem… Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem… Yalnızlığımı gidersem… Sonunda duramadım, dayanamadım… Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle… Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım, güzel… Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim, nedense… Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, çay demliğini, bardakları bir tepsiye koyup doğru aşağıya indim, kapıyı çaldım. Tolga açtı. Çekine çekine, – “Çay demledim ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim rahatsız etmezsem…” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti, – “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar…” dedi. – “Gerek yok canım, akşam saati önemli değil giyimin, rahatsız olma…” dedim. İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık. Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi, – “Ahmet abi yok galiba evde…” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti. – “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek.” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim. “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor… Ben de yalnız kalıyorum hep böyle…” Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben…? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana… Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı. Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana… Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu… İnterneti açıp bir iki site gösterirken yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda… Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda ilişki resimleri kaplayıvermişti ekranı… Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri – “Şey, virüs girdi galiba abla…” diye kekeliyordu bir yandan… Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar… Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, kukumav gibi tek başıma oturamazdım evde… Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yanyana oturduk. Neden sonra sessizliği Tolga bozdu, – “Gonca abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım…” Yüzüne baktım. Yakışıklı,evi olan escort güzel yüzüne… Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana… Elimi uzatıp elinin üzerine koydum teselli etmek isteyerek, – “Üzme kendini Tolga’cım…” dedim. “Gençsin, bekarsın… Normal böyle şeyler…” Sanki ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi… Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi… Ne yapacağımı şaşırmıştım. O elektrikli hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım. Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye… İlk şaşkınlığın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla… Banyonun kapısını açıp içeriye daldım, – “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken daha cümlem bitmeden, onun eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm. Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir erkeklik organı vardı. Soğuk suyun temasıyla sanırım sertleşmiş dimdik karşıya bakıyordu aleti… Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel erkeklik organı arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım. Alakası bile yoktu. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir erkeklik organı niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir erkeklik organı, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu. Tolga da donup kalmıştı. Sikini gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım… Sular yerlere akıyordu. Ne yapacağımı bilemedim ilk anda… Donup kaldım ben de… Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü ondan ayırmadan… İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde… Aramızda bir karış vardı sadece… Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi onun uzun kirpikli, mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum, dudaklarımı araladım soluk almak için… Tolga titrek bir sesle, – “Gonca abla…” dedi. Gözleri dudaklarımdaydı… İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda… Eğildi, öptü dudaklarımdan… Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş erkekliği ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu. Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu. Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta… Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden onun sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum. Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni… Bırakırken çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş yastık yapıp vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü. Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli… Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden kadınlığımı okşadı uzun uzun… İçimde volkan kaynıyordu sanki… Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum, – “Ohhh… Tolga… Tolga…” diyebildim. – “Gonca abla… Çok güzelsin… Harikasın… Seninle sevişiyorum… Hep hayallerimde olduğu gibi… İnanamıyorum buna…” Aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi, amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni… Yağ gibi eriyordum kollarında… Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an… Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı. Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki… Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim hala genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu. Beynimde şimşekler çakıyordu sanki… Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Sertliği kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi… Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi… Karnımı, göbeğimi tavaf etti… Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim… Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu… Üzerimde kalan tek giysi olan çamaşırımı, külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan… Ve dudaklarını benim çizgi şeklindeki ellenmemiş kadınlığımın üzerinde hissettim. Sıcacık… Islak… Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi bursa escort bayan yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü. Dış dudaklarımı aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda… Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı… Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun… Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla dış dudaklarımı aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma… Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka kapımı yoklamaya başladı. İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı… Hala sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu. Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta… Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Eliyle memelerimi sıkarken dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten… Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum, – “Oohhhh… Tolga… Dayanamıyorum Tolga… Ölüyorummm… Ne yaptın bana sen… Nasıl zevk bu… Erkeğimm… Aşkımm… Ooohhhh….”image Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Hala su içinde kalmış, ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle… Goncaümsedim… – “Öyle güzelsin ki Gonca abla…” dedi hayranlıkla… – “Teşekkür ederim” dedim. “Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim…” Gözleri açıldı, bana baktı, – “Nasıl? İnanmıyorum sana.. Ahmet abi?” – “Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı… Böyle sevmedi beni hiç… Ahmet abin her zaman içime girer, bir kaç git gel ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır…” dedim. Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım, utanarak ilave ettim. “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, adamakıllı sevişmedi bile…” Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı, – “Sen de yalamak ister misin Gonca abla?” dedi çekingen bir tavırla… İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi. Goncaümsedim, – “Hiç yapmadım bunu Tolga… Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aşkım… Ne istersen yaparım senin için…” dedim. Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım. “İlk defa yapıyorum bunu… Beceremezsem sen yönlendir beni…” Dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım erkekliğini… İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi gemlik escort kabarmıştı ellerimin arasında… Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak… Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp yumurtalarını emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu… Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi. – “Özür dilerim aşkım… İlk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum… Kusura bakma…” dedim kısık sesle… – “Önemli değil Gonca abla…” dedi. “Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece… Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana… Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar… Devam et sen…” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu. Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım başını… Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca erkekliği ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum. Belki bir on dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi. Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Erkekliğinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki… Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu. – “Ohhh… Gonca ablaaa… Harika emiyorsun… Delirtiyorsun beni… O minicik ağzında nasıl kaybettin benim yarağımı… Aaahhhh… Harikaaa…” diye feryat ediyordu bir yandan… Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum. Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu. Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye… Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de erkekliğini emdim, son damlasına kadar menilerini boşalttım içinden… Sonra dışarıya çıkardım. Oysa aksine ağzıma boşalmaktan mest olmuştu. Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de… Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan menileri temizledim bir güzel… Çırılçıplak uzandık öylece… Elini uzatıp elimi tuttu, – “Hiç böyle bir an yaşamamıştım…” dedi. Elini sıktım minnetle, – “Ben de aşkım… Ben de…” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde… “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana… Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri… Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer… Beni sen doyurursun bundan sonra… Ben de seni doyururum…” Eğilip öptü beni, – “Deli misin Gonca abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi. Sımsıkı sarıldım ona, – “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri… Nelerden mahrum kalmışım meğer… Becerikli erkeğim… Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim… Bundan sonra kocam sensin… Erkeğim benim…” Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi… Dudaklarımdan öptü, – “Ama daha sikmedim Gonca abla… Amını yaladım sadece… Artık seni sikmek istiyorum… Döllerimi amına boşaltmak istiyorum… Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum…” – “Ohhh… Tolgaa… Konuşma böyle… Sikli amlı falan… Terbiyesiz…” dedim Goncaerek… Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi. “Mımmm… Demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni… Hadi o zaman… Yukarıya çıkalım… Sik beni güzel güzel… Bu koca sikini sok bana…” İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu, – “Hayır, giyme Gonca abla… Öyle gel… Çırılçıplak…” Kıkırdadım, – “Delisin sen Tolga… Çılgınsın… Hadi o zaman… Gidelim… Sabaha kadar seninim bu gece…” Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile… Kahkahalarla Goncaüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden… Bizim dairenin kapısına geldik. Eğilip anahtar deliğini ararken Tolga arkamdan yaklaşıp sertliğini bacak aramdan sokmuş okşayıp duruyor, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, beni kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle, öpmeye başladı… Ellerimi yukarıda birleştirmiş bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu. Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya… Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği… Deli oluyordum zevkten… Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam her zamanki gibi gayet düzenliydi ve oldukça geniş bir yatağımız vardı. Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim, – “Tolga, bu gece seninim… Bu gece kadınlığımı yaşat bana…” Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü Tolga… Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca… Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda genç, yabancı bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni… – “Hadi Tolga… İçime gir artık… Dayanamıyorum… Seni içimde istiyorum…” diye inledim. Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim… Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, “Hadii… Sok artık…” dedim. Kırmadı beni… Yavaşça yüklendi… Ama girmedi hemen… Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman erkekliğine… Biraz daha ıslaklığımı okşadı, aletinin başını ıslattı sularımda… Sonra tekrar bastırdı. Başı girmişti içime… Durdu… Bekledi… Tekrar itti… Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma… İnanılmaz bir zevkti yaşadığım… Kendimi kaybediyordum zevkten… – “Aaahhh….” diye inledim. – “ Beğendin mi Gonca abla? Sikim zevk veriyor mu?” – “ Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll… Kocamın pipisine alıştı amım… Senin koca sikin kudurtuyor beni zevkten… Ölmek üzereyim…” Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda… Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona… Bacaklarımı beline sardım… Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık… Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş… Nefesim kesiliyordu zevkten… Boynuna dişlerimi geçirip tısladım, – “Ohhhh… Harikaa… Mmmm… Çok güzel… Hadi hızlan aşkım… Sik beni…” – “Hemen değil Gonca abla…” dedi nefes nefese kulağıma… “Seni yavaş yavaş sikicem… Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana… Tadını çıkaracaksın yarağımın… Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Gonca abla…” Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu. Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Vajinamın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum. Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu erkekliği… Ve bir erkeklik organı içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey… Dakikalarca sürdü bu zevk… Kendimden geçtim bir süre… Neden sonra kendime geldiğimde Tolga hala içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş… Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi. Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim. Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, telefonu kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı. Bacaklarımın arasında yabancı bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim, – “Aloo…” Konuşmaya başladık. “Erkenden uykum geldi kocacım… Uyuyordum…” dedim. Biz kocamla konuşurken Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda… Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken… Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni… Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir Goncaümseme… Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp fısıldadım, – “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun…” İnledi sessizce, – “Ohhh… Evet Gonca abla… Öyle güzel ki… Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında… Altımda zevkten inletiyorum… Haberi yok pezevengin…” diye fısıldadı o da… Boynuna sarılıp omuzunu dişledim… – “Erkeğim benim… Sikemeyenin karısını sikerler… Hadi sik beni… Güzel güzel sik… O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını… Ohhh… Sok yarrağını bana…” Kocam hala anlatıyordu telefonda… Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp hı… hı… evet… hayır… diye cevaplıyordum onu… Özlediğini söyledi sonunda… – “Ben de seni çok özledim kocacım… Yalnızlık zormuş… Bir an önce gelsen keşke… Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz… Gelsen de sevişsek…” dedim cilveli cilveli… Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi… Vedalaştık, – “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak…” dedi, kapattı telefonu… Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım. Soluk soluğa, – “Duydun mu?” dedim. “Kendime iyi bakacakmışım…” Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni, – “Merak etme Gonca abla… Ben sana iyi bakarım…” dedi. Telefonda duraklamamız biraz yavaşlatmıştı hızımızı ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim. O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım. Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum. İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde… Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı. – “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu. İçim titriyordu o aşkım dedikçe… Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız… Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte… Karnının üstüne koyduğumuz fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk. – “Tolga, bundan sonra bana abla deme, istemiyorum” dedim. – “Peki aşkım…” dedi. “Bu geceden sonra kadınımsın sen benim… Ablam değilsin…” Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm. – “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım… Ahmet abinin siki çok küçük, senin kadar da kalın değil üstelik… Bir de kendi işini bitirir, benimle hiç ilgilenmez. Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez…” diyerek içimi döktüm. Kulağımdan öperek, – “Daha gece sona ermedi aşkım… Sabaha kadar benimsin… Altımda inleticem seni… Halsiz kalıncaya kadar becericem seni…” Sımsıkı sarıldım, – “Ne istersen yap… Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle…” dedim. – “İçine boşaldım.” dedi tereddütle… “Hamile kalırsan?” – “Olsun, senin çocuğun, doğururum…” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Goncaerek yanağını okşadım. “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim… Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani…” Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz… “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye gücün varsa…” Sigarasını küllüğe bastırıp etajere koydu. Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni… Bacaklarımı aralayıp yerleştiğimde çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile… Dudaklarımı ısıra ısıra erkekliğini içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi. Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı erkekliği… Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken…Zevkten deliriyordum yine… Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, hala devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum. Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık, banyoda arkamdan girdi… Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren erkekliği zevkten delirtti beni… Sabaha kadar seviştik kısacası… Uzun uzun seviştik… Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan arkamın kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana… Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta… Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik. İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik. Ertesi gün kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden… İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü ilişkimiz… Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda ailesiyle beraber taşındı, birbirimizi kaybettik. Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken o yemek masasında bana yaptıkları… Kocamla yatarken o yatakta yaşadığımız orgazmlar… Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran kalınlığı… Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu… Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim. Çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım. Onun gibi bir erkek… Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan bir erkek… Bekliyorum… Her an karşınıza bir Gonca çıkabilir, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan… Benim o


Anılarım 16 – Otobüste

Istanbul’a gelmiştim. 10 günlük bir maratondan sonra alışmam zaman aldı biraz. 1 gün dışarı çıkmadım zaten. Murat ve Umut’la konuşuyordum. Umut’la 4 gün sonra buluşacaktım. Murat’la ise yarın buluşacaktım. Giysi almayı da kafama koymuştum. Param vardı. Envai çeşit giysi alacaktım. Ama almak için öncelikle kadın gibi giyinip mağazaya gitmeliydim. Erkek gibi gidip giyinecek halim yoktu orada. Annemin giysilerinden birkaç tanesini aşırdım gene. Çok giysisi olması farketmesini engelliyordu. Ama bunları evde giyemezdim. Yer düşündüm. Arkadaşım evi boştu. Kendisi tatile çıkmıştı sınavlardan sonra ve evinde kimse kalmıyordu. Orası bana 2 hafta boyunca uygundu. Giysileri aldım ve oraya gittim. Eve gittiğimde evin hiç de fena olmadığını gördüm. Buraya Umut ile Murat’ı da getirebilirdim.
Giysilerimi giydim, saçımı yaptım ve çıktım.

Özgüvenliydim artık. Eskisi kadar korkak türkçe porno hareket etmiyordum bu şekilde dışarı çıkarken. Gerçekten de farkedilmiyordum. Saçımı topuz yapmıştım. Üstümde tek parça çiçekli bir elbise vardı. Liseli eteği gibi olduğundan götümü çok iyi kullanamıyordum bu sefer. Altımda ise converse vardı. Ayakkabı aşıramamıştım ama bu da yeterliydi. Diz kapağının 10 santim üstüne kadar miniydi bu etek.
AVM’ye gittim. Her zamanki gibi erkekler tarafından kesiliyordum. Siyah gözlüklerimin altından kaçırmıyordum bakışlarını. Şanssızdılar ama bunlar. Kalçalarımı farkedemiyorlardı. Mağazaya girdim. Sırayla bakmaya başladım. Bir kadın çalışan gelmişti. Biraz hoşbeşten sonra bana bacaklarımın ve kalçalarımın güzelliğinden bahsetti ve ona uygun giysiler almamı söyledi. 2 tane mini etek almıştım. Biri siyah biri kırmızıydı. 2 tane tek parça giysi almıştım. 4 tanga, 2 dantelli külot almıştım. 3 tane tayt almıştım. 2 topuklu ayakkabı da almıştım. 2 tane de dar pantolon aldım. Vücudumu tamamen saran tek parça bir giysiyi giydikten sonra çıktım. Biraz harcama olmuştu ama
gerekliydi. Ellerimdekilerle eve dönemezdim. Onları gizli saklı şekilde eve koymalıydım. Annem 2 gün sonra işe gidecekti zaten. O zaman koyardım. Şimdi o yan evde kalsa gay porno olurdu.

Iett’e bindim. Orta kalabalık sayılırdı. Arkalara doğru ilerledim. Arka taraf doluydu biraz. Bu tecavüz porno yüzden arka ile orta arasında kaldım. Araba ilerledikçe yeni yolcular geliyor, gittikçe kalabalıklaşıyordu içerisi. Ben zar zor kendimi arka tarafa attım. Ayaktaydım. Ellerimde poşetleri de yere bırakmıştım. Daha da olmaz derken daha da yolcu geliyordu. Biraz sonra nefes alacak yer kalmamıştı gerçekten. Böyle devam ederken arkama birinin temas ettiğini farkettim. Kendimi az biraz öne çektim ama nafileydi. En fazla ne kadar ileri gidebilirdim ki?

Arkamdaki gene bastırmaya başlamıştı. Siki de kalın bir şeydi. Hissettiriyordu. Hiç böyle bir şey yaşayacağım aklıma gelmezdi. Sevmeye de başlamıştım artık. Etrafa baktığımda kimsede bakmıyordu. Yerimden dolayı şanslıydım belki de. Etrafımdakilerin beni görmesi için 180 derece dönmesi gerekiyordu. Bunu da yapmakla uğraşmıyordu kimse o otobüste. Arkamdaki de işine devam ediyordu. Ben de artık akışına bırakmış, çok tahrik olmuştum. Sol elini de atmıştı kalçalarıma. Okşuyor, üsrtünüyor, hatta yavaş yavaş eteğimi de kaldırıyordu. Götümü biraz açığa çıkardıktan sonra devam etmedi. Tangama dokunuyordu. Eliyle biraz daha götümü elledikten sonra boğazımı temizledim. Elini çektim, yüzüne baktım. Yakışıklı sayılırdı çocuk. Inmem gereken yer değildi ama inecektim. 25 dakika yürürdüm. Burda yaşadıklarım hoşuma gitmiş olsa da tehlikeliydi devam ettiremezdim.

Arabadan indim ve yürümeye başladım. Çok heyecanlanmıştım içeride. Zevkliydi bayağı. Aletimi de düzelttim inince zaten. Götümün arasında gidip gelmişti çocuk. Yürürken poşetlerden birini düşürdüm. Onu alırken arkama bakmamla çocuğun da inmiş olduğunu gördüm. Takip ediyordu beni. Şimdi farklı olmuştu işte. Bu sefer o çocuğu istiyordum. Çünkü yakalanabilecek ortam yoktu. Eve giderdik de çok uzaktı orası. Buralarda insanların pek yaşamadığı yerler, binalar vardı. Güzel bir tecrübe olacaktı. Acaba gerçek beni öğrenince ne yapacaktı?

Ona baktığımda beni takip ettiğini gördüm. Ben de bu arada yer arıyordum. Bir bina gözüme çarpmıştı. Fazla kimsenin bakacağı bir yere benzemiyordu. Ona bakarak binaya girdim. Bina gerçekten terk edilmişe benziyordu. Çokta kötü değildi bi de. Tinercisi felan da olmazdı orada. Poşetleri bıraktım ve bekledim onu. Içeri geldiğinde aşağıya gidelim dedim. Alt kata indik. Merdivenlerin altıydı. Ortalık kirliydi biraz ama. Aşağı indik. Poşetleri duvar kenarına indirirken arkamdan yapıştı bana. Elleriyle her tarafımı okşuyordu. Siki de götüme masaj uyguluyordu. Ensemi öpüyordu. Arkamı döndüm ve dudaklarımız birleşti. Elleri götümden ayrılmıyordu. Dudaklarımı dolgun yapmam erkekler üzerinde fazla etkiliydi galiba. Bu arada götüme şaplak atmayı da kaçırmıyordu. Eteğimi kaldırmaya çalıştığında izin vermedim. Hemen görmemesi lazımdı. önce onu başka yeteneklerimle şaşırtmalıydım. Yoksa gidebilirdi. Bu göte pek hayır diyeceğini de zannetmiyordum ama neyse. Dudaklarından yavaşça aşağılara doğru indim. pantolononun üstünden aleti farkediliyordu. Gene lotoyu tutturmuş gibiydim. Orada biraz okşadıktan sonra, kemerini çözdüm. Düğmelerini açtım. Boxer ile kalmıştı karşımda şimdi. Onu da indirdiğimde yine yanılmadığımı farkettim. Orta uzunlukta, kalınca bir alete sahipti. Tabanı kıllıydı biraz. Gözlerinin içine bakarak çok güzel dedim. Orta sertlikteydi ama ben izledikçe de sertleşiyordu. Önce dondurma yalar gibi ucundan bir kez yaladım. Birkaç kez daha bunu yaptıktan sonra ilerleyeme başladım. Dilimle taşaklarını yalıyor ordan da dil ucuyla başa kadar geliyordum. Zevkten ayakları titriyordu arada. Harikasın diyordu. Ben de sikini övüyordum. Biraz daha yaladıktan sonra gelecem dedi. Sikini tuttum ve ağzımın içine nişanladım. Birkaç sıvazlama sonrası ağzımın içine boşalmaya başladı. Boşalması bitince de hepsini yuttum. Yorulmuştu. Pantolonunu giyip merdivene oturdu. Ben de oturdum. Sigara yakıp verdi bana. Sigaramızı içtikten sonra pantolonunu çıkardım tekrar. Yalamaya devam ettim. Yeni boşalmıştı. Biraz uğraştım bu yüzden. Yine sert olunca götümü açığa çıkararak merdiven korkuluklarına domaldım. Bakalım bundan sonra ne olacaktı.

Önce eteğimi kaldırdı. Biraz götümü okşadıktan sonra ve biraz da yaladı. Sonra ise can alıcı noktaya geldik. Tangamı indirdi. Bacaklarımı ayırınca büyük sürprizle karşılaştı. Sen erkek misin diye sorunca başımı evet anlamında salladım. Vay orospu dedi bana. Heralde gider diye düşünüyordum ama sikine tükürdü. Sokacağını anladım. Öncesinde biraz alıştır dedim bende o sokmadan önce. Ne yapacağını bilmiyordu. Ben de bu yüzden kendi parmağıma tükürdüm ve deliğime soktum. 2 parmağımla gidip geliyordum. O da lalkınlığını üstünden attı, parmaklarımı çekti ve 3 parmağını içime daldırdı. Bir ohhh sesi çıktı önce vücudumdan. Parmaklarını sokarken beğendin mi ha orospu diye bağırıyordu? Ben de evet diyor, sik beni diye inliyordum. 4 parmak yaptıktan sonra da biraz gidip geldi ve zamanın geldiğini söyledi. Sikine tükürdü tekrar.

Içime direk sikinin yarısını sokmuştu. Ahhhh diye bağırmıştım. Bunu olabildiğince kadınsı yapmıştım ama acıtmıştı sonuçta. Yaptığı hatanın farkına vardığında biraz bekledi öyle. Sonra hadi dememle yavaş yavaş gidip gelmeye başladı içimde. Ahhh’larımın yerini ohhh’lar almıştı. O da deliğimin darlığından bahsediyordu bu arada. Böyle giyinmesem bile bu göt için sikeceğini söylüyordu. Arada bir sikini çıkarıyor, götüme tükürüyor sonra tekrar sokuyordu. Böyle böyle devam ettikten sonra bu pozisyonda sıkıldığımı söyledim.

Merdivene oturttum onu ve belim ona dönük şekilde üstüne oturdum. Ben öyle sikilirken o da merdivene koymuş belini beni izliyordu. Bir ara ben kaldırdı ve merdivende otururken deliğimi yalamaya başladı. Başta beni sikmeyeceğinden korktuğum bu çocuk neler yapıyordu? Beklemiyordum bunları. Yaladıktan sonra tekrar sikine oturttu ve sikmeye devam etti. Ben boşalmıştım yalamaları esnasında zaten. Merdivende ayağa kaldırdı ve ayakta sikmeye başladı. Elleriyle iki kolumu kitlemiş arkadan giriyordu. Biraz sonra elleri serbest bıraktı ve yumruk gibi girmeye başladı. Bunun nedeni de içime boşalacak olmasıydı. 1 dakika sürmeden içime boşalmaya başladı. içimi ısıtmıştı. Girmeye devam ediyordu bu esnada da. Sikini çıkarınca da içimden dölleriyle beraber çıkmıştı. Numarasını aldım ama numaramı vermedim. Zamanı gelince arayacağımı söyleyince fazla bekletmememi söyledi. Fazla bekletmezdim sanırım. Daha uygun bir ortamda nasıl sikeceğini merak ediyordum doğrusu.


Azgin komsum Sevgi

Merhabalar burda bircok hikaye okuyorum ve ben de basimdan escort gecen unutamadigim animi paylasmak istedim. Ben Hakan 30 yasinda uzun boylu ve yapili atletik biriyim. Bundan 2 sene once ayni sokakta kaldigimiz Sevgi ablayla aramda gecen ilisk**en bahsedecem. Sevgi 1.70 boylarinda esmer balik etli buyuk kalcali ve iri goguslu kendince hos bir bayan. Evli ve 2 cocuk sahibi kucuklugumden beri tanidigim icin ona hep sevgi abla derdim mahalledeki herkes gibi o da beni severdi. Evliligin getirdigi monotonluktandir diye tahmin ediyorum sevgi abla son zamanlarda baya bi acilip sacilmaya giyim kusami degismeye basladi ve kiz arkadaslariyla gece meyhanelere diskolara gitmeye baslamisti. Kocasi da sunepenin tekiydi zaten. Ben facebook ta iyiden iyiye takibe aldim bunu ve iltifat iceren yorumlar yaziyorum falan yaziyorum gittigi mekanlara gidiyordum bazen tesadufmus gibi orda takiliyoruz. Bir yaz gunu Sevgi yine kiz arkadaslariyla diskoya gitti ve face de yer bildirimi yapti. Bende hemen hazirlanip gittim diskoya biraz ictim falan yine tesadufmus gibi bunun yanina yaklastim arkasindan. Beline dokundum ve yakalandin diye espri yaptm. Gulustuk falan neyse baktm bunun kafasi cakir keyf olmus hadi Hakan dans edelim dedi ve piste dogru yuruduk kalabaliga karistik ve dans etmeye basladik. Sevgi cosmustu birkac dakikadan sonra resmen bana surtunuyordu o iri kalcalarini. Bu da beni baya azdirdi benim alet hareketlenmeye basladi ama umrumda degildi utanmayi atmistik ikimizde. Sevgi bendeki hareketlenmeyi fark etmis olmali ki yuzunu dondu bana, sokuldu ve gizlerimin icine manali manali bakmaya basladi. Bende elimi kalcalarinin uzerine atip biraz daha dans ettikten sonra gel sana biseyler ismarlayim deyip ust kattaki bara dogru yurumeye basladik. Ust kattaki bar genelde sakin olurdu ve benim niyetim bu gece sevgiyle biseyler yasamakti. Bara ciktik iki votka soyledim sevgi yorulmustu ama hala gozlerime bakiyordu sanki benden bir adim atmami beklermis gibi. Ickilerimizi icerken sevgi iyice yanima sokuldu ve Hakan her gittigim yerde karsilasiyoruz bu tesaduf olamaz escort bursa dedi seytani bir gulumsemeyle. Ben de dogru dedim; seni rakip ediyorum. Neden diye sordu? Artik ipleri koparma vakti gelmisti ne olacaksa olsun dedim kendi kendime ve elimi beline koydum ve hafifce kendime cekerek senden cok hoslaniyorum Sevgi dedim. Herseyinle beni ne kadar etkiledigini anlatamam gibilerinden baya bi edebiyat parcaladim ve istedigim olmustu. Dedigim gibi Sevgi de benden hareket bekliyormus topuklu ayakkabilarinin parmak uclarina cikarak oyle bir opmeye baslamisti ki beni dudaklarimi parcalayacakti nerdeyse. Neyse buna dedim hadi disari arabaya gidelim sevgu de arkadaslari ekmwm lazim dedi sen cik ben Hakan beni birakacak siz takilin derim ve gelirim dedi. Ben ciktiktan 10 dk sonra sevgi disari yanima geldi. Arabaya bindik ve park yerinden ciktiktan sonra ilk gordugum boslukta durdum ve atesli bir sekilde sevgiyle opusmeye basladim. Iri goguslerini avucluyordum ve elimi elbisesinin altina attim ami sirilsiklamdi. bursa escort bayan Hakan burda bisey yapamayiz bir yerlere gidelim dedi. Universitede okuyan bir arkadasim yaz tatili icin memleketine giderken dairesinin abahtarini bana birakmisti sagolsun hemen oraya gittik ve kapidan girerkenden soyunmaya basladuk. Sevgi cok vaktimizin olmadigini eve gecikmeden gitmesi gerektigi soyluyor bir yandan da sikimi avucluyordu. Yatak odasina vardigimizda ben ciplaktim sevgi ise kirmizi siyah tangasi ve ayni renk sutyeniyleydi. Gogusleri sanki sutyenden firlaycak gibi karsimda duruyordu. Arkadan sarildim sutyeni cikardim sevgi bana dondu ve onumde diz coktu. Sikimi agzina almaya basladi o kadar iyi sakso cekiyr du ki anlatamam. O an sevgiye baktim ve icimden dedim ki iste o sikmek istedigin Sevgi ablan onunde diz cokuyor. Bosalacagimi anladigim zaman sevgiyi kaldirdim ve yataga uzandi. Deli gibi sevisiyorduk oyle azgindi ki sevgi yaniyordu resmen. Heryerini operen asagiya dogru indim ve piril piril amini yalamaya basladim. Ben yaladikca sevgi cildiriyordu amini yalarken orta be isaret parmaklarimi da amina sokup git gel yapiyordum Sevgi surtugu resmen yilan gibi kivraniyordu icime gir artik diye yalvarmaya basladi bikiyordum neredeyse orgaz olmak uzereydi bende dogruldum ve yarragimi sevginin amina yerlestirdim bir sure misyoner pozisyonda siktikten sonra ayni sekilde donduk ve bu sefer sevgi uzerimdeydi. Ellerimi tutup basimin uzerinde birlestirdi ve artik benimsin dedi gulumseyerem. Oturup kalkmaya basladi bir sure sonra kucagimda derin ve kesik kesik nefes alarak gir gel yapiyordu iyice zevke gelmisti kozlerini zevkten acmiyordu ve ikimizde o sekilde bosaldik. Birer sigara ictikten sonra sevgi gitmem lazim dediysede aklini celdim ve bir posta daha sikmeye ikna ettim. Domeltip tekrar amini yaladiktan sonra sevginin ami tekrar sulandi ve icine girdim git gellere basladim 2-3 dakika sonra Sevgi yine inlemeye basladihem sikiyordum bir taraftan da goguslerini avucluyordum sevgi zevke gelmeye baslayinca tokatla kicimi dedi ve hafif saplaklar atmaya basladm ara ara. Her vurdugumda o suh sesiyle ahhh diyordu ve beni deliye donduruyordu bir sure o sekilde siktikten sonra kalcalarini sikmaya basladm bu bosalacagimi anladi heralde goguslerime bisal erkegim dedi ben icinden cikarkenden bana dondu ve koca goguslerini sikimin onune getirdi ve bosaldim. Temizlendikten sonra ikimiz de ciktik sevgiyi sokagin girisinde biraktiktan sonra bende eve gittim. 1 sene boyunca sevgiyle firsat buldukca sikistik. Resmen olup bitiyordu yarragimi yemek icin. Ama birgun bana kacalim dedi. Kocasi Erdal abiyi ve cocuklari da birakacagini yeterki kendisiyle kacmami soyleyince olmaz dedim bunu yapamayacagimi soyledim ve iliskimizi sonlandirdim. Ama sunu soyleyeyim sevgi gibi histerik kadinlar herzaman bulunmuyor


Arkadaşımın Eşine Evlilik Yıl Dönüm

Size bu anlatacağım olay 2014 yılı 07-08-09 Mart tarihlerinde yaşandı.

Pelin çok sevdiğim ve samimi olduğum eski bir arkadaşım, yaşça benden büyük olmasına karşın çok iyi anlaşıyoruz. Ersin ile olan hayat tarzımızı bilmesine karşın ağzı çok sıkıdır ve güvendiğim yegane kişidir. Pelin benim farklı tenlerde yaşadığım zevkleri bilse de bunu asla eşi ile paylaşmamıştır.Onlarla ailece görüşüyoruz ve daha önce yaz tatiline de birlikte gitmişliğimiz vardır. Pelin 35 yaşında sarışın, oldukça hoş, alımlı, güzel ve çekici bir kadındır. Uluslararası bir firmanın İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde çalışıyor, eşi Alp’in ise 38 yaşında kendisine ait hukuk bürosu var ve avukatlık yapıyor, Ersin’le haftada bir halı saha maçı yapıyorlar. 10 yıllık evliler ancak onlar da bizim gibi hayatı yaşamayı sevdikleri için çocuk yapmayanlardan. Pelin ve Alp sıklıkla bize gelir, biz onlara gideriz güzel ve samimi bir ilişkimiz vardır. Kendilerine ait bir villa’da oturuyorlar. Bahçelerinde bir çok kez mangal partileri yapmışlığımız vardır.

Size anlatacağım olayın gerçekleştiği tarihin

manavgat escort 1 hafta öncesinde, 24 Şubat 2014 – Pazartesi günü Pelin beni arayarak konuşmak istediği şeyler olduğunu ve bir akşam iş çıkışında birlikte yemek yemek istediğini söyledi. Pelin ve eşi Alp’le en son 2 hafta önce hafta sonu kahvaltısında görüşmüştük. O zamandan beri bir araya gelmiyorduk. Tarihi kararlaştırdık ve hafta içi 26 Şubat 2014 – Çarşamba akşamı iş çıkışı buluştuk, keyifli bir sohbet eşliğinde yemek yiyorduk, Pelin’e merakla benimle konuşmak istediği şeylerin ne olduğunu sordum. Pelin’de bana haftaya evlilik yıl dönümleri olduğunu ve 10. yıllarında eşine çok özel bir hediye vermeyi düşündüğünü söyledi. Ben de gülerek hediye seçimi için yardımcı olmamı istediğini söylemen için yemeğe çıkmamıza gerek yoktu dedim. Pelin, ben hediyemi seçtim zaten, önemli olan hediyemin de hediye olmayı kabul etmesi dedi. Hiç bir şey anlamamıştım, bilmece gibi konuşuyorsun daha net anlatır mısın dedim. Pelin’de, şuan kocama 10.yıl dönümümüzde sunacağım harika hediyeye bakıyorum dedi. Ben durumu halen anlamamıştım, madem hediyeye karar verdin o halde başka bir konu mu konuşacağız? Ayrıca peki ben neden bu hediyeyi göremiyorum dedim. Pelin’de çantasından bir ayna çıkarttı ve bana tuttu, işte bak şimdi sende hediyemi görüyorsun dedi. Bir an duraksadım ve ne diyeceğimi bilemeyerek sustum ve sonra güldüm. Pelin’de, kocama 10. yıl dönümünde seni hediye etmek istiyorum, tabi eğer kabul edersen dedi. Bende şaşkınlıkla, gerçekten ne diyeceğimi bilemiyorum, böylesi bir teklif daha önce almamıştım, çok şaşırdım, ayrıca böylesine özel bir gün için hediye olarak seçilmiş olmakta doğrusu ilginç dedim. Pelin’de hayatta güvenebileceğim eşimden sonraki belki de tek kişi sensin, bu nedenle sana güvenerek bunun kararına vardım, Alp senden hoşlanıyor, bunu bana daha önce defalarca dile getirdi, senin Ersin’le olan ilişkin gibi olmasa da bizim de bu konularda rahat bir ilişkimiz var, ancak bugüne kadar Alp benim haricimde biriyle birlikte olmadı, zaten bunu teklif dahi etmedi, bulunduğumu ortamda güzel bir kadın gördüğü zaman bunu bana söylemekten çekinmez, bende bundan rahatsız olmam, ancak sana karşı olan hisleri farklı, yani beğenmenin ötesinde dedi. Ben de çevremdeki bir çok erkeğin benden hoşlandığı olmuştur, ancak Alp’in benden hoşlanması ve beğenmesi, hem de senin gibi güzel bir karısı varken doğrusu şaşırttı, şok üstüne şok yaşatıyorsun bana dedim. Pelin’de, Ersin’de sana sahip ancak farklı tenlerde değişik zevkler yaşamayı seviyor, hem sen benden çok daha seksi bir kadınsın o nedenle durumu sadece eş ilişkisi olarak değerlendirme, erkekler her zaman ufak kaçamakları severler, Alp bugüne kadar bunu bedenen yapmadı, ama biliyorum ki zihnen yapıyor dedi. Ben de haklı olduğunu ancak bundan nasıl emin olduğunu sordum. Pelin’de bana Alp’le her şeyi rahatlıkla konuştuklarını ve özellikle bize her gelişleri sonrasında eve döndüklerinde Alp’in beni o gün ne kadar seksi bulduğunu ve yürüyüşüm sırasındaki kalça hareketlerimin dahi onu tahrik ettiğini anlattığını söyledi ve devam etti. Bizimle birlikte geçirdikleri zamanlar sonrasında eve döndüklerinde mutlaka Alp’in Pelin’le sevişmek istediğini ve her seferinde öncekilerden çok farklı olduğunu ve en son yaşadıkları sevişme sonrasında Alp’in itirafta bulunarak seviştikleri sırada beni düşlediğini söylediğini anlattı. Ben’de Pelin’e peki bu durum seni rahatsız etti mi? diye sordum. Pelin’de gülerek rahatsız etmiş olsa seni ona hediye etmek ister miydim sence? Şimdi sen söyle bakalım hediyem olmayı kabul ediyor musun? dedi. Ben de bu kararından son derece mutlu olduğumu, güvendiğimiz, tanıdığımı ve sevdiğimiz dostlarımız olması nedeniyle bu teklifini memnuniyetle kabul edeceğimi ancak Ersin’le de bunu konuşarak kesin kararımı bildireceğimi söyledim. Pelin’de o halde karar verdik diye düşünüyorum, sen Ersin’le konuştuktan sonra o güne ait detayları planlarız dedi. Yemeğimizi yedikten ve biraz daha sohbet ettikten sonra ayrıldık.

Eve gittiğimde Ersin’e yemekte kuşadası escort Pelin’le konuştuklarımızı anlattım, Ersin’de senin fikrin nedir, sen istiyor musun hediye olmayı dedi. Ben’de çok iyi tanıdığımız, güvendiğimiz ve görüştüğümüz bir çift, Pelin zaten benim eski arkadaşım onlardan zarar geleceğini düşünmüyorum dedim. Ersin’de bana Alp’e ben de sonuna kadar kefilim, çok düzgün birisi, ancak önemli olan senin istemen, sen böyle özel bir hediye olmak istiyor musun? diye sorusunu yineledi. Ben’de bu farklı deneyimi yaşamak istiyorum dedim. Ersin’de o halde Pelin’e söyle hediyesi için güzel bir kurdele seçsin dedi. Ersin’de onaylamıştı ve ben Ersin’le konuştuktan sonra daha da heyecanlanmıştım, farklı bir deneyim olacaktı ve bunu yaşamak için sabırsızlanıyordum.

Pelin’i aradım hemen o akşam, kocanın hediyesi hazır, detayları bekliyorum tatlım dedim. Pelin’de bana kabul edeceğinizi biliyordum, Alp hediyesine çok sevinecek, detayları sana yarın aktarıcam canım dedi ve telefonu kapattık. Bana aktaracağı detayların ne olduğunu merak ediyordum. 27 Şubat 2014 – Perşembe günü Pelin beni aradı ve müsaitsen ofisine gelip detayları konuşmak istiyorum dedi, ben de ofisimde beklediğimi söyledim. Pelin ofisime geldi, onun hediyesi olmayı kabul ettiğim için bana teşekkür etti. Ben’de çok heyecan verici bir deneyim olacağını ve hem detayları merak ettiğimi, hem de o gün için sabırsızlandığımı söyledim. Pelin evlilik yıl dönümlerinin 07 Mart 2014 Cuma günü olduğunu, Cuma günü akşam yemeğinde en geç saat 20.30 onlarda olmamı istedi. Gün ve saat benim için uygundu. Onlara giderken üstüme kırmızı tek parça, üst kısmı büstiyer, askısız, eteği süper mini bir elbise giymemi, elbisenin dar olmasını ve vücudumu sarmasını, vücut hatlarımın, özellikle de kalçalarımın belli olmasını, iç çamaşırı giymememi istedi. Ayağıma uzun siyah, diz üstü deri çizme ve siyah file jartiyer çorap giymemi, saçlarımın açık ve dalgalı kalmasını, makyajımın kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde olmasını ve ayak bileğime kadar uzun siyah deri pardesü giymemi, pardesünün kuşak kısmına ise kırmızı kurdele bağlamamı istedi. Ben’de gülerek hediyeni paketleyerek vereceksin yani dedim. Pelin’de çocuklar hediyeleri açmayı ve süprizleri severler, erkekler hiç büyümeyen çocuklar olduğuna göre onu heyecanlandıracak süpriz hediyeyi paketleyerek sunmak güzel olur dedi. Ben’de istediklerini severek yapacağımı söyledim. Pelin ayrıca yanımda beyaz büstiyer-jartiyer takımım olmasını ve beyaz askılı göbeğimi açıkta bırakacak body ile siyah deri, dar, diz altına uzanan eteğimi, kırmızı topuklu ayakkabılarımı, kırmızı kısa deri montumu da götürmemi istedi. Ben de hepsi tamam ama deri etek ve beyaz body neden? diye sordum.

Pelin bunların giyim konusundaki istekleri olduğunu, geceye ve hediye sürecine dair isteklerini anlatacağını söyledi. Ben’de merakla onu dinliyordum. Onlara gittiğimde deri pardesümü çıkartmadan içeriye girmemi, kendisinin Alp’e yapacağı konuşma sonrasında Alp’in belimdeki kırmızı kurdeleyi açıp hediyesini almasını istediğini söyledi. Ben’de bu heyecan verici olacak dedim. Pelin ama isteklerim bitmedi dedi, ben de dinliyorum dedim ve Pelin devam etti. Hediye olarak seni ona verdiğim andan itibaren 24 saat süresince sen onun hediyesi olacaksın, seninle istediğini yaşama özgürlüğünü ona sunucam, senin de buna itirazın yok değil mi? dedi. Ben’de hediye olmayı kabul ettiğime göre tüm kuralları kabul etmiş durumdayım, elbette itirazım yok dedim, içimdeki heyecan Pelin anlattıkça artıyordu. Cevabım Pelin’in hoşuna gitmişti, güzel buna sevindim, Alp seninle 24 saat boyunca istediğini yaşarken ben size asla katılmayacağım, gece yanınızda olup sizi izleyebilirim bu durum seni rahatsız etmeyecektir biliyorum, zaten sürekli sizi izlemeyeceğim, hediyesi ile baş başa zaman geçirmesi için size sabah kahvaltınızı hazırladıktan sonra evden ayrılıcam. konyaaltı escort Alp seni beyaz büstiyer-jartiyer takımın içinde görmekten zevk alacaktır. Kahvaltıda onları giymeni istiyorum. Akşam süre dolumuna yakın yeniden eve dönücem. Eve döndüğüm zaman eğer Alp ve sen benim de katılımımla devam etmek isterseniz size eşlik edicem. Ancak eğer Alp o an sadece benimle birlikte olmayı seçerse senin hediyelik süren dolmuş olacak, bunu da kabul ediyor musun? dedi. Ben’de Pelin’e, canım beni tanıyorsun, farklı zevkleri yaşamaya her zaman açığımdır, eminim ki Alp ikimizi aynı anda isteyecektir, bu zevke seninde katılımınla Alp’in hediyeliğinden zevk aldığı kadın ikilisine dönüşmek güzel olacak dedim. Pelin’de bende bundan eminim, Alp asla sana git demeyecektir, ona birlikte ikinci kez hediye vereceğiz, ayrıca senden istediğim deri etek ve body ile ilgili sorunu yanıtlamam gerekirse onları senden özellikle istedim, çünkü Cuma akşamı evde yapacağımız yıl dönümü kutlamasında ona hediyemi sunucam yani seni, ancak Alp’i tanıyorsam Cumartesi akşamı dışarıda bir yerde eğlenmek isteyecektir, o nedenle onları da eğlenceye giderken giymeni istiyorum, eğlence sırasında seni yeniden arzulayacak ve eve birlikte dönmemizi isteyecek eminim ki dedi. Bende sen planın tüm detaylarını düşünmüşsün bu durumda artık bunu yaşamak ve yaşatmak kalıyor dedim. Pelin son bir şey daha var, Cuma gecesinden itibaren, bizden ayrılacağın zamana kadar cep telefonun kapalı olacak, dikkatini dağıtacak herşeyin hayatından çıkmasını istiyorum dedi. Ben’de kabul dedim. Pelin’de tüm detaylarda anlaşmış olmamıza sevindim dedi. Ofisten birlikte çıktık, Pelin evine doğru gitmek için arabasına bindi, ben de kendi arabama bindim ancak içimdeki heyecana engel olamıyordum. Çok farklı bir histi bu, en yakın arkadaşımın kocasına hediye olacaktım ve bunun biran önce olması için sabırsızlanıyordum.

28 Şubat 2014 Cuma gecesi Pelin aradı, Alp’le konuşurken neredeyse 3 haftadır bir araya gelmediğimizi ve bizi özlediklerini Cumartesi günü öğleden sonra bize gelmek istediklerini söyledi. Bunun Pelin’in muzurca bir oyunu olduğunu farketmiştim, haftaya gerçekleşecek evlilik yıl dönümleri öncesinde, alacağı hediyesinden habersiz olan Alp’in beni görüp arzulamasını istiyordu belli ki, ben de bize gelmelerinden mutlu olacağımızı söyledim. Ersin’e Pelin ve Alp yarın bize gelecekler dedim, Ersin’de o halde haftaya yaşayacağı şok süpriz öncesinde Alp’i bizde biraz terletelim, yarın çok seksi olmanı istiyorum bebeğim dedi. Benimde aklımdan aynı şey geçiyor dedim Ersin’e.

01 Mart 2014 Cumartesi sabahı uyanınca önce güzel bir duş aldım, vücudumu duş jelimle yıkarken bedenimde dolaşan ellerimi Alp’in elleri gibi düşlemek beni zevklendirdi, duş sonrası Ersin’de uyanmıştı, beni öptü ve kokladı, şimdiden kokunla baştan çıkarıyorsun Alp geldiğinde deliye dönecek dedi. Birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra kuaföre gidip saçıma dalgalı fön çektirdim. Saat artık öğlen 1.30 olmuştu, Pelin öğleden sonra geleceklerini söylemişti, gelecekleri saat yaklaşmış olmalıydı, yatak odama çıkıp hazırlandım. Ersin televizyon odasındaydı, Ersin’in üstünde mavi keten bir gömlek ve kot vardı. Sıradan gibi dursa da kıyafeti spor ancak özenli giyinmişti, ben de aynı özende hazırlandım. Üstüme beyaz saten gömlek giydim, düğmeleri göğüs çatalıma kadar açıktı, altımda süper mini dar leopar desenli eteğim vardı ve ayağıma vizon rengi jartiyer çoraplarımı giydim, içimde beyaz dantel sütyenim ve tangam vardı. Ayakkabı olarak da kahverengi uzun topuklu güderi ayakkabılarımı seçtim. Kıyafetimi inci küpelerim ve inci kolyem ile tamamladım.

Evin önüne park eden arabanın sesini duyunca yatak odamın camından baktım, gelenler Alp ve Pelin’di. Alt kata indim onları karşılamak için, kapıyı açtığımda Pelin’le Alp karşımdaydı. Pelin’in elinde bir kutu çikolata vardı, Alp’te bir buket kırmızı gül getirmişti. Pelin’in elinden çikolatayı aldım, sarıldık ve öpüştük, ardından da Alp’e sarılıp öperken vücudumu ona bastırdım, göğüslerimi ve sıcaklığımı hissetmesini sağladım ve hoş geldin dedim. Alp bir an yutkundu ve hoş bulduk Arzu dedi ve bu çiçekler sana dedi. Ben’de çok teşekkür ederim diyerek elinden çiçekleri aldım. Pelin içeri girmişti ve Ersin yok mu diye sordu, ben de televizyon odasında dedim, gidip ona da merhaba diyeyim o halde dedi. Biz Alp’le holdeydik. Salona geçelim biz de o halde dedim ve birlikte salona geçtik. Elimdeki çiçekleri ve çikolatayı ortadaki sehpaya bıraktım ve Alp’in karşısına oturup bacak bacak üstüne attım. Eteğim kalçama kadar açılmıştı. Alp’le sohbet ediyorduk, genel gündelik konular ve işlerimiz üzerine konuşuyorduk. Alp’in gözleri bedenimde dolaşıyordu bunun farkındaydım. Biz sohbet ederken Pelin ve Ersin salona geldi, Alp Ersin’i görünce ayağa kalkıp sarıldı ve selamlaştılar. Ersin çiçek ve çikolatayı görünce Alp’e, hayırdır kız istemeye mi? geldiniz dedi ve güldü. Alp’te gülerek, elimiz boş gelmeyelim dedik, ben çikolata alalım dedim, Pelin’de çikolata Ersin’e olur, Arzu’ya da çiçek alalım o halde deyince ortaya böyle bir durum çıktı işte dedi. Pelin karşımda oturuyordu o sırada ve bana bakıp göz kırptı, bu muzurca fikrin planlanmış bir durum olduğunu anlamıştım. Ben de Ersin ve Alp’in konuşmasına katılarak bence çok güzel olmuş, çok nazik bir davranış ve çiçeklerde harika teşekkürler Alp, ayrıca ne zaman ne olacağı belli olmaz, çiçek ve çikolata şimdi gelir kız isteme teklifi daha sonra, belli mi olur dedim ve Pelin’e bakıp göz kırparak güldüm. Ersin ve Pelin ne demek istediğimi anlamıştı, Ersin’de muzurca tabi hayatım ne zaman ne olacağı belli olmaz, bakarsın Pelin seni Alp’e ister dedi ve güldü. Alp kızarmıştı. Sonra Ersin Alp’in sırtına vurup hadi geç otur ayakta kalmayalım dedi. Ersin yanıma oturdu, Alp’te Pelin’in yanında oturuyordu ve tam karşımdaydı. Sohbet ettik bir süre, sonra ben Pelin’e hadi bana yardımcı ol da çayı ve yemekleri getirelim dedim. Ayağa kalkarken bacaklarımı açınca Alp’in eteğimden tangamı gördüğüne emindim. Pelin’le birlikte mutfağa indik. Pelin çayları koyarken, muhteşem olmuşsun Alp şuan eminim ki çıldırıyordur, ayrıca kalkarken eteğinden tanganı ben gördüysem o bu fırsatı affetmemiştir dedi. Ben’de çiçek ve çikolata fikri de gerçekten çok muzurca, sen de az değilsin dedim. Çayları ve börek-kek ve çörekleri alıp salona çıktık.

Gün boyunca Alp’in gözleri hep üstümdeydi, bende her fırsatta ona frikikler veriyordum. Saat 19.30 civarına gelmişti, Ersin akşam yemeğinde bizdesiniz dedi Alp’e. Alp’te Pelin’e baktı ve Pelin’de dost meclisindeyiz, bu güzel ve keyifli ortamdan benimde ayrılasım yok doğrusu dedi. Alp’te madem ki fikirlerimiz ortak ucunu açık bırakıyoruz günün dedi. Ersin’de ha şöyle ya, gelip kaçmak olur mu hiç dedi. Ben’de günün ve gecenin ucunu açık bırakalım, tadını çıkaralım dedim. Ersin’de o halde ben mangalı yakıyorum dedi. Ben’de hayatım ama etler buzlukta, hemen çözülmez, taze et alırız biz Alp’le kasaptan, sen mangalı hazırlarken Pelin’de salatayı hazırlasın dedim. Üstüme taba rengi kısa deri ceketimi alıp Alp’le birlikte evden çıkıp arabama bindik, koltuğuma oturunca eteğim daha da açıldı. Alp’in belli etmemeye çalışsa da bacaklarımı baktığının farkındaydım. Yolda ilerlerken Alp’e akşam yemek sonrası bizde kalsanıza, yarın nasıl olsa pazar hep birlikte kahvaltı yaparız dedim. Alp’te gecenin ucunu açık bırakmaya zaten karar verdik, bence olur dedi. Kasap’ın önüne arabayı park ettik ve indik. Et seçimini Alp’e bıraktım. Kasap’tan çıktıktan sonra marketten de içki alalım dedim ve markete gittik birlikte. İçki reyonunda dolaşıp içki seçerken elime litrelik rakı şişesini alıp, gece uzun nede olsa değil mi? dedim. Alp’te sızıp kalma sonra dedi. Ben’de keyifini çıkartırız ama sızma en fazla çakır olurum dedim. Alp’te o halde seçim bence tamamdır dedi. İçkiyi de alıp marketten çıktık. Arabama bindik eve dönüyorduk. Yolda Alp’e, birlikte çok zamanlar geçirdik, tatile gittik, samimiyet derecemizin etkisiyle sana sormak istiyorum beni güzel buluyor musun? dedim. Alp bana, bunu Pelin’e de çok sık söylerim gerçekten güzel ve alımlısın. Ersin bence çok şanslı, seni gören hemen her erkek onun yerinde olmak ister dedi. Bende peki sen de o erkekler içerisinde misin? diye sordum. Alp’te benim çok sevdiğim ve güzel bir karım var, sen de biliyorsun ki çok mutluyuz, seni de elbette güzel buluyorum dedi. Ben’de ama sorumun cevabı bu değil, ben sana Ersin’in yerinde olmak isteyen erkekler içerisinde sen de var mısın? dedim. Alp’te bana, beni doğrusu çok sıkıştırdın, senin gibi arzulu bir kadının eşi olmayı istemeyen aptaldır dedi. Ben’de yani sorumun cevabı olarak Evet mi diyorsun dedim. Alp’te gülerek ben cevabımı verdim, sen Evet olarak algıladıysan öyledir dedi.

Eve gelmiştik, arabamdan indim. Alp’te inmişti. Bagajı açtım ve eğilip bagajdan alışveriş poşetlerimizi alıyordum. Alp arkadamdaydı, başımı çevirip, orada durup kalçalarımı seyretmek yerine bana yardımcı olmaya nedersin dedim. Alp’te gülerek tamam ver bakalım şu poşetleri dedi ve bagajdan poşetleri alıp eve girdik. Ersin bahçede mangalı yakmıştı, Pelin’de mutfaktaydı, masayı ve salatayı hazırlamıştı. Biz geldik diye seslendim. Ersin’de nerede kaldınız, mangal hazır hadi etleri getirin dedi. Pelin’de Alp’e seni Arzu ile göndermekle hata mı ettim yoksa, alışverişten gelemediniz bir türlü dedi muzurca gülerek, Alp’te doğrusu benim için keyifli bir alışveriş geçti, çok zaman kaybetmediğimizi düşünüyorum dedi. Ben’de elimdeki cips paketinden cips atıp ağzıma nokta atışlarla ihtiyaçlarımızı aldık, yolda da biraz sohbet ettik hepsi bu dedim. Daha sonra yemeklerimizi yedik, mangalda kızaran etlerin tadına karışan rakıyla gece saatler su gibi akıyordu. Şişenin dibine indikçe alkolün etkisiyle sohbet daha rahat bir ortamda geçmeye başlamıştı. Saat gece yarısını geçmişti, Ersin Alp’e, bu saatten sonra eve dönmekle uğraşmayın bence, burada kalın, yarın sabahta güzel bir kahvaltı yaparız birlikte dedi. Alp Pelin’e baktı, Pelin’de bence olur, sen karar ver dedi. Alp’te kalıyoruz dedi. Ben’de kadehimi kaldırıp, işte buna içilir o zaman dedim. Saat 02’yi gösteriyordu. Ben ve Pelin rakının etkisi ile hafif çakır keyif olmuştuk. Ersin enerjimizi biraz da yarına mı saklasak artık yatalım mı dedi. Herkes bu fikre sıcak bakmıştı. Alp ve Pelin’e bizim de yatak odamızın olduğu kattaki misafir yatak odasını verdik. Odaları bizim yatak odamızla karşılıklıydı. Bizde yatak odamıza çekilmiştik, üstümü değiştirip uçuk mavi askılı saten süper mini geceliğimi giydim, içimde iç çamaşırım yoktu. Ersin yataktaydı, lavaboya gidip dişimi fırçalamak için odamdan çıktığım anda Alp’le karşılaştık. O da lavabodan çıkmış odasına gidiyordu. Beni süzdü, ben de güzel bir gece oldu dedim. Alp’te evet ev sahipliğinize diyecek yok zaten dedi. Ben’de tatlı rüyalar size dedim ve lavaboya girdim.

Dişlerimi fırçaladıktan sonra yatak odama döndüm. Ersin yatakta beni bekliyordu. Yanına girip teninde elimi dolaştırdım ve elimi boxerının üstüne atıp, seni istiyorum dedim. Ersin’de dudaklarımı yapışıp beni öptü. Dudaklarımız ayırıldığında sen istersin de hayır denir mi hiç dedi. Sabaha karşı 04.30’a kadar seviştik, inlemelerimin ve çığlıklarımın Pelin ve Alp’in yatak odasından duyulduğuna emindim. Sabah saat 10’da uyandım. Ersin halen uyuyordu. Banyoya girdim, önce güzel bir jakuzi keyfi ardından da yıkandım ve havluma sarınıp banyodan çıktım. Saat 11 olmuştu, Alp’te uyanmıştı. Koridorda karşılaştık. Islak vücuduma sarılı olan havlumla karşısındaydım. Alp bana bakıp gülümsedi ve günaydın dedi. Ben’de günaydın, güne güzel bir duş ile başlamak gibisi yok dedim. Alp’te geceyi güzel bitirdiysen güne de güzel başlarsın, senin geceyi güzel bitirdiğini düşünüyorum dedi. Ben odama doğru yürüyordum ve yan yanaydık bunları konuşurken, ben de oldukça güzel hemde dedim ve göz kırpıp yatak odamın kapısını açtım. Ersin yüz üstü yatıyordu yatakta, Alp çıplak olduğunu görmüştü, odada yerde geceliğim duruyordu onu da farketmişti ve ben Alp’e bakıp kahvaltıda görüşürüz diyerek odamın kapısını kapattım. Ersin’de uyanmıştı, günaydınlaştık, kalkıp kısa bir duş aldı ve üstünü giydi. Ben de üstüme pembe bir body ve gri dar eşortman giymiştim. Birlikte salona indik, Pelin ve Alp salondaydı. Günaydın dedik ikisine de, sonra biz Pelin’le mutfağa inip kahvaltıyı hazırladık. Alp ve Ersin salonda oturuyordu. Pelin bana mutfakta, akşam o sesler neydi öyle, Alp senin sesini duydukça deliye döndü resmen, sikini kalçama dayayarak beni tahrik etmeye çalıştı ama ben karşılık vermedikçe resmen çıldırdı. Ben sızmışım alkolün etkisiyle, bir ara uyandığımda halen senin çığlıkların devam ediyordu. Alp’e baktım yanımda yoktu, odadaki tuvaletin ışığı yanıyordu, seni düşleyerek mastürbasyon yaptı dedi. Ben’de hem Ersin’le sevişmek istediğim için hem de Alp’in seslerimi duyacağını ve çıldıracağını tahmin ederek yaptım bunu, hem fena mı işte hediyesini haftaya parçalayarak açar dedim. Biz kahkaha atarak gülüşürken Ersin ve Alp mutfağa indiler. Neşeniz bol olsun dedi Ersin, neler hazırladınız bize bakalım diye sordu. Ben’de Ersin’i dudağından öpüp ona dokunup Alp’e bakarak, güzel geçen bir gecenin ardından enerji verecek bir kahvaltı dedim. Ersin’de Alp’e o halde hadi oturalım masaya dedi. Ersin ve Alp masaya oturdular, Pelin çayları koyarken ben’de yumurta ve sucuk servisi yapıyordum. Pelin çayları doldurup Ersin’in yanındaki sandalyeye oturdu. Ben yumurta servisini yapmış, sucukları servis yapıyordum. Alp’in tabağına sucuğu koyduktan sonra Ersin’in tabağına koyacakken yere düştü bir tanesi, ben de tavayı masaya bırakıp yere domalarak yerdeki sucuğu aldım. Kalçam Alp’e dönüktü. Ersin o sırada Alp’e insanın içinden kalçasına tokat atmak geliyor değil mi dedi. Ben’de yerden sucuğu alıp kalktım ve içinden geçeni istediğin zaman yapmazsan fırsatlar kaçabilir dedim ve tavayı mutfağa bırakıp Alp’in yanına oturarak kahvaltıma başladım. Kahvaltı boyunca sohbet ettik, hatta bir ara sohbet bizim akşam odamızdan yükselen seslere geldi. Ersin Alp’e gece rahat uyuyabildiniz mi? diye sordu. Alp’te ev sahipliğiniz gerçekten harika, yatak odamız ve yatağımız da çok rahattı dedi ve sonra bana dönüp bakarak bir süre duyduğum seslerde geceye heyecan katan ayrıntı oldu dedi. Ersin’de az önce Arzu’nun söylediği gibi içinden geleni istediğin zaman yapmazsan fırsatı kaçırırsın, o nedenle biz içimizden geleni istediğimiz zaman yaşamayı seviyoruz, sesler umarım rahatsızlık vermemiştir dedi. Alp’te hayır sizin zevkiniz bize asla rahatsızlık vermez dedi.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra, keyif kahvelerimizi de içtik ve Alp’le Pelin bizden ayrıldılar. Onları yolcu ederken Alp’i öpüp, fırsatları kaçırma, en yakın zamanda yeniden görüşelim dedim göz kırparak. Pelin’de her şey için teşekkürler, en yakın zamanda görüşeceğiz dedi. Evden ayrıldıklarından sonra Ersin’le Alp hakkında konuştuk, Ersin bana, haftaya yaşayacağı şoku ve sonrasında seni nasıl parçalayacağını doğrusu merakla bekliyorum dedi. Ben’de Ersin’e, ben de o anları yaşamak için sabırsızlanıyorum dedim.

02 Mart 2014 Pazartesi sabahı yeni haftaya başlamıştım. Heyecanlı bekleyişle geçecek bir haftaydı bu. Ersin’le anlaşmış ve Cuma gecesi kendimi Alp’e saklamak için bu haftayı seks yapmadan geçirecektim. Öğlen yemeğine çıktığım sırada Pelin aradı. Hafta sonu hakkında konuştuk telefonda, bana Alp’in Cumartesi gecesi sevişme seslerimi duyması sonrasında çılgına döndüğünü, Pazar günü eve gittiklerinde onu eve girer girmez tutup parçalarcasına sevişirken bir ara sana bayılıyorum Arzum diye haykırdığını söyledi. Ben’de Pelin’e Cuma gecesini sabırsızlanarak beklediğimi anlattım. Hafta boyunca işlerime odaklanmaya çalışsam da aklım hep Cuma gecesindeydi, biran önce o geceyi yaşamak istiyordum. Günler bir birini kovalayarak geçerken artık Perşembe gecesi olmuştu ve büyük güne artık çok az kalmıştı. Pelin aradı o gece, senden yarın için istediklerimi unutmadın değil mi dedi. Ben’de yarın her şey harika olacak bana güven dedim. Pelin’de yarın gece için ufak bir isteğim daha olacak dedi, ben de isteğini zevkle yerine getirim sen söyle yeter ki dedim. Yarın gece kocama seni hediye edicem biliyorsun, bu nedenle yarın ve hafta sonu boyunca arkadaşlığımız geçerli olmayacak, sana başka biriymişsin gibi hitap etmem gerekiyor dedi. Ben’de doğru düşünüyorsun, hem bu durum daha hoş olur, istersen kocanın hafta sonu fahişesi olabilirim dedim. Pelin güldü ve fahişe mi? dedi. Ben’de evet erkekler bundan hoşlanır, Ersin bana sevişirken böyle hitap ediyor bazen, beni de ateşlendiriyor dedim. Pelin’de peki senin için sakıncası yoksa olur dedi. Bu konuda da anlaşmıştık ve artık yarın geceyi bekliyordum.

07 Mart 2014 – Cuma sabahı içimdeki heyecan ve gece yaşayacaklarımın bedenimi yakan ateşi ile uyandım. O gün işe gitmedim, kendimi tamamen dinlendirip Alp’e saklamak istiyordum. Yataktan saat 10.30’da kalktım, önce güzel bir kahvaltı yaptım, ardından 45 dakika jakuzi keyfi yaparak vücudumu dinlendirdim ve rahatladım. Duşumu aldım, gece için kıyafetlerimi hazırladım. Saat 14 olmuştu. Pelin’i aradım. Bugün büyük gün, gece için sabırsızlanıyorum dedim. Pelin’de ben de hediyemi vermek için sabırsızlanıyorum dedi. Gece 20.30’da sizdeyim dedim. Pelin’de bana eşimin fahişesini ona hediye etmek için bekleyeceğim dedi. Gece beni nelerin beklediğini hayal ederek evde dolaşıyordum. Saat ilerliyordu, 17.30 civarı kuaförüme gittim, saçlarımı dalgalı olarak yaptırdım, ardından makyajımı Pelin’in istediği şekilde kırmızı tonlarında ancak abartılı olmayacak şekilde yaptırarak eve döndüm. Saat artık 19’a gelmişti. İç çamaşırı giymeden, kırmızı, askısız, büstiyer süper mini elbisemi giydim. Ayağıma file jartiyer çoraplarımı ve uzun sivri topuklu, siyah deri diz kapağıma kadar uzun olan çizmelerimi giydim. Parfümümü sıktıktan sonra boy aynamda kendime baktım. Geceye hazırdım. Kendi kendime, bekle beni Alp, birlikte uçacağız dedim. Ardından Ersin’i aradım, evden çıkacağımı ve Pelin’le yaptığım anlaşma gereği telefonumun kapalı olacağını söyledim, Ersin’de bana yaşayacağım anın doyasıya tadını çıkartmamı söyledi. Telefonumu kapattım ve evde bıraktım. Dolabımdan siyah uzun deri pardesümü aldım ve üstüme giydim, fermuarını kapattım, deri kuşağını çıkarttım. Belime bağlayacağım kırmızı kurdeleyi de yanıma alıp evden çıktım. Arabama bindim ve Pelin’lere doğru yol aldım. Arabamı park ettim evlerinin önüne, kırmızı kurdeleyi belime bağladım, evlerinin önünde yeni bir bmw 116i duruyordu, daha önce onlara ait böyle bir araba görmemiştim, başka bir misafirleri daha mı var diye düşünerek tam saat 20.30’da kapılarını çaldım.

Kapıyı Alp açtı, beni karşısında görünce şaşırdı. Alp’in üstünde beyaz bir gömlek, siyah üstüne beyaz puantiyeli kravat, siyah kumaş pantolon vardı. Merhaba Alp, beni içeri davet etmiyecek misin? dedim. Alp şaşkın bir ifadeyle olur mu hiç öyle şey, buyur lütfen dedi. İçeri girdiğimde Pelin koltukta oturuyordu. Yemek masası hazırdı, şarap açmış ve içiyorlardı. Pelin’e merhaba dedim sadece, Pelin’de hoş geldin dedi tok bir ses tonuyla, Pelin’in üstünde krem rengi bluz ve siyah süper mini deri etek vardı. Ben salonun ortasında ayakta duruyordum. Alp geldi, Arzu neden oturmuyorsun dedi. Cevap vermeden Pelin’e bakıyordum. Pelin yerinden kalktı, yanıma geldi, saçlarımla oynadı, etrafımda dolaşıp beni süzdü ve sonra Alp’e, hayatım evlilik yıl dönümümüz kutlu olsun, bana aldığın yeni oyuncağımı verirken sormuştun ya bu hediye mi nasıl geçeceksin diye, sen karar ver geçip geçmediğime dedi ve kalçama vurarak evet bu fahişe 24 saat boyunca senin, onunla istediğini yaşama özgürlüğüne sahipsin dedi. Alp’te ayağa kalkıp yanımıza gelmişti. Anlam veremiyorum neler olduğuna dedi, Pelin’de, sana çok istediğin şeyi, Arzu’yu hediye ediyorum işte, zevkine bak dedi ve Alp’i dudağından öptü. Alp bana bakıyordu. Ben’de gülümsedim, Pelin hadi artık aç hediyeni dedi. Alp belimdeki kurdeleyi çözdü, gerçekten çılgınsınız siz dedi. Kurdele yere düşmüştü. Pelin Alp’e fermuarını da aç dedi. Alp boğazıma kadar çekili olan fermuarı açtı ve Pelin omuzlarımdan aşağıya doğru deri pardesümü indirdi. Alp bana uzun uzun baktıktan sonra, çok güzelsin dedi. Pelin’e dönüp baktım, Pelin’de görevini yap fahişe dedi.

Alp’e yaklaştım ve elimi bedeninde dolaştırıp günün kutlu olsun canım diyerek dudaklarına yapıştım, Alp hafifçe elini belime sarıp aşağıya doğru kaydırarak kalçamı okşayıp beni öptü. Dudaklarımız ayrıldığında elim Alp’in pantolonun üstünden sikini okşuyordu. Pelin yanımıza gelip, özgür ve sınırsız olun dedi. Ben’de Pelin’e emriniz olur dedim ve Alp’in gömleğinin düğmelerini açmaya başladım. Pelin koltuğuna oturup şarabını içiyordu. Alp dönüş Pelin’e baktı, Pelin’de kadehini kaldırıp şerefine aşkım, kollarındaki fahişenin tadını çıkarttığını ve onu inlettiğini görmek istiyorum dedi. Alp bunun üzerine, madem ki sen böyle diyorsun o halde ben hediyemle ilgileniyim biraz dedi. Ben Alp’i soyarken Alp’te ellerini bedenimde dolaştırıyor, beni öpüyordu. Elleri eteğimin altından kalçalarımı okşuyordu. Ben’de elimi Alp’in çıplak teninde dolaştırıyordum. Pantolonun kemerini açacağım sırada Alp elimi tuttu ve beni koltuğa oturttu, masaya doğru gitti ve şarap şişesini aldı, ben bacak bacak üstüne atmış oturuyordum. Yanıma gelip kendi kadehine şarap doldurup bana verdi, ben şarabı içerken Alp’te yanıma oturdu, omzumu öpüp bacaklarımı okşuyordu. Siki pantolonunu zorluyordu ve kalkıklığı belli oluyordu. Pelin çaprazımızda oturuyordu. Alp beni okşarken Pelin’e baktım. Pelin sırtını koltuğa dayamış mağrur bir duruşla şarabını içerek bizi izliyordu. Ben ona bakınca o da bana bakıp, tadını çıkart tatlım dedi. Alp boynumu öperken çok güzel kokuyorsun, beni baştan çıkartan parfümünü sıkmışsın, sana sahip olmak için çıldırıyordum, rüya gibisin dedi. Elleri bacak arama girmişti, bende bacaklarımı açmıştım, baldırımı ve amımın üstünü okşuyor, avuçluyordu. Ben’de elimi sikine atmış okşuyordum, kemerini çözmüş ve fermuarını açmıştım. Sikini avcuma alımış okşuyordum. Alp yeniden dudaklarıma yapıştı ve bu kez ateşli şekilde benimle öpüşmeye başladı, öpüşürken siki avcumda daha da büyüyordu. Eli amımdaydı ve parmaklıyordu, bacaklarımı açmış, sırtımı kanepeye dayamıştım, dudaklarımı ayrıldığında elbisemin üstünden taşan göğüslerimi öpmeye ve yalamaya başlamıştı. Göğüslerimi yalarken amımdaki parmaklarını derinlerime kadar sokuyordu, ben de artık inleyerek saçını okşayıp, seninim, sana aitim dedim. Pelin yerinden kalktı ve yanıma geldi, saçımı okşayıp aferim sana, şimdi kocamın sikini yala dedi. Alp bir an duraksadı, başını kaldırıp Pelin’e baktı, Pelin’de kocamın her zevki dorukta yaşamasını isterim dedi.

Alp kanepeye sırtını yasladı, peki o halde, hadi beni doruğa taşı dedi, ben de yerimden kalktım ve önünde domalıp sikini okşayarak ona baktım, bakışlarımda ki ihtiras onu delirtiyordu, gözlerine bakarak sikin başını ağzıma alıp emmeye başladım. Pelin kalçama tokat atıp, aferin sana fahişe, kocamı zevkten uçur bu gece dedi. Ben Alp’in sikini tuttmuş emmeye başlmıştım, Alp saçlarımı okşuyordu. Sikini ağzıma almış emiyordum, dilimi üstünde gezdirip yalıyordum, o sırada Pelin elbisemin eteğini belime sıyırdı ve kalçamı tokatladı, elini kalçalarımda dolaştırıp amımı okşamaya başladı, amım zaten kabarmış durumdaydı. Ben Alp’i yalarken Pelin parmaklarımı amıma sokmaya başladı, bu harika bir zevkti, Alp’in siki ağzımda daha da büyüyordu. Pelin amımın ıslaklığını parmaklarına alıp Alp’in yanına geçti ve dudaklarına am sularımı sürüp, dudağından öptü ve senin için hazır dedi. Başımı Alp’in sikinden kaldırdım ve hadi inlet beni dedim ve doğruldum. Pelin’de bana hayır sen doğrulmuyorsun, ellerini kanepeye koyup domal dedi. Alp ayaktaydı, ben kanepeye ellerimi koyup dizlerimi kırmadan domalmış durumdaydım. Pelin ve Alp arkamda duruyordu. Pelin kalçamda ellerini dolaştırıp, tırnaklarını geçirerek sıktı ve hediyeni beğendin mi aşkım diye sordu. Alp’te muhteşem, beğenilmez mi, düşlerimi gerçeğe çevirdin dedi, öpüşme seslerini duyuyordum. Sonra kalçamda Alp’in ellerini hissettim, sikini sürtmeye başladı, Pelin Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdi ve hadi şimdi dedi. Alp kasıklarımdan tutup kendisine çekerek amıma girmeye başladı. Zevkle inliyordum, Alp sert ve seri hareketlerle amıma giriyordu. Kasıklarımdan tutup kendisine çekerek adeta en derinime giriyordu. Pelin kanepeye oturmuş, saçlarımı okşuyordu. Başımı kaldırıp ona bakarak zevkle inliyordum. Alp en derinlerime girdiği anda, Pelin’e bakarak ooooooohhhhhhhhh kocan harika, aaaahhhhhhh, diye inledim. Pelin’de harika olduğunu biliyorum, onu ancak sen doyurabilirsin fahişe diyerek yüzümü okşadı. Alp saçlarımı eline doladı ve çekerek amıma yüklendi, artık anırarak inliyordum. Alp ben geliyorum diye bağırmaya başladı, Pelin’de bana baktı, ben de elbette içime boşalacak, ona ait olduğumu hissetmek istiyorum dedim. Pelin’de madem ki fahişen öyle istiyor sen de zevkini dorukta yaşa aslanım dedi. Alp’te amıma spermlerini akıtmaya başladı, ben de zevkle ve titreyerek boşalıyordum. Titremelerimi fark eden Pelin Alp’in yanındaydı ve onu öperek fahişeni zevkten titrettin dedi.

Alp amımdan çıkmıştı. Pelin sırtıma vurup ayağa kalk dedi, ben de ayağa kalkmıştım, bacaklarımdan spermler ve zevk sularım akıyordu. Elbisemin eteği belime kadar sıyrılmış haldeydi, amım ortadaydı. Pelin bana Alp’in sikini temizle dedi. Ben’de Alp’in önünde diz çöküp sikini yalayarak temizlemeye başladım, ben Alp’in sikini temizlerken Alp’le Pelin öpüşüyorlardı, siki ağzımda yeniden büyüyordu. Alp Pelin’i okşamaya başlamıştı, eli bedeninde geziyor, göğüslerini sıkıyordu. Pelin kendini geriye çekip, bu gece kadının o diyerek beni gösterdi ve kolumdan tutup kaldırdı. Alp’te madem kadınım Arzu o halde onu soy benim için dedi. Pelin elbisemin fermuarını açtı ve elbisem ayaklarıma düştü. Alp’in karşısında file jartiyer çoraplarım ve çizmelerimle kalmıştım. Alp bana baktı ve çok güzel, afrodit gibi adeta, Ersin’in seni öylesine inletmesini şimdi çok daha iyi anlıyorum diyerek beni kendisine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Bende Alp’in sikini tutup amıma yerleştirdim, ayakta öpüşerek beni sikiyordu, kasıkları kasıklarıma çarpıyordu, elimi boynuna dolamış ve onu kendime kitlemiştim. Alp’te elini kalçama atmış okşayarak ayakta sikiyordu beni. Bundan çok zevk alıyordum. Pelin koltuğa oturmuş bizi izliyordu, elinde şarap kadehiyle bacak bacak üstüne atmıştı. Alp ellerini kalçamdan baldırıma doğru indirip beni kucağına aldı ve duvara yasladı, beni kucağında zıplatarak amıma girmeye başladı. Bacaklarımı beline dolamış zevkten inliyordum. Alp’te çıldırmış gibiydi, amımın sıcağı onu delirtiyordu. Ben’de onu içimde hissetmekten çok zevk alıyordum. Kendimi 1 haftadır ona saklamıştım ve yanıyordum. Ben kucağında zevkle boşaldım, zevk sularım sikine akmaya başlamıştı. Alp henüz boşalmamıştı ve beni sikmeye devam ediyordu. İçimden çıkmadan beni kucağında taşıyıp öperek salondaki konsolun üstüne oturttu, bacaklarımı iki yana açıp amıma yüklenmeye devam etti, ben çığlık atıyordum, tırnaklarımı sırtına geçiriyordum. Alp’te bir süre sonra ikinci kez amıma boşaldı ve içimden çıktı.

Elimden tutup beni konsolun üstünden indirdi, birlikte kanepeye oturduk, ayağımda halen çizmelerim duruyordu. Kanepede bacak bacak üstüne attım oturunca, Alp’te yanımdaydı, bacaklarımı okşayarak Pelin’e, hayatımda aldığım en harika hediyeyi verdin bana sana nasıl teşekkür etsem az dedi. Pelin’de elindeki anahtarı sallayarak sen zaten yeni oyuncağımla bana teşekkür ettin dedi. Kapıda duran BMW’nin Alp’in Pelin’e hediyesi olduğunu anlamıştım o an.

Pelin bana dönüp, kocamın fahişesi, benim canım arkadaşım zevk alıyor musun dedi. Ben’de Alp’e dönerek, Pelin’e, kocanın fahişesi olmak bana inanılmaz zevk veriyor dedim ve Alp’i dudağından öptüm. Pelin’de ikinizin de zevk alıyor olmasına sevindim dedi. Alp ayağa kalkıp şarap şişesini aldı ve başına dikip içtikten sonra bana uzattı, bende şişenin ağzını yalayıp, dilimi üstünde gezdirip içtim. Alp’te Pelin’e bu kadın inanılmaz dedi ve göğüs uçlarımı ısırdı, ben de şarabı göğüs aramdan dökerek bir de buradan tadına bak dedim. Alp’te göğüs aramdan şarabı yalayarak içti ve doğrusu bu tadını daha çok sevdim ama benim başımı döndürecek asıl tat burası diyerek başını amıma gömdü ve amımı yalamaya başladı, ben de oooooffff yala beni erkeğim diye inliyordum. Pelin’de koltuğundan kalktı ve elimdeki şarap şişesini alıp göbeğimden dökerek amımdan şarap içirdi Alp’e. Alp dilini mükemmel kullanıyordu, Pelin’de Alp’in saçlarını okşayıp başını bastırarak tadını çıkart kocacım diyordu. Amım ıslanmıştı, Alp başını kaldırdı ve Pelin’e beni gösterek, bu kadın 24 saat boyunca benim öyle değil mi dedi. Pelin’de istediğin her şekilde hemde dedi. Alp’te o halde onu yatak odamıza çıkart ve hazırla, adeta gerdeğe gireceğim gelin gibi olsun dedi.

Pelin kolumdan tutup beni kaldırdı ve gel bakalım fahişe, kocamın bu gece gelini olacaksın dedi. Birlikte üst kata yatak odasına çıktık, Pelin bana, bu gece için teşekkür ederim, beni kırmayıp her şeyinle kendini kocama sunduğun için sana minnettarım dedi. Ben’de zevk karşılıklıdır, Alp’te bana zevk veriyor, bu gece ona ait olmaktan son derece zevk alıyorum, ama bu gece burada senin arkadaşın değil, kocan için hediye ettiğin bir fahişeyim unutma dedim. Pelin’de peki o halde benim de sana öyle davranmamı istiyorsun dedi. Ben’de evet dedim. Madem öyle çizmelerini ve jartiyerini çıkart fahişe, kocam seni sikmeye gelecek dedi. Ben’de yatağa oturup çizmelerimi çıkarttım, ardından da jartiyerlerimi çıkarttım. Pelin’de, güzel, şimdi yatağa uzan dedi. Yatak çarşafı beyaz satendi, yatağına yatmıştım. Pelin odadan çıkıp Alp’e seslendi. Senin için onu hazırlamamı izlemek istiyorsan gel hayatım dedi. Alp yatak odasına geldi. Ben yatakta yatıyordum. Pelin Alp’e, şimdi otur ve bekle dedi. Yatağın yanında duran çekmeceyi açtı ve vibratörü çıkarttı, vibratörü vücudumda dolaştırdı ve amımın üstünde sürtmeye başladı. O sırada da Alp’e bu beden, bu seksi kadın, bu fahişe senin ve senin onu sikmen için az sonra yalvaracak dedi ve vibratörü amıma sokmaya başladı. Ben göğüslerimi okşayarak yatakta zevkle kıvranıyordum. Pelin’in amıma soktuğu vibratör normal bir vibratörden çok daha ve uzundu, bu durumda beni daha da zevklendiriyordu. Zevkle yatakta inlemeye başlamıştım. Alp oturduğu yerden beni izleyerek sikini okşuyordu. Pelin vibratörü amıma sokup çıkarttıkça ben inliyordum, aaahhhh, oooohhhhh, ıııımmmmmm, seni istiyorummmmm, oooohhhhhh erkeğim sik beni, seni istiyorum diye bağırıyordum. Pelin bana yüz üstü yat fahişe dedi, yatakta yüz üstü yattım ama vibratör amımdaydı. Kalçama tokat atıp, kalçanı kaldır dedi. Yatakta kalçamı kaldırıp başımı gömmüş şekilde yatıyordum. Pelin vibratörü amıma sokup çıkartırken Alp’e bu götü istiyormusun dedi. Alp’te o benim ve her yerini istiyorum dedi. Pelin’de gel ve al o halde dedi. Alp ayağa kalktı ve yatağın ucunda ayakta duruyordu. Pelin halen amımı vibratörle sikiyordu. Vibratörü kökleyip tut bakalım bu şekilde fahişe dedi, köklediği anda çığlık atmıştım, Ahhhhhhhhhhhhh diye. Bu çığlığım Alp’i delirtmişti. Sikini bir anda götüme yerleştirip, göt deliğime doğru yavaşça yüklenmeye başladı, derin ve içten bir şekilde ooooooooooooooohhhhhhhhhhhh diye inledim. Pelin kenara çekilmişti, amımdaki vibratörü sokup çıkartarak kendi amımı kendim sikerken, Alp’te götümü sikiyordu. Kalçamı tokatlayarak götüme giriyordu. Hareketleri hızlanmıştı ve seri şekilde götümü sikiyordu, ben yatağı sıkıyordum elimle ve çığlık atarak bağırıyordum. Amımdan akan zevk suları defalarca yatağı ıslatmıştı. Alp’te artık boşalacaktı, götümden çıktı ve yüzümü çevirip sırt üstü yatağa yatırdı beni. 69 pozisyonunu aldık, amımdan vibratörü çıkartıp yalamaya başladı, siki ağzımdaydı, onun sikini yalarken amımın sularını içiyordu. Sikinin damarları şişmişti, üstümden kalktı, beni yatağın kenarına oturttu ve göğüs aramdan sikini ağzıma verdi ve emmeye başladım, saçlarımı okşuyordu. Pelin’de ayakta yanındaydı ve Pelin’le öpüşürlerken Alp yüzüme spermlerini akıtmaya başladı. Spermlerinin bir kısmını yutmuştum. Alp Pelin’e yeniden teşekkür edip, bu gece eğer bir rüyaysa uyanmak istemiyorum dedi. Ben’de göğsümün üstünde olan spermlerini parmağımla alıp yalayarak rüya olmadığına emin olacağın şeyleri sabaha kadar defalarca yaşayacağız dedim.

Pelin’de bana gidip yüzünü yıka dedi, yatak odasından çıkıp banyoya gittim yüzümü yıkarken Alp banyoya geldi, kalçamı okşayarak yüzünü yıkamak yerine neden birlikte yıkanmıyoruz ki, dedi. Pelin’de banyonun kapısındaydı. Bende zevkle dedim, jakuzi hazır durumdaydı, çalıştırmamız yetti. Birlikte jakuziye girdik, Alp’in kucağına oturdum jakuzide, suyun hareketleri ile birlikte Alp’in de elleri vücudumda dolaşıyordu. Pelin kapıdan bizi izliyordu. Alp sikini yavaş yavaş amıma sokmaya başlamıştı, kendimi ona yaslamıştım, elleri göğüslerimi okşuyordu. Öpüşürken sikini amıma soktu ve beni jakuzide kucağında zıplatmaya başladı. Göğsümü okşayarak sikiyordu beni, çok zevk alıyordum, ellerimi jakuzinin yanlarına koymuş kendimi bastırıyordum. Alp zevkten çıldırmış haldeydi, boynumu ve omzumu ısırıyordu. Çığlıklarım banyoda yankılanıyordu. Ben titreyerek boşalırken, Alp’te bir kez daha amıma boşalmıştı. Bir süre daha jakuzinin keyfini çıkartarak dinlendikten sonra yıkandık ve duştan çıktık.

Yatak odasının kapısında Pelin elini kapının kirişine koyarak bekliyordu. Alp’in üstündeki havluyu açıp sikini avuçladı ve dudağından öpüp, onu yatağımızda sabaha kadar sik ve yeter diyene kadar durma dedi ve kapıyı açıp Alp’i yatak odasına soktu, kapıyı kapattı. Ben Pelin’le birlikte dışarıdaydım, benim de üstümdeki havluyu açıp, yanağımı okşayarak tam bir fahişe olmanı istiyorum dedi ve kapıyı açıp beni de yatak odasına sokup kapıyı kitledi. Alp’le yatak odasında başbaşa kalmıştık. Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Yatak odasında Alp’le sabahın 5’ine kadar defalarca seviştik ve yorgun düşüp uykuya yenik düşmüştük.

08 Mart 2014 – Cumartesi günü saat 12’ye gelirken uyandım. Alp uyuyordu. Yatağın kenarında beyaz büstiyer, jartiyer takımımın durduğunu gördüm. Belli ki Pelin biz uyuduktan sonra odaya girip bırakmıştı. Odanın kapısını açtığımda kitli olmadığını gördüm, duş alıp, üstüme beyaz büstiyer-jartiyer takımımı giydim ve alt kata salona indim. Kahvaltı masası hazırdı. Pelin dediği gibi her şeyi yapmıştı ve evden çıkmıştı belli ki. Alp’in sesini duydum, tatlım günaydın diyerek merdivenden iniyordu. Beni üstümdekilerle görünce, işte benim kadınım, taş bebeğim, gelin gibisin dedi ve yanıma gelip belime sarılıp öptü beni. Birlikte kahvaltı ettik, bize geldikleri gün ki gibi sucuk kızartıp ona ikram ettim ve yere düşmüş gibi yapıp aynı o gün olduğu gibi yere eğildim. Kalçam Alp’e dönüktü, Alp’te kalçama tokat atıp, bu kez fırsatı kaçırmam dedi. Ben’de ayağa kalkıp, artık fırsatları kollamana gerek yok, istediğin an seninim diyerek kucağına oturdum ve öpüştük. Öpüşürken tangamın üstünden amımı okşuyordu. Büstiyerimin sırtındaki ipleri çözüp büstiyerimi çıkarttı. Göğüslerim özgür kalmıştı, kahvaltı masasındaki balı aldı, parmaklarıyla balı göğüs uçlarıma sürdü ve göğüs uçlarımı emmeye başladı, Alp emdikçe göğüs uçlarım daha da irileşiyordu. İrileşen göğüs uçlarımı emerken ısırması hoşuma gidiyordu. Beni kucağından kaldırıp masaya yatırdı, tangamı çıkarttı, balı yeniden eline alıp, parmaklarını içine daldırdı ve balı amıma sürdü, sonra da yalamaya başladı. Alp amımı yalarken ben masada zevkle kıvranıyordum. Amımdan akan zevk sularımla birlikte amımı yalıyordu. Ben zevkle masada inliyordum, oooofff seni istiyorum, hadi sik beni diyerek saçlarını okşuyordum. Alp amımdan başını kaldırıp ayağa kalktı, göğüslerimi avuçlarının arasına alıp okşayarak sikini amıma sürtmeye başladı. Seni her gördüğüm anda bunları yaşamayı düşlüyordum, seni çılgınca istiyordum, işte şimdi benim oldun diye haykırarak amıma sokmaya başladı sikini, ben de masada zevkle kıvranarak, ahhhhh evet seninim erkeğim, ooooohhhhhh sana aitim, inlet beni diye bağırıyordum. Kalçalarımdan tutup okşayarak ve beni kendine çekerek amıma boşalana kadar masanın üstünde sikti beni. Bende zevkle boşalmıştım. İçimden çıktı ve sandalyesine oturdu, portakal suyundan içti ve bana bakıp, bugüne kadar yaptığım en harika kahvaltıydın dedi. Ben de gülerek masadan kalktım, yanına gidip sikini okşayarak dudaklarından öptüm ve ben kahvaltıda sosis yemeye bayılırım dedim. Alp’te kahkaha atıp, o halde senin için de güzel bir kahvaltı oldu dedi. Bende senin gelinin olmaktan daha güzel ne olabilir dedim. Birlikte kahvaltımızı yaptık.

Gün boyunca evin hemen her köşesinde defalarca seviştik, saat 20’ye yaklaşıyordu. Duş almıştık, Alp bana, Pelin’in verdiği süre dolmak üzere, birazdan evde olacaktır dedi. Ben’de belki de gelişi ile birlikte süresiz bir dönem başlar dedim. Bunu çok isterim diyerek yatak odasına girip üstünü giydi ve salona indi. Ben’de üstümü giyinmek yanımda getirdiğim çantamı açtım. Pelin’in istediği beyaz kısa, göbeğimi açık bırakan bodymi, uzun siyah dar, diz altındaki deri eteğimi ve kırmızı ayakkabılarımı giydim. Makyajımı yapıp, saçlarıma fön çektim, saat 20.30 olmuştu. Evin kapısının açılış sesini duydum, gelen Pelin olmalıydı. Salona indim bende, gelen Pelin’di ve Alp’e sarılmış öpüşüyorlardı. Ayak seslerimi duyunca bana dönüp baktılar. Pelin bana, işte dün gecenin-bugünün ve yarının starı, harika kadın dedi. Ben’de gülerek teşekkürler, hoş geldin dedim. Hoş bulduk tatlım diyerek beni öptü. Alp’te benime sarılıp dudağımdan öptü ve her şey için teşekkürler Arzu, mükemmel anlar yaşattın bana, tadına doyulmuyor gerçekten dedi. Ben’de benim için de inanılmaz bir gece ve gün oldu, çok zevk aldım dedim. Pelin’de eğer ikinizde istiyorsanız bu zevk anları sürebilir dedi. Alp’in gözü parlamıştı adeta, sen ciddi misin diye sordu Pelin’e, Pelin’de evet elbette ciddiyim, hem Arzu’nun bize katılması seks hayatımız için harika bir renk olur dedi. Ben’de sizinle olmak benim için de farklı bir tecrübe olacak dedim. Alp’in belimde dolaşan eli kalçama kaymıştı ve kalçamı okşayarak o halde bunu güzel bir yemekle kutlayalım, hemde karımın yeni arabasını test edelim dedi. Ben kırmızı kısa deri montumu üstüme aldım ve evden çıktık. Arabayı Pelin kullanıyordu, Alp’in isteği ile biz arka koltuğa geçmiştik. Pelin’in bizi götüreceği lokantaya kadar arabanın arkasında Alp’le öpüşüyorduk, Alp bodymin altından eline sokup göğüslerimi okşarken, bende onun sikini okşuyordum. Pelin’de bizi dikiz aynasından izliyordu. Arabayı otoparka park etmişti, arabadan indik, kuruçeşmedeydik, nereye gidiyoruz diye sordu Alp, Pelin’de bu güzel geceyi İstanbul’un ortasında yemek yiyerek kutlayalım diye düşündüm Su Ada’ya gidelim dedi. Bu fikir hoşuma gitmişti, Su Ada Ersin’le de sıkça yemeğe gittiğimiz bir yerdi. Kuruçeşme’den motorla Su Ada’ya geçtik, tanıdık garsonlar vardı, beni görünce hoş geldiniz Arzu Hanım diye karşılamalarına Pelin ve Alp şaşırmıştı. Ben’de gülerek onlara ünlü olmak zor dedim. Gülüştük birlikte ve masamıza oturduk. Pelin Alp’in karşısındaydı, ben de Alp’in yanında oturuyordum. Deri montumu vestiyere bırakmıştım. Yemeklerimizi yerken garsonlar, beni tanıyor olmalarının da etkisiyle, bizim masaya daha da bir özenli servis yapıyorlardı. Biz’de sohbet ediyorduk, sohbetin konusu ben ve Alp’tik ağırlıklı olarak. Saat 23’e doğru Su Ada’dan ayrıldık. Tekne ile kuruçeşme’ye dönerken Alp buradan da sortie’ye devam edelim, eğlence tam gaz sürsün dedi. Pelin’in arabasına bindik ve sortie’ye geçtik. Özel locaya geçtik ve müziğin ritmine kendimizi bıraktık, dans ederken Alp sürekli beni okşuyordu, locamıza oturup tekila shotlarımızı içtiğimiz sırada Pelin Alp’in kucağına oturup dudaklarına yapıştı, Alp Pelin’i öperken bacaklarını okşuyordu. Pelin’in üstünde süper mini pileli kırmızı bir etek ve siyah dekolte bir bluz vardı. Alp’in dudakları Pelin’in boynunda dolaşırken eli eteğinin altına girmişti, ben’de elimi Alp’in sikine atıp pantolonun üstünden okşamaya başladım, bu Alp’in hoşuna gitmişti. Pelin bir an zevkle aaahhhh diye inledi, Alp parmağını Pelin’in tangasının yanından amına sokmuştu belli ki, ben de Alp’in sikini okşamaya devam ederken bir tekila shot alıp Alp’e içirdim, Alp bana dönüp dudaklarıma yapıştı, eli Pelin’in eteğinin altındayken beni öpüyordu, ben de Alp’in sikini okşuyordum. Dudaklarımız ayrıldığı anda Alp, bu zevk hiç bitmesin dedi. Pelin’de o halde uçur bizi dedi.

Sortie’den çıktık, hepimiz hafif çakır keyiftik, Pelin’in arabasını orada bırakarak taksi’ye bindik. Arka koltukta Alp ortamızda olacak şekilde oturuyorduk, yol boyunca Alp beni ve Pelin’i öpüp okşadı. Evin önüne geldik ve taksiden indiğimizde ikimizde Alp’in koluna girerek yürüyorduk. Evin kapısını açıp içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz Alp beni tutup duvara yasladı ve dudaklarıma yapıştı. Sert hareketlerle vücudumu okşuyordu. Pelin’de Alp’in kemerini çözüp, fermuarını açtı ve pantolonunu indirdi. Boxer’ını da indirip, arkadan Alp’e sarılarak sikini okşamaya başlamıştı. Alp benim bodyimi üstümden çıkartıp göğüslerimi emmeye başlamıştı, Pelin’de Alp’i soyuyordu, üstündeki gömleği çıkartmış bedenini okşuyordu. Alp göğüslerimi okşamayı bırakıp Pelin’i öpüyordu, Pelin’de Alp’le öpüşürken Alp’in sikini okşamaya devam ediyordu, Alp Pelin’i tutup kucağına aldı ve salona götürdü, ben’de peşlerinden gidiyordum. Alp kanepeye oturup Pelin’i de yüzü kendisine dönük olacak şekilde kucağına oturttu, bluzunu yırttı ve göğüslerini emmeye başladı, ben’de kanepeye Alp’in yanına oturmuş sikini okşuyordum, Alp bana dönüp onu Pelin’in amına sen sok dedi. Pelin zevkle Alp’in saçlarını okşuyordu, bende elimde tuttuğum siki, Pelin’in eteğini kaldırıp, tangasını kenara çekerek amına sürtmeye başladım, Pelin’in amı ıslanmıştı, Alp bana döndü ve hadi sok dedi, ben de Pelin’in amına Alp’in sikini yerleştirdim, Pelin zevkle sikin üstüne otururken, Alp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye başladı, Pelin Alp’in sikinin üstünde zıplarken biz Alp’le öpüşüyorduk. Alp Pelin’in amına boşalana kadar Pelin’i kucağında sikti, Pelin zevkle inleyerek boşalmıştı.

Sert bir hareketle Pelin’i kucağından kanepeye attı ve başımı tutup sikine yasladı, yala bebeğim dedi. Ben’de Alp’in sikini okşayarak yalamaya başladım. Alp saçlarımı okşayarak başımı bastırıyordu. Pelin’de kanepeden yere inip Alp’in önünde diz çöktü ve taşaklarını okşamaya başladı. Alp zevkten sırtını yaslamış, mükemmelsiniz diyordu. Alp’in siki ağzımda büyümüştü. Saçlarımdan tutup çekerek başımı kaldırdı, sıra sende, ama seni götünden sikicem dedi ve ayağa kalktı. Üçümüzde ayaktaydık, bana Pelin’i soy dedi, ben Pelin’i soyarken Alp’te deri eteğimin fermuarını açıp kalçamı okşuyordu. Artık hepimiz çıplaktık. Pelin’i kanepeye oturttu ve benim ellerimi Pelin’in bacaklarına koyup Pelin’in amını yalamamı istedi. Söylediğini yapıyordum. Ellerim Pelin’in bacaklarında, başımda amındaydı, dilimi amında gezdiririyordum, Pelin zevk almaya başlamıştı, Pelin’in zevk suları amındaki Alp’in spermleri ile karışmıştı. Alp’te kalçamı tokatlıyordu. Sikini tutup göt deliğime bastırdı ve yavaş vavaş götüme girmeye başlamıştı, kalçamı salayarak kendimi ona doğru itiyordum, Alp’te seri şekilde götüme girmeye başlamıştı. Pelin’in amının üstünü ısırarak onu yalıyordum. Pelin çıldırıyordu, Alp’te beni çıldırtıyordu. Götümü resmen parçalamıştı. Pelin’in de parmakları amımdaydı, Pelin amımı okşuyordu. Muhteşem zevkler yaşıyorduk. Alp bir an saçımı eline dolayıp başımı kaldırdı ve ayaklarımı yerden keserek götüme sokup zıplatarak beni sikmeye devam etti ve götüme patladı. Sikini götümden çıkartıp Pelin’e yalatarak temizletti.

Pelin’in yanına oturmuştum, Pelin Alp’in sikini emerken ben’de yalıyordum ve Pelin’in göğüslerini okşayarak amını parmaklıyordum. Alp sikini Pelin’in ağzından çekti ve hadi sizde birbirinizin tadına bakın dedi. O anın ateşi ile Pelin’in gözlerine baktım ve saçlarını okşayarak başını tutup dudaklarına yapıştım. Pelin’le öpüşüyorduk, dillerimiz birbirine karışmıştı, Pelin’in parmakları amımdaydı, bende onun amını avuçlamış, parmaklıyordum. Alp’te sikini okşayarak bizi izliyordu. İkimizinde amı zevk sularımızla ıslanmıştı. Alp önce Pelin’i tutup kolundan kaldırdı ve yere oturttu, ardından da beni ve sikini ağzımıza sokup ikimize de yalatmaya başladı. Biz yaladıkça damarları daha da belirginleşiyordu ve yüzümüze boşaldı. Koltuğa oturdu ve bana içecek birşey verin dedi. Yerden kalkıp salondaki mini bardan bir şişe soğuk bira aldım ve Alp’in kucağına oturup birayı içirdim. Alp beni okşayarak mükemmelsin dedi. Pelin’de yanımdaydı, bende Pelin’in kalçasına tokat atıp, asıl mükemmel olan karın, tüm bunları yaşamamız o sağladı dedim.

Bir süre dinlendikten sonra Pelin Alp’e yatağımıza çıkalım dedim. Alp’te ikimizi de alıp yatak odasına çıktık. Alp yatağa kendini atıp sikini okşayarak evet hanımlar sizi bekliyorum dedi. Pelin’de bana sen başla hayatım ben geliyorum dedi. Ben’de yatağın üstüne bir yılan gibi süzülerek Alp’in sikini yalamaya başladım. Yatakta domalmış durumdaydım. Alp’in sikini iki elimle tutmuş yalıyordum, Alp’te başımı bastırıyordu. O sırada kalçalarıma sürten bir şeyle irkildim. Başımı Alp’in sikinden kaldırıp dönüp baktığımda Pelin arkamdaydı ve belden bağlamalı bir vibratör takmıştı, ona bakıp gülerek, kocandan sonra sen de mi beni sikeceksin dedim. Pelin’de önce ben seni, sonra da sen beni, sırayla bu işler tatlım dedi. Alp’te o sırada kolumdan tutup beni üstüne çekti ve sikini tutup bir anda amıma sokarak, seni istiyorum fahişem dedi ve amıma girip beni üstünde zıplatmaya başladı, Pelin’de götüme vibratörü sokmaya başlamıştı, aynı anda karı koca beni sikiyorlardı, bu çok farklı bir zevkti. Ben iki kez üst üste zevkle boşalırken Alp’te amıma boşalmıştı. Pelin götümü pompalamaya devam ediyordu, zevk çığlıklarım artık tüm evde yankılanıyordu. Alp Pelin’e çık artık dedi, Pelin’de vibratörü götümden çıkarttı ve kendimi Alp’in üstüne bıraktım. Alp beni yatağa atıp, Pelin’e demek sen benim fahişemi sikersin diyerek ayağa kalktı ve saçını çekip dudağına yapışıp öptü. Belindeki vibratörü çıkartıp, Pelin’i duvara yasladı ve halen kalkık olan sikini Pelin’in amına sokmaya başladı, Pelin’i duvara vura vura sikiyordu. Pelin de çığlık atarak zevkten inliyordu. Alp Pelin’in amına çok daha geç boşalmıştı ve Pelin bu sürede defalarca inleyerek akmıştı. Pelin’i de siktikten sonra kolundan tutup yatağa fırlattı. İşte benim kadınlarım, ikinizde bana aitsiniz dedi ve yanımıza geldi. Ben Alp’in sikini okşayıp dudağından öperek, birimiz fahişen, birimiz karın, çok şanslısın dedim. Pelin’de Alp’in vücudunu okşayarak harikasın erkeğim dedi.

Gece boyunca defalarca farklı pozisyonlarda seviştik. Ertesi sabah 09 Mart 2014 Pazar günü birlikte uyandık. Pelin’le birlikte güzel bir kahvaltı masası hazırlayıp Ersin’i aradık. Ersin’de kahvaltıya geldi, kapıda onu ben karşıladım, üstümde önceki gece giydiğim body ve deri eteğim vardı. Ersin kalçamı okşayarak nasılsın hayatım dedi. Ben’de sence dedim, Ersin’de bomba gibi görünüyorsun dedi. Birlikte salona geçtik, Alp Ersin’i karşıladı ve sarılarak hoş geldin, mükemmel bir kadına sahipsin dedi. Ersin’de sende ona artık sahipsin dedi. Koltuklarına oturduklarında ben de gidip Alp’in kucağına oturdum ve Alp’te Ersin’e bakarak çok ama çok ateşli bir hediyeye sahip oldum dedi ve kalçamı okşadı. Pelin o sırada mutfaktaydı, salona geldiğinde benim Alp’in kucağında olduğumu ve Ersin’in geldiğini görünce, Ersin’e hoş geldin, senin karından ufak bir rica istedim, o bize kocaman bir gök kuşağı sundu, gerçekten tahminlerimizin ötesine geçti dedi. Ersin’de onun adı Arzu, Arzuların kadını dedi. Hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Kahvaltı sırasında Pelin’le ben yumurta-çay gibi servisleri yaparken Alp her fırsatta kalçalarımı okşuyordu. Kahvaltı sonrasında öğleden sonra Ersin’le birlikte Pelin’lerin evinden ayrıldık. Evden ayrılırken Alp beni belimden tutup kendisine çekti dudağımdan öpüp kalçalarımı okşayarak seni özleyeceğim dedi. Ersin’de özlediğin zaman senindir dedi. Ben’de Alp’e en yakın zamanda görüşelim diyerek Ersin’in koluna girdim ve evimize döndük.

Alp’le birlikteliğimiz ateşli şekilde sürüyor, yaşadıklarımı anlatmaya devam edicem, takibimde kalın…

ALINTIDIR.


online betting bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri porno seyret sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort nevşehir escort hakkari escort ordu escort malatya escort amasya escort kuşadası escort erzincan escort escort bayan antep escort